tr Fri, 24 Nov 2017 12:12:13 CET Fri, 24 Nov 2017 12:12:13 CET 10 Haberler <link></link> <url></url> <width>160</width> <height>80</height> <description /> </image> <item> <pubDate>Tue, 21-11-2017 14:58 CET</pubDate> <title>Derneğimiz ile Medtronic firması arasında eğitim işbirliği protokolü imzalandı ELCD & Medtronic eğitim işbirliği protokolüDevamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler dernegimiz-ile-medtronic-firmasi-arasinda-egitim-isbirligi-protokolu-imzalandi_H752.html Tue, 21-11-2017 10:04 CET Baküde, 2-6 Kasım 2017de gerçekleştirilen 4. Uluslararası Tıp Kongresinde, ELCDnin katkılarıyla Laparoskopik Kolesistektomi kursu düzenlendi Baküde Laparoskopik Kolesistektomi KursuDevamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler bakude-2-6-kasim-2017de-gerceklestirilen-4-uluslararasi-tip-kongresinde-elcdnin-katkilariyla-laparoskopik-kolesistektomi-kursu-duzenlendi_H751.html Thu, 16-11-2017 20:05 CET ELCD Konya Bölgesel Toplantısı 25 Kasım 2017de, Selçuk Üniversitesinin ev sahipliğinde düzenlenecektir. Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler elcd-konya-bolgesel-toplantisi-25-kasim-2017de-selcuk-universitesinin-ev-sahipliginde-duzenlenecektir-_H749.html Sun, 29-10-2017 15:56 CET Laparoskopik Kolorektal Cerrahi Teknikler Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler laparoskopik-kolorektal-cerrahi-teknikler_H743.html Fri, 27-10-2017 20:25 CEST Laparoskopik Kasık Fıtığı Onarım Teknikleri Kursu Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler laparoskopik-kasik-fitigi-onarim-teknikleri-kursu_H742.html Wed, 16-08-2017 22:49 CEST Ameliyat Videoları Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler ameliyat-videolari_H741.html Wed, 16-08-2017 22:42 CEST ELCDnin resmi yayın organı LESS (Laparoscopic Endoscopic Surgical Science) yenilendi. Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler elcdnin-resmi-yayin-organi-less-laparoscopic-endoscopic-surgical-science-yenilendi-_H740.html Wed, 16-08-2017 22:17 CEST 13. ELCD Kongresi başarıyla tamamlandı. Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler 13-elcd-kongresi-basariyla-tamamlandi-_H739.html Wed, 16-08-2017 22:13 CEST 5 Kasım 2016 ELCD Çukurova Bölgesel Sempozyumu yapıldı. Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler 5-kasim-2016-elcd-cukurova-bolgesel-sempozyumu-yapildi-_H738.html Wed, 16-08-2017 19:46 CEST 14. ELCD Kongresi 19-23 Nisan 2019da. Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler 14-elcd-kongresi-19-23-nisan-2019da-_H734.html Tue, 07-02-2017 12:17 CET 111.Laparoskopik Cerrahi Kursu Kolorektal Cerrahi Teknikler 22- 23 Aralık 2016 Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler 111-laparoskopik-cerrahi-kursu-kolorektal-cerrahi-teknikler-22-23-aralik-2016_H725.html Tue, 07-02-2017 11:58 CET Hakkımızda Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler hakkimizda_H724.html Fri, 27-01-2017 12:13 CET Duyurular abcdDevamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler duyurular_H723.html Fri, 27-01-2017 12:07 CET Diğer Etkinlikler Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler diger-etkinlikler_H722.html Fri, 27-01-2017 11:29 CET Bölgesel Toplantılar Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler bolgesel-toplantilar_H721.html Fri, 27-01-2017 10:57 CET Kongreler Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler kongreler_H720.html Thu, 15-12-2016 11:14 CET Tüzük TüzükDevamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler tuzuk_H719.html Thu, 15-12-2016 09:55 CET Kurslar KurslarDevamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler kurslar_H718.html Mon, 12-12-2016 09:16 CET Endoskopik Laparoskopik & Minimal İnvaziv Cerrahi (ELCD) Dergisi 2017 yılından itibaren, Laparoscopic Endoscopic Surgical Science (LESS) adıyla ve sadece İngilizce yayınlanmaktadır. Dergimizin eski sayılarına LESS arşivinden ulaşılabilmektedir. Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler endoskopik-laparoskopik-minimal-invaziv-cerrahi-elcd-dergisi-2017-yilindan-itibaren-laparoscopic-endoscopic-surgical-science-less-adiyla-ve-sadece-ingilizce-yayinlanmaktadir-dergimizin-eski-sayilarina-less-arsivinden-ulasilabilmektedir-_H681.html Wed, 07-12-2016 09:40 CET 03 Mayıs 2016 tarihli Olağan Genel Kurul sonrası “Yeni Yönetim” isim Listesi Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler 03-mayis-2016-tarihli-olagan-genel-kurul-sonrasi-yeni-yonetim-isim-listesi_H680.html Wed, 09-11-2016 09:42 CET 110. Laparoskopik Cerrahi Kursu Bariatrik Cerrahi Teknikler Laparoskopik Cerrahi Bariatrik Cerrahi Teknikler 110.KursDevamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler 110-laparoskopik-cerrahi-kursu-bariatrik-cerrahi-teknikler-_H679.html Fri, 18-12-2015 10:26 CET Laparoskopik Cerrahi Kursu - 109. Kurs Laparoskopik Cerrahi KursuDevamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler laparoskopik-cerrahi-kursu-109-kurs_H678.html Mon, 14-12-2015 12:42 CET 13. Ulusal Endoskopik Laparoskopik Cerrahi Kongresi 13. Ulusal Endoskopik Laparoskopik Cerrahi KongresiDevamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler 13-ulusal-endoskopik-laparoskopik-cerrahi-kongresi_H677.html Sat, 12-12-2015 13:16 CET ELCD 2017 /News/677/13_ulusal_endoskopik_laparoskopik_cerrahi_kongresiDevamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler elcd-2017_H676.html Fri, 27-11-2015 15:18 CET Laparoskopik Cerrahi Kursu /News/674/laparoskopik_cerrahi_kursuDevamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler laparoskopik-cerrahi-kursu_H675.html Fri, 27-11-2015 15:14 CET Laparoskopik Cerrahi Kursu Laparoskopik Cerrahi Kursu / Sütür ve Stapler teknikleri - 109. Kurs Duyurusu...Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler laparoskopik-cerrahi-kursu_H674.html Wed, 28-10-2015 15:12 CET Yazar Dizini / Author Index Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler yazar-dizini-author-index_H673.html Wed, 28-10-2015 15:12 CET Poster Sunumlar / Poster Presentations Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler poster-sunumlar-poster-presentations_H672.html Wed, 28-10-2015 15:11 CET Sözel Sunumlar / Oral Presentations Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler sozel-sunumlar-oral-presentations_H671.html Wed, 28-10-2015 15:11 CET Video Sunumlar / Video Presentations Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler video-sunumlar-video-presentations_H670.html Wed, 28-10-2015 15:10 CET Bilimsel Program / Scientific Program Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler bilimsel-program-scientific-program_H669.html Wed, 28-10-2015 15:10 CET Kurs Programları / Courses Program Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler kurs-programlari-courses-program_H668.html Wed, 28-10-2015 15:00 CET Davetli Yabancı Konuşmacılar / Invited Speakers Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler davetli-yabanci-konusmacilar-invited-speakers_H667.html Wed, 28-10-2015 14:59 CET Genel Bilgiler / General Information Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler genel-bilgiler-general-information_H666.html Wed, 28-10-2015 14:59 CET Kongre Organizasyon Komitesi / Congress Organising Committee Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler kongre-organizasyon-komitesi-congress-organising-committee_H665.html Wed, 28-10-2015 14:58 CET Hoşgeldiniz / Welcome Message Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler hosgeldiniz-welcome-message_H664.html Wed, 28-10-2015 14:04 CET Alfabetik Dizin Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler alfabetik-dizin_H663.html Wed, 28-10-2015 14:03 CET Yazarlara Bilgi Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler yazarlara-bilgi_H662.html Wed, 28-10-2015 14:02 CET KLİNİK ÇALIŞMAKaraciğer Kist Hidatik Hastalığının Laparoskopik Cerrahi Tedavisinde ?Perforator-Grinder-Aspirator Apparatus (PGAA)? Kullanımı ve Deneyimimiz Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler klinik-calismakaraciger-kist-hidatik-hastaliginin-laparoskopik-cerrahi-tedavisinde-perforator-grinder-aspirator-apparatus-pgaa-kullanimi-ve-deneyimimiz_H661.html Wed, 28-10-2015 14:02 CET Video Bildiriler Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler video-bildiriler_H660.html Wed, 28-10-2015 14:01 CET Seçilmiş Video Bildiriler Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler secilmis-video-bildiriler_H659.html Wed, 28-10-2015 13:59 CET Poster Bildiriler Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler poster-bildiriler_H658.html Wed, 28-10-2015 13:59 CET Sözlü Bildiriler Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler sozlu-bildiriler_H657.html Wed, 28-10-2015 13:58 CET Seçilmiş Sözlü Bildiriler Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler secilmis-sozlu-bildiriler_H656.html Wed, 28-10-2015 13:57 CET Bilimsel Program Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler bilimsel-program_H655.html Wed, 28-10-2015 13:57 CET Yurt Dışından Davet Edilen Konuşmacılar Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler yurt-disindan-davet-edilen-konusmacilar_H654.html Wed, 28-10-2015 13:56 CET Kongre Düzenleme Kurulu Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler kongre-duzenleme-kurulu_H653.html Wed, 28-10-2015 13:51 CET Hoş Geldiniz Yazısı Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler hos-geldiniz-yazisi_H652.html Wed, 28-10-2015 13:22 CET İçindekiler Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler icindekiler_H651.html Fri, 02-10-2015 17:55 CEST Istanbul Endoskopik Ultrason ve İleri Endoskopi Günleri (IstEUS 2015) 10-11 Aralık - Kongre - Marmara Üniversitesi http://isteus2015.kongre.marmara.edu.tr/Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler istanbul-endoskopik-ultrason-ve-ileri-endoskopi-gunleri-isteus-2015-10-11-aralik-kongre-marmara-universitesi_H650.html Tue, 22-09-2015 12:50 CEST Kurban Bayramınız Kutlu Olsun... Kurban Bayramınız Kutlu Olsun...Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler kurban-bayraminiz-kutlu-olsun-_H649.html Tue, 22-09-2015 12:49 CEST Kurban Bayramınız Kutlu Olsun... /News/649/kurban_bayraminiz_kutlu_olsunDevamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler kurban-bayraminiz-kutlu-olsun-_H648.html Fri, 28-08-2015 16:05 CEST 30 Ağustos Zafer Bayramı /News/645/30_agustos_zafer_bayramiDevamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler 30-agustos-zafer-bayrami_H646.html Fri, 28-08-2015 16:04 CEST 30 Ağustos Zafer Bayramı 30 Ağustos Zafer BayramıDevamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler 30-agustos-zafer-bayrami_H645.html Wed, 05-08-2015 10:54 CEST Extended Call for Registration - ELSA 2015 On behalf of the Organizing Committee of the 12th Asia-Pacific Congress of Endoscopic and Laparoscopic Surgery(ELSA 2015) to be held on September 2(Wed) ? 5(Sat) 2015 at EXCO Daegu Korea I am very pleased to inform you that the call for registration for ELSA 2015 has ended successfully.Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler extended-call-for-registration-elsa-2015_H644.html Thu, 23-07-2015 11:46 CEST Samsun Bölgesel Toplantısı Laparoskopik Cerrahide Güncellemeler News/642/samsun_bolgesel_toplantisi_laparoskopik_cerrahide_guncelleme.aspxDevamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler samsun-bolgesel-toplantisi-laparoskopik-cerrahide-guncellemeler_H643.html Thu, 23-07-2015 11:45 CEST Samsun Bölgesel Toplantısı Samsun Bölgesel Toplantısı Laparoskopik Cerrahide GüncellemelerDevamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler samsun-bolgesel-toplantisi-_H642.html Thu, 23-07-2015 11:16 CEST Samsun Bölgesel Toplantısı Laparoskopik Cerrahide Güncellemeler Samsun Bölgesel Toplantısı Laparoskopik Cerrahide GüncellemelerDevamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler samsun-bolgesel-toplantisi-laparoskopik-cerrahide-guncellemeler_H641.html Thu, 11-06-2015 14:39 CEST 12. Ulusal Endoskopik-Laparoskopik Cerrahi Kongresi 12. Ulusal Endoskopik-Laparoskopik Cerrahi KongresiDevamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler 12-ulusal-endoskopik-laparoskopik-cerrahi-kongresi_H640.html Wed, 10-06-2015 17:19 CEST Konu Dizini/Yazar Dizini Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler konu-dizini-yazar-dizini_H639.html Wed, 10-06-2015 17:17 CEST Canlı Vericili Böbrek Nakli İçin, Robot Yardımlı Verici Nefrektomisi Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler canli-vericili-bobrek-nakli-icin-robot-yardimli-verici-nefrektomisi_H638.html Wed, 10-06-2015 17:16 CEST Apandiks Mukosellerine Yaklaşım Vaka Sunumu ve Literatür Derlemesi Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler apandiks-mukosellerine-yaklasim-vaka-sunumu-ve-literatur-derlemesi_H637.html Wed, 10-06-2015 17:15 CEST Laparoskopik Sağ Hemikolektomi ve Spesmen Çıkarma Metodları Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler laparoskopik-sag-hemikolektomi-ve-spesmen-cikarma-metodlari_H636.html Wed, 10-06-2015 17:12 CEST Laparoskopik Aşağı Anterior Rezeksiyonu Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler laparoskopik-asagi-anterior-rezeksiyonu_H635.html Wed, 10-06-2015 17:11 CEST Rektal Prolapsus Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler rektal-prolapsus_H634.html Wed, 10-06-2015 17:09 CEST Laparoskopik Endoskopik Cerrahide Hibrid Girişimler Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler laparoskopik-endoskopik-cerrahide-hibrid-girisimler_H633.html Sat, 30-05-2015 11:38 CEST Sağlık Çalışanlarına Şiddeti Kınıyoruz... /News/631/saglik_calisanlarina_siddeti_kiniyoruzDevamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler saglik-calisanlarina-siddeti-kiniyoruz-_H632.html Sat, 30-05-2015 11:37 CEST Sağlık Çalışanlarına Şiddeti Kınıyoruz... Sağlık Çalışanlarına Şiddeti Kınıyoruz...Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler saglik-calisanlarina-siddeti-kiniyoruz-_H631.html Sat, 14-03-2015 12:23 CET 14 Mart Tıp Bayramınız Kutlu Olsun... 14 Mart Tıp BayramıDevamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler 14-mart-tip-bayraminiz-kutlu-olsun-_H630.html Sat, 14-03-2015 11:31 CET 14 Mart Tıp Bayramınız Kutlu Olsun... /News/630/14_mart_tip_bayraminiz_kutlu_olsun__Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler 14-mart-tip-bayraminiz-kutlu-olsun-_H629.html Tue, 10-03-2015 18:12 CET ÖZ-DEĞERLENDİRME SORULARI Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler oz-degerlendirme-sorulari_H628.html Tue, 10-03-2015 18:10 CET SELF-ASSESSMENT QUESTIONS Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler self-assessment-questions_H627.html Tue, 10-03-2015 18:09 CET Complications in Bariatric Surgery Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler complications-in-bariatric-surgery_H626.html Tue, 10-03-2015 18:08 CET Managements and Follow-up of a Patient After Bariatric Surgery Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler managements-and-follow-up-of-a-patient-after-bariatric-surgery_H625.html Tue, 10-03-2015 18:07 CET Ileal Interposition with Sleeve Gastrectomy for the Treatment of Type 2 Diabetes Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler ileal-interposition-with-sleeve-gastrectomy-for-the-treatment-of-type-2-diabetes_H624.html Tue, 10-03-2015 18:06 CET Metabolic Effects of Bariatric Surgery on Type 2 Diabetes Mellitus Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler metabolic-effects-of-bariatric-surgery-on-type-2-diabetes-mellitus_H623.html Tue, 10-03-2015 18:04 CET Revisional Bariatric Surgery: An Update Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler revisional-bariatric-surgery-an-update_H622.html Tue, 10-03-2015 18:03 CET Laparoscopic Sleeve Gastrectomy with Duodenojejunal Bypass Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler laparoscopic-sleeve-gastrectomy-with-duodenojejunal-bypass_H621.html Tue, 10-03-2015 18:02 CET Laparoscopic Roux-en-Y Gastric Bypass Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler laparoscopic-roux-en-y-gastric-bypass_H620.html Tue, 10-03-2015 18:00 CET Single Anastomosis Gastric Bypass: A Novel Bariatric Procedure Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler single-anastomosis-gastric-bypass-a-novel-bariatric-procedure_H619.html Tue, 10-03-2015 17:59 CET Laparoscopic Sleeve Gastrectomy: Technique and Results Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler laparoscopic-sleeve-gastrectomy-technique-and-results_H618.html Tue, 10-03-2015 17:58 CET Laparoscopic Gastric Plication: Technique and Results Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler laparoscopic-gastric-plication-technique-and-results_H617.html Tue, 10-03-2015 17:57 CET Laparoscopic Adjustable Gastric Banding: Technique and Results Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler laparoscopic-adjustable-gastric-banding-technique-and-results_H616.html Tue, 10-03-2015 17:49 CET Anesthesia for the Surgical Procedures of the Morbidly Obese Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler anesthesia-for-the-surgical-procedures-of-the-morbidly-obese_H615.html Tue, 10-03-2015 17:48 CET Physiologic Changes in Obesity and Patient Preparation for Bariatric Surgery Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler physiologic-changes-in-obesity-and-patient-preparation-for-bariatric-surgery_H614.html Tue, 10-03-2015 17:46 CET Definitions of Obesity and Current Indications for Obesity Surgery Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler definitions-of-obesity-and-current-indications-for-obesity-surgery_H613.html Tue, 10-03-2015 17:45 CET Obesity and Metabolic Surgery Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler obesity-and-metabolic-surgery_H612.html Tue, 10-03-2015 17:43 CET FOURTH ISSUE - Special Issue for Bariatric and Metabolic Surgery Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler fourth-issue-special-issue-for-bariatric-and-metabolic-surgery_H611.html Wed, 25-02-2015 17:45 CET Laparoskopik Nissen Fundoplikasyon Yapılan İlk 124 Olgunun Analizi: Deneyimin Sonuçları Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler laparoskopik-nissen-fundoplikasyon-yapilan-ilk-124-olgunun-analizi-deneyimin-sonuclari_H610.html Wed, 25-02-2015 17:41 CET Poster Bildiri Özetleri Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler poster-bildiri-ozetleri_H609.html Wed, 25-02-2015 17:36 CET Video Bildiri Özetleri Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler video-bildiri-ozetleri_H608.html Wed, 25-02-2015 17:35 CET Sözlü Bildiri Özetleri Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler sozlu-bildiri-ozetleri_H607.html Wed, 25-02-2015 17:25 CET Kurs Programı Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler kurs-programi_H606.html Fri, 20-02-2015 14:46 CET Laparoskopik Cerrahi Kursu - Bariatrik Cerrahi Teknikler /News/604/laparoskopik_cerrahi_kursu__bariatrik_cerrahi_tekniklerDevamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler laparoskopik-cerrahi-kursu-bariatrik-cerrahi-teknikler_H605.html Fri, 20-02-2015 14:37 CET Laparoskopik Cerrahi Kursu - Bariatrik Cerrahi Teknikler LAPAROSKOPİK CERRAHİ KURSU Bariatrik Cerrahi Teknikler İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi Hastanesi İSTEM Toplantı SalonuDevamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler laparoskopik-cerrahi-kursu-bariatrik-cerrahi-teknikler_H604.html Tue, 10-02-2015 16:12 CET Laparoskopik Cerrahi Kursu - Bariatrik Cerrahi Teknikler LAPAROSKOPİK CERRAHİ KURSU Bariatrik Cerrahi Teknikler 19 ? 20 Şubat 2015 / 104.Kurs İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi Hastanesi İSTEM Toplantı SalonuDevamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler laparoskopik-cerrahi-kursu-bariatrik-cerrahi-teknikler_H603.html Wed, 31-12-2014 11:20 CET 103. Laparoskopik Cerrahi Kursu Tarih: 5 - 6 Aralık 2014 Yer: İstanbul ÜniversitesiDevamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler 103-laparoskopik-cerrahi-kursu_H602.html Wed, 31-12-2014 11:15 CET 102. Laparoskopik Cerrahi Kursu - İnguinal ve İnsizyonel-Ventral Herni Onarımı Tarih: 23-24 Ekim 2014 Yer: İstanbul ÜniversitesiDevamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler 102-laparoskopik-cerrahi-kursu-inguinal-ve-insizyonel-ventral-herni-onarimi_H601.html Fri, 05-12-2014 17:06 CET ÖZ-DEĞERLENDİRME SORULARI Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler oz-degerlendirme-sorulari_H600.html Fri, 05-12-2014 17:05 CET SELF-ASSESSMENT QUESTIONS Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler self-assessment-questions_H599.html Fri, 05-12-2014 17:03 CET Laparoscopic Distal Pancreatectomy: Techniques, Pearl Tips and Pitfalls .a_link{ color:#06C; text-decoration:underline; } .a_link:hover{ text-decoration:none; color:#666; } .yazdir:hover{text-decoration:none; } ABSTRACT Laparoskopik Distal Pankreatektomi: Teknik Tuzaklar ve İpuçları M. Mahir Özmen1 T. Tolga Şahin1 Emre Gündoğdu2 1 Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı Ankara Türkiye 2 Batman Devlet Hastanesi Genel Cerrahi Kliniği Batman Türkiye Pankreas kanseri dünya çapında kanser ölümlerinin en sık sebeplerindendir. Kür amacıyla yapılan rezeksiyon tam tedavi için tek şanstır. Laparoskopik yaklaşım onkolojik cerrahide kendisini ispatlamaya başlamış bir yöntemdir. Pankreas cerrahisinde ise benign lezyonlar ve borderline tümörler için laparoskopik distal pankreatektomi altın standart tedavi yöntemidir. Malign olgularda ise ileri çalışmalara ihtiyaç vardır. Fakat laparoskopinin genel avantajları bu prosedürü pankreasın onkolojik cerrahisinde tercih edilen yöntemler arasına koyacağı kanısındayız. Anahtar Kelimeler: Pankreas kanser onkolojik cerrahi pankreatektomi laparoskopi Geliş Tarihi: 15.08.2014 - Kabul Tarihi: 22.08.2014 - doi: 10.5578/ejels.8734 Eur J Endosc Laparosc Surg 2014;1(3):132-138 Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler laparoscopic-distal-pancreatectomy-techniques-pearl-tips-and-pitfalls_H598.html Fri, 05-12-2014 17:03 CET Splenic Abscess Secondary to Sleeve Gastrectomy Leak .a_link{ color:#06C; text-decoration:underline; } .a_link:hover{ text-decoration:none; color:#666; } .yazdir:hover{text-decoration:none; } ABSTRACT Sleeve Gastrektomi Kaçağına Bağlı Splenik Apse Hiba Shanti1 Firas Obeidat1 1 Jordan Üniversitesi Hastanesi Genel Cerrahi Bölümü Amman Ürdün Laparoskopik sleeve gastrektomi (LSG) düşük komplikasyon profili olan tek bariatrik cerrahi yöntemdir. Bu olgu sunumunda sleeve gastrektominin nadir bir komplikasyonu rapor edilmektedir; hasta 34 yaşında erkek hasta olup vücut kitle indeksi 69.9 kg/m2 idi. Hasta sleeve gastrektomiden dört ay sonra epigastrik ağrı ve ateşle başvurdu. Çekilen abdomen bilgisayarlı tomografi incelemesinde gastroözefageal bileşkeden kaçak olduğu saptandı. Ayrıca hastada splenik ven trombozu ve parsiyel dalak infarktı saptandı. Bu infarkt alanı ikincil olarak infekte olmuştu. Endoskopik stent kullanarak stent tedavi edildi ve dalak apsesi için perkütan drenaj kullanıldı. LSGye bağlı parsiyel infarktı LSGnin nadir bir komplikasyonu olmamasına rağmen dalak apsesi son derece nadir bir komplikasyonudur. Nadir görülen bu komplikasyonların hekim tarafından bilinmesi hızlı tanı ve tedaviye yardımcı olur. Anahtar Kelimeler: Laparoskopik sleeve gastrektomi bariatrik cerrahi gastrik kaçak Geliş Tarihi: 22.08.2014 | Kabul Tarihi: 10.09.2014 | doi: 10.5578/ejels.8343 Eur J Endosc Laparosc Surg 2014;1(3):128-131 Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler splenic-abscess-secondary-to-sleeve-gastrectomy-leak_H597.html Fri, 05-12-2014 17:02 CET Comparison of Endo-Loop and Polymer Locking Clip in Ligating Appendiceal Stump During Laparoscopic Appendectomy .a_link{ color:#06C; text-decoration:underline; } .a_link:hover{ text-decoration:none; color:#666; } .yazdir:hover{text-decoration:none; } ARAŞTIRMA-ÖZET Laparoskopik Apendektomide Apendiks Güdüğü Kapatılmasında Polimer Klip ve Endoloop Kullanımının Karşılaştırılması Osman Şimşek1 İsmail Ahmet Bilgin1 Sezgin Uludağ1 Fatih Dal1 Mehmet Velidedeoğlu1  Kaya Sarıbeyoğlu1 Salih Pekmezci1 1 İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı Acil Cerrahi Ünitesi İstanbul Türkiye Giriş: Laparoskopik apendektomi sırasında apendiks güdüğünü kapayan endo-lup ve polimer klipleme tekniklerini karşılaştırmayı amaçladık. Materyal ve Metod: Bu prospektif klinik çalışmada iki grup oluşturuldu (Grup 1: endo-lup; Grup 2: polimerik klip) ve sonuçlar demografi ameliyat süresi apendiks kökü kapama süresi hastanede yatış süresi maliyet ve komplikasyonlar açısından incelendi. Bulgular: Peroperatif veya majör postoperatif komplikasyon görülmedi. Seride mortalite saptanmadı. Ameliyat süreleri Grup 1 için 50 ± 10.6 dakika Grup 2 içinse 40 ± 12.6 dakika olarak hesaplandı. Apendiks güdüğü kapama süresi Grup 1 ve Grup 2 için sırasıyla 187 ± 102 saniye 69 ± 30 saniye olarak saptandı. Hastanede yatış süreleri Grup 1 için 53 ± 33.4 saat Grup 2 içinse 47.5 ± 34 saattir. Ameliyat sürelerinin (t= 3.22 p= 0.002) ve apendiks güdüğü kapama sürelerinin karşılaştırmalarında (z= 6.388 p< 0.001) istatistiksel olarak anlamlı fark görüldü. Diğer istatistiksel incelemelerde anlamlı fark görülmedi. Sonuç: Laparoskopik apendektomide apendiks güdüğünün polimerik kliple kapatılması teknik konfor ve ameliyat süresi açısından anlamlı şekilde daha olumlu sonuçlanmıştır. Kesin sonuçlara ulaşmak için yeni klinik çalışmalara gereksinim vardır. Anahtar Kelimeler: Apendektomi laparoskopik apendektomi endo-lup hem-o-lok polimerik klip Geliş Tarihi: 05.07.2014 | Kabul Tarihi: 15.08.2014 | doi: 10.5578/ejels.8733 Eur J Endosc Laparosc Surg 2014;1(3):124-127 Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler comparison-of-endo-loop-and-polymer-locking-clip-in-ligating-appendiceal-stump-during-laparoscopic-appendectomy_H596.html Fri, 05-12-2014 17:01 CET Efficacy of Acute Laparoscopic Cholecystectomy for Acute Calculous Cholecystitis Regardless the Length of Symptoms .a_link{ color:#06C; text-decoration:underline; } .a_link:hover{ text-decoration:none; color:#666; } .yazdir:hover{text-decoration:none; } ABSTRACT Taşlı Kolesistitte Semptomların Süresinden Bağımsız Olarak Gerçekleştirilen Acil Laparoskopik Kolesistektominin Etkinliği Marek Soltes1 Jozef Radonak1 1 Pavol Josef Safarik Üniversitesi Cerrahi Bölümü Kosice Slovak Cumhuriyeti Giriş: Akut kolesistitte erken (ilk 72 saatte) dönemde yapılan acil laparoskopik kolesistektomi tercih edilen bir yöntem olmasına karşın belirti süresi uzamış hastalarda acil laparoskopik cerrahinin etkinliği hala tartışmalıdır. Gereç ve Yöntem: Üçüncü basamak referans hastanesinde prospektif olarak oluşturulan veri bankasından 3 yıllık sürede akut kolesistit nedeniyle gerçekleştirilen acil kolesistektomiler incelemeye dahil edildi. Belirtilerin süresinden bağımsız olarak acil cerrahi için kontrendikasyon oluşturacak hastalığı olmayan tüm hastalara kolesistektomi gerçekleştirildi. Çalışmaya patolojik olarak kolesistit tanısı konulan hastalar dahil edildi. Çalışma dahilinde incelenen parametreler: yaş cinsiyet preoperatif CRP belirtilerin başlangıcından cerrahiye kadar geçen süre operasyon süresi intraoperatif-postoperatif komplikasyonlar hastanede kalış süreleri hastaneye tekrar başvuru ve reoperasyon oranları. Analiz için tedavi amacı temel alınmıştır. Bulgular: Toplamda 157 hastaya acil kolesistektomi gerçekleştirildi. Hastaların 90?ı kadın 67?si erkekti. Toplamda 130 laparoskopik girişim yapıldı (%83) ve 15 olguda açığa dönüş gerçekleşti  (%11.5). Hastaların ortalama yaşı 59.15 ± 13.33 (24-83) preoperatif CRP 57.04 ± 88.84 mg/L (0.6-455) idi. Semptomların başlamasından operasyona kadar geçen süre 81.92 ± 81.12 saat (5-336) ortalama operasyon süresi 84.47 ± 35.35 dakika (35-270) idi. On intraoperatif komplikasyon gözlendi [karaciğer yatağından kanama (n= 3) safra kesesi perforasyonu (n= 5) safra yolu yaralanması (n= 1) aritmi (n= 1)]. Dört postoperatif komplikasyon gözlendi [hemoperitoneum (n= 1) subhepatik koleksiyon (n= 1) geçici ileus (n= 1) trokar bölge apsesi (n= 1)]. Ortalama hastanede kalış süresi 6.48 ± 4.00 gün (3-26) olarak bulundu. Hastalardan birinde reoperasyon gözlendi ve hastada tekrar hastaneye başvuru olmadı. Sonuç: Deneyimli merkezlerde; akut taşlı kolesistitte belirtilerin süresinden bağımsız olarak uygulanacak acil laparoskopik kolesistektomi etkin bir yöntem gibi görünmektedir. Anahtar Kelimeler: Laparoskopi kolesistektomi kolesistit akut tedavi sonucu komplikasyonlar Geliş Tarihi: 20.08.2014 | Kabul Tarihi: 01.09.2014 | doi: 10.5578/ejels.8732 Eur J Endosc Laparosc Surg 2014;1(3):120-123 Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler efficacy-of-acute-laparoscopic-cholecystectomy-for-acute-calculous-cholecystitis-regardless-the-length-of-symptoms_H595.html Fri, 05-12-2014 17:00 CET The Comparison of Laparoscopic and Conventional Surgery for Colorectal Cancers: Evaluation of the Initial Experience .a_link{ color:#06C; text-decoration:underline; } .a_link:hover{ text-decoration:none; color:#666; } .yazdir:hover{text-decoration:none; } ABSTRACT Kolorektal Kanserlerde Laparoskopik ve Konvansiyonel Cerrahinin Karşılaştırılması: İlk Sonuçların Değerlendirilmesi Süleyman Çetinkünar1 Recep Aktimur2 Faik Yaylak3 Yılmaz Polat4 Kadir Yıldırım2 1 Adana Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi Genel Cerrahi Kliniği Adana Türkiye 2 Samsun Eğitim ve Araştırma Hastanesi Genel Cerrahi Kliniği Samsun Türkiye 3 Dumlupınar Üniversitesi Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı Kütahya Türkiye 4 Elazığ Medikal Park Hastanesi Genel Cerrahi Kliniği Elazığ Türkiye Giriş: Bu çalışmada amacımız merkezimizdeki laparoskopik kolorektal rezeksiyonlardaki ilk deneyimlerimizi değerlendirmek ve açık cerrahiyle karşılaştırmasını yapmaktır. Gereç ve Yöntem: Olgu-kontrollü retrospektif olarak tasarlanan bu çalışmada kolorektal kanserli hastaların verileri retrospektif olarak analiz edildi. On beş laparoskopik (3 sağ 6 sol kolon ve 6 rektum kanseri) ve 15 açık cerrahi (3 sağ 6 sol kolon ve 6 rektum kanseri) ile kolorektal rezeksiyon yapılan hastaların demografik verileri patolojik bulguları ve erken dönem ameliyat sonrası dönemde komplikasyonlar değerlendirildi. Bulgular: Laparoskopi grubunda ortalama ameliyat zamanı daha uzundu (227 ± 83.9 vs. 174.6 ± 54.7 dakika) (p= 0.077). Açık cerrahi grupla karşılaştırıldığında laparoskopik grupta daha az kan kaybı gözlendi (215.3 ± 97 vs. 223.3 ± 56 mL) (p= 0.500). Laparoskopi grubunda toplam çıkartılan lenf nodu ve metastatik lenf nodu sayısı yine açık gruba göre anlamlı derecede daha fazlaydı  (18 ± 8.3 ve 14.7 ± 3.3; 1.1 ± 2.1 ve 0.8 ± 1.3) (p= 0.243 ve 0.692). Erken ameliyat sonrası komplikasyon oranı %23.3 idi. Dördü açık cerrahi ikisi laparoskopik grupta olan toplam 6 (%20) hastada cerrahi alan infeksiyonu gözlendi. Rektal kanser nedeniyle laparoskopik total mezorektal eksizyon uygulanan bir hastada anastomoz kaçağı gözlendi ve destek tedavisiyle takip edilerek başarılı bir şekilde tedavi edildi. Sonuç: Laparoskopik kolorektal cerrahideki bu ilk sonuçlarımız açık yöntemle karşılaştırılabilir görünmektedir. Cerrahın öğrenme periyodu olmasına rağmen kolorektal kanser için laparoskopik cerrahinin uygun bir seçenek olduğunu düşünüyoruz. Anahtar Kelimeler: Kolorektal kanser laparoskopi cerrahi Geliş Tarihi: 25.05.2014 | Kabul Tarihi: 08.07.2014 | doi: 10.5578/ejels.8197 Eur J Endosc Laparosc Surg 2014;1(3):114-119 Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler the-comparison-of-laparoscopic-and-conventional-surgery-for-colorectal-cancers-evaluation-of-the-initial-experience_H594.html Fri, 05-12-2014 16:59 CET Single Stage Treatment of Cholelithiasis and Choledocholithiasis: Report of First Cases with Combined Endoscopic and Laparoscopic Technique .a_link{ color:#06C; text-decoration:underline; } .a_link:hover{ text-decoration:none; color:#666; } .yazdir:hover{text-decoration:none; } ABSTRACT Kolelithiazis ve Koledokolithiazisin Tek Aşamalı Tedavisi: Kombine Endoskopik ve Laparoskopik Teknik Evren Dilektaşlı1 2 Nizamettin Demirci2 Mehmet Fatih Erol2 Mehmet Emrah Bayam2 Deniz Tihan2  Hacı Murat Çaycı2 Uğur Duman2 1 Güney Kaliforniya Üniversitesi Genel Cerrahi Bölümü Kaliforniya Amerika Birleşik Devletleri 2 Şevket Yılmaz Eğitim ve Araştırma Hastanesi Genel Cerrahi Bölümü Bursa Türkiye Kolesisto-koledokolithiazis tedavisinde birçok farklı görüş mevcuttur. Kolelithiazisle birlikte eş zamanlı olarak koledokta taş varlığında hem koledok dekompresyonu hem de kolesistektominin yapılması güncel uzlaşılarda önerilmektedir. Fakat işlemlerden hangisinin öncelikli olduğu veya her iki işlem arasında aralık bırakılmasının gerekip gerekmediği halen tartışılmaktadır. 2012-2013 yılları arasında Aynı Seansta Endoskopik Retrograd Kolanjiyo Pankreatografi (ERKP) ve laparoskopik Kolesistektomi (LK) uyguladığımız 10 hastamızın verilerini inceledik. Bu iki prosedürün tek genel anestezi altında aynı seansta yapılabilirliğini ortaya koymayı amaçladık. Özet olarak ilk 10 hastamızı analiz ettiğimizde aynı seans ERKP ve LK işleminin kolesisto-koledokolithiazis tedavisinde komplikasyon oranlarını operasyon süresini ve hastanede kalış süresini artırmaması gibi avantajlarıyla uygulanabilir ve güvenli bir yöntem olduğu kanaatindeyiz. Anahtar kelimeler: ERKP laparoskopi kolesistektomi aynı seans Geliş Tarihi: 01.08.2014 | Kabul Tarihi: 20.08.2014 | doi: 10.5578/ejels.8731 Eur J Endosc Laparosc Surg 2014;1(3):110-113 Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler single-stage-treatment-of-cholelithiasis-and-choledocholithiasis-report-of-first-cases-with-combined-endoscopic-and-laparoscopic-technique_H593.html Fri, 05-12-2014 16:58 CET Laparoscopic Ventral Hernia Repair by New Generation Bilaminar Meshes .a_link{ color:#06C; text-decoration:underline; } .a_link:hover{ text-decoration:none; color:#666; } .yazdir:hover{text-decoration:none; } ABSTRACT Yeni Nesil Bilaminer Meshlerle Laparoskopik Ventral Herni Onarımı Başar Aksoy1 Erdal Uysal1 M. Fatih Yüzbaşıoğlu1 Ahmet Orhan Gürer1 Hasan Bakır1 Mehmet Ali İkidağ2 1 Sanko Üniversitesi Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı Gaziantep Türkiye 2 Sanko Üniversitesi Tıp Fakültesi Radyoloji Anabilim Dalı Gaziantep Türkiye Giriş: Çalışmamızda laparoskopik bilaminer yeni nesil mesh ile yapılan laparoskopik ventral herni onarımlarımızın değerlendirilmesi ve deneyimlerimizi aktarmak amaçlanmıştır. Laparoskopik ventral herni onarımı (LVHO)?nda ameliyat sonrası ağrının az olması çabuk iyileşme düşük komplikasyon oranı ve işe dönüş süresinde kısalma nedeniyle ventral herni onarımında daha çok tercih edilir hale gelmiştir. Halen en önemli cerrahi komplikasyonlardan biri olan insizyonel herniler ve primer ventral herniler de uygulanabilmektedir. Açık konvansiyonel herni onarımlarının aksine LVHO nüks oranları daha düşüktür. Gereç ve Yöntem: Çalışmaya 2012-2014 yılları arasında 15 laparoskopik ventral-insizyonel herni onarımı uygulanan hasta dahil edildi. Hastalara Parietex (optimized composite mesh Covidien France) emilebilir kollajen filmli ve önceden yerleştirilmiş sütüre sahip polyester 20 x 15 cm mesh intraperitoneal olarak uygulandı. Mesh transfasiyal fiksasyon sütürleri ve tacer ile karın duvarına fikse edildi. Hastalar LVHO sonrası belirli aralıklarla kontrole çağrılarak nüks ağrı infeksiyon ve diğer komplikasyonlar açısından değerlendirildi. Bulgular: Çalışmamızda toplam 15 hastanın üçü erkek 12?si kadındı. Hastaların hepsine LVHO uygulandı. Operasyon süresi ortalama 118.75 dakika (120-250 dakika) olarak bulundu. Ortalama yatış süresi 2.8 gün olarak belirlendi. Hastaların birisinde nüks birinde seroma birikimi birinde uzamış ağrı birisinde ince bağırsak yaralanması gelişti. Sonuç: lvho güvenli ve etkili bir ventral herni onarım yöntemidir. Orta hatta yer alan geniş olmayan defektlerde uygulanması kolaydır. Yeni nesil bilaminer meshler sayesinde daha az komplikasyonla başarılı ameliyatlar yapılabilmektedir. Postoperatif ağrıdan kaçınmak için derin alanlara fazla miktarda tacer kullanılmamalıdır. Transfasiyal fiksasyon sütürleri nüks oranlarını azaltacaktır. Key words: Laparoskopik ventral herni bilaminer mesh Geliş Tarihi: 07.08.2014 - Kabul Tarihi: 29.08.2014 - doi: 10.5578/ejels.8380 Eur J Endosc Laparosc Surg 2014;1(3):106-109 Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler laparoscopic-ventral-hernia-repair-by-new-generation-bilaminar-meshes_H592.html Fri, 05-12-2014 16:56 CET Laparoscopic Myomectomy in a Patient with a Laparoscopic Vaginoplasty (Modified Davydov) and Review of the Literature .a_link{ color:#06C; text-decoration:underline; } .a_link:hover{ text-decoration:none; color:#666; } .yazdir:hover{text-decoration:none; } ABSTRACT Laparoskopik Yaklaşımlı Vajinoplasti Yapılan Hastada Laparoskopik Miyomektomi ve Literatürün Taranması Esengül Türkyılmaz1 Mesut Öktem2 Ahmet Erdem2 1 Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Kliniği Ankara Türkiye 2 Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı Ankara Türkiye Mayer-Rokitansky-Kuster-Hauser (MRKH) sendromu uterus ve vajinanın konjenital yokluğuyla karakterizedir. Uterus rudimenter olabilir. MRKH sendromuyla miyoma uteri birlikteliği olabilir. Bu olgu literatürde bildirilen 18. olgudur. Dahası olguya iskelet sistemi anomalisi sol pelvik renal ektopi ve miyoma uteri eşlik ettiği için literatürde ilktir. Uterin leiomiyoma ve MRKH sendromu birlikteliği çok nadirdir. Bununla birlikte MRKH sendromu olan bir hastada pelvik kitle saptanırsa leiomiyoma olasılığı düşünülmelidir. İngilizce literatürün taranması uterin leiomiyoma ve MRKH sendromu birlikteliğinin çok nadir olduğunu gösterdi. Anahtar Kelimeler: Mayer-Rokitansky-Kuster-Hauser sendromu davidov operasyonu miyoma uteri Geliş Tarihi: 19.12.2013 | Kabul Tarihi: 02.02.2014 | doi: 10.5578/ejels.6900 Eur J Endosc Laparosc Surg 2014;1(3):101-105 Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler laparoscopic-myomectomy-in-a-patient-with-a-laparoscopic-vaginoplasty-modified-davydov-and-review-of-the-literature_H591.html Fri, 05-12-2014 16:52 CET NOTE FROM THE EDITOR-in-CHIEF THIRD ISSUE Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler note-from-the-editor-in-chief-third-issue_H590.html Wed, 19-11-2014 10:47 CET Laparoskopik Cerrahi Kursu - Kolorektal Cerrahi Teknikler /News/587/laparoskopik_cerrahi_kursu__kolorektal_cerrahi_tekniklerDevamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler laparoskopik-cerrahi-kursu-kolorektal-cerrahi-teknikler_H588.html Wed, 19-11-2014 10:31 CET Laparoskopik Cerrahi Kursu - Kolorektal Cerrahi Teknikler LAPAROSKOPİK CERRAHİ KURSU Kolorektal Cerrahi Teknikler 5 ? 6 Aralık 2014 / 103.kurs - 2014 yılı 5.kurs İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi Hastanesi İSTEM Toplantı SalonuDevamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler laparoskopik-cerrahi-kursu-kolorektal-cerrahi-teknikler_H587.html Tue, 10-11-2015 10:39 CET 10 Kasım Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler 10-kasim_H586.html Tue, 28-10-2014 15:43 CET 29 Ekim /News/584/29_ekim_cumhuriyet_bayraminiz_kutlu_olsunDevamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler 29-ekim_H585.html Tue, 28-10-2014 15:36 CET 29 Ekim Cumhuriyet Bayramınız Kutlu Olsun 29 Ekim Cumhuriyet Bayramınız Kutlu Olsun Ulusal Endoskopik Laparoskopik Cerrahi Derneği Yönetim KuruluDevamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler 29-ekim-cumhuriyet-bayraminiz-kutlu-olsun_H584.html Tue, 14-10-2014 15:03 CEST Laparoskopik Cerrahi Kursu - İnguinal ve İnsizyonel-Ventral Herni Onarımı /News/582/laparoskopik_cerrahi_kursu__inguinal_ve_insizyonel_ventral_hDevamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler laparoskopik-cerrahi-kursu-inguinal-ve-insizyonel-ventral-herni-onarimi_H583.html Mon, 13-10-2014 18:47 CEST Laparoskopik Cerrahi Kursu - İnguinal ve İnsizyonel-Ventral Herni Onarımı Laparoskopik Cerrahi Kursu - İnguinal ve İnsizyonel-Ventral Herni Onarımı 23-24 Ekim 2014 / 102. KURS Yer: İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi Hastanesi İSTEM Toplantı Salonu Kurs Programı ve detayları için Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler laparoskopik-cerrahi-kursu-inguinal-ve-insizyonel-ventral-herni-onarimi_H582.html Sat, 30-08-2014 10:36 CEST 30 Ağustos Zafer Bayramınız Kutlu Olsun 30 Ağustos Zafer Bayramınız Kutlu Olsun. Ulusal Endoskopik - Laparoskopik Cerrahi Derneği Yönetim KuruluDevamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler 30-agustos-zafer-bayraminiz-kutlu-olsun_H581.html Sat, 30-08-2014 10:32 CEST 30 Ağustos Zafer Bayramınız Kutlu Olsun News/581/30_agustos_zafer_bayraminiz_kutlu_olsunDevamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler 30-agustos-zafer-bayraminiz-kutlu-olsun_H580.html Tue, 26-08-2014 12:04 CEST 12. Endoskopik Laparoskopik Cerrahi Kongresi 12. Ulusal Endoskopik Laparoskopik Cerrahi Kongresi 22 - 26 Nisan 2015 tarihleri arasında Cornelia Diamond Hotel Belek/ANTALYAda gerçekleştirilecektir.Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler 12-endoskopik-laparoskopik-cerrahi-kongresi_H579.html Tue, 26-08-2014 11:42 CEST 12. Ulusal Endoskopik Laparoskopik Cerrahi Kongresi 12. Ulusal Endoskopik Laparoskopik Cerrahi Kongresi 22 - 26 Nisan 2015 tarihleri arasında Cornelia Diamond Hotel Belek/ANTALYAda gerçekleştirilecektir.Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler 12-ulusal-endoskopik-laparoskopik-cerrahi-kongresi_H578.html Thu, 11-06-2015 13:50 CEST 12. Endoskopik Laparoskopik Cerrahi Kongresi /News/640/12_ulusal_endoskopik_laparoskopik_cerrahi_kongresiDevamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler 12-endoskopik-laparoskopik-cerrahi-kongresi_H577.html Thu, 31-07-2014 14:53 CEST ÖZ-DEĞERLENDİRME SORULARI Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler oz-degerlendirme-sorulari_H576.html Thu, 02-10-2014 16:45 CEST Bayramınız Kutlu Olsun Bayramınızı Kutlar Size ve Sevdiklerinize Sağlık Mutluluk Başarı ve Huzur Getirmesini Dileriz. ELCD YÖNETİM KURULUDevamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler bayraminiz-kutlu-olsun_H575.html Thu, 02-10-2014 16:45 CEST Bayramınız Kutlu Olsun /News/575/bayraminiz_kutlu_olsunDevamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler bayraminiz-kutlu-olsun_H574.html Tue, 22-07-2014 17:28 CEST ÖZ-DEĞERLENDİRME SORULARI Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler oz-degerlendirme-sorulari_H573.html Tue, 22-07-2014 17:27 CEST SELF-ASSESSMENT QUESTIONS Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler self-assessment-questions_H572.html Tue, 22-07-2014 17:26 CEST Repair of Rectal Perforation During Robotic Prostatectomy .a_link{ color:#06C; text-decoration:underline; } .a_link:hover{ text-decoration:none; color:#666; } .yazdir:hover{text-decoration:none; } ABSTRACT Repair of Rectal Perforation During Robotic Prostatectomy Jameson Loyal1 Roberto Bergamaschi1 1 Division of Colon and Rectal Surgery State University of New York Stony Brook New York United States of America ABSTRACT Perforation of the rectum during robotic radical prostatectomy for prostate cancer is an uncommon but known complication. Depending on several risk factors the most convenient approach for the colorectal surgeon is to carry out a robotic hand-sewn suture repair of the perforation in two layers with or without an ileostomy. Key words: Prostatectomy robotic surgery rectum perforation complication repairs Received: 06.05.2014 • Accepted: 14.05.2014 Eur J Endosc Laparosc Surg 2014;1(2):96-98 Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler repair-of-rectal-perforation-during-robotic-prostatectomy_H571.html Tue, 22-07-2014 17:24 CEST Totally Laparoscopic Pancreatico-Duodenectomy with Tangential Portal Vein Resection ABSTRACT Totally Laparoscopic Pancreatico-Duodenectomy with Tangential Portal Vein Resection Khatkov IE1 2 Izrailov RE1 2 Tiutiunnik PS1 Khisamov AA1 1 Moscow Clinical Scientific Center Moscow Russia 2 Moscow State University of Medicine and Denistry Moscow Russia ABSTRACT Totally laparoscopic pancreatico-duodenectomy (TLP) is an oncologically safe and feasible technique. It is performed in centers experienced in laparoscopic hepatobiliary surgery. Locally advanced pancreatic cancer with portal venous invasion seems to be a relative contraindication for laparoscopic surgery. There is no definitive data supporting such an approach. A case of a 47-year-old male patient with locally advanced pancreatic cancer determined to have portal confluence invasion in the preoperative period is reported in this study. The tumor was successfully resected laparoscopically with laparoscopic tangential portal vein resection. In a selected patient with locally advanced pancreatic cancer TLP with tangential portal vein resection (TPVR) seems to be a safe and feasible procedure carried out in high volume centers with experience in laparoscopic hepatobiliary surgery. Key words: Totally laparoscopic pancreatico-duodenectomy tangential portal vein resection pancreatic cancer Received: 02.05.2014 • Accepted: 30.05.2014 Eur J Endosc Laparosc Surg 2014;1(2):92-95 Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler totally-laparoscopic-pancreatico-duodenectomy-with-tangential-portal-vein-resection_H570.html Tue, 22-07-2014 17:23 CEST Laparoscopic Repair of Morgagni Hernia in The Adults: Report of Two Cases .a_link{ color:#06C; text-decoration:underline; } .a_link:hover{ text-decoration:none; color:#666; } .yazdir:hover{text-decoration:none; } ABSTRACT Laparoscopic Repair of Morgagni Hernia in The Adults: Report of Two Cases M. Mahir Özmen1 T. Tolga Şahin1 Serkan Özen1 Şahnaz İsgenderova1 Emir Güldoğan2 Emre Gündoğdu2 1 Department of General Surgery Faculty of Medicine Hacettepe University Ankara Turkey 2 Clinic of General Surgery Ankara Numune Training and Research Hospital Ankara Turkey ABSTRACT Morgagni hernia is a retrosternally situated congenital diaphragmatic defect usually seen on the right also affecting the left side. It is very rare in adulthood and elderly age period. Together with the developing techniques in laparoscopy congenital diaphragmatic hernia can now be repaired by minimally invasive means. Two elderly female patients with subtle abdominal symptoms incidentally diagnosed with Morgagni hernia after abdominal CT scans are reported in this study. Both patients were operated by minimally invasive approach and laparoscopic repair with the reinforcement using synthetic material was performed in both cases. Patients were discharged after an uneventful postoperative period. In conclusion laparoscopic repair can safely be performed in selected cases in centers experienced in advanced laparoscopy. Key words: Morgagni hernia congenital diaphragmatic hernia minimally invasive surgery Received: 04.04.2014 • Accepted: 24.04.2014 Eur J Endosc Laparosc Surg 2014;1(2):88-91 Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler laparoscopic-repair-of-morgagni-hernia-in-the-adults-report-of-two-cases_H569.html Tue, 22-07-2014 17:22 CEST First Experience of Laparoscopic Adjustable Banded Sleeve Gastrectomy (LabSG) for an Extremely Obese Patient .a_link{ color:#06C; text-decoration:underline; } .a_link:hover{ text-decoration:none; color:#666; } .yazdir:hover{text-decoration:none; } ABSTRACT First Experience of Laparoscopic Adjustable Banded Sleeve Gastrectomy (Labsg) for an Extremely Obese Patient Khatkov IE1 2 Askerkhanov RG1 2 Feidorov IJ1 2 Bodunova NA1 1 Moscow Clinical and Scientific Centre Moscow Russia 2 Moscow State University of Medicine and Dentistry Moscow Russia ABSTRACT Patients with a body mass index (BMI) over 60 kg/m2 is considered as super-super obese patients. This patient group as well as patients with extreme co-morbidities are challenging conditions in bariatric surgery. Each step of laparoscopy including insufflation trocar placement dissection and performing complex procedures such as bypass become technically difficult. Furthermore there is increased risk of postoperative complications morbidity and mortality in these groups. A 38-year-old female with a body mass index of 84.3 kg/m2 to whom adjustable gastric banded sleeve gastrectomy (LabSG) has been performed is reported in this study. Following an uneventful postoperative course she has lost 100 kg in a 12 month period and her BMI reduced to 52.7 kg/m2. In conclusion; LabSG seems to be a safe and effective alternative in super-super obese patients in experienced centers. Key words: Sleeve gastrectomy super-super obesity morbid obesity adjustable gastric banding adjustable gastric banded sleeve gastrectomy Received: 04.03.2014 • Accepted: 15.04.2014 Eur J Endosc Laparosc Surg 2014;1(2):84-87 Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler first-experience-of-laparoscopic-adjustable-banded-sleeve-gastrectomy-labsg-for-an-extremely-obese-patient_H568.html Tue, 22-07-2014 17:21 CEST Operational Cost of Obesity Surgery in Turkey .a_link{ color:#06C; text-decoration:underline; } .a_link:hover{ text-decoration:none; color:#666; } .yazdir:hover{text-decoration:none; } ABSTRACT Operational Cost of Obesity Surgery in Turkey Güvenç Koçkaya1 Fatma Betül Yenilmez2 Gülpembe Ergin3 Kağan Atikeler3 Mehtap Tatar4 M. Mahir Özmen5 Mehmet Görgün6 Halil Coşkun7 Halil Alış8 Mustafa Şahin9 Ali Yağız Üresin10 Bilgehan Karadayı11 Adem Ünal11 Olgun Şener11 Mustafa Taşkın12 1 HEPA Healthcare Economics and Policy Association Ankara Turkey 2 Department of Health Economics Hacettepe University Ankara Turkey 3 Polar Healthcare Economics Ankara Turkey 4 Department of Health Economics and Administration Hacettepe University Ankara Turkey 5 Depatment of General Surgery Faculty of Medicine Hacettepe University Ankara Turkey 6 Department of General Surgery Tepecik Training and Research Hospital Izmir Turkey 7 Department of General Surgery Faculty of Medicine Bezmialem Vakif University Istanbul Turkey 8 Department of General Surgery Sisli Training and Research Hospital Istanbul Turkey 9 Department of General Surgery Faculty of Medicine Selcuk University Konya Turkey 10 Department of Pharmacology Faculty of Istanbul Medicine Istanbul University Istanbul Turkey 11 Department of Health Technologies Assessments Directory of Health Research Ankara Turkey 12 Department of General Surgery Faculty of Cerrahpasa Medicine Istanbul University Istanbul Turkey ABSTRACT Introduction: Obesity and its comorbidities are among the primary challenges health systems face globally. Obesity is rapidly becoming a problem in Turkey as well. The real cost of obesity surgery differs from country to country mainly due to differences in the costs of health care services medical devices and medicines. The objective of this study is to find out the operational cost of obesity surgery in Turkey. Materials and Methods: Expert panel is the main methodology used in the study. An expert panel questionnaire form was designed after the literature review aiming at finding the costs. The form was sent to the experts in advance and a panel discussion was undertaken to reach a consensus. After the consensus building phase the cost of surgical treatment of obesity was estimated based on the public reimbursement and auction price. Results: Laparoscopic by-pass surgery had the highest cost compared to others in both operational and post-op costs. The highest cost for pre-op was the laparoscopic sleeve operations. The package payment included all costs and services between pre-operative period and 15 days after operation. Based on the analysis the package reimbursement prices were below their actual costs for all surgical methods. Conclusion: Social Security Institution reimburses the obesity surgery with a fixed amount of 4500 TL 3100 TL and 2250 TL for by-pass sleeve and banding surgeries respectively. This fixed amount covers pre-operative operative and post operative period. It was shown that the fixed amount is lower than the real cost of the practice of obesity surgery. As a result hospital managements can avoid performing obesity surgery or reduce the quality of the surgical treatment by lowering possible losses. Decision makers may need to evaluate the results of the study to understand the real picture and to take action in order to improve the obesity surgery reimbursement. Key words: Obesity surgery cost of obesity surgery Received: 15.12.2013 • Accepted: 10.01.2014 Eur J Endosc Laparosc Surg 2014;1(2):78-83 Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler operational-cost-of-obesity-surgery-in-turkey_H567.html Tue, 22-07-2014 17:17 CEST The Effects of Pneumoperitoneum Pressures on Blood Gases, Respiratory and Venous Systems during Laparoscopic Cholecystectomy: A Prospective Randomized Trial .a_link{ color:#06C; text-decoration:underline; } .a_link:hover{ text-decoration:none; color:#666; } .yazdir:hover{text-decoration:none; } ABSTRACT The Effects of Pneumoperitoneum Pressures on Blood Gases Respiratory and Venous Systems during Laparoscopic Cholecystectomy: A Prospective Randomized Trial Nihat Aksakal1 Korhan Taviloğlu1 Hakan Teoman Yanar1 Simru Tuğrul2 Adem Uçar3 Mustafa Tükenmez1 Ali Fuat Kaan Gök1 Fatih Yanar1 1 Department of General Surgery Faculty of Istanbul Medicine Istanbul University Istanbul Turkey 2 Department of Anesthesiology and Intensive Care Faculty of Istanbul Medicine Istanbul University Istanbul Turkey 3 Department of Radiology   Faculty of Istanbul Medicine Istanbul University Istanbul Turkey ABSTRACT Introduction: Increased abdominal pressure during pneumoperitoneum may distress respiratory functions and venous systems. The aim of this study is to evaluate the effect of low and high pneumoperitoneum pressures during laparoscopic cholecystectomy. Materials and Methods: 40 patients were randomized and received either low (8 mmHg) or high (14 mmHg) pneumoperitoneum pressures. Respiratory mechanics were monitored continuously arterial blood gases were analyzed via radial artery catheter and duplex scan of left common femoral vein was performed. Ten days after surgery lower limbs were examined by venous duplex scanning to detect signs of deep vein thrombosis. Results: While peak inspiratory pressure significantly increased during low and high pneumoperitoneum pressures dynamic compliance significantly decreased. Although CO2 insufflations caused a decrease in blood pH in both groups it was only significant at high pneumoperitoneum. Duplex scan of femoral vein revealed a significant increase in diameter and a decrease in peak blood velocity at high pneumoperitoneum pressures. Conclusion: Respiratory acidosis may occur due to decreased compliance and pneumoperitoneum causes reversible venous stasis especially during high pressures. Results showed that performing laparoscopy with lower pneumoperitoneum pressures decreases these adverse effects especially in patients with cardio-pulmonary comorbid diseases. Prophylaxis for venous thromboembolism in high risk patients undergoing laparoscopic cholecystectomy is recommended. Key words: Pneumoperitoneum laparoscopy acid-base balance pulmonary mechanics venous stasis deep vein thrombosis Received: 22.04.2014 • Accepted: 20.05.2014 Eur J Endosc Laparosc Surg 2014;1(2):71-77 Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler the-effects-of-pneumoperitoneum-pressures-on-blood-gases-respiratory-and-venous-systems-during-laparoscopic-cholecystectomy-a-prospective-randomized-trial_H566.html Tue, 22-07-2014 17:12 CEST Comparison of Adrenal Vein Control Methods in Laparoscopic Adrenalectomy .a_link{ color:#06C; text-decoration:underline; } .a_link:hover{ text-decoration:none; color:#666; } .yazdir:hover{text-decoration:none; } ABSTRACT Comparison of Adrenal Vein Control Methods in Laparoscopic Adrenalectomy* Murat Arslan1 Altuğ Tuncel2 Tansu Değirmenci3 Zafer Kozacıoğlu3 Ersin Köseoğlu2 Yılmaz Aslan2 Cenk Gürbüz4 Ali Atan2 1 Department of Urology Faculty of Medicine Izmir University Izmir Turkey 2 Department of Urology Ankara Numune Training and Research Hospital Ankara Turkey 3 Department of Urology Bozyaka Training and Research Hospital Izmir Turkey 4 Department of Urology Goztepe Training and Research Hospital Istanbul Turkey * This paper was presented as a moderated poster presentation at 30th World Congress of Endourology 4-8 September 2012 Istanbul-Turkey. ABSTRACT Introduction: Our aim was to compare different methods of adrenal vein control in patients undergoing laparoscopic adrenalectomy. Materials and Methods: A total of 87 patients with a mean age of 50.9 years who underwent laparoscopic adrenalectomy (transperitoneal= 61 retroperitoneal= 26) due to adrenal mass were included in this study. In fifty-seven (65.5%) patients adrenal vein was controlled using Hem-o-lok® ligation clip whereas in others (n= 30 34.5%) adrenal vein was controlled using LigaSure® vessel sealing system (Group 2). Results: The mean age of the patients in Groups 1 and 2 was 52.7 ± 4.5 and 54.4 ± 4.0 years respectively (p= 0.264). The mean diameter of the lesion was 42.7 ± 2.2 (range; 21 to 87) and 37.5 ± 3.6 (range; 15 to 72) mm in Groups 1 and 2 respectively (p< 0.001). The mean operation time was 97.5 ± 5.8 (range; 60 to 126) and 90.2 ± 4.6 (range; 50 to 150) minutes in Groups 1 and 2 (p= 0.001) respectively. The mean estimated blood loss was 100 (range; 20 to 350) and 5 (range; 0 to 10) mL in Groups 1 and 2 respectively (p< 0.001). The mean post-operative hospitalization time was 4.9 ± 4.2 (range; 1 to 13) and 2.9 ± 1.8 (range; 1 to 9) days in Groups 1 and 2 (p= 0.029) respectively. Intra-operative complications occurred in 3 (5.2%) (adrenal vein avulsion= 3) and 1 (3.3%) (spleen laceration= 1) patients in Groups 1 and 2 respectively. Conclusion: LigaSure® vessel sealing system provided us a decreased complication rate when compared to Hem-o-lok® ligation clip during laparoscopic adrenalectomy. Key words: Adrenal laparoscopy instrumentation hemostasis Received: 28.04.2014 • Accepted: 25.05.2014 Eur J Endosc Laparosc Surg 2014;1(2):66-70 Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler comparison-of-adrenal-vein-control-methods-in-laparoscopic-adrenalectomy_H565.html Tue, 22-07-2014 17:07 CEST Endoscopy Assisted Percutaneous Repair of Achilles Tendon Ruptures .a_link{ color:#06C; text-decoration:underline; } .a_link:hover{ text-decoration:none; color:#666; } .yazdir:hover{text-decoration:none; } ABSTRACT Endoscopy Assisted Percutaneous Repair of Achilles Tendon Ruptures Mahmut Nedim Doral1 Gazi Huri1 Egemen Turhan1 Defne Kaya1 Gürhan Dönmez2 Kadir Büyükdoğan1 Mustafa Sargon3 1 Department of Orthopedics and Traumatology Faculty of Medicine Hacettepe University Ankara Turkey 2 Department of Sport Medicine Faculty of Medicine Hacettepe University Ankara Turkey 3 Department of Anatomy Faculty of Medicine Hacettepe University Ankara Turkey ABSTRACT While Achilles tendon (AT) is the strongest and thickest tendon in the human body it is also the commonest tendon to rupture. It begins near the middle of the calf and is the conjoint tendon of the gastrocnemius and soleus muscles. Despite numerous non-operative and operative methods have been described there is no universal agreement about the optimal management strategy of acute total AT ruptures. Since endoscopy-assisted percutaneous AT repair allows direct visualization of the synovia and protects the paratenon which is important in the biological healing of the AT this technique becomes a reasonable treatment option in AT ruptures. This review aimed to discuss the details of endoscopy-assisted percutaneous repair of Achilles tendon rupture and present our experience. Key words: Achilles percutaneous repair endoscopy Received: 08.04.2014 • Accepted: 14.04.2014 Eur J Endosc Laparosc Surg 2014;1(2):61-65 Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler endoscopy-assisted-percutaneous-repair-of-achilles-tendon-ruptures_H564.html Tue, 22-07-2014 16:59 CEST NOTE FROM THE EDITOR-in-CHIEFSECOND ISSUE Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler note-from-the-editor-in-chiefsecond-issue_H563.html Tue, 01-07-2014 12:28 CEST Konu Dizini/Yazar Dizini Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler konu-dizini-yazar-dizini_H562.html Tue, 01-07-2014 12:27 CEST Situs Inversus Totalisli Hastada Tek Kesiden Laparoskopik Kolesistektomi: Teknik bir Avantaj mı? Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler situs-inversus-totalisli-hastada-tek-kesiden-laparoskopik-kolesistektomi-teknik-bir-avantaj-mi-_H561.html Tue, 01-07-2014 12:24 CEST Pilor Stenozu Tedavisinde Laparoskopik Trunkal Vagotomi ve Gastrojejunostomi Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler pilor-stenozu-tedavisinde-laparoskopik-trunkal-vagotomi-ve-gastrojejunostomi_H560.html Tue, 01-07-2014 12:21 CEST Tek Kesiden Laparoskopik Cerrahinin Klinik Uygulamalara Etkisi Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler tek-kesiden-laparoskopik-cerrahinin-klinik-uygulamalara-etkisi_H559.html Tue, 01-07-2014 12:17 CEST Devlet Hizmet Yükümlülüğü?ndeki Genel Cerrahi Uzmanının Kolonoskopi Öğrenme Sürecinde Etkili Faktörler Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler devlet-hizmet-yukumlulugu-ndeki-genel-cerrahi-uzmaninin-kolonoskopi-ogrenme-surecinde-etkili-faktorler_H558.html Tue, 01-07-2014 12:14 CEST Peritonit Kökenli Hafif Dereceli Endotoksikozu Değerlendiren Belirteçlerin Seçilmesi Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler peritonit-kokenli-hafif-dereceli-endotoksikozu-degerlendiren-belirteclerin-secilmesi_H557.html Tue, 01-07-2014 12:10 CEST Varis Dışı Üst Gastrointestinal Sistem Kanaması: II. Basamak Devlet Hastanesi Endoskopi Sonuçları Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler varis-disi-ust-gastrointestinal-sistem-kanamasi-ii-basamak-devlet-hastanesi-endoskopi-sonuclari_H556.html Tue, 01-07-2014 12:03 CEST Morbid Obezitede Sleeve Gastrektomi Erken Dönem Sonuçlarımız Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler morbid-obezitede-sleeve-gastrektomi-erken-donem-sonuclarimiz_H555.html Fri, 13-06-2014 16:05 CEST 101. Laparoskopik Bariatrik Cerrahi Kursu Tarih: 30 - 31 Mayıs 2014 Yer: İstanbul Üniversitesi Kursiyer Sayısı: 18Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler 101-laparoskopik-bariatrik-cerrahi-kursu_H554.html Fri, 13-06-2014 16:04 CEST 100. Laparoskopik Fıtık Cerrahi Kursu Tarih: 20-21 Mart 2014 Yer: İstanbul Tıp Fakültesi Kursiyer Sayısı: 20Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler 100-laparoskopik-fitik-cerrahi-kursu_H553.html Fri, 13-06-2014 15:57 CEST 98. Videoskopik Cerrahi Kursu Tarih: 5-6 Aralık 2013 Yer: İstanbul Üniversitesi Çapa Yerleşkesi Kursiyer Sayısı: 9 KişiDevamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler 98-videoskopik-cerrahi-kursu_H552.html Tue, 17-02-2015 09:00 CET LAPAROSKOPİK CERRAHİ KURSLARI /News/550/laparoskopik_cerrahi_kurslariDevamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler laparoskopik-cerrahi-kurslari_H551.html Thu, 05-06-2014 11:14 CEST LAPAROSKOPİK CERRAHİ KURSLARI Değerli Meslektaşlarımız Aşağıda sıralanan konularda uygulamalı eğitim programlarımız periyodik olarak tekrarlanmaktadır. Katılmak istediğiniz kurs programlarını öncelik sıranıza göre info@elcd.org adresine yazılı bildirmeniz halinde başvuru formu ve program hakkında detaylı bilgi tarafınıza ulaştırılacaktır. Bilgileriniz ricasıyla Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler laparoskopik-cerrahi-kurslari_H550.html Mon, 02-06-2014 14:31 CEST 5. Minimal İnvaziv Cerrahide Gelişmele /News/544/5_minimal_invaziv_cerrahide_gelismeler_vDevamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler 5-minimal-invaziv-cerrahide-gelismele_H549.html Mon, 02-06-2014 11:46 CEST 5. Minimal İnvaziv Cerrahide Gelişmeler Değerli Meslektaşlarımız 5-6 Haziran 2014 tarihlerinde 5. Minimal İnvaziv Cerrahide Gelişmeler : NOTES ve LESS Sempozyumu gerçekleştirilecektir. Detaylarını ekli dosyada görebileceğiniz bu programa tüm meslektaşlarımız davetlidir.Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler 5-minimal-invaziv-cerrahide-gelismeler_H547.html Mon, 02-06-2014 11:46 CEST 5. Minimal İnvaziv Cerrahide Gelişmeler Değerli Meslektaşlarımız 5-6 Haziran 2014 tarihlerinde 5. Minimal İnvaziv Cerrahide Gelişmeler : NOTES ve LESS Sempozyumu gerçekleştirilecektir. Detaylarını ekli dosyada görebileceğiniz bu programa tüm meslektaşlarımız davetlidir.Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler 5-minimal-invaziv-cerrahide-gelismeler_H544.html Wed, 14-05-2014 16:01 CEST Başsağlığı Somada yaşamını yitiren vatandaşlarımıza Allah?tan rahmet kederli ailelerine ve büyük Türk milletine başsağlığı ve yaralılarımıza acil şifalar dileriz. Ulusal Endoskopik Laparoskopik Cerrahi DerneğiDevamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler bassagligi_H540.html Sat, 10-05-2014 16:01 CEST LAPAROSKOPİK BARİATRİK CERRAHİ KURSUna Kabul Edilenler LAPAROSKOPİK BARİATRİK CERRAHİ KURSUna kabul edilenlerin tam listesi aşağıdaki gibidir.Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler laparoskopik-bariatrik-cerrahi-kursuna-kabul-edilenler_H539.html Sat, 10-05-2014 15:56 CEST LAPAROSKOPİK BARİATRİK CERRAHİ KURSUna Kabul Edilenler LAPAROSKOPİK BARİATRİK CERRAHİ KURSUna kabul edilenlerin tam listesi aşağıdaki gibidir.Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler laparoskopik-bariatrik-cerrahi-kursuna-kabul-edilenler_H538.html Wed, 07-05-2014 10:44 CEST Laparoskopik Bariatrik Cerrahi Kursu İçin Belirlenen Sınırlı Kontejanımız Dolmuştur. LAPAROSKOPİK BARİATRİK CERRAHİ KURSU 30 - 31 Mayıs 2014 / 101. KURS (2014 Yılı 3. Kurs) İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi Hastanesi İSTEM Toplantı Salonu. Laparoskopik Bariatrik Cerrahi Kursu için belirlenen sınırlı kontejanımız dolmuştur.Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler laparoskopik-bariatrik-cerrahi-kursu-icin-belirlenen-sinirli-kontejanimiz-dolmustur-_H537.html Wed, 07-05-2014 10:29 CEST Laparoskopik Bariatrik Cerrahi Kursu İçin Belirlenen Sınırlı Kontejanımız Dolmuştur. LAPAROSKOPİK BARİATRİK CERRAHİ KURSU 30 - 31 Mayıs 2014 / 101. KURS (2014 Yılı 3. Kurs) İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi Hastanesi İSTEM Toplantı Salonu. Laparoskopik Bariatrik Cerrahi Kursu için belirlenen sınırlı kontejanımız dolmuştur. Yoğun ilgi nedeniyle sonbaharda bir kurs daha açılacaktır. İlginize teşekkür ederiz...Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler laparoskopik-bariatrik-cerrahi-kursu-icin-belirlenen-sinirli-kontejanimiz-dolmustur-_H536.html Wed, 30-04-2014 12:02 CEST LAPAROSKOPİK BARİATRİK CERRAHİ KURSU /News/533/laparoskopik_bariatrik_cerrahi_kursuDevamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler laparoskopik-bariatrik-cerrahi-kursu_H535.html Wed, 30-04-2014 11:32 CEST LAPAROSKOPİK BARİATRİK CERRAHİ KURSU LAPAROSKOPİK BARİATRİK CERRAHİ KURSU 30 - 31 Mayıs 2014 / 101. KURS (2014 Yılı 3. Kurs) İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi Hastanesi İSTEM Toplantı SalonuDevamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler laparoskopik-bariatrik-cerrahi-kursu_H534.html Wed, 30-04-2014 11:29 CEST LAPAROSKOPİK BARİATRİK CERRAHİ KURSU LAPAROSKOPİK BARİATRİK CERRAHİ KURSU 30 - 31 Mayıs 2014 / 101. KURS (2014 Yılı 3. Kurs) İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi Hastanesi İSTEM Toplantı SalonuDevamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler laparoskopik-bariatrik-cerrahi-kursu_H533.html Tue, 22-04-2014 12:33 CEST Ulusal Endoskopik Laparoskopik Cerrahi Derneği Genel Kurulu İSTEM?de yapıldı Ulusal Endoskopik Laparoskopik Cerrahi Derneği Genel Kurulu 21.04.2014?te İSTEM?de yapıldı.Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler ulusal-endoskopik-laparoskopik-cerrahi-dernegi-genel-kurulu-istem-de-yapildi_H532.html Tue, 22-04-2014 10:34 CEST Ulusal Endoskopik Laparoskopik Cerrahi Derneği Genel Kurulu İSTEM?de yapıldı Ulusal Endoskopik Laparoskopik Cerrahi Derneği Genel Kurulu 21.04.2014?te İSTEM?de yapıldı. Yönetim ve Denetim Kurullarının faaliyetlerinin ibrasından sonra Dernek Tüzüğün?de önemli değişiklikler yapıldı. Ardından 2014-2016 dönemi Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler ulusal-endoskopik-laparoskopik-cerrahi-dernegi-genel-kurulu-istem-de-yapildi_H531.html Mon, 10-03-2014 11:07 CET NOTE FROM THE EDITOR-in-CHIEF Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler note-from-the-editor-in-chief_H530.html Mon, 10-03-2014 10:55 CET SELF-ASSESSMENT QUESTIONS Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler self-assessment-questions_H529.html Thu, 09-01-2014 15:50 CET Laparoscopic Sleeve Gastrectomy: Pitfalls and Techniques to Prevent Complications Laparoscopic Sleeve Gastrectomy: Pitfalls and Techniques to Prevent Complications .a_link{ color:#06C; text-decoration:underline; } .a_link:hover{ text-decoration:none; color:#666; } .yazdir:hover{text-decoration:none; } ABSTRACT Laparoscopic Sleeve Gastrectomy:Pitfalls and Techniques to Prevent Complications M. Mahir Özmen1 Michel Gagner2 1 Professor of Surgery Department of General Surgery Faculty of Medicine Hacettepe University Ankara Turkey 2 Clinical Professor of Surgery Chief Bariatric and Metabolic Surgery Montreal Canada Laparoscopic sleeve gastrectomy is a relatively new procedure it is gaining in popularity due to its simplicity feasibility and excellent weight loss outcome. However the success of the operation is directly related to the experience of the surgeon and his/her awareness of the possible complications. We aim to explain the proper technique to avoid complications. Key Words: Obesity surgery sleeve gastrectomy complications technique Received: 29.11.2013 • Accepted: 05.01.2014 Eur J Endosc Laparosc Surg 2014;1:55-58 Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler laparoscopic-sleeve-gastrectomy-pitfalls-and-techniques-to-prevent-complications_H528.html Fri, 29-11-2013 15:10 CET Effect of Laparoscopic Mini-Gastric Bypass on Diabetes in Morbidly Obese Patients Effect of Laparoscopic Mini-Gastric Bypass on Diabetes in Morbidly Obese Patients .a_link{ color:#06C; text-decoration:underline; } .a_link:hover{ text-decoration:none; color:#666; } .yazdir:hover{text-decoration:none; } ABSTRACT Effect of Laparoscopic Mini-Gastric Bypass on Diabetes in Morbidly Obese Patients Halil Coşkun1 Mustafa Hasbahçeci1 Süleyman Bozkurt1 Erkan Yardımcı1 Gökhan Cipe1 Fatma Ümit Malya1 Mahmut Müslümanoğlu1 1 Department of General Surgery Faculty of Medicine Bezmialem Vakif University Istanbul Turkey Introduction: The effect of bariatric surgery on type 2 diabetes mellitus which is usually seen with obesity remains to be detailed. Materials and Methods: Between April 2011 and April 2013 patients with type 2 diabetes mellitus who underwent laparoscopic mini-gastric bypass surgery were included into the study retrospectively. Demographic variables [age gender body mass index (BMI kg/m2)] and laboratory findings [fasting plasma glucose (g/dL) and glycosylated hemoglobin (%)] were evaluated. In the preoperative period and at the postoperative 1st 3rd 6th and 12th months measurements of BMI and laboratory investigations were done. Results: Type 2 diabetes mellitus was detected in 26 of 94 patients (27.7%) who underwent laparoscopic mini-gastric bypass surgery. There were 18 female (69.2%) and 8 male (30.8%) patients and the mean age was 40.7 ± 10 years. Preoperatively 23 patients were under insulin and 3 were under oral anti-diabetic treatment. Mean BMI was calculated as 45 ± 5.9 kg/m2. During the evaluation of the patients at the 1st (n= 26) 3rd (n= 26) 6th (n= 23) and 12th months (n= 14) mean BMI was found to be 40 ± 5.7 33.7 ± 5.1 26.9 ± 5.3 and 22.4 ± 6.73 kg/m2 respectively. The mean fasting plasma glucose level changed from 217 ± 70.2 mg/dL preoperatively to 134 ± 28.8 mg/dL at the 1st month 137 ± 45.4 mg/dL at the 3rd month 116 ± 23.8 mg/dL at the 6th month and 100 ± 28.8 mg/dL at the 12th month. Glycosylated hemoglobin level of less than 7% was reached in 18 patients (69%) at the 1st month 23 patients (88%) at the 3rd month 21 patients (91%) at the 6th month and 11 patients (78%) at the 12th month. At the end of one year the need for oral anti-diabetic use was required in only three of 14 patients who were followed up. Conclusion: Remission in type 2 diabetes mellitus occurred in 78% of the patients considering the laboratory values at the end of the first year after bariatric surgery and none of the patients required parenteral use of insulin. In light of these data laparoscopic mini-gastric bypass can be considered to be an effective method for treatment of type 2 diabetes mellitus and concurrent surgical treatment of morbid obesity. Key Words: Obesity bariatric surgery mini-gastric bypass diabetes. Received: 16.11.2013 • Accepted: 28.12.2013 Eur J Endosc Laparosc Surg 2014;1:40-44 Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler effect-of-laparoscopic-mini-gastric-bypass-on-diabetes-in-morbidly-obese-patients_H527.html Fri, 29-11-2013 15:20 CET A Comparison of the Outcomes Revision of the Roux-En-Y (RNY) and Mini-Gastric Bypass (MGB); Hard vs. Easy A Comparison of the Outcomes Revision of the Roux-en-Y (RNY) and -Mini-Gastric Bypass (MGB); Hard vs. Easy .a_link{ color:#06C; text-decoration:underline; } .a_link:hover{ text-decoration:none; color:#666; } .yazdir:hover{text-decoration:none; } ABSTRACT A Comparison of the Outcomes Revision of the Roux-en-Y (RNY) and Mini-Gastric Bypass (MGB); Hard vs. Easy Robert Rutledge1 K.S. Kular2 Naveen Manchanda3 Mohit Bhandari4 Rajat Goel4 1 Center Laparoscopic Obesity Surgery Henderson NV 2 Kular Group of Institutes Kular Hospital Bija Ludhiana 3 Department of General Surgery Kular Hospital Bija Ludhiana 4 Sri Aurobindo Institute of Medical Sciences India The Mini-Gastric Bypass (MGB) is growing in popularity. The Roux-en-Y gastric bypass (RNY) is one of the most common forms of bariatric surgery. The purpose of this paper was to review some of the recent papers reporting the outcomes of RNY and MGB and to compare the reported results with special attention to the leak and complication rates after revision of the MGB and RNY. Although there are reports of RNY with good outcomes many reports document the RNY to be a technically difficult procedure with reported complication rates as high as 10-30%. In review of recent papers revision of RNY was associated with roughly double the rate of leaks and complications compared to primary RNY 20-40%. The RNY is one of the most commonly performed form of bariatric surgery. The primary RNY and RNY revision are technically challenging with moderately high reported leak and complication rates. Numerous studies of the MGB report the operation to be straight forward with a low risk of complications leaks and bile reflux. Reports of complications and leaks after MGB revision are also quite low and revision is reported to be easily done. Key Words: Obesity surgery gastric bypass complications leak Received: 04.09.2013 • Accepted: 17.11.2013 Eur J Endosc Laparosc Surg 2014;1:1-6 Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler a-comparison-of-the-outcomes-revision-of-the-roux-en-y-rny-and-mini-gastric-bypass-mgb-hard-vs-easy_H526.html Fri, 29-11-2013 15:21 CET Minimally Invasive Therapy of Epiphrenic Diverticula: Systematic Review of The Literature and Report of 6 Case Minimally Invasive Therapy of Epiphrenic Diverticula: Systematic Review of The Literature and Report of 6 Cases .a_link{ color:#06C; text-decoration:underline; } .a_link:hover{ text-decoration:none; color:#666; } .yazdir:hover{text-decoration:none; } ABSTRACT Minimally Invasive Therapy of Epiphrenic Diverticula: Systematic Review of The Literature and Report of 6 Cases Mariel Gonzalez-Calatayud1 Eduardo M. Targarona1 Carmen Balague1 Carlos Rodriguez-Luppi1 Ana B. Martin1 Manuel Trias1 1 General Surgery Department Hospital de la Santa Creu I Sant Pau UAB Barcelona Spain Epiphrenic diverticula is an unfrequent disease and conventional surgical treatment entails aggressive open or transthoracic surgery. Minimally invasive treatment has changed the surgical approach but a number of surgical conterviersies are well not resolved. To describe our experience in the minimally invasive treatment of the epiphrenic diverticula and to perform a systematic review of the current literature in this subject. We reviewed all data from the Hospital de Sant Pau focusing on patients that underwent minimally invasive treatment for an epiphrenic diverticulum since 1998 to date. Furthermore we performed a systematic literature review focused on the minimally invasive approach for epiphrenic diverticula. A total of 6 patients have been treated (6 transhiatal and 1 with abdominal and thoracic approach). We found a predominance of males with a median age of 63 years. The diagnosis was made with an endoscopy barium swallow and manometry. Half of the manometry results where pathologic. The surgical technique involved a diverticulectomy myotomy and a Dor partial founduplication. Two patients presented suture line leakage treated conservatively. No mortality was reported. The systematic review was carried out under the PRISMA scheme and twenty-one studies with 189 patients were found. No comparative or prospective randomized trials were found. Overall morbidity was 24% suture line leakage rate of 12% hospital stay of 5 days and a mortality of 1.5% were found. After a median follow up of 42 months 81.5% of the patients were asymptomatic. The minimally invasive approach for epiphrenic diverticula is a safe and feasible procedure. Key words: Epiphrenic diverticula; esophageal diverticulum; minimally invasive surgery. Received: 08.08.2013 • Accepted: 15.09.2013 Eur J Endosc Laparosc Surg 2014;1:7-15 Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler minimally-invasive-therapy-of-epiphrenic-diverticula-systematic-review-of-the-literature-and-report-of-6-case_H525.html Fri, 29-11-2013 15:06 CET Laparoscopic Partial and Total Splenectomy in Non-Trauma Patients Laparoscopic Partial and Total Splenectomy in Non-Trauma Patients .a_link{ color:#06C; text-decoration:underline; } .a_link:hover{ text-decoration:none; color:#666; } .yazdir:hover{text-decoration:none; } ABSTRACT Laparoscopic Partial and Total Splenectomy in Non-Trauma Patients Selman Uranüs1 1 Department of Surgery Medical University of Graz Auenbruggerplatz 29 Graz Austria Introduction: Developments in equipment and refinements in surgical technique have made minimally invasive surgery possible on parenchymatous organs including the spleen. Due to the organs important immunological functions organ conservation has high priority in spleen surgery and this must be taken into consideration with laparoscopic surgery. Materials and Methods: For laparoscopic splenectomy and hemisplenectomy in non-trauma cases 3 to 4 trocars are used with the patient in semilateral recumbent position. Ultrasonic scissors or a Ligasure® instrument are used to dissect the vessels and mobilize the spleen. The vessels are carefully prepared and for hemisplenectomy dissected selectively. For splenectomy an endostapler with a vascular cartridge is usually used to sever the hilar vessels. For partial resection the parenchyma is also separated with that instrument. In a period of 14 years 156 patients were operated with this technique: there were 23 resections of the lower pole 39 of the upper pole 5 subtotal resections and 89 splenectomies. Results: The laparoscopic splenectomy or hemisplectomy was successfully completed in 152 of 156 patients. Four patients had to be converted to open technique due to intraoperative bleeding. No patient required a re-operation and hospital mortality was 0. In every case of diagnostic partial resection of the spleen it was possible to establish a firm diagnosis. Conclusion: Laparoscopic operations on spleens with a long axis of up to 24 cm are expedient and practicable. For spleens of normal or slightly enlarged size laparoscopy can even be seen as the standard procedure for splenectomy. Patients with hematological disorders have a greater surgical risk due to the comorbidity; it is they who have the greatest benefit from this approach. Key Words: Laparoscopy spleen splenectomy hemisplenectomy splenic partial resection. Received: 10.09.2013 • Accepted: 15.11.2013 Eur J Endosc Laparosc Surg 2014;1:16-23 Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler laparoscopic-partial-and-total-splenectomy-in-non-trauma-patients_H524.html Fri, 29-11-2013 15:07 CET Is the Number of Trocars Important in Laparoscopic Cholecystectomy? Is the Number of Trocars Important in Laparoscopic Cholecystectomy? .a_link{ color:#06C; text-decoration:underline; } .a_link:hover{ text-decoration:none; color:#666; } .yazdir:hover{text-decoration:none; } ABSTRACT Is the Number of Trocars Important in Laparoscopic Cholecystectomy? Münevver Moran1 M. Mahir Özmen1 2 İsmail Bilgiç1 3 Hayrettin Dizen1 4 Ali Emre Akgün1 Emre Gündoğdu1 1 Department of General Surgery Ankara Numune Teaching and Research Hospital Ankara Turkey 2 Department of General Surgery Faculty of Medicine Hacettepe University Ankara Turkey 3 Department of General Surgery Faculty of Medicine Turgut Ozal University Ankara Turkey 4 Yunus Emre Hospital Eskisehir Turkey Introduction: Laparoscopic cholecystectomy (LC) is the gold standard for cholelithiasis. There have been some changes in the LC technique one of which was a reduction in the number of trocars. Our aim was to explore the feasibility of reducing the port number without compromising safety in cases of LC and we evaluated the real benefit associated with it in terms of pain recovery and patient satisfaction. Materials and Methods: Sixty adults with symptomatic cholelithiasis were enrolled in this study and patients were divided into four equal groups of 15 each. During the operation one- [single incision laparoscopic surgery (SILS)] two- three- or four-trocar LC was performed. For the assessment the following parameters were compared: operative time success rate visual analogue pain score requirement of analgesia (diclofenac) complications patient satisfaction score with respect to operation and scars and postoperative hospital stay. Results: There were 45 female (75%) and 15 male (25%) patients with a median (range) age of 42.8 (20-62) years. The demographic data (age sex body mass index) were similar in all groups. The three- and four-trocar groups had a significantly shorter mean operative time than the others (SILS 50 ± 14 min 2-trocar 36 ± 10 min 3-trocar 27 ± 10 min and 4-trocar 24 ± 7min; p= 0.01). There were no bile duct injuries or intraabdominal collections in any group. One patient in the SILS group developed cholangitis and one patient in the three-trocar group developed wound infection postoperatively that improved with conservative treatment. There was no difference in terms of analgesia requirement mean overall pain score overall satisfaction scores or hospital stay between the four groups. Scar satisfaction score was significantly higher in the SILS and the two-trocar groups compared to the others. Conclusion: It appears that the SILS and two-port techniques are as reliable as the three-port and four-port method with no obvious increase in bile duct injuries; although they did not reduce the need for analgesia they did increase patient satisfaction. Key Words: Laparoscopic cholecystectomy SILS trocar number Received: 08.10.2013 • Accepted: 25.11.2013 Eur J Endosc Laparosc Surg 2014;1:24-29 Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler is-the-number-of-trocars-important-in-laparoscopic-cholecystectomy-_H523.html Fri, 29-11-2013 15:08 CET The Evaluation of Treatment, Approach and Surgical Instrument Preferences Among Surgeons: A Survey The Evaluation of Treatment Approach and Surgical Instrument Preferences Among Surgeons: A Survey .a_link{ color:#06C; text-decoration:underline; } .a_link:hover{ text-decoration:none; color:#666; } .yazdir:hover{text-decoration:none; } ABSTRACT The Evaluation of Treatment Approach and Surgical Instrument Preferences Among Surgeons: A Survey Göksin Özel1 Güvenç Koçkaya1 Sultan Özcan1 Hülya Tiner1 Hakan Karadağ2 Ruhi Kadaifci3 Yıldırım Gülhan4 1 Covidien Istanbul Turkey 2 Department of Pharmacology Faculty of Medicine Trakya University Edirne Turkey 3 Medvice Medical Consultancy Istanbul Turkey 4 Department of Health Management Faculty of Economics and Administrative Sciences Okan University Istanbul Turkey Introduction: The aim of this study was to evaluate the daily practice among a population of surgeons. Materials and Methods: The results of the questionnaire were obtained among randomly selected general surgeons gynecologists urologists and thoracic surgeons from the following 12 cities: Adana Ankara Antalya Bursa Diyarbakir Erzurum Istanbul Izmir Kayseri Manisa Mersin and Samsun. Results: Surgeons apply deep vein thrombosis prophylaxis in 65% of their patients. Laparoscopic surgery is the most frequently performed procedure for cholelithiasis and antireflux treatment. The most dominant factor in the selection of a new surgical device is cost-effectiveness. There is an increasing tendency for single-port laparoscopy. The impact of surgeons on the purchase of a new surgical device is at most 50%.  Conclusion: This is the first questionnaire performed in Turkey that evaluates the preferences and practices of surgeons among a population that reflects practices countrywide. Keywords: Surgeon preference questionnaire survey Received: 04.09.2013 • Accepted: 03.12.2013 Eur J Endosc Laparosc Surg 2014;1:30-39 Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler the-evaluation-of-treatment-approach-and-surgical-instrument-preferences-among-surgeons-a-survey_H522.html Fri, 29-11-2013 15:09 CET Lumbar Hernia Repair: A Myth or a Reality? Lumbar Hernia Repair: Myth or Reality? .a_link{ color:#06C; text-decoration:underline; } .a_link:hover{ text-decoration:none; color:#666; } .yazdir:hover{text-decoration:none; } ABSTRACT Lumbar Hernia Repair: Myth or Reality? Aziz Sümer1 Ediz Altınlı2 Ersan Eroğlu2 Mehmet Ali Uzun3 Serkan Senger3 1 Department of General Surgery Faculty of Medicine Yuzuncu Yil University Van Turkey 2 Department of General Surgery Faculty of Medicine Istanbul Bilim University Istanbul Turkey 3 Department of General Surgery Haydarpaşa Numune Teaching and Research Hospital Istanbul Turkey Introduction: Lumbar hernia is rare entity and has been reported in approximately 300 cases to date. Because of its localization repair of lumbar hernia is debatable. Lumbar hernia can be repaired by laparoscopic or open approach and each approach has both advantages and disadvantages. Materials and Methods: Between 2004 and 2013 we performed 5 lumbar hernia repairs. Three lumbar hernias were repaired by laparoscopic approach and the open techniques were used in the remaining cases. Results: The mean follow-up period was 41 months and no recurrence was encountered. Conclusion: Results following the repair with respect to body balance are good but the cosmetic results even with laparoscopic approach are questionable. Key Words: Lumbar hernia repair laparoscopy. Received: 16.11.2013 • Accepted: 28.12.2013 Eur J Endosc Laparosc Surg 2014;1:45-50 Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler lumbar-hernia-repair-a-myth-or-a-reality-_H521.html Fri, 29-11-2013 15:10 CET Laparoscopic Adrenalectomy for Metastatic Adrenal Cancer with Vena Cava Inferior Resection Laparoscopic Adrenalectomy for Metastatic Adrenal Cancer with Vena Cava Inferior Resection .a_link{ color:#06C; text-decoration:underline; } .a_link:hover{ text-decoration:none; color:#666; } .yazdir:hover{text-decoration:none; } ABSTRACT Laparoscopic Adrenalectomy for Metastatic Adrenal Cancer withVena Cava Inferior Resection Nihat Aksakal1 Mustafa Tükenmez1 Selim Doğan1 Orhan Ağcaoğlu1 Umut Barbaros1 Yeşim Erbil1 Rıdvan Seven1 Selçuk Özarmağan1 Selçuk Mercan1 1 Department of General Surgery Istanbul Faculty of Medicine Istanbul University Istanbul Turkey The adrenal glands are a potential site of metastasis for various malignancies. Although laparoscopic adrenalectomy is the gold standart approach for adrenal glands diseases its controversial for primary or metastatic adrenal cancers because when adrenal metastases are symptomatic the adrenal mass is usually adjacent or have invased vena cava inferior (VCI) liver or kidney. So laparoscopic adrenalectomy is difficult to perform at that cases. We present a laparoscopic adrenalectomy for metastatic right adrenal cancer adjacent to VCI. The abdominal magnetic resonance imaging and computed tomography of 66-years-old male patient treated for lung cancer demonstrated a mass in right adrenal gland adjacent to IVC. At laparoscopic exploration the mass had seen adjacent to VCI. For curative resection lateral side of VCI had resected partially by endoscopic vasculer staples and adrenalectomy was performed. The patient was discharged at post operative third day uneventfully. Proper adrenal tumor in patients with cancer even if invasion to VCI laparoscopic adrenalectomy can be done safely by endoscopic vasculer staples. Key Words: Laparoscopic adrenalectomy metastatic adrenal carcinoma vena cava inferior resection. Received: 10.09.2013 • Accepted: 29.11.2013 Eur J Endosc Laparosc Surg 2014;1:51-54 Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler laparoscopic-adrenalectomy-for-metastatic-adrenal-cancer-with-vena-cava-inferior-resection_H520.html Mon, 31-03-2014 10:18 CEST THE 19TH WORLD CONGRESS OF INTERNATIONAL FEDERATION FOR THE SURGERY OF OBESITY & METABOLIC DISORDERS (IFSO 2014) THE 19TH WORLD CONGRESS OF INTERNATIONAL FEDERATION FOR THE SURGERY OF OBESITY & METABOLIC DISORDERS (IFSO 2014) Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler the-19th-world-congress-of-international-federation-for-the-surgery-of-obesity-metabolic-disorders-ifso-2014_H519.html Thu, 27-03-2014 12:11 CET EUROAMERICAN MULTISPECIALTY SUMMIT VII /News/517/euroamerican_multispecialty_summit_viiDevamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler euroamerican-multispecialty-summit-vii_H518.html Thu, 27-03-2014 11:55 CET EUROAMERICAN MULTISPECIALTY SUMMIT VII EUROAMERICAN MULTISPECIALTY SUMMIT VII Laparoscopy & Minimally Invasive Surgery February 11-14 2015 Disneys Contemporary Resort Orlando Florida USADevamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler euroamerican-multispecialty-summit-vii_H517.html Tue, 18-03-2014 10:23 CET ELCD 2014 Genel Kurul İlanı Derneğimizin Olağan Genel Kurul toplantısı 14 Nisan 2014 Pazartesi günü saat 18.00?de İstanbul Üniversitesi Sürekli Tıp Eğitimi Araştırma ve Uygulama Merkezi (İSTEM) toplantı salonunda çoğunluğun sağlanamaması durumunda 21 Nisan 2014 Pazartesi günü aynı yer ve saatte çoğunluk aranmadan yapılacaktır. Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler elcd-2014-genel-kurul-ilani_H516.html Tue, 18-03-2014 10:19 CET ELCD 2014 Genel Kurul İlanı Derneğimizin Olağan Genel Kurul toplantısı 14 Nisan 2014 Pazartesi günü saat 18.00?de İstanbul Üniversitesi Sürekli Tıp Eğitimi Araştırma ve Uygulama Merkezi (İSTEM) toplantı salonunda çoğunluğun sağlanamaması durumunda 21 Nisan 2014 Pazartesi günü aynı yer ve saatte çoğunluk aranmadan yapılacaktır. Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler elcd-2014-genel-kurul-ilani_H515.html Wed, 05-03-2014 13:31 CET Laparoskopik Fıtık Cerrahisi Kursu Tarih: 20 ? 21 Mart 2014 Yer: İstanbul Üniversitesi Çapa Yerleşkesi İstanbul Tıp Fakültesi Hastanesi İSTEM Toplantı Salonu Kurs Tanımı: Bu programda laparoskopik kasık bölgesi ve batın duvarı fıtıklarında uygun hasta seçimi ve uygun teknik seçimi ve uygulanması konularında güncel yaklaşımların öğretilmesi hedeflenmiştir.Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler laparoskopik-fitik-cerrahisi-kursu_H513.html Tue, 04-03-2014 10:03 CET EAES CALL FOR FELLOWSHIP APPLICATIONS The European Association for Endoscopic Surgery is pleased to propose nine Fellowship grants.Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler eaes-call-for-fellowship-applications_H512.html Wed, 05-03-2014 13:31 CET Laparoskopik Fıtık Cerrahisi Kursu Tarih: 20 ? 21 Mart 2014 Yer: İstanbul Üniversitesi Çapa Yerleşkesi İstanbul Tıp Fakültesi Hastanesi İSTEM Toplantı Salonu Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler laparoskopik-fitik-cerrahisi-kursu_H510.html Wed, 05-03-2014 13:27 CET 12. Ulusal Endoskopik Laparoskopik Cerrahi Kongresi Tarih: 22-26 Nisan 2015 Yer: Antalya Açıklama: 12. Ulusal Endoskopik Laparoskopik Cerrahi Kongresi 22-26 Nisan 2015 tarihinde Antalyada yapılacaktır.Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler 12-ulusal-endoskopik-laparoskopik-cerrahi-kongresi_H509.html Wed, 05-03-2014 13:04 CET Laparoskopik Fıtık Cerrahisi Kursu /News/507/laparoskopik_fitik_cerrahisi_kursuDevamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler laparoskopik-fitik-cerrahisi-kursu_H508.html Tue, 04-03-2014 10:47 CET Laparoskopik Fıtık Cerrahisi Kursu Tarih: 20 ? 21 Mart 2014 Yer: İstanbul Üniversitesi Çapa Yerleşkesi İstanbul Tıp Fakültesi Hastanesi İSTEM Toplantı Salonu Kurs Tanımı: Bu programda laparoskopik kasık bölgesi ve batın duvarı fıtıklarında uygun hasta seçimi ve uygun teknik seçimi ve uygulanması konularında güncel yaklaşımların öğretilmesi hedeflenmiştir.Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler laparoskopik-fitik-cerrahisi-kursu_H507.html Tue, 04-03-2014 10:03 CET EAES CALL FOR FELLOWSHIP APPLICATIONS The European Association for Endoscopic Surgery is pleased to propose nine Fellowship grants. Each grant is worth EUR 6000. The fellowship program consists of a three months training program in major minimal invasive centers located in Europe and the United States. The goal is to expand one?s experience by attending centers with expertise in minimally invasive surgery and be involved in clinical educational and research activities in these same centers. WHO CAN APPLY Applicants are expected to hold a MD degree not be older than 40 years of age at the starting date of the program hold a citizenship in good standing hold a General Surgery certification and are a member of EAES APPLICATION DEADLINE JUNE 1ST 2014 FELLOWSHIP UNFOLDING PERIOD OCTOBER 2014 ? APRIL 2015 HOW TO APPLY Click here to obtain further information about the centers requirements and privileges and to download an application form. Return one copy of the filled in application form with required documentation to the EAES Office and one copy to the Chairman of the Educational Committee Prof. Roberto Bergamaschi atrcmbergamaschi@aol.com. Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler eaes-call-for-fellowship-applications_H506.html Tue, 25-02-2014 12:08 CET 88. Laparoskopik Bariatrik Cerrahi Kursu Tarih: 5-6 Aralık Yıl: 2012 Kursiyer Sayısı: 8 KişiDevamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler 88-laparoskopik-bariatrik-cerrahi-kursu_H505.html Tue, 25-02-2014 12:06 CET 87. Laparoskopik Antireflü ve Hiatus Cerrahisi Tarih: 12-13 Kasım Yıl: 2012 Kursiyer Sayısı: 16 KişiDevamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler 87-laparoskopik-antireflu-ve-hiatus-cerrahisi_H504.html Tue, 25-02-2014 12:05 CET 86. Laparoskopik Kolo-Rektal Cerrahi Kursu Tarih: 20-21 Eylül Yıl: 2012 Kursiyer Sayısı: 15 KişiDevamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler 86-laparoskopik-kolo-rektal-cerrahi-kursu_H503.html Tue, 25-02-2014 12:04 CET 85. Laparoskopik Fitik Onarimi Kursu Tarih: 18-19 Haziran Yıl: 2012 Kursiyer Sayısı: 16 KişiDevamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler 85-laparoskopik-fitik-onarimi-kursu_H502.html Tue, 25-02-2014 12:03 CET 84. Güvenli Laparoskopik Kolesistektomi Kursu Tarih: 4 - 5 Haziran Yıl: 2012 Kursiyer Sayısı: 12 KişiDevamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler 84-guvenli-laparoskopik-kolesistektomi-kursu_H501.html Tue, 25-02-2014 12:02 CET 83. Laparoskopik Kolesistektomi Kursu Tarih: 27-28 Nisan Yıl: 2012 Kursiyer Sayısı: 26 KişiDevamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler 83-laparoskopik-kolesistektomi-kursu_H500.html Tue, 25-02-2014 12:01 CET 82. Laparoskopik Kolesistektomi Tarih: 16-17 Nisan Yıl: 2012 Kursiyer Sayısı: 9 KişiDevamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler 82-laparoskopik-kolesistektomi_H499.html Tue, 25-02-2014 12:01 CET 81. Cerrahi Gastroenteroloji Endoskopisi Tarih: 27-30 Nisan Yıl: 2011 Kursiyer Sayısı: 34 Kişi 10. Ulusal Endoskopik Laparoskopik Cerrahi KongresiDevamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler 81-cerrahi-gastroenteroloji-endoskopisi_H498.html Tue, 25-02-2014 12:00 CET 80. Laparoskopik Kolon Ve Rektum Cerrahisi Tarih: 27-30 Nisan Yıl: 2011 Kursiyer Sayısı: 29 Kişi 10. Ulusal Endoskopik Laparoskopik Cerrahi KongresiDevamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler 80-laparoskopik-kolon-ve-rektum-cerrahisi_H497.html Tue, 25-02-2014 12:00 CET 79. Laparoskopik Fıtık Cerrahisi Tarih: 27-30 Nisan Yıl: 2011 Kursiyer Sayısı: 27 Kişi 10. Ulusal Endoskopik Laparoskopik Cerrahi KongresiDevamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler 79-laparoskopik-fitik-cerrahisi_H496.html Tue, 25-02-2014 11:58 CET 78. Laparoskopik Gastroözofageal Reflü Cerahisi Tarih: 27-30 Nisan Yıl: 2011 Kursiyer Sayısı: 45 Kişi 10. Ulusal Endoskopik Laparoskopik Cerrahi KongresiDevamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler 78-laparoskopik-gastroozofageal-reflu-cerahisi_H495.html Tue, 25-02-2014 11:57 CET 77. Laparoskopik Antireflu Cerrahi Kursu Tarih: 4-5 Şubat Yıl: 2010 Kursiyer Sayısı: 20 KişiDevamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler 77-laparoskopik-antireflu-cerrahi-kursu_H494.html Tue, 25-02-2014 11:56 CET 76. Laparoskopik Kolon ve Rektum Cerrahisi Kursu Tarih: 28-31 Ekim Yıl: 2009 Kursiyer Sayısı: 37 Kişi 9.Ulusal Endoskopik Laparoskopik Cerrahi Kongresi / ANTALYADevamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler 76-laparoskopik-kolon-ve-rektum-cerrahisi-kursu_H493.html Tue, 25-02-2014 11:56 CET 75. Laparoskopik Adrenal ve Dalak Cerrahisi Kursu Tarih: 28-31 Ekim Yıl: 2009 Kursiyer Sayısı: 23 Kişi 9.Ulusal Endoskopik Laparoskopik Cerrahi Kongresi / ANTALYADevamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler 75-laparoskopik-adrenal-ve-dalak-cerrahisi-kursu_H492.html Tue, 25-02-2014 11:55 CET 74. Laparoskopik Kasık ve Karın Duvarı Fıtık Cerrahisi Kursu Tarih: 28-31 Ekim Yıl: 2009 40 Kişi 9.Ulusal Endoskopik Laparoskopik Cerrahi Kongresi / ANTALYADevamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler 74-laparoskopik-kasik-ve-karin-duvari-fitik-cerrahisi-kursu_H491.html Tue, 25-02-2014 11:55 CET 73. Cerrahi Gastroenteroloji Endoskopi Kursu Tarih: 28-31 Ekim Yıl: 2009 Kursiyer Sayısı: 42 Kişi 9.Ulusal Endoskopik Laparoskopik Cerrahi Kongresi / ANTALYADevamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler 73-cerrahi-gastroenteroloji-endoskopi-kursu_H490.html Tue, 25-02-2014 11:54 CET 72. Laparoskopik Hiatus Cerrahisi Kursu Tarih: 28-31 Ekim Yıl: 2009 Kursiyer Sayısı: 46 Kişi 9.Ulusal Endoskopik Laparoskopik Cerrahi Kongresi / ANTALYADevamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler 72-laparoskopik-hiatus-cerrahisi-kursu_H489.html Tue, 25-02-2014 11:52 CET 71. Laparoskopik Biliyer Cerrahi Kursu Tarih: 28-31 Ekim Yıl: 2009 Kursiyer Sayısı: 22 Kişi 9.Ulusal Endoskopik Laparoskopik Cerrahi Kongresi / ANTALYADevamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler 71-laparoskopik-biliyer-cerrahi-kursu_H488.html Tue, 25-02-2014 11:49 CET 70. Laparoskopik Splenektomi Workshop Programı Tarih: 27 Mart Yıl: 2009 Kursiyer Sayısı: 16 Kişi Mezuniyet Sonrası Uzaktan Eğitim (Teletıp-Telemedicine) ProgramlarıDevamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler 70-laparoskopik-splenektomi-workshop-programi_H487.html Tue, 25-02-2014 11:48 CET 69. Laparoskopik Kolesistektomi Kursu Tarih: 10-14 Aralık Yıl: 2007 Kursiyer Sayısı: 11 KişiDevamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler 69-laparoskopik-kolesistektomi-kursu_H486.html Tue, 25-02-2014 11:48 CET 68. Laparoskopik Kolesistektomi Kursu Tarih: 19-23 Kasım Yıl: 2007 Kursiyer Sayısı: 11 KişiDevamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler 68-laparoskopik-kolesistektomi-kursu_H485.html Tue, 25-02-2014 11:47 CET 67. Laparoskopik Kolesistektomi Kursu Tarih: 15-19 Ekim Yıl: 2007 Kursiyer Sayısı: 10 KişiDevamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler 67-laparoskopik-kolesistektomi-kursu_H484.html Tue, 25-02-2014 11:46 CET 66. Laparoskopik-Obezite Cerrahisi Tarih: 1-4 Temmuz Yıl: 2007 Kursiyer Sayısı: 8 KişiDevamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler 66-laparoskopik-obezite-cerrahisi_H483.html Tue, 25-02-2014 11:45 CET 65. Gastrointestinal Endoskopi Tarih: 1-4 Temmuz Yıl: 2007 Kursiyer Sayısı: 18 KişiDevamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler 65-gastrointestinal-endoskopi_H482.html Tue, 25-02-2014 11:45 CET 64. Laparoskopik İnguinal ve Ventral Herni Onarımı Tarih: 1-4 Temmuz Yıl: 2007 Kursiyer Sayısı: 8 KişiDevamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler 64-laparoskopik-inguinal-ve-ventral-herni-onarimi_H481.html Tue, 25-02-2014 11:44 CET 63. Laparoskopik Hiatus Cerrahisi Tarih: 1-4 Temmuz Yıl: 2007 Kursiyer Sayısı: 8 KişiDevamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler 63-laparoskopik-hiatus-cerrahisi_H480.html Tue, 25-02-2014 11:44 CET 62. Laparoskopik Splenektomi ve Sürrenalektomi Tarih: 1-4 Temmuz Yıl: 2007 Kursiyer Sayısı: 8 KişiDevamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler 62-laparoskopik-splenektomi-ve-surrenalektomi_H479.html Tue, 25-02-2014 11:43 CET 61. Laparoskopik Kolon Rektum Cerrahisi Tarih: 1-4 Temmuz Yıl: 2007 Kursiyer Sayısı: 8 KişiDevamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler 61-laparoskopik-kolon-rektum-cerrahisi_H478.html Tue, 25-02-2014 11:28 CET 60. Laparoskopik Safra Kesesi ve Safra Yolları Cerrahisi Tarih: 1-4 Temmuz Yıl: 2007 Kursiyer Sayısı: 8 KişiDevamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler 60-laparoskopik-safra-kesesi-ve-safra-yollari-cerrahisi_H477.html Tue, 25-02-2014 11:23 CET 59. Laparoskopik Kolesistektomi Kursu Tarih: 11-15 Haziran Yıl: 2007 Kursiyer Sayısı: 10 KişiDevamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler 59-laparoskopik-kolesistektomi-kursu_H476.html Tue, 25-02-2014 11:23 CET 58. Laparoskopik Kolesistektomi Kursu Tarih: 21-25 Mayıs Yıl: 2007 Kursiyer Sayısı: 10 KişiDevamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler 58-laparoskopik-kolesistektomi-kursu_H475.html Tue, 25-02-2014 11:22 CET 57. Laparoskopik Kolesistektomi Kursu Tarih: 9-13 Nisan Yıl: 2007 Kursiyer Sayısı: 10 KişiDevamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler 57-laparoskopik-kolesistektomi-kursu_H474.html Tue, 25-02-2014 11:21 CET 56. Laparoskopik Kolesistektomi Kursu Tarih: 12-16 Mart Yıl: 2007 Kursiyer Sayısı: 10 KişiDevamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler 56-laparoskopik-kolesistektomi-kursu_H473.html Tue, 25-02-2014 11:21 CET 55. Laparoskopik Kolesistektomi Kursu Tarih: 12-16 Şubat Yıl: 2007 Kursiyer Sayısı: 10 KişiDevamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler 55-laparoskopik-kolesistektomi-kursu_H472.html Tue, 25-02-2014 11:20 CET 54. Laparoskopik Kolesistektomi Kursu Tarih: 22-26 Ocak Yıl: 2007 Kursiyer Sayısı: 10 KişiDevamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler 54-laparoskopik-kolesistektomi-kursu_H471.html Tue, 25-02-2014 11:19 CET 53. Laparoskopik Kolesistektomi Kursu Tarih: 18-22 Aralık Yıl: 2006 Kursiyer Sayısı: 10 KişiDevamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler 53-laparoskopik-kolesistektomi-kursu_H470.html Tue, 25-02-2014 11:19 CET 52. Laparoskopik Kolesistektomi Kursu Tarih: 27 Kasım-01 Aralık Yıl: 2006 Kursiyer Sayısı: 10 KişiDevamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler 52-laparoskopik-kolesistektomi-kursu_H469.html Tue, 25-02-2014 11:18 CET 51. Laparoskopik Kolesistektomi Kursu Tarih: 13-17 Kasım Yıl: 2006 Kursiyer Sayısı: 10 KişiDevamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler 51-laparoskopik-kolesistektomi-kursu_H468.html Tue, 25-02-2014 11:17 CET 50. Laparoskopik Kolesistektomi Kursu Tarih: 09-13 Ekim Yıl: 2006 Kursiyer Sayısı: 10 KişiDevamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler 50-laparoskopik-kolesistektomi-kursu_H467.html Tue, 25-02-2014 11:16 CET 49. Laparoskopik Kolesistektomi Kursu Tarih: 05-09 Haziran Yıl: 2006 Kursiyer Sayısı: 12 KişiDevamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler 49-laparoskopik-kolesistektomi-kursu_H466.html Tue, 25-02-2014 11:16 CET 48. Laparoskopik Kolesistektomi Kursu Tarih: 08-12 Mayıs Yıl: 2006 Kursiyer Sayısı: 11 KişiDevamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler 48-laparoskopik-kolesistektomi-kursu_H465.html Tue, 25-02-2014 11:15 CET 47. Laparoskopik Kolesistektomi Kursu Tarih: 17-21 Nisan Yıl: 2006 Kursiyer Sayısı: 10 KişiDevamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler 47-laparoskopik-kolesistektomi-kursu_H464.html Tue, 25-02-2014 11:14 CET 46. Laparoskopik Kolesistektomi Kursu Tarih: 27-31 Mart Yıl: 2006 Kursiyer Sayısı: 10 KişiDevamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler 46-laparoskopik-kolesistektomi-kursu_H463.html Tue, 25-02-2014 11:14 CET 45. Laparoskopik Kolesistektomi Kursu Tarih: 20-24 Şubat Yıl: 2006 Kursiyer Sayısı: 10 KişiDevamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler 45-laparoskopik-kolesistektomi-kursu_H462.html Tue, 25-02-2014 11:13 CET 44. Laparoskopik Kolesistektomi Kursu Tarih: 16-20 Ocak Yıl: 2006 Kursiyer Sayısı: 10 KişiDevamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler 44-laparoskopik-kolesistektomi-kursu_H461.html Tue, 25-02-2014 11:12 CET 43. İleri Kurs Tarih: 06-08 Aralık Yıl: 2004 Kursiyer Sayısı: 15 KişiDevamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler 43-ileri-kurs_H460.html Tue, 25-02-2014 11:07 CET 42. İleri Kurs Tarih: 16-18 Nisan Yıl: 2003 Kursiyer Sayısı: 18 KişiDevamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler 42-ileri-kurs_H459.html Tue, 25-02-2014 11:06 CET 41. İleri Kurs Tarih: 07-09 Nisan Yıl: 2003 Kursiyer Sayısı: 18 KişiDevamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler 41-ileri-kurs_H458.html Tue, 25-02-2014 11:05 CET 40. Temel Kurs Tarih: 11-15 Aralık Yıl: 2000 Kursiyer Sayısı: 15 KişiDevamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler 40-temel-kurs_H457.html Tue, 25-02-2014 11:04 CET 39. Temel Kurs Tarih: 13-17 Kasım Yıl: 2000 Kursiyer Sayısı: 14 KişiDevamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler 39-temel-kurs_H456.html Tue, 25-02-2014 11:03 CET 38. Video Laparoskopik Cerrahi Temel Eğitim Kursu Tarih: 03-10 Aralık Yıl: 1999 Kursiyer Sayısı: 15 KişiDevamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler 38-video-laparoskopik-cerrahi-temel-egitim-kursu_H455.html Tue, 25-02-2014 11:01 CET 37. İleri Kurs Tarih: 14-15 Mayıs Yıl: 1999 Kursiyer Sayısı: 18 KişiDevamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler 37-ileri-kurs_H454.html Mon, 24-02-2014 18:23 CET 36. Temel Kurs Tarih: 06-11 Şubat Yıl: 1999 Kursiyer Sayısı: 18 KişiDevamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler 36-temel-kurs_H453.html Mon, 24-02-2014 18:21 CET 35. İleri Kurs Tarih: 26-28 Haziran Yıl: 1998 Kursiyer Sayısı: 18 KişiDevamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler 35-ileri-kurs_H452.html Mon, 24-02-2014 18:20 CET 34. İleri Kurs Tarih: 24-26 Nisan Yıl: 1998 Kursiyer Sayısı: 18 KişiDevamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler 34-ileri-kurs_H451.html Mon, 24-02-2014 18:19 CET 33. Temel Kurs Tarih: 13-20 Şubat Yıl: 1998 Kursiyer Sayısı: 17 KişiDevamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler 33-temel-kurs_H450.html Mon, 24-02-2014 18:18 CET 32. Temel Kurs Tarih: 05-12 Aralık Yıl: 1997 Kursiyer Sayısı: 15 KişiDevamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler 32-temel-kurs_H449.html Mon, 24-02-2014 18:17 CET 31. Temel Kurs Tarih: 21-28 Şubat Yıl: 1997 Kursiyer Sayısı: 12 KişiDevamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler 31-temel-kurs_H448.html Mon, 24-02-2014 18:16 CET 30. İleri Kurs Tarih: 21-22 Kasım Yıl: 1996 Kursiyer Sayısı: 8 KişiDevamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler 30-ileri-kurs_H447.html Mon, 24-02-2014 18:15 CET 29. Temel Kurs Tarih: 08-15 Kasım Yıl: 1996 Kursiyer Sayısı: 13 KişiDevamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler 29-temel-kurs_H446.html Mon, 24-02-2014 18:13 CET 28. Jinekoloji -Temel Kurs Tarih: 30-31 Mayıs Yıl: 1996 Kursiyer Sayısı: 12 KişiDevamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler 28-jinekoloji-temel-kurs_H445.html Mon, 24-02-2014 18:12 CET 27. İler Kurs Tarih: 29 Şubat - 01 Mart Yıl: 1996 Kursiyer Sayısı: 9 KişiDevamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler 27-iler-kurs_H444.html Mon, 24-02-2014 18:11 CET 26. Temel Kurs Tarih: 15-22 Aralık Yıl: 1995 Kursiyer Sayısı: 13 KişiDevamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler 26-temel-kurs_H443.html Mon, 24-02-2014 18:10 CET 25. Temel Kurs Tarih: 03-10 Kasım Yıl: 1995 Kursiyer Sayısı: 15 KişiDevamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler 25-temel-kurs_H442.html Mon, 24-02-2014 18:10 CET 24. Temel Kurs Tarih: 02-09 Haziran Yıl: 1995 Kursiyer Sayısı: 15 KişiDevamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler 24-temel-kurs_H441.html Mon, 24-02-2014 18:09 CET 23. Jinekoloji-İleri Kurs Tarih: 03-05 Mayıs Yıl: 1995 Kursiyer Sayısı: 13 KişiDevamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler 23-jinekoloji-ileri-kurs_H440.html Mon, 24-02-2014 18:08 CET 22. İleri Kurs Tarih: 22-24 Mart Yıl: 1995 Kursiyer Sayısı: 12 KişiDevamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler 22-ileri-kurs_H439.html Mon, 24-02-2014 18:06 CET 21. Temel Kurs Tarih: 27 Ocak - 3 Şubat Yıl: 1995 Kursiyer Sayısı: 10 KişiDevamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler 21-temel-kurs_H438.html Mon, 24-02-2014 18:05 CET 20. Jinekoloji -Temel Kurs Tarih: 14-16 Aralık Yıl: 1994 Kursiyer Sayısı: 16 KişiDevamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler 20-jinekoloji-temel-kurs_H437.html Mon, 24-02-2014 18:05 CET 19. İleri Kurs Tarih: 25-26 Kasım Yıl: 1994 Kursiyer Sayısı: 8 KişiDevamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler 19-ileri-kurs_H436.html Mon, 24-02-2014 18:04 CET 18. Temel Kurs Tarih: 21-28 Ekim Yıl: 1994 Kursiyer Sayısı: 13 KişiDevamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler 18-temel-kurs_H435.html Mon, 24-02-2014 18:02 CET 17. Temel Kurs Tarih: 23-30 Eylül Yıl: 1994 Kursiyer Sayısı: 12 KişiDevamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler 17-temel-kurs_H434.html Mon, 24-02-2014 18:01 CET 16. İleri Kurs Tarih: 08-09 Haziran Yıl: 1994 Kursiyer Sayısı: 18 KişiDevamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler 16-ileri-kurs_H433.html Mon, 24-02-2014 17:59 CET 15. Temel Kurs Tarih: 06-13 Mayıs Yıl: 1994 Kursiyer Sayısı: 14 KişiDevamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler 15-temel-kurs_H432.html Mon, 24-02-2014 17:58 CET 14. Temel Kurs Tarih: 01-08 Nisan Yıl: 1994 Kursiyer Sayısı: 15 KişiDevamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler 14-temel-kurs_H431.html Mon, 24-02-2014 17:57 CET 13. Temel Kurs Tarih: 11-18 Şubat Yıl: 1994 Kursiyer Sayısı: 15 KişiDevamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler 13-temel-kurs_H430.html Mon, 24-02-2014 17:56 CET 12. Temel Kurs Tarih: 07-14 Ocak Yıl: 1994 Kursiyer Sayısı: 15 KişiDevamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler 12-temel-kurs_H429.html Mon, 24-02-2014 17:55 CET 11. İleri Kurs Tarih: 10-13 Kasım Yıl: 1993 Kursiyer Sayısı: 12 KişiDevamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler 11-ileri-kurs_H428.html Mon, 24-02-2014 17:54 CET 10. Temel Kurs Tarih: 03-10 Eylül Yıl: 1993 Kursiyer Sayısı: 15 KişiDevamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler 10-temel-kurs_H427.html Mon, 24-02-2014 17:53 CET 9. Temel Kurs Tarih: 09-16 Temmuz Yıl: 1993 Kursiyer Sayısı: 15 KişiDevamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler 9-temel-kurs_H426.html Mon, 24-02-2014 17:52 CET 8. İleri Kurs Tarih: 25-27 Haziran Yıl: 1993 Kursiyer Sayısı: 6 KişiDevamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler 8-ileri-kurs_H425.html Mon, 24-02-2014 17:52 CET 7. Temel Kurs Tarih: 07-14 Mayıs Yıl: 1993 Kursiyer Sayısı: 13 KişiDevamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler 7-temel-kurs_H424.html Mon, 24-02-2014 17:51 CET 6. Temel Kurs Tarih: 12-19 Mart Yıl: 1993 Kursiyer Sayısı: 16 KişiDevamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler 6-temel-kurs_H423.html Mon, 24-02-2014 17:50 CET 5. Temel Kurs Tarih: 15-22 Ocak Yıl: 1993 Kursiyer Sayısı: 14 KişiDevamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler 5-temel-kurs_H422.html Mon, 24-02-2014 17:48 CET 4. Temel Kurs Tarih: 11-20 Kasım 1992 Yıl: 1992 Kursiyer Sayısı: 11 KişiDevamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler 4-temel-kurs_H421.html Mon, 24-02-2014 17:47 CET 3. Temel Kurs Tarih: 09-17 Nisan Yıl: 1992 Kursiyer Sayısı: 18 KişiDevamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler 3-temel-kurs_H420.html Mon, 24-02-2014 17:46 CET 2. Temel Kurs Tarih: 12-20 Mart Yıl: 1992 Kursiyer Sayısı: 22 KişiDevamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler 2-temel-kurs_H419.html Mon, 24-02-2014 17:42 CET 1. Temel Kurs Tarih: 06-14 Şubat Yıl: 1992 Kursiyer Sayısı: 12 KişiDevamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler 1-temel-kurs_H418.html Mon, 24-02-2014 17:24 CET 89. Laparoskopik Antireflü ve Hiatus Cerrahisi Tarih: 14-15 Mart 2013 Yer: İSTEM Kursiyer Sayısı: 10 KişiDevamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler 89-laparoskopik-antireflu-ve-hiatus-cerrahisi_H417.html Mon, 24-02-2014 17:34 CET 97. Laparoskopik Kolorektal Cerrahi Tarih: 2-6 Ekim 2013 Yer: Hilton Bodrum Türkbükü Kursiyer Sayısı: 26 KişiDevamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler 97-laparoskopik-kolorektal-cerrahi_H416.html Mon, 24-02-2014 17:33 CET 96. Laparoskopik Bariatrik Cerrahi Tarih: 2-6 Ekim 2013 Yer: Hilton Bodrum Türkbükü Kursiyer Sayısı: 24 KişiDevamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler 96-laparoskopik-bariatrik-cerrahi_H415.html Mon, 24-02-2014 17:33 CET 95. Endoskopi Hemşireliği Tarih: 2-6 Ekim 2013 Yer: Hilton Bodrum Türkbükü Kursiyer Sayısı: 16 KişiDevamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler 95-endoskopi-hemsireligi_H414.html Mon, 24-02-2014 17:32 CET 94. Laparoskopik Fıtık Cerrahisi Tarih: 2-6 Ekim 2013 Yer: Hilton Bodrum Türkbükü Kursiyer Sayısı: 15 KişiDevamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler 94-laparoskopik-fitik-cerrahisi_H413.html Mon, 24-02-2014 17:31 CET 93. Tanısal ve Girişimsel Gastrointestinal Endoskopi Tarih: 2-6 Ekim 2013 Yer: Hilton Bodrum Türkbükü Kursiyer Sayısı: 12 KişiDevamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler 93-tanisal-ve-girisimsel-gastrointestinal-endoskopi_H412.html Mon, 24-02-2014 17:30 CET 92. Laparoskopik Cerrahi Hemşireliği Tarih: 2-6 Ekim 2013 Yer: Hilton Bodrum Türkbükü Kursiyer Sayısı: 8 KişiDevamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler 92-laparoskopik-cerrahi-hemsireligi_H411.html Mon, 24-02-2014 17:30 CET 91. Laparoskopik Antireflü Cerrahisi Tarih: 2-6 Ekim 2013 Yer: Hilton Bodrum Türkbükü Kursiyer Sayısı: 7 KişiDevamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler 91-laparoskopik-antireflu-cerrahisi_H410.html Mon, 24-02-2014 17:27 CET 90. Laparoskopik Cerrahide Temel Prensipler Tarih: 2-6 Ekim 2013 Yer: Hilton Bodrum Türkbükü Kursiyer Sayısı: 6 KişiDevamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler 90-laparoskopik-cerrahide-temel-prensipler_H409.html Sat, 22-02-2014 18:28 CET 99. Güvenli Laparoskopik Kolesistektomi ve Safra Yolu Yaralanmalarina Yaklaşım Kursu Tarih: 10 Ocak 2014 Yer: Marmara Üniversitesi Kursiyer Sayısı: 35Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler 99-guvenli-laparoskopik-kolesistektomi-ve-safra-yolu-yaralanmalarina-yaklasim-kursu_H404.html Sat, 18-01-2014 16:52 CET Hands-On Cadaver Training in Colon and Rectal Diseases Including Laparoscopy, Robotics, Endoscopy, and Abdominal Wall Reconstruction Hands-On Cadaver Training in Colon and Rectal Diseases Including Laparoscopy Robotics Endoscopy and Abdominal Wall Reconstruction. Friday March 28 2014 Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler hands-on-cadaver-training-in-colon-and-rectal-diseases-including-laparoscopy-robotics-endoscopy-and-abdominal-wall-reconstruction_H394.html Sat, 18-01-2014 16:50 CET Hands-On Cadaver Training in Colon and Rectal Diseases Including Laparoscopy, Robotics, Endoscopy, and Abdominal Wall Reconstruction Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler hands-on-cadaver-training-in-colon-and-rectal-diseases-including-laparoscopy-robotics-endoscopy-and-abdominal-wall-reconstruction_H393.html Thu, 09-01-2014 17:02 CET 12. Ulusal Endoskopik Laparoskopik Cerrahi Kongresi 12. Ulusal Endoskopik Laparoskopik Cerrahi Kongresi 22 - 26 Nisan 2015 tarihleri arasında Cornelia Diamond Hotel Belek/ANTALYAda gerçekleştirilecektir. www.elcd2015.org Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler 12-ulusal-endoskopik-laparoskopik-cerrahi-kongresi_H392.html Thu, 09-01-2014 17:01 CET 12. Ulusal Endoskopik Laparoskopik Cerrahi Kongresi /News/390/12_ulusal_endoskopik_laparoskopik_cerrahi_kongresi.aspxDevamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler 12-ulusal-endoskopik-laparoskopik-cerrahi-kongresi_H391.html Mon, 31-03-2014 16:56 CEST 12. Ulusal Endoskopik Laparoskopik Cerrahi Kongresi 12. Ulusal Endoskopik Laparoskopik Cerrahi Kongresi 22-25 Nisan 2015 tarihinde Antalyada yapılacaktır. Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler 12-ulusal-endoskopik-laparoskopik-cerrahi-kongresi_H390.html Tue, 07-01-2014 18:35 CET GÜVENLİ LAPAROSKOPİK KOLESİSTEKTOMİ ve SAFRA YOLU YARALANMALARINA YAKLAŞIM KURSU /News/383/guvenli_laparoskopik_kolesistektomi_ve_safra_yolu_yaralanmalarina_yaklasim_kursu.aspxDevamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler guvenli-laparoskopik-kolesistektomi-ve-safra-yolu-yaralanmalarina-yaklasim-kursu-_H388.html Wed, 08-01-2014 18:05 CET 11. Ulusal Endoskopik Laparoskopik Cerrahi Kongresi Bildiri Özetleri 02-06 Ekim 2013 Hilton Kongre Merkezi Türkbükü-Bodrum. Kongre programına dökümanına aşağıdaki linkten ulaşabilirsinizDevamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler 11-ulusal-endoskopik-laparoskopik-cerrahi-kongresi-bildiri-ozetleri_H387.html Wed, 08-01-2014 15:50 CET 11. Ulusal Endoskopik Laparoskopik Cerrahi Kongresi Bildiri Özetleri /News/387/11_ulusal_endoskopik_laparoskopik_cerrahi_kongresi.aspxDevamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler 11-ulusal-endoskopik-laparoskopik-cerrahi-kongresi-bildiri-ozetleri_H386.html Tue, 07-01-2014 17:48 CET IFSO 2014 http://www.ifso2014.comDevamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler ifso-2014_H385.html Tue, 07-01-2014 17:47 CET EAES 2014 http://www.eaes.eu/eaes-meetings/14th-world-congress-paris.aspxDevamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler eaes-2014_H384.html Tue, 07-01-2014 17:43 CET GÜVENLİ LAPAROSKOPİK KOLESİSTEKTOMİ ve SAFRA YOLU YARALANMALARINA YAKLAŞIM KURSU GÜVENLİ LAPAROSKOPİK KOLESİSTEKTOMİ ve SAFRA YOLU YARALANMALARINA YAKLAŞIM KURSU 10 Ocak 2014 Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi Pendik Eğitim ve Araştırma Hastanesi İSTANBUL Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler guvenli-laparoskopik-kolesistektomi-ve-safra-yolu-yaralanmalarina-yaklasim-kursu_H383.html Thu, 28-03-2013 16:13 CET 89. LAPAROSKOPİK ANTİREFLÜ ve HİATUS CERRAHİSİ KURSU Gastroözofageal Reflü ve Hiatus Cerrahisi konusunda 14-15 Mart 2013 tarihlerinde İSTEMde gerçekleştirilmiştir.Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler 89-laparoskopik-antireflu-ve-hiatus-cerrahisi-kursu-_H374.html Thu, 21-02-2013 16:13 CET LAPAROSKOPİK ANTİREFLÜ ve HİATUS CERRAHİSİ KURSU 14-15 Mart 2013 tarihleri arasında İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi Hastanesi İSTEM Toplantı Salonunda yapılacaktır.Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler laparoskopik-antireflu-ve-hiatus-cerrahisi-kursu-_H373.html Wed, 12-12-2012 16:10 CET 21. EAES Kongresi 19-22 Haziran 2013 Viyana-Avusturya 12 Aralık 2012 Kongre detayları için aşağıdaki linki kullanabilirsiniz.Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler 21-eaes-kongresi_H372.html Sat, 08-12-2012 16:10 CET LAPAROSKOPİK BARİATRİK CERRAHİ KURSU Laparoskopik Bariatrik Cerrahi Kursu 5-6 Aralık 2012 tarihleri arasında İstemde YapıldıDevamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler laparoskopik-bariatrik-cerrahi-kursu_H371.html Mon, 19-11-2012 16:09 CET LAPAROSKOPİK ANTİREFLÜ VE HİATUS CERRAHİSİ KURSU 12-13 Kasım 2012 LAPAROSKOPİK ANTİREFLÜ VE HİATUS CERRAHİSİ kursu İSTEMde yapılmıştır.Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler laparoskopik-antireflu-ve-hiatus-cerrahisi-kursu_H370.html Sat, 22-09-2012 16:08 CEST LAPAROSKOPİK KOLO-REKTAL CERRAHİ KURSU 20-21 Eylül 2012 LAPAROSKOPİK KOLO-REKTAL CERRAHİ kursu İSTEMde yapılmıştır.Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler laparoskopik-kolo-rektal-cerrahi-kursu_H369.html Wed, 20-06-2012 16:07 CEST LAPAROSKOPİK İNGUİNAL VE VENTRAL HERNİ ONARIMI KURSU 18-19 Haziran 2012 LAPAROSKOPİK İNGUİNAL VE VENTRAL HERNİ ONARIMI kursu İSTEMde yapılmıştır.Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler laparoskopik-inguinal-ve-ventral-herni-onarimi-kursu_H368.html Sun, 01-04-2012 16:06 CEST Laparoskopik Kolesistektomi Kursu (81.Kurs) 16-17 Nisan 2012 tarihinde yapılacak olan Laparoskopik Kolesistektomi Kursu (81.Kurs) programı hazırlanmıştır.Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler laparoskopik-kolesistektomi-kursu-81-kurs_H367.html Sat, 30-04-2011 16:04 CEST 10. Ulusal Endoskopik Laparoskopik Cerrahi Kongresi 10. Ulusal Endoskopik Laparoskopik Cerrahi Kongresi 27-30 Nisan 2011 tarihlerinde İstanbul Kongre Merkezinde yapılmıştır.Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler 10-ulusal-endoskopik-laparoskopik-cerrahi-kongresi_H366.html Wed, 19-05-2010 16:01 CEST Değerli Üyelerimiz Ulusal Endoskopik Laparoskopik Cerrahi Derneği 9.Olağan Genel Kurul Toplantısı 28.04.2010 Tarihinde yapılmıştır.Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler degerli-uyelerimiz_H365.html Tue, 30-03-2010 15:54 CEST Değerli Üyelerimiz Laparoskopik aletlerde ergonomik kol tasarımı konusunda Hollandada Endüstriyel Tasarım master öğrencisi olan Nuray Işık tez çalışmalarına katkı amacıyla kısa anketine üyelerimizin cevabını rica etmektedir. Sitemizde yer alan ankete vereceğiniz cevaplar öğrencimize yönlendirilecektir. elcd@elcd.org adresini cc ekleyerek anket üzerindeki e-posta adresine gönderebilirsiniz. Katkılarınıza teşekkürlerDevamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler degerli-uyelerimiz_H364.html Mon, 01-02-2010 15:51 CET 4-5 Şubat 2010 Laparoskopik Anti Reflü Cerrahisi Kursu 04-05 Şubat 2010 tarihinde düzenlenecek olan Laparoskopik Anti Reflü Cerrahisi kursu ile ilgili bilgiye program likinden ulaşabilirsiniz.Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler 4-5-subat-2010-laparoskopik-anti-reflu-cerrahisi-kursu_H363.html Wed, 30-09-2009 15:50 CEST ELCD Üye Paneli üzerinden Video Yayını Hizmeti başlamıştır. ELCD arşivinde bulunan ve sürekli yenileri eklenen Laparoskopik Cerrahi Video Arşivi siz değerli üyelerimizin hizmetine açılmıştır. Üye paneli üzerinden verilen bu hizmet ile kategorilere göre sınıflanmış video kayıtlarını izleyebileceksiniz.   Üye paneline giriş yapabilmek ve bu hizmetimizden yararlanmak için E-Posta adresleri sistemimizde kayıtlı olmayan üyelerimiz ise "İletişim" bölümündeki formu doldurarak üyelik sistemine E-Posta adreslerinin tanımlanmalarını istemelidirler.Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler elcd-uye-paneli-uzerinden-video-yayini-hizmeti-baslamistir-_H362.html Sat, 19-09-2009 15:49 CEST ELCD Anasayfasındaki Üye Borç Sorgulama menüsü hizmete girmiştir. ELCD üyeleri artık borçlarını online sorgulayıp Kredi Kartı ile ödeyebilecekler. Sol taraftaki ana menüden "Üye Borç Sorgulama" menüsünden bu hizmete ulaşabilirsiniz. Üyelerimizin bu hizmetten yararlanabilmeleri için TC Kimlik numaralarının ve email adreslerinin sistemimizde kayıtlı olması gerekmektedir. Sorgulama sonucu uyarı alan üyelerimiz "İletişim" bölümündeki formu gerekli bilgiler ile doldurup göndermelidirler.Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler elcd-anasayfasindaki-uye-borc-sorgulama-menusu-hizmete-girmistir-_H361.html Mon, 13-04-2009 15:48 CEST ELCD Üye Paneli Hizmete Girmiştir. Hizmete giren yeni sitemiz ile Online Üyelik kayıdı başlamış olup Kredi Kartı ile ödeme hizmetimiz de faaliyete geçirilmiştir. Tüm mevcut üyelerimizin E-Posta adresleri sistemimizde tanımlı ise Üye Paneli linkinden "Şifremi Unuttum" linkine tıklayarak şifrelerini almaları ve üyelik bilgilerini güncellemeleri gerekmektedir. >> 30.09.2009 - Üyelerimiz online laparoskopik video arşivimize üye panelinden ulaşabilirler.>> 21.09.2009 - Üyelerimiz aidat borçlarını üye panelinden kredi kartları ile ödeyebilirler.>> 04.08.2009 - Üyelerimiz borç bilgilerini üye panelinden öğrenebilirler.Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler elcd-uye-paneli-hizmete-girmistir-_H360.html Tue, 20-01-2009 15:44 CET 9. Ulusal Endoskopik Laparoskopik Cerrahi Kongresi Ulusal Endoskopik Laparoskopik Cerrahi Derneğimiz (ELCD) in 1993 yılından beri her iki yıldabir yapılan Kongresinin dokuzuncusu 28-31 Ekim 2009 tarihlerinde Antalyada gerçekleştirilecektir.  Kongre detayları kongre sitesinden öğrenilebilmektedir..Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler 9-ulusal-endoskopik-laparoskopik-cerrahi-kongresi_H359.html Fri, 18-01-2008 15:44 CET 62. Laparoskopik Cerrahi Kursu Laparoskopik Cerrahi Temel Eğitim Programı 62. kurs ile tamamlandı. Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler 62-laparoskopik-cerrahi-kursu_H358.html Tue, 27-11-2007 15:44 CET 61.Videoskopik Cerrahi Temel Eğitim Kursu 61.Videoskopik Cerrahi Temel Eğitim Kursu 19-23 Kasım 2007 tarihlerinde İstanbul Tıp Fakültesinde gerçekleştirildi.Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler 61-videoskopik-cerrahi-temel-egitim-kursu_H357.html Mon, 29-10-2007 15:43 CET 60.Videoskopik Cerrahi Temel Eğitim Kursu Videoskopik Cerrahi Kursu 60.Temel Eğitim Programı 15-19 Ekim 2007 tarihlerinde gerçekleştirildi.Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler 60-videoskopik-cerrahi-temel-egitim-kursu_H356.html Fri, 16-08-2013 15:17 CEST Number 4 Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler number-4_H353.html Fri, 16-08-2013 15:17 CEST Number 3 Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler number-3_H352.html Fri, 16-08-2013 15:16 CEST Number 2 Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler number-2_H351.html Fri, 16-08-2013 15:15 CEST Number 1 Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler number-1_H350.html Fri, 16-08-2013 15:14 CEST Number 3 Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler number-3_H349.html Fri, 16-08-2013 15:13 CEST Number 2 Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler number-2_H348.html Fri, 16-08-2013 15:00 CEST Number 1 Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler number-1_H347.html Fri, 16-08-2013 14:57 CEST Number 4 Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler number-4_H346.html Fri, 16-08-2013 14:56 CEST Number 3 Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler number-3_H345.html Fri, 16-08-2013 14:53 CEST Number 2 Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler number-2_H344.html Fri, 16-08-2013 14:44 CEST Number 1 Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler number-1_H343.html Fri, 16-08-2013 14:42 CEST Number 4 Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler number-4_H342.html Fri, 16-08-2013 14:36 CEST Number 3 Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler number-3_H341.html Fri, 16-08-2013 14:27 CEST Number 2 Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler number-2_H340.html Fri, 16-08-2013 14:22 CEST Number 1 Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler number-1_H339.html Fri, 16-08-2013 14:21 CEST Number 4 Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler number-4_H338.html Fri, 16-08-2013 14:20 CEST Number 3 Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler number-3_H337.html Fri, 16-08-2013 14:18 CEST Number 2 Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler number-2_H336.html Fri, 16-08-2013 14:14 CEST Number 1 Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler number-1_H335.html Fri, 16-08-2013 14:12 CEST Number 4 Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler number-4_H334.html Fri, 16-08-2013 14:10 CEST Number 3 Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler number-3_H333.html Fri, 16-08-2013 14:09 CEST Number 2 Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler number-2_H332.html Fri, 16-08-2013 14:04 CEST Number 1 Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler number-1_H331.html Fri, 16-08-2013 14:03 CEST Number 4 Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler number-4_H330.html Fri, 16-08-2013 14:02 CEST Number 3 Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler number-3_H329.html Fri, 16-08-2013 14:00 CEST Number 2 Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler number-2_H328.html Fri, 16-08-2013 12:57 CEST Number 1 Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler number-1_H327.html Fri, 16-08-2013 12:56 CEST Perkütan Endoskopik Gastrostomide Hasta Bakımı stanbul Üniversitesi Florence Nightingale Hemşirelik Yüksekokulu İstanbul. ikbalcavdar@yahoo.com Uzun süreli parenteral beslenme gereksinimi olan hastalarda oluşabilecek komplikasyonlardan korunmanın yanı sıra ekonomik açıdan getirdiği yük alternatif olarak enteral beslenmeyi gündeme getirmektedir. Günümüzde uzun süreli beslenmelerde popüler bir yöntem olan perkütan endoskopik gastrostomi (PEG) hastalara beslenme açısından büyük avantajlar sağlaması yanı sıra hemşirelik bakımının da önemini arttırmaktadır. PEG açılması sırasında hemşire tarafından hastanın vital bulguları renk ve bilinç seviyesi erken dönemde gelişebilecek belirti ve bulgular açısından 6 saat süreyle hastanın kan basıncı nabız ve vücut ısısı PEG sonrası kanama infeksiyon peritonit perforasyon ve aspirasyon gibi majör komplikasyonlar açısından dikkatle izlenmelidir. PEG?li hastalarda hemşire deri irritasyonu ve tüpün çıkmasına karşı uyanık olmalıdır. Sindirim sıvısının deriyi irrite etmesi açısından tüp giriş bölgesinin deri bakımı önemlidir. Cilt günlük olarak değerlendirilmeli kuru ve temiz tutulmalıdır. Hasta ve aile üyelerine beslenme tüpünün bakımı cilt bakımı potansiyel komplikasyonlar ve beslenme yönetimi hakkında eğitim verilmelidir.Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler perkutan-endoskopik-gastrostomide-hasta-bakimi_H326.html Fri, 16-08-2013 12:54 CEST Morgagni Diyafram Hernisinde Laparoskopik Yaklaşım Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi Göğüs Cerrahisi Anabilim Dalı İstanbul. myuksel@marmara.edu.tr 77 yaşında bayan hasta kliniğimize kusma ve nefes darlığı nedeniyle yatırıldı. Eşlik eden hipertansiyon ve trombositozu mevcuttu. Yapılan toraks bilgisayarlı tomografisi ve kontrastlı üst gastrointestinal sistem grafisinde midenin bir bölümü kolon ve omentumun içerisinde bulunduğu retrosternal diyafram hernisi (Morgagni) tespit edildi. Herninin içerisindeki organlar laparoskopik olarak batın içerisine indirilerek diyaframdaki açıklık herhangi bir yamaya ihtiyaç duyulmadan anterior batın duvarına dikildi. Hastanın postoperatif seyri problemsiz oldu. Laparoskopi Morgagni diyafram hernisinin cerrahi tedavisinde kullanılabilir.Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler morgagni-diyafram-hernisinde-laparoskopik-yaklasim_H325.html Fri, 16-08-2013 12:53 CEST Rekürren Primer Spontan Pnömotorakslara Videotorakoskopik (VATS) Yaklaşım: Küçük Bül ve Bleplerde Stapler Gerekli mi? Heybeliada Göğüs Hastalıkları ve Göğüs Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi Göğüs Cerrahisi Kliniği İstanbul. mdcagatay@hotmail.com Amaç: Rekürren primer spontan pnömotoraksların tedavisinde videotorakoskopi (VATS) eşliğinde koter yardımı ile yapılan bül ablasyonu ve apikal plörektominin güvenilirliği araştırmak. Gereç ve Yöntem: Merkezimizde Ocak 1996-Ocak 2003 tarihleri arasında 21 hastaya rekürren PSP nedeniyle VATS yapıldı. Beşi kadın 16?sı erkek olan hastalarımızın yaş ortalaması 30 (15-57) idi. Pnömotoraks yüzde oranları British Thoracic Society 2003 kılavuz kriterlerine göre hesaplandı ve %60 olarak bulundu. Video torakoskopik eksplörasyonda 16 (%76) hastada bül/blep saptandı ve ortalama çapları 15 (5-30) mm idi. Bulgular: Ameliyat tekniği olarak VATS esnasında bül/blep saptanan 16 hastaya koter yardımı ile bül ablasyonu+apikal plörektomi bül/blep saptanmayan 5 hastaya ise sadece plevral abrazyon yapıldı. Ortalama drenaj süresi 4.8 gün idi. Bül ablasyonu+apikal plörektomi yapılanlarda ortalama drenaj miktarı 320cc yalnızca plevral abrazyon yapılanlarda ise 230cc (p=0.107) idi. Mortalite olmadı. Üç (%14) hastada çeşitli komplikasyonlar meydana geldi (ekspansiyon kusuru 2 uzamış hava kaçağı 1). Medyan 26 (5?76) aylık takip süresince yalnızca 1 (%4.7) hastada rekürrens meydana geldi. Sonuç: Rekürren primer spontan pnömotoraksların tedavisinde vidotorakoskopik olarak yapılan bül ablasyon+apikal plörektomi rekürrenslerin önlenmesinde güvenilir bir yöntemdir. Özellikle çapı 20mm den küçük bül ve bleplerin tedavisinde koter yardımı ile yapılan ablasyon staplere olan ihtiyacı azatlığından VATS maliyetini oldukça düşürmektedir.Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler rekurren-primer-spontan-pnomotorakslara-videotorakoskopik-vats-yaklasim-kucuk-bul-ve-bleplerde-stapler-gerekli-mi-_H324.html Fri, 16-08-2013 12:52 CEST Laparoskopik Koledok Eksplorasyonu: Safra Yolu Taşlarının Cerrahi Tedavisinde Etkin Bir Seçenek Haydarpaşa Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi 4. Genel Cerrahi Servisi İstanbul. aliaktekin@turk.net Amaç: Safra kesesi ve koledok taşı olan hastalarda laparoskopik kolesistektomi öncesi uygulanan endoskopik retrograd kolanjiopankreotikografi ve endoskopik sfinkterotominin kısa ve uzun dönem komplikasyonlarının tanınması ile diğer tedavi alternatifleri gündeme gelmiştir. Koledok taşlarının tedavisinde laparoskopik koledok eksplorasyonu günümüzde seçkin bir tedavi alternatifi olarak kullanılmaya başlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Kasım 2002 ile Mayıs 2004 tarihleri arasında Haydarpaşa Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi 4. Genel Cerrahi Servisi?nde elektif şartlarda laparoskopik koledok eksplorasyonu yapılan 9 hasta prospektif olarak incelendi. Bulgular: Hastaların 5? i kadın ve 4 erkek olup yaş ortalaması 60 (24-91)?tır. Beş hastamızda laparoskopik koledok eksplorasyonuna duktus sistikus kulanılarak başlandı ancak sadece 2 hastada sistik kanaldan eksplorasyon tamamlanabildi. Dört hastada duktus sistikustan eksplorasyon denenmeden koledokotomi yapıldı. Hastalarımızdan sadece birinde medikal tedaviye cevap veren safra kaçağı komplikasyonu görüldü. Koledokotomi ile taş çıkartılmaya çalışılan bir hastada taş çıkartılamadığı için açık ameliyata geçildi. Ameliyat süresi ortalama 160 (110-205) dakika hastanede ortalama yatış süresi ise 5 gündür. Serimizde mortalite görülmedi. Sonuç: Laparoskopik koledok eksplorasyonu laparoskopik cerrahi becerisi gerektirmekle birlikte safra kesesinde taşı olup koledok taşı şüphesi bulunan hastalarda koledok taşlarının tanı ve tedavisinin bir seferde yapılabilmesini sağlayan başarılı bir yöntemdir.Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler laparoskopik-koledok-eksplorasyonu-safra-yolu-taslarinin-cerrahi-tedavisinde-etkin-bir-secenek_H323.html Fri, 16-08-2013 12:50 CEST Rektal Prolapsus ve Minimal İnvaziv Tedavi Yaklaşımları GATA Haydarpaşa Eğitim Hastanesi Genel Cerrahi Kliniği İstanbul. sdemirbas@hpasa.gata.edu.tr Rektal prolapsus acil olarak hayatı tehdit edici durum oluşturmasa da neden olabildiği kabızlık ve inkontinans gibi şikayetlerle hayat kalitesini son derece bozan ve insanın toplum içindeki hayatını kısıtlayan bir hastalıktır. Gerek hastalığın semptomatolojisindeki farklılıklar gerekse de uygulanan tedavi yöntemlerinin çeşitliliği konunun önemi üzerinde dikkatle durulmasını gerekli kılmaktadır. Son yıllarda minimal invaziv tedavi yöntemlerinin cerrahi hastalıkların tedavisinde yaygın kabul görmesi rektal prolapsus tedavisinde de laparoskopik cerrahiyi uygulanır hale getirmiştir. Bu derlemede rektal prolapsus konusundaki bilgiler son gelişmeler eşliğinde özetlenmeye çalışılmıştır.Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler rektal-prolapsus-ve-minimal-invaziv-tedavi-yaklasimlari_H322.html Fri, 16-08-2013 12:49 CEST İki Olgu Nedeniyle Videotorakoskopik Cerrahi ile Bronkojenik Kist Ekstirpasyonu Yedikule Göğüs Hastalıkları ve Göğüs Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi 3. Göğüs Cerrahisi Kliniği İstanbul. lcansever@yahoo.com 29 ve 67 yaşında arka mediasten yerleşimli kistik lezyonları olan iki olguya preoperatif hazırlıklar yapılarak videotorakoskopik cerrahi (VATS) ile kitle ekstirpasyon işlemi uygulandı. Histopatolojik sonuçları bronkojenik kist olarak raporlandı. Hastaların postoperatif ve takiplerinde herhangi bir problem görülmedi. Mediastenin kistik lezyonlarında genellikle tanının doğrulanması ve tedavi amaçlı cerrahi rezeksiyon gereklidir. Geleneksel cerrahi yaklaşım torakotomi olmasına rağmen VATS?ın bu rezeksiyonlarda torakotomi yerine uygulanabilir yöntem olduğu düşünmekteyiz. Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler iki-olgu-nedeniyle-videotorakoskopik-cerrahi-ile-bronkojenik-kist-ekstirpasyonu_H321.html Fri, 16-08-2013 12:49 CEST Malign Plevral Effüzyonların Tedavisinde Video Yardımlı Torasik Cerrahinin Rolü Yedikule Göğüs Hastalıkları ve Göğüs Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi İstanbul. dradalet@hotmail.com Amaç: Video yardımlı torasik cerrahi (VATS) son yıllarda malign plevral efüzyonun (MPE) tedavisinde daha çok yer verilen aynı seansta hem tanı ve hem de tedavi sağlayabilen bir yöntemdir bu da VATS?ı diğer yöntemlerden daha değerli bir konuma getirir. Bu çalışmada MPE?un tanı ve tedavisinde VATS?ın etkinliği incelenmiştir. Gereç ve Yöntem: Yedikule Göğüs Hastalıkları ve Göğüs Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi 2. Cerrahi Kliniği?nde 1996-2002 yılları arasında MPE tanısı ile izlenen 57 olgu retrospektif olarak incelendi. Olguların 31?i erkek 26?sı kadındı ve yaş ortalaması 55±12 (27-83) idi. 36 olguya tüp torakostomi ve plörodezis 18 olguya VATS ve plörodezis ve 3 olguya da VATS ile plevrektomi uygulandı. Tüp torakostomi ve VATS grupları plörodezis etkinliği açısından karşılaştırıldı. Bulgular: MPE?nin sıklık sırasına göre nedenleri akciğer kanseri malign mezotelyoma meme ve over kanseri idi. Tüp torakostomi ile plörodezis uygulanan 36 olgunun 8?inde (%22.2) ilk 1 ay içinde nüks saptandı. Buna karşın VATS ile plörodezis yapılan 18 olgunun hiçbirinde nüks saptanmadı. Talk 41 olgunun 23?ünde tüp torakostomi ve 18?inde ise VATS yolu ile uygulandı. VATS ile plörodezisin başarı oranı %100 iken tüp torakostominin oranı %87 olarak saptandı (p>0.05). VATS ile plörodezis yapılan olguların toraks drenaj süreleri ortalama 4.5 gün ve tüp torakostomi ile plörodezis yapılanlarda ise 7.3 gün olup aradaki fark istatistiksel olarak anlamlı idi (p<0.05). Sonuç: VATS; MPE?lu hastalarda direkt görüş altında tanı amaçlı biyopsilere olanak vermekte ve tedavi yöntemi hakkında hızlı karar verme imkanı sağlamaktadır. Ayrıca VATS ile yapılan plörodezis işlemi tüp torakostomiye göre istatistiksel olarak anlamlı olmasa da daha başarılıdır.Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler malign-plevral-effuzyonlarin-tedavisinde-video-yardimli-torasik-cerrahinin-rolu_H320.html Fri, 16-08-2013 12:48 CEST İntratorasik J Teli Düğümlenmesi: Videotorakoskopik Tedavi İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Göğüs Kalp ve Damar Cerrahisi Anabilim Dalı Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı ve İç Hastalıkları Anabilim Dalı İstanbul. Bu yazıda 75 yaşındaki bayan olguda hemodializ amaçlı kateter takılması sırasında gelişen intratorasik J teli ekstravazasyonu ve düğümlenmesi bildirilmiştir. İntratorasik ekstravazasyon sağ apikal hematom ve total pnömotoraksa yol açmıştır. J teli videotorakoskopik olarak çıkartılmıştır. Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler intratorasik-j-teli-dugumlenmesi-videotorakoskopik-tedavi_H319.html Fri, 16-08-2013 12:46 CEST Laparoskopik Asiste Vajinal Histerektomi Olgusunda Kombine Spinal-Epidural Anestezi Deneyimimiz: Olgu Sunumu Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı Antalya. nurtenkayacan@yahoo.com Uterusta myom nedeni ile ciddi menometrorajisi ve üst solunum yolu enfeksiyonu olan laparaskopik asiste vajinal histerektomi olgusundaki kombine spinal-epidural anestezi (KSEA) deneyimimizi sunmayı ve laparoskopik girişimlerde rejyonal anesteziyi irdelemeyi amaçladık. Premedikasyon amacı ile midazolam 1 mg meperidin 25 mg iv uygulandı. Sistolik ve diastolik kan basıncı kalp atım hızı gibi hemodinamik parametreler ve periferik oksijen satürasyonu kaydedildi. Sol lateral pozisyonda L3-4 interspinöz aralıktan KSEA tekniği ile 15 mg %0.5 izobarik bupivakain subaraknoid olarak uygulandı. Daha sonra 20 gauge epidural kateter epidural aralığa yerleştirildi. Anestezinin 10. dakikasında anestezi düzeyi T5-6 düzeyine ulaştı ve operasyonun başlamasına izin verildi. Pnömoperitonyum oluşturulmadan önce ve pnömoperitonyumun 10. dakikasında kan gazı örneği alınarak kan gazları analiz edildi. Girişim süresince sistolik ve diastolik kan basıncı kalp atım hızı SpO2 değerleri kaydedildi. Trendelenburg pozisyonu 10° civarında tutulurken intraabdominal basınç 13 mmHg?da tutuldu. Olguda pnömoperitonyumun oluşturulmasından hemen sonra ortaya çıkan sağ omuz ağrısı saptandı. Omuz ağrısının midazolam 1 mg fentanil 0.05 mg iv uygulaması ile azaldığı pnömoperitonyumun boşaltılması ile tamamen ortadan kalktığı gözlendi. Operasyona daha sonra vajinal olarak devam edilerek olguya perine onarımı da yapıldı. Operasyon süresince hipotansiyon bradikardi solunum depresyonu hipoksi veya hiperkapni gibi komplikasyonlara rastlanmadı. Sonuç olarak kısa süreli laparoskopik girişimlerde deneyimli cerrahi ekip ve dikkatli hasta takibi ile rejyonal anestezi tekniklerinin güvenli ve etkili olduğu kanısındayız. Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler laparoskopik-asiste-vajinal-histerektomi-olgusunda-kombine-spinal-epidural-anestezi-deneyimimiz-olgu-sunumu_H318.html Fri, 16-08-2013 12:44 CEST Operatif Histerektomide Komplikasyon: Olgu Sunumu İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı İstanbul. ocal-pelin@lycos.com Endoskopik cerrahide başarıyı etkileyen faktörler cerrahın tecrübesi ve kullanılan malzemenin kalitesi olarak sıralanabilir. Histeroskopik polip rezeksiyonu sırasında uterus perforasyonu ve rezektoskop ucunun kopması sonucu gelişen olgumuzu literatür bilgileri eşliğinde sunmak istedik. Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler operatif-histerektomide-komplikasyon-olgu-sunumu_H317.html Fri, 16-08-2013 12:42 CEST Kasık Fıtığı Onarımları SSK Okmeydanı Eğitim Hastanesi Genel Cerrahi Kliniği İstanbul ve SSK Ulus Hastanesi Genel Cerrahi Kliniği Ankara. fazilsaglam@ttnet.net.tr Amaç: Kasık fıtığı onarımlarının en önemli komplikasyonu olan nüks değişik herni onarım tekniklerinin başarısını karşılaştırmada önemli bir kriterdir. Ayrıca nüks kasık fıtıklarında ameliyata bağlı komplikasyon oranı primerlere göre daha fazladır. Bu çalışmanın amacı laparoskopik yöntemle tedavi ettiğimiz nüks kasık fıtıklı olgularımızı inceleyerek sonuçlarını değerlendirmektir. Gereç ve Yöntem: Eylül 1997 - Mart 2001 arasında nüks kasık fıtığı nedeniyle laparoskopik yöntemle ameliyat ettiğimiz 48 hastanın sonuçlarını inceledik. Hastaların 38?ine bir 10?una birden fazla ameliyat yapılmıştı. Bulgular: Tüm fıtıkların 43?ü unilateral iken 5?inde diğer tarafta primer fıtık vardı. Nüks; hastaların 32?sinde (%66.6) pubik tüberküle yakın mediyalde 14?ünde (%29) iç halkada ve 2?sinde (%4.2) her iki bölgedeydi. Bir olguda (%2.1) femoral fıtık vardı. İntraoperatif komplikasyon olarak; 2 hastada (%4.2) inferiyor epigastrik damar yaralanması 1 hastada (%2.1) Retzius aralığına kanama ile karşılaşıldı. Ameliyat sonrası 1 hastada (%2.1) geçici uyluk uyuşması görüldü 1 hastada (%2.1) inguinal hematom ve 1 hastada (%2.1) seroma oluştu. Ortalama komplikasyon oranı %12.6 oldu. Bir hastada (%2.1) açık tekniğe geçildi. Ortalama ameliyat süresi 56 dakika (20-110) hastanede kalış 1.2 gün (1-3) oldu. Hastalar medyan 28.4 ay ( 9-36) takip edildi. Bir hastada (%2.1) nüks görüldü. Sonuç: Nüks kasık fıtığı tedavisinde komplikasyonu ve rekürrensi düşük olan laparoskopik prostetik mesh onarımı güvenle uygulanabilir.Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler kasik-fitigi-onarimlari_H316.html Fri, 16-08-2013 12:41 CEST Laparoskopik ve Laparoskopi Yardımlı Apendektomi Ameliyatlarının Erken Dönem Sonuçlarının Karşılaştırılması GATA Haydarpaşa Eğitim Hastanesi Genel Cerrahi Kliniği İstanbul. sezberr@tr.net Amaç: Laparoskopik yaklaşım günümüzde çok sık olarak yapılan apendektomi ameliyatlarında üzerinde tam olarak fikir birliğine varılmamış ve fakat son yıllarda kullanım oranı giderek artan bir cerrahi tekniktir. Tüm laparoskopik ameliyatların genel kazanımlarından olan az ağrı ve işe ya da okula erken dönme gibi avantajları yanında; daha uzun süreli operasyon zamanı ve görülen komplikasyonlar dezavantajıdır. Bu çalışmada acil olarak laparoskopik ve laparoskopi yardımlı apendektomi yapılan iki grup hasta postoperatif sonuçları ile birlikte değerlendirilerek hangi laparoskopik yaklaşım tipinin acil apendektomilerde yeri olduğunun araştırılması amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: 106 laparoskopik apendektomi (LA) ve 51 laparoskopi yardımlı apendektomi (LYA) yapılan hasta grupları ameliyat zamanı ağrı kontrolü günlük hayata dönme süresi komplikasyonlar ve hastanede kalma süreleri ile karşılaştırılmıştır. Bulgular: Ortalama hastanede kalma süresi LA için ve LYA için sırasıyla 46 ve 42 saat olarak bulunmuştur. Her iki tip laparoskopik yaklaşımda ağrı duyumsama ve analjezik ihtiyacı arasında fark tespit edilmemiştir. Hasta memnuniyeti yapılan hayat kalitesi anketi ile değerlendirilmiş ve %80 oranında memnuniyet belirlenmiştir. Sonuç: Laparoskopik apendektomi ameliyatı yukarıda bildirilen yöntemlerden hangisi ile yapılırsa yapılsın güvenli kısa süreli hastanede yatma ve günlük hayata aynı zamanda güçlü fiziki kondisyon gerektiren askeri çalışma temposuna dönme gibi açık faydaları olmasına rağmen birbirine üstünlüğü olmayan iki yöntem olarak bulundu.Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler laparoskopik-ve-laparoskopi-yardimli-apendektomi-ameliyatlarinin-erken-donem-sonuclarinin-karsilastirilmasi_H315.html Fri, 16-08-2013 12:40 CEST Laparoskopik Kolesistektomi Sırasında Batında Kaybolan Safra Taşlarına Bağlı Komplikasyonlar: Lİteratür Derlemesi ve Meta-analiz Ankara Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi 3. Cerrahi Kliniği Ankara Amaç: Bu çalışmanın amacı laparoskopik kolesistektomi sırasında batına dökülen safra taşlarına bağlı olarak gelişen komplikasyonlar hakkındaki yayınlanmış yazıları değerlendirmek ve olası risk faktörlerini ortaya koymaktır. Gereç ve Yöntem: 1987-2004 yılları arasında Pubmed-medline taramasıyla elde edilen makalelerde ve bunların referans listelerinde bulunan olgular incelendi. Medline taramasıyla 121 olgu ve 1999 yılında yayınlanmış Memon ve ark.?nın makalesinde (Surg Endosc 1999; 13: 848-57) saptanan 56 olgu olmak üzere toplam 177 olgu değerlendirilmeye alındı. Bulgular: Laparoskopik kolesistektomi sırasında batında kaybolan taşlara bağlı olarak en sık gelişen komplikasyon batın duvarı abseleri ve bununla ilgili diğer fistül sinüs gibi komplikasyonlardı. Olguların ortalama yaşı 64.1 (31-86) kadın erkek oranı 1.44 idi. Laparoskopik kolesistektomiden komplikasyon gelişimine kadar geçen ortalama süre 385 gündü (1 gün-10 yıl). Tanı için en çok kullanılan yöntem bilgisayarlı tomografiydi. Multipl milimetrik taşlar büyük taşlar ve infekte taşların komplikasyon gelişiminde risk faktörleri olduğu saptandı. En çok üreyen mikroorganizmalar sırasıyla E. coli klebsiella Enterococcus faecalis idi. Ağrı en sık görülen semptomdu ve bunu ağrılı kitle ateş halsizlik anoreksi kilo kaybı ve bulantı-kusma takip ediyordu. Laparotomi komplikasyonların tedavisinde en sık başvurulan yöntemdi. Sonuç: Safra kesesi perforasyonu ve taş dökülmesi masum gibi düşünülmesine rağmen bazen hayatı tehdit eden bir komplikasyon olabilir. Batına dökülen taşların çıkarılması için her türlü girişim uygulanmalı ve komplikasyon gelişiminde daha büyük risk taşıyan çıkarılamayan multipl küçük taşlar ya da büyük taşların varlığında açığa dönmekten çekinilmemelidir.Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler laparoskopik-kolesistektomi-sirasinda-batinda-kaybolan-safra-taslarina-bagli-komplikasyonlar-literatur-derlemesi-ve-meta-analiz-_H314.html Fri, 16-08-2013 12:39 CEST Jinekolojik Laparoskopik Cerrahide Ağrı Tedavisinde Flurbiprofen Kullanımı: Prospektif, Randomize, Çift Kör, Plasebo Kontrollü Bir Çalışma Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları Anabilim Dalı Bursa. guncu@uludag.edu.tr Amaç: Bu çalışmada preoperatif flurbiprofen kullanımının postoperatif ağrının azaltılmasında faydası olup olmadığının belirlenmesi amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Çalışma Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı?nda prospektif randomize çift kör plasebo kontrollü olarak planlanmış ve yürütülmüştür. Tüm hastalar ya 100 mg flurbiprofen alan (Grup F) ya da eşdeğeri plasebo alan (Grup P) gruba dahil edilmişlerdir. Flurbiprofen veya plasebo operasyondan 2 saat önce ve operasyon sonrası 6. saatte oral olarak verilmiştir. Çalışmanın ilk yarısında; erken postoperatif dönemde 25 hastaya 25 mg meperidin HCL rutin olarak verilmiştir (Grup 1). Çalışmanın 2. kısmında ise postoperatif rutin analjezik verilmemiştir (Grup 2). Bulgular: Plasebo grubu ile çalışma grubu arasındaki ağrı skorları karşılaştırılmıştır. Ağrı skorları ile CO2 tüketimi ameliyatın süresi trokar sayısı ve ameliyat türü arasındaki ilişki incelenmiş ve 2. ve 12. saatlerdeki ortalama ağrı skorları flurbiprofen grubunda Grup 2?deki plasebolardan istatistiksel olarak anlamlı düşük olarak bulunmuştur. Flurpiprofen grubunda %47 oranında postoperatif analjezik tedavisine ihtiyaç duyulurken plasebo grubunda %75 oranında ihtiyaç duyulduğu tespit edilmiştir. CO2 tüketimi (litre) Grup F-1 P-1 F-2 ve P-2 için sırası ile 3.25±0.13 3.24±0.19 3.66±0.25 ve 3.83±0.13 idi. F-2 grubunda 2. ve 12. saatlerde ağrı skoru ile CO2 miktarı arasında negatif korelasyon F-1 grubunda da 12. saatte pozitif korelasyon saptanmıştır. Ameliyatın ortalama devam süresi Grup F-1?de 41.00±7.84 dk Grup P-1?de 35.45±4.97 dk Grup F-2?de 45.41±7.91 dk ve Grup P-2?de ise 43.75±7.71 dk olarak bulunmuştur. Grup F-2?nin 2. 6. ve 12. saatlerde duyulan ağrı skoru ile kullanılan trokar sayısı arasında pozitif korelasyon tespit edilmiştir. Sonuç: Bu çalışmada laporoskopik cerrahi öncesi flurbiprofen kullanımının postoperatif ağrı ve opioid kullanımını azalttığı gösterilmiştir.Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler jinekolojik-laparoskopik-cerrahide-agri-tedavisinde-flurbiprofen-kullanimi-prospektif-randomize-cift-kor-plasebo-kontrollu-bir-calisma_H313.html Fri, 16-08-2013 12:38 CEST Pnömoperitonun Plazma Potasyumu Üzerine Etkisi İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi 1Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı ve 2Genel Cerrahi Anabilim Dalı İstanbul. zsalihoglu@yahoo.com Amaç: Çalışmamızın amacı laparoskopi sırasında pnömoperitonun plazma potasyum düzeyi üzerine etkisini araştırmaktır. Gereç ve Yöntem: Çalışmamıza 90 laparoskopik cerrahi olgusu alındı. Mekanik ventilasyon uygulandı. Ventilasyon parametreleri çalışma süresince sabit tutuldu. İntraabdominal basınç 12 mmHg?nın üzerine çıkarılmadı. Potasyum ve kan gazı değerleri için arter kan örnekleri; pnömoperiton öncesi (kontrol) (1) pnömoperitonun 20. dakika (2) ve 60. dakikalarında (3) ve ekstübasyon sonunda (4) alındı. Eş zamanlı olarak kalp atım hızı ve kan basınçları kaydedildi. Bulgular: Potasyum seviyesinde istatistiksel olarak anlamlı yükselme saptandı (Sırası ile 3.49±0.6 3.63±0.6 3.75±0.6 ve 3.69±0.6). Kan basınçlarında ve kalp atım hızında pnömoperiton öncesi dönemde indüksiyon öncesi döneme göre azalma görüldü. Kan basıncı değerleri pnömoperiton ile normal değerlerine ulaştı. Kalp atım hızı ameliyat süresince düşük kaldı. Operasyon süresince PaCO2 yükselme ve pH düşüş eğilimindeydi. Sonuç: Laparaskopik olgularda kan gazı ve elektrolitler özellikle potasyum izlenmelidir.Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler pnomoperitonun-plazma-potasyumu-uzerine-etkisi_H312.html Fri, 16-08-2013 12:37 CEST İnguinal Herni Onarımındaki Laparoskopik Transabdominal Preperitoneal (TAPP) Cerrahi ile Laparoskopik Total Ekstraperitoneal (TEP) Cerrahi Karşılaştırılması Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı Kayseri. cankucuk@erciyes.edu.tr Amaç: Son yıllarda inguinal hernilerin meshle onarımında farklı laparoskopik prosedürler geliştirilmiştir. Bu yöntemler postoperatif seyir ve rekürrens oranları yönünden olumlu sonuçlar veriyor görünmekle birlikte hala yüksek maliyet ve genel anestezi gerekliliği dezavantajları mevcuttur. Bu çalışmada inguinal hernilerdeki laparoskopik tedavi deneyimimizin retrospektif analizini yaptık. Gereç ve Yöntem: Ocak 1995 ile Ocak 2003 tarihleri arasında elektif şartlarda Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Genel Cerrahi anabilim Dalı?nda laparoskopik yöntemle kasık fıtığı tamiri yapılan 83 hasta retrospektif olarak değerlendirildi. Bulgular: Kliniğimizde laparoskopik total ekstraperitoneal (TEP) yaklaşımla 57 hastaya 66 herni onarımı ve laparoskopik transabdominal preperitoneal (TAPP) yaklaşımla 26 hastaya 29 herni onarımı yapıldı. Ortalama ameliyat süreleri ve hastanede kalış süreleri açısından TAPP ve TEP yapılan hasta grupları arasında fark yoktu (p>0.05). Komplikasyon oranları TAPP grubunda daha fazla olup TAPP için %15.3 TEP için %8.7 idi (p<0.01). TAPP grubunda iki rekürrens (%7.6) TEP grubunda ise bir rekürrens (1.7) gelişti. Son 5 yıldır TEP metoduyla laparoskopik herni onarımı özellikle bilateral herniler ve klasik anterior onarım sonrası rekürrensler için inguinal herniye yaklaşımda seçtiğimiz prosedür haline gelmiştir. Sonuç: Bu çalışmada TEP ile inguinal herni onarımının TAPP yöntemine oranla ameliyat süresinde bir farklılık yaratmadan düşük morbidite ve düşük rekürrens oranları ile uygulanabildiği gözlendi.Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler inguinal-herni-onarimindaki-laparoskopik-transabdominal-preperitoneal-tapp-cerrahi-ile-laparoskopik-total-ekstraperitoneal-tep-cerrahi-karsilastirilmasi_H311.html Fri, 16-08-2013 12:37 CEST Bilateral İnguinal Herni Onarımında Laparoskopik Girişim ile Stoppa Tekniğinin Karşılaştırılması SSK Ulus Hastanesi Genel Cerrahi Kliniği Ankara. gyas_keskin@yahoo.com Amaç: Bu çalışmanın amacı bilateral inguinal herni onarımında laparoskopik girişim ile Stoppa tekniğini karşılaştırmaktır. Gereç ve Yöntem: Haziran 1998 ile Haziran 2000 tarihleri arasında 19?u Stoppa tekniği ile 41?i laparoskopik girişim ile olmak üzere toplam 60 hasta bilateral inguinal herni için opere edildi. Stoppa tekniği uygulananların 8?i laparoskopik girişimden konversiyon olguları idi. Bulgular: Mortalite yoktu. Morbidite Stoppa tekniği uygulanan grupta %10.5 laparoskopik girişim grubunda %9.7 idi. Postoperatif ağrı kesici kullanma süresi hastanede kalış süresi günlük aktiviteye dönüş süresi laparoskopik girişim grubunda belirgin olarak daha kısa bulundu. Operasyon süreleri arasında belirgin fark yoktu. Nüks oranı her iki grupta da sıfırdı. Sonuç: Bilateral inguinal herni onarımında laparoskopik girişim Stoppa tekniğine göre daha avantajlı görünmektedir.Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler bilateral-inguinal-herni-onariminda-laparoskopik-girisim-ile-stoppa-tekniginin-karsilastirilmasi_H310.html Fri, 16-08-2013 12:33 CEST Laparoskopik Kolesistektomi ile İlişkili Safra Yolları Yaralanması Tecrübelerimiz Amaç: Safra yolu yaralanması nedeniyle tedavi edilen hastaları retrospektif olarak değerlendirmek ve sonuçları literatür bilgileri ışığında irdelemek. Gereç ve Yöntem: Laparoskopik kolesistektomi sırasında oluşan safra yolları yaralanması nedeniyle kliniğimizde 12 hasta tedavi edildi. Hastalardan 9?u başka merkezlerden kliniğimize sevk edildiler. İntraoperatif olarak saptanamayan yaralanmalarda tanı radyolojik görüntülenme yöntemleri ve rutin biyokimyasal tetkiklerle konuldu. Bulgular: Hastaların 8?i erkek 4?ü kadın; yaş ortalaması 38.9 (23-79) idi. Beş hasta minör yedi hasta majör safra yolları yaralanması nedeniyle tedavi edildi. Dört hastada tanı intraoperatif dönemde konuldu. Diğer hastalarda ise teşhis peritonit drenden safra gelmesi ve ikter gelişmesi üzerine postoperatif dönemde yapılan tetkiklerle gerçekleştirildi. Tüm hastalara Roux-en-Y hepatikojejunostomi ameliyatı yapıldı. İki hastada anastomoz bölgesinde darlık bir hastada safra kaçağı gelişti. Safra kaçağı gelişen hastada semptomlar konservatif tedavi ile geriledi. Anastomoz bölgesinde darlık gelişen 1 hastada PTK ile balon dilatasyonu sonrası semptomlar geriledi. Diğer hasta ise PTK işleminden fayda görmedi. Tekrar ameliyat edilen hastaya hiler diseksiyon + Roux-en-Y hepatikojejunostomi yapıldı. Sonuç: Safra yolu yaralanmalarında hastaların ameliyat öncesi hazırlığı önemlidir. Yaralanmanın yeri ve tipi radyolojik görüntülenme yöntemleri ile iyi tanımlanmalıdır. Biliyer rekonstruksiyon (Roux-en-Y hepatikojejunostomi) ile uzun dönem sonuçları başarılıdır.Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler laparoskopik-kolesistektomi-ile-iliskili-safra-yollari-yaralanmasi-tecrubelerimiz_H309.html Fri, 16-08-2013 12:32 CEST Laporoskopik transhiatal Total Özefajektomi Olgumuz 60 yaşında kadın hastada uygulanan özefajektomi olgusu sunulmuşturAmeliyat 6 saat 10 dakika sürmüş ve hasta post oparatif 26.gün taburcu edilmiştir.Bu tekniğin zor ancak uygulanabilirliği makalelerdevurgulanmıştı.Ancak küratif kanser cerrahisi için geniş serilerin sonuçlarını beklemesi gerektiği söylenmiştir.Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler laporoskopik-transhiatal-total-ozefajektomi-olgumuz_H308.html Fri, 16-08-2013 12:31 CEST Obezite Tedavisinde Bioenterik İntragastrit Balon Uygulamasını erken sonuçları Çalışmada 10 hastada uygululama sonuçları irdelenmiştir.BIB?in endoskopik olarak uygulanan obesite tedavisine orta derecede kiloKaybı sağlayan geçicive kullanışlı bir yöntem olduğu vurgulanmıştır.Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler obezite-tedavisinde-bioenterik-intragastrit-balon-uygulamasini-erken-sonuclari_H307.html Fri, 16-08-2013 12:30 CEST Video-Yardımı Torankoskopik Cerrahi ile Çıkarılan Perikardial Kist Sol hemitoraksta perikarda komşu kardiofrenik açıdan geniş tabanlı10 x10 cm boyutlarında kistik lezyona VATS tekniği ile uygulanan kistektomi olgusu sunulmuştur.Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler video-yardimi-torankoskopik-cerrahi-ile-cikarilan-perikardial-kist_H306.html Fri, 16-08-2013 12:29 CEST Diagnostik Jinokolojik Laporoskopi Sırasında Kardiyovasküler Kollaps 30 yaşında endometriosis problemi olan hasta tanısal amaçla CO2insüfülazyonnu ile yapılan diagnostik laporoskopisi sırasında ani gelişen kardiyovasküler kollaps olgusu irdelenmiştir.Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler diagnostik-jinokolojik-laporoskopi-sirasinda-kardiyovaskuler-kollaps_H305.html Fri, 16-08-2013 12:28 CEST Laporoskopik Kolesistektomi Girişimlerinde Pnömoperitonyumun Oluşturduğu Göz İçi Basıncındaki Artışa Anasteziklerin Etkisi Prospektif çalışmada 40 olgu incelenmiştir.Laporoskopik kolesistektomilerde normokapnik ventilasyonla birlikte yeterli derinliklerdeki anestezi uygulamasının pnömoperitonyyumun oluşturduğu göz içi basıncındaki artış kompanse etdiği belirtilmiştir.Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler laporoskopik-kolesistektomi-girisimlerinde-pnomoperitonyumun-olusturdugu-goz-ici-basincindaki-artisa-anasteziklerin-etkisi_H304.html Fri, 16-08-2013 12:28 CEST Nontravmatik Akut Karın Olgularda Laporoskopik Tanı ve Tedavi Çalışmada 27 akut karın ağrılı olgu incelenmiştir.Hastaların %14.8 inde cerrahi tedavi gerektirecek patoloji tespit edilmiştir.Bu hastaların da%30.4 ünde laporoskopik tedavi uygulanmıştır.Yöntemin tanı ve tedavideki önemi belirtilmiştir.Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler nontravmatik-akut-karin-olgularda-laporoskopik-tani-ve-tedavi_H303.html Fri, 16-08-2013 12:27 CEST Laporoskopik Kolesistektomi Sonrası Bilioma Dört olgudan oluşan retrospektif çalışmada olguların tümüne perkütan drenaj ERCP ve sfinkterotomi uygulanmıştır.3 olguda sorun çözülürken bir olgu hepati konjegunostomi uygulamıştır.Tanı vetedavide ERCP (sfinterotomi)nin önemi ve perkütan drejın ilk tercih edilecek yöntem olduğu belirtilmiştir.Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler laporoskopik-kolesistektomi-sonrasi-bilioma_H302.html Fri, 16-08-2013 12:26 CEST Tüberküloz Peritionitte Diagnostik Laporoskopinin Tanı Değerleri Ondört hastadan oluşan çalışmada tüberküloz peritonitli olgulardaDiagnostik laporoskopin sensivitesi %100 spesifitesi %50 olarak verilmiştir.Sonuçta güvenli ve duyarlılığı yüksek bir tanı yöntem olduğuVurgulanmıştır.Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler tuberkuloz-peritionitte-diagnostik-laporoskopinin-tani-degerleri_H301.html Fri, 16-08-2013 12:25 CEST İntraabdominal Lenfoma Tanısında Laporoskopinin yeri Derleme tarzında hazırlanan çalışmada laporoskopinin intraabdominal lenfoma tanısında on yıldan beri uygulandığı ve tanı için yeterli doku alınması gerektiğini vurgulamıştır.Yine çalışmalarda bu amaçla uygulanan teknik tarif edilmiştir.Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler intraabdominal-lenfoma-tanisinda-laporoskopinin-yeri_H300.html Fri, 16-08-2013 12:24 CEST Video Yardımlı Torakoskopik Cerrahi ile Çıkarılan posterior Mediastinal Kitle Tanısı ve tedavisi video torakoskopi yardımı ile yapılan paraver-tebral bölgede yerleşmiş bir schwannon olgusu klinik özellik-leri ve tedavi sonuçları sunulmuştur ve literatül bilgileri eşliğinde tartışılmıştır.Turgut IŞITMAGİL Alper TOKER Habil TUNÇ Şaban SEBİT Rauf GÖRÜR Oryal EDİK İrfan SANCAKLI Ömer Y.ÖZTÜRKKunter BALKANLIBu prospektif klinik çalışmalarda izole sağ orta lob broşektazisibulunan 5 hastaya trokostopik asitse lobektomi uygulanmış ve sonuçları tartışılarak bu yöntemin seçilmiş olgularda gözardı edilmesi gereken bir alternetif olduğu vurgulanmıştır.Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler video-yardimli-torakoskopik-cerrahi-ile-cikarilan-posterior-mediastinal-kitle_H299.html Fri, 16-08-2013 12:23 CEST 70yas Ve Üzerindeki Hastalarda Uygulanan Laporoskopik Kolesistektomi Sonuçları Bu retrospektif çalışmada loporoskopik kolesistektomi uygulanmış 70 yaş üstü 51 ve 70 yaş altı 291 hasta karşılaştırılmıştır.İleri yaşlarda açığa geçme oranının yüksek olmasına rağmenkomplikasyon oranları yüksek olmasına rağmen koplikasyon oranları açısından anlamlı bir fark olmadığı vurgulanmıştır.Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler 70yas-ve-uzerindeki-hastalarda-uygulanan-laporoskopik-kolesistektomi-sonuclari_H298.html Fri, 16-08-2013 12:22 CEST İntraperitoneal ve Ekstraperitoneal Karbondioksit İnsuflasyonunun Perioperatif Kan Gazlarına Etkileri Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler intraperitoneal-ve-ekstraperitoneal-karbondioksit-insuflasyonunun-perioperatif-kan-gazlarina-etkileri_H297.html Fri, 16-08-2013 12:18 CEST Pilor Tırnaklığına Yol Açan Gastroduodenal Trikobezoar ve Endoskopik Tedavisi Bu olgu sunumunda pilor tıkandığında yol açmış mideden duode-numa uzanan bir trikobezoarın klinik özellikleri ve tedavisi sunulmuştur.Gastroskopi ile polipektomi kementi kullanarak parçalarhalinde trikobezoarın çıkarıldığı bildirilmiş ve bu hastaların psikiatri takibine alınması gerektiği vurgulanmıştır.Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler pilor-tirnakligina-yol-acan-gastroduodenal-trikobezoar-ve-endoskopik-tedavisi_H296.html Fri, 16-08-2013 12:18 CEST Laporoskopik Cerrahi Sonrası Umbilikal Trokar Yeri Herniasyonuna Bağlı İnce Barsak Obstrüksiyonu :2Olgu Nedeniyle Umblikal trokar yerine ince barsak herniasyonunun sebep olduğu barsak obstrüksiyonu gelişen iki olgu sunulmuştur. Olgular irdelenerek alınması gereken önleyici tedbirlerden vurgulanmıştırDevamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler laporoskopik-cerrahi-sonrasi-umbilikal-trokar-yeri-herniasyonuna-bagli-ince-barsak-obstruksiyonu-2olgu-nedeniyle-_H295.html Fri, 16-08-2013 12:17 CEST Akut kolesistitli, hastalarda laporoskopik kolesistektominin güvenliği ve etkinliği Akut kolesistikli 43 Hasta retrospektif olarak incelenmiştir.Hastaların karakteristikleri ve oparatif bulguları değerlendirilerek intraopratif ve postoperatif komplikasyonlar operasyon ve yatışsüreleri ile açık cerrahiye geçme oranları saptanarak laporoskopik kolesistektominin akut kolesistit tedavisinde etkili ve güvenlibir tedavi olduğu bununla beraber özellikle komplikasyon gelişmiş hastalarda yüksek açığa geçme oranlarının kabul edilmesi gerektiği yorumu yapılmıştır.Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler akut-kolesistitli-hastalarda-laporoskopik-kolesistektominin-guvenligi-ve-etkinligi_H294.html Fri, 16-08-2013 12:11 CEST Elektif Laporoskopik Kolesistektomi Öncesi Preoperatif Akciğer Grafisinin Değeri Laparoskopik kolesistektomi öncesi çekilen rutin akciğer grafikleriİncelenerk patolojik bulgu oranı ve tedaviye etkisi araştırılmıştır.Klinik endiksiyon olanlara akciğer grafisi çekilmesinin laporoskopikKolesistektomi için preoratif hazırlıkta yeterli olabileceği ve seçilmişHastalarda akciğer grafisi çekilmesi ile hem istenen sonucun alınabiLeceği hemde maliyetin düşebileceği yorumu yapılmıştır.Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler elektif-laporoskopik-kolesistektomi-oncesi-preoperatif-akciger-grafisinin-degeri_H293.html Fri, 16-08-2013 12:10 CEST Pnömoperiton?un Gastirik İntramukuzal Ph?a Etkisi Laporoskopik kolesistektomilerde 8-16 mmHg arasında intraab-dominal basınçla uygulanan pnömoperitonun gastirik intra-mukozal pH ?a etkisi araştırılmış ve 8 ile 16mm Hg arasında uygu-lanan pnömoperitonun intramukazal pHüzerinde olumsuz bir etk-isi olmadığının saptandığı bildirilmiştir.Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler pnomoperiton-un-gastirik-intramukuzal-ph-a-etkisi_H292.html Fri, 16-08-2013 12:09 CEST Günübirlik Laporoskopik Kolesistektomu: İlk Deneyimlerim Günübirlik laporoskopik kolesistektomi amacıyla ameliyat edilen ardışık 20hastanın bulguları irdelenmiş ve güvenle yüksek hasta memnuniyeti ile uygulanabileceği yorum yapılmıştır.Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler gunubirlik-laporoskopik-kolesistektomu-ilk-deneyimlerim_H291.html Fri, 16-08-2013 12:09 CEST Splenik Arter Anevrizmasının Laporoskopik Splenektomi ile Tedavisi:Türkiye?de Sunulan İlk Olgu Splenik hilusta yerleşen splenik arter anevrizmasınınlaporoskopik splemektomiile tedavisini tanıtan bir olgu sunumudur.Lateral yaklaşımla üç trokar ve ultrasonik disek-törün kullanıldığı olguda arter ve ven proksimali ayrı ayrı ligatüre edilerek anevrizma dalak ile birlikte çıkarılmıştır. Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler splenik-arter-anevrizmasinin-laporoskopik-splenektomi-ile-tedavisi-turkiye-de-sunulan-ilk-olgu-_H290.html Fri, 16-08-2013 12:08 CEST Primer palmar Hiperdidroz Tedavisinde Torakoskopik Sempatektomi (Derleme) Primer palmar hiperlitozlu olguların tedavisinde tek porttanuygulanan T2 ve T3 ganglionları ile sınırlıtrakoskopik sempetek-tomi yöntemi tyanıtılmış ve etkinliği Adolesan hastalardaki uygu-lama sonuçlarına bakılarak tartışılmıştır.Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler primer-palmar-hiperdidroz-tedavisinde-torakoskopik-sempatektomi-derleme_H289.html Fri, 16-08-2013 12:07 CEST Çocuk Yaş Grubunda Akalazyanın Fundoplikasyonsuz Laporoskopik Heller Özofagomyotimi ile Tedavisi Çocuk yaş grubu Akalazya olgularının tedavisinde laporoskopikHeller miyotiminin yeni vurgulanmış ve antireflü girişimlerine gereksimin duyulmasından yapılan iki olgu sunulmuştur. Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler cocuk-yas-grubunda-akalazyanin-fundoplikasyonsuz-laporoskopik-heller-ozofagomyotimi-ile-tedavisi_H288.html Fri, 16-08-2013 12:06 CEST Laporoskopik Kolesistektomiye Bağlı Biliyer Komplikasyonları Etkiliyen KLİNİK Özellikler Ve Ciddiyetini Öngörmede Noninvazir Testler Laporoskopik kolesistektomi uygulanan 1345 olgu biliyor komplikasyonları etkiliyen klinik özellikler açısından değerlendirilmişve biliyer komplikasyon görülen 18 olguda noninvaziv testlerinkomplikasyon ciddiyetini ön görmekdeki etkinliği araştırmıştır.yaş cins ve geçirilmiş oparasyon akut kolesistit?in safra yoluyararlanmasında etkili olmadığı deneyimin komplikasyon insidansını azaltdığı ve alkali fosfatının safra yolu yararlanma ciddiyetini öngörmede yararlı olduğu yorumu yapılmıştır.Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler laporoskopik-kolesistektomiye-bagli-biliyer-komplikasyonlari-etkiliyen-klinik-ozellikler-ve-ciddiyetini-ongormede-noninvazir-testler_H287.html Fri, 16-08-2013 12:05 CEST Total Ekstraqperitoneal Prosedur (TEP)ile Açık Mesh Onarımının Karşılaştıran Randomize Klinik Çalışma Total Ekstraperitoneal (TEP) ve açık mesh onarımı yapılan 80ingunial herni olgusunun incelendiği bu prospektif klinikçalışmalarda 40?ar hastadan oluşan gruplar operasyon ve hastanedekalma süreleri postop ağrı ve aneljezik ihtiyaçları komplikasyon ve erken dönem nüks oranlarının komplikasyon ve nüks oranınısüresini azaltdığı gözlenmiştir.Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler total-ekstraqperitoneal-prosedur-tepile-acik-mesh-onariminin-karsilastiran-randomize-klinik-calisma_H286.html Fri, 16-08-2013 12:04 CEST Laporoskopik Kolesistektomide Hemodinamik Değişikliklerin Nonin Vaziv Kardiyak Output Monitotü ile izlemesi Semtomatik kolelitiazis tanısı ile açık ve laporoskopik kolesistektomi uygulanan 60 hastanın solunum fonksiyonları arteriyal kangazlı değişimlerive akut faz yanıkları açısından prospegtif olarak karişılaştırılması amaçlanan bu çalışmada laporoskopik kolesistektominin posto pratif erken dönemde solunumun fonksiyonlarında daha az bozulma ve sonuçta dahaiyi doku oksijenasyonu sağlayan bir yöntem olmasına karşılık;cerrahitranvaya üstünlüğü olmadığı sonucuna varılmıştır.Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler laporoskopik-kolesistektomide-hemodinamik-degisikliklerin-nonin-vaziv-kardiyak-output-monitotu-ile-izlemesi_H285.html Fri, 16-08-2013 12:03 CEST Laporoskopik Kolesistektomi?de Postoperatif Pulmoner Fonksiyonları, Arteriyal Kan Gazları ve Akut Faz Yakıtları Semptomatik kolitazis tanısı ile açık ve laporoskopik kolesistektomiuygulanan 60 hastanın solunum fonksiyonları arteriyel kangazı değişimleri ve akut faz yanıkları açısından prospektif olarak karşılaştırılmasıamaçlanan bu çalışmalarda laporoskopik kolesistektominin postoperatif erken dönemde solunum fonksuyonlarında daha az bozulma ve sonuçta daha iyi doku oksijanasyonu sağlayan bir yöntem olmasına karşılık;cerrahi tranvaya karşı oluşan akut faz yanıkları açısından açık yönteme belirgin bir üstünlüğü olmadığı sonuçlarına varılmıştır.Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler laporoskopik-kolesistektomi-de-postoperatif-pulmoner-fonksiyonlari-arteriyal-kan-gazlari-ve-akut-faz-yakitlari_H284.html Fri, 16-08-2013 12:02 CEST Tamoksifen Kullanan,Asemptomatik,Posmenapozal Meme Kanseri Olgularında Endometriyal Patolojilerin Değerlendirilmesinde Histe roskopinin Tanısal Gücü Menapozdan 1 yıl sonra meme Ca tanısı konan hormon replasman tedavisi kullanılmış asempyomatik 55 hasta seçilerek planlanan bu prospektif çalışmadaTamaksifen kullanımı kullanma süresine göre dört farklı gurupta incelenmişve endometrial patolejiler histeroskopi ile değerlendirilmiştir.Tamoksifenkullanma süresi ile endometerial patoloji saptama sıklığının artığı yorumunu yapmıştır.Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler tamoksifen-kullananasemptomatikposmenapozal-meme-kanseri-olgularinda-endometriyal-patolojilerin-degerlendirilmesinde-histe-roskopinin-tanisal-gucu_H283.html Fri, 16-08-2013 12:01 CEST Laporoskopik Kolesistekytomi Yapılan Olgularda İntraoperatif Kolonjiografi Sonuçlarımız :207 Olgunun retrospektif Analizi Laporoskopik kolesistektomi sırasında intraperatif kolonjioğrafiuygulanan 207 olgu redrospektif değerlendirilerek intraoperatifve komplikasyonu irdelenerek rutin kullanımın yararları vurgulanmıştır.Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler laporoskopik-kolesistekytomi-yapilan-olgularda-intraoperatif-kolonjiografi-sonuclarimiz-207-olgunun-retrospektif-analizi_H282.html Fri, 16-08-2013 12:00 CEST Morbid Obazite Tedavisinde Laporoskopik Ayarlanabilir Silikon Mide Bandı (Lap-Band)Procedure Laporoskopik ayarlanabilir silikon mide bandı uygulanan 15morbid obez olgu redrospekdif incelenerek Amerikan Society ofBariatric Surgery kriterlerine göre değerlendirilmiştir.12 ay ortalama takip sonucunda kilo verma erken ve geç komplikasyonlar irdelenerek yöntemin minimal metabolik komplikasyonlara yolaçtığı yorumu yapılmıştır. Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler morbid-obazite-tedavisinde-laporoskopik-ayarlanabilir-silikon-mide-bandi-lap-bandprocedure_H281.html Fri, 16-08-2013 11:59 CEST Özafagus Varis Kanamalarında Endoskopik Band Ligasyonu: 39 Olgunun Retrospektif Analizi Özafagus varis kanamalarında endoskopik band ligasyonunun etkinliği 39 Hastanın retrospektif analizi ile araştırılır Ortalama 22 7 aylık takip sonucu %7 6 mortalite %10 2 mortalite ve %25 6 yeniden kanama saptanarak yöntemin kolay hızlı ve güvenilir olduğu yorumlanmıştır.Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler ozafagus-varis-kanamalarinda-endoskopik-band-ligasyonu-39-olgunun-retrospektif-analizi-_H280.html Fri, 16-08-2013 11:58 CEST Elektif Laparoskopik Kolesistektomide Düşük enfeksiyon riski 84 hastada iki grup halinde yapılan çalışmada laparoskopik kolesistektomi sonrası Antibiyotik proflaksisinin septik komlikasyonları azaltmadığı sonucu proflaksinin gerekli olmadığı belirtilmiştir.Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler elektif-laparoskopik-kolesistektomide_H279.html Fri, 16-08-2013 11:56 CEST İnguinal Hernilerde Operasyon Sonrası İşgöremezlik Süresi Prospektif çalışmada 188 hasta iki grupta ele alınarak Stoppa veTEP tekniği ile yapılan onarımlar sonrası işgörmezlik süresi inceLenmiştir.Videoskopik fıtık onarımı işgörmezlik süresi ve normalyaşama dönüşte belirgin olarak daha kısa bulunmuştur.Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler inguinal-hernilerde-operasyon-sonrasi-isgoremezlik-suresi_H278.html Fri, 16-08-2013 11:55 CEST Üç Trokarla Lateral Yaklaşımlı Laparoskopik Splenektomi 1999-2001 tarihlerinde İTP li 5 hasta retrospektif olarak incelenmiştir.Sonuç olarak lateral yaklaşımlı normal ve orta büyüklükteki dalaklarda üç trokar tekniğinin güvenli ve kolay olduğu vurgulanmıştır.Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler uc-trokarla-lateral-yaklasimli-laparoskopik-splenektomi_H277.html Fri, 16-08-2013 11:54 CEST Laparoskopik Splenektomide Cerrapaşa Tecrübesi ?Anterior ve lateral yaklaşım? Şubat 1998 ? Nisan 2000 tarihleri arasında 20 hastada laparoskopik splenektomi girişimi gerçekleştirilmiş olup 4 hastada açık cerrahiye geçirilmiştir.Olguların 6?sında anterior yaklaşım diğerlerinde lateral yaklaşım uygulanmıştır. Laparoskopik cerrahinin tüm olumlu yanlarının gözlendiği ve lateral yaklaşımının eksposizyon açısında daha uygun olduğu belirtilmiştir.Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler laparoskopik-splenektomide-cerrapasa-tecrubesi-anterior-ve-lateral-yaklasim-_H276.html Fri, 16-08-2013 11:53 CEST Safra Taşı Oluşumunda Demir Eksikliği Bir Risk Faktörü müdür? Kolelitiasisli 45 kadın hasta ve 41 kadın kontol çalışmaya alınmış ve hepsinde demir total demir bağlama kapasitesi ve ferrittinanalizleri yapılmıştır. Safra taşı olan hastalarda anlamlı demireksikliği saptanmış olup taş oluşumunda risk faktörlerinden birialabileceği vurgulanmıştır.Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler safra-tasi-olusumunda-demir-eksikligi-bir-risk-faktoru-mudur-_H275.html Fri, 16-08-2013 11:52 CEST Laparoskopik Cerrahi Girişimler Sonrasında Gelişen Ağrının Kontrolünde İntraperitoneal Tenoksikam ve Tramadol?ün Etkinliği Klinik prospektif çalışmada Laparoskopi sonrası diafragmanıngerilmesine bağlı ağrıda intraperitoneal olarak uygulanan tenoksikam ve tramadolün etkinliği araştırılmış ve sonuçta postop.erken dönemde ağrının giderilmesinde kolay ve etkin bir yöntem olduğu belirtilmiştir.Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler laparoskopik-cerrahi-girisimler-sonrasinda-gelisen-agrinin-kontrolunde-intraperitoneal-tenoksikam-ve-tramadol-un-etkinligi_H274.html Fri, 16-08-2013 11:50 CEST Laparoskopik Kolesistektomilerde Çok Yönlü Analjezi Uygulamasının Postoperatif Ağrı, Bulantı-Kusma Üzerine Etkileri ASA I-II grubunda 40 hasta ile yapılan çalışmada cerrahi öncesi trokar yerlerine 5ml %0.25lik bupivakain cerrahi sonrası 20 mg IV hyoscin-N-butybromid ve 20 mg IM piroksikam uygulanan grupla yapılan karşılaştırma sonrasında çok yönlü analjezisinin postop ağrı ve bulantı kusma kontrolünde olmlu bir yaklaşım olarak görülmektedir.Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler laparoskopik-kolesistektomilerde-cok-yonlu-analjezi-uygulamasinin-postoperatif-agri-bulanti-kusma-uzerine-etkileri_H273.html Fri, 16-08-2013 11:49 CEST Yoğun Bakım Hastalarında Perkutan Endoskopik Gastrostomi Klinik çalışmada yoğun bakım hastalarındanda uygulanan endoskopik perkütan gastrostomi endikasyonları komplikasyonlarımortalite ve beslenme açısından incelenmiş ve bu işlemin basit emniyetli ve etkili bir beslenme yöntemi olduğu vurgulanmıştır.Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler yogun-bakim-hastalarinda-perkutan-endoskopik-gastrostomi_H272.html Fri, 16-08-2013 11:43 CEST Ölümle sonuçlanan 5 Laporoskopik Kolesistektomi Olgusu 1997-2001 yılları içerisinde dava konusu olmuş ve ölümlesonuçlanmış 5 olgu klinik öyküleri ve otopsi bulguları ile ince-lenerek ölüm nedenleri ve hekim hataları tartışılmıştır.Klipsyetersizliği safra sızması amdominal aort yaralanması a.hepatitpropiya yaralanması artel sütür yeterliliği ve duodenum yaralan-ması bağlı kanama ve peritonit ölüm nedenleri olarak saptanmışve tüm olgularda belli kurallarla daha fazla özen gösterilmesihalinde ölümlerin önlenebileceği yorumu yapılmıştır.Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler olumle-sonuclanan-5-laporoskopik-kolesistektomi-olgusu_H271.html Fri, 16-08-2013 11:41 CEST Number 4 Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler number-4_H270.html Fri, 16-08-2013 11:39 CEST HELİCOBACTER PYLORİ POZİTİFLİĞİ; 4024 VAKADA CLO TEST SONUÇLARIMIZ Amaç: Ünitemizde yapılan üst sindirim sistemi endoskopik incelemelerinde CLO test ile helicobacter pylori pozitifliği araştırılmış olguların retrospektif değerlendirimi yapılarak bakterinin prevalansı birlikte olduğu yakınmalar ve yakınmaların süresi endoskopik tanılar alışkanlıklar ve nonsteroid anti enflamatuar ilaç alımıyla pozitiflik ilişkisinin araştırılması incelenmiştirYöntem: 1995-99 yılları arasında antral biyopsi materyalinde urease aktivitesi ölçümüne dayalı olan CLO test ile helicobacter pylori pozitifliği araştırılmış 4024 olgu retrospektif olarak değerlendirilmiştir. Bulgular: 2054 kadın hasta median yaş 42 8 ve 1970 erkek hasta median yaş 44 1 idi. Helicobacter pylori % 58 7 olguda pozitifti. En sık başvuru yakınması epigastrik ağrı (%43.02) ve bu hastalarda helicobacter pylori pozitifliği istatistiksel olarak anlamlıydı (P<0 001). Yakınmalarının süresi 1-3 yıl ve üzerinde olan hastalarda anlamlı istatistiksel pozitiflik vardı (P<0 05). En sık karşılaşılan tanılar pangastrit (%59 89) ve noneroziv duodenitti (%57 32). Ancak bulbit ve deforme bulbus vakalarında helicobacter pylori pozitifliği istatistiksel olarak anlamlıydı (sırasıyla P<0 001). Nonsteroid anti enflamatuar ilaç alımı sigara ve alkol alışkanlıkları ile helicobacter pylori pozitifliği istatistiksel olarak anlamlıydı (sırasıyla P<0 01 ve P<0 001). Nonsteroid anti enflamatuar ilaç alımı sigara ve alkol alışkanlıkları ile helicobacter pylori pozitifliği arasında istatistiksel anlamlılık saptanmadı (P>0 05). Sonuç: Çalışmamızda bulunan helicobacter pylorinin kümülatif pozitifliği küçümsenmeyecek boyuttadır. Özellikle uzun süreli epigastrik ağrı yakınması olan hastalarda endoskopik inceleme yapıldığında; bulbit ve /veya deforme bulbus tanıları mevcutsa helicobacter pylori mutlaka araştırılmalı ve eradike edilmelidir.Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler helicobacter-pylori-pozitifligi-4024-vakada-clo-test-sonuclarimiz-_H269.html Fri, 16-08-2013 11:38 CEST LAPAROSKOPİK KOLESİSTEKTOMİ SONRASI TROKAR YERİ HERNİLERİ (OLGU SUNUMU) Amaç: Laparoskopik operasyonlardan sonra oluşan komplikasyonlardan biri de trokar yeri hernisidir. Seyrek görülmekle birlikte strangulasyon gibi tehlikeli sonuçlar doğurabilir. Port giriş yerlerinde fasya açıklığının kapatılmaması bu komplikasyona neden olarak gösterilmektedir. En çok umbilikal bölgede görülen trokar yeri hernilerinin klinik tanısı özellikle obez hastalarda güçtür. Şüphelenilen olgularda bilgisayarlı tomografi yararlı olmaktadır. Bu makalede kliniğimizde ameliyat edilen umbilikal port hernili üç hasta literatür eşliğinde incelendi. Klinik tam her üç olguda da bilgisayarlı tomografi ile kesinleştirildi ve biri inkarserasyon nedeniyle acil olarak diğerleri elektif şartlarda onarıldı. Hastaların hiçbirinde port yeri etrafında fasyanın kapatıldığını düşündürecek sütür materyaline rastlanmadı. Bu gözlemler 10 mm ve üzerindeki trokar giriş yerlerinde fasya açıklığının güvenli bir şekilde kapatılmasının gerekliliğini düşündürmektedir..Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler laparoskopik-kolesistektomi-sonrasi-trokar-yeri-hernileri-olgu-sunumu-_H268.html Fri, 16-08-2013 11:37 CEST LAPAROSKOPİK KOLESİSTEKTOMİ SONUÇLARIMIZ Amaç: Bu çalışmada 1992-1999 yıllan arasında gerçekleştirdiğimiz 1014 laparoskopik kolesistektominin retrospektif değerlendirmesi amaçlanmıştıMateryal-Metod: Kayıtlarımızdan laparaskopik kolesistektomi operasyonlarının 3 grupta 5 uzman cerrah tarafından veya bu cerrahların gözetiminde yapıldığı belirlendi. Hastaların laparoskopik kolesistektomi sırasındaki peroperatif komplikasyonlan postoperatif komplikasyonlan ve postoperatif hastanede kalış süreleri tespit edildi. Ayrıca operasyona laparoskopik olarak başlanan ancak açığa dönülen yakalardaki endikasyonlarımız değerlendirildi. Sonuç: Toplam laparoskopik kolesistektomi sayımız 1014 bulunurken 68 hastada laparoskopiden açık operasyona geçildiği tespit edildi. Kadın / erkek oranı 3/5 olarak belirlendi. Hastaların %57.4ü postoperatif l. günde taburcu olmuştu. 3 günden fazla hastanede kalan hasta oranı %4.6 olarak bulundu. Hastanede kalış süresinin uzamasında operasyona ait sebeplerden çok hastaların mevcut kardiak ve pulmoner hastalıklarının etkili olduğu tespit edildi. Peroperatif komplikasyonlar arasında ilk sırayı karaciğer yatağından kanamaların aldığı gözlendi. Basit kese perforasyonu hastaların %9unda meydana gelmişti. Postoperatif komplikasyonlar arasında en sık ortaya çıkan yara enfeksiyonu iken bunu pulmoner komplikasyonlar izlemekteydi. Laparoskopiden açık kolesistektomiye dönüş nedenlerinin başında anatominin ayırt edilemediği intraabdominal yapışıklıklar gelmekteydi. 22 hastada intraoperatif olarak koledok taşı belirlenmesi 3 hastada malignensi şüphesi açığa dönme endikasyonunu oluşturmaktaydı.Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler laparoskopik-kolesistektomi-sonuclarimiz-_H267.html Fri, 16-08-2013 11:34 CEST LAPAROSKOPİK KOLESİSTEKTOMİDEN SONRA POSTKOLESİSTEKTOMİ SORUNLARI AZALDI MI? Amaç: Laparoskopik kolesistektominin rutin kullanıma girmesinden sonra postkolesistektomi sorunlarında bir azalma olup olmadığının araştırılması amaçlandı. Açık kolesistektomi sonrası postkolesistektomi sorunlarına % 10-40 arasında rastlanılmaktaydı. Bu oranın laparoskopik cerrahi sonrasında da sürdüğü belirtilmektedir. Yöntem: Nisan 1997- Eylül 1998 tarihleri arasında laparoskopik kolesistektomi yapılan olgulardan çalışma kapsamına alınan 108 olgu ameliyat tarihlerinden en az iki yıl geçtikten sonra çağırıldı ve yakınmaları sorgulanarak gelişen majör ve minör komplikasyonlar belirlendi. Bu yakınmalara neden olan faktörler araştırıldı. Yaş cins yandaş hastalık operasyon süresi hastanede kalış süresi ve safra kesesi delinmesi açısından yakınmalara etkileri istatistiksel olarak değerlendirildi. Hasta memnuniyeti sorgulandı Bulgular: Olgularımızın yaş ortalaması 51.6 olup 86sı kadın 22si erkekti. Yirmialtı hastada yandaş hastalık vardı. Ortalama ameliyat süresi 110.2 dakika ortalama hastanede yatış süresi 1 .8 gün idi. Yirmi olguda safra kesesinin delindiği 7 olguda taşların batına döküldüğü saptandı. Toplam 23 olguda minör yakınmalar vardı. Rezidüel koledok taşı ve nüks umblikal herni gelişen iki olguda morbidite izlendi. İstatistiksel değerlendirmeye alınan faktörler anlamlı bulunmadı. Sonuç: Hastaların %99u memnuniyetlerini ifade etmelerine karşın %23.1 oranında postkolesistektomi sorunlarının iki yıl sonra da sürdüğü saptanmıştır. Postkolesistektomi sorunlarının prevalansının laparoskopik cerrahi ile azalmadığı düşünülmektedir..Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler laparoskopik-kolesistektomiden-sonra-postkolesistektomi-sorunlari-azaldi-mi-_H266.html Fri, 16-08-2013 11:33 CEST LAPAROSKOPİK DONÖR NEFREKTOMİ (DERLEME) Laparoskopik nefrektomi transplantasyonDevamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler laparoskopik-donor-nefrektomi-derleme-_H265.html Fri, 16-08-2013 11:32 CEST RETROPERİTONEOSKOPİK ADRENALEKTOMİDE LATERAL YAKLAŞIM: İLK DENEYİMLERİMİZ Amaç: Bu çalışmada kliniğimizde lateral yaklaşım ile gerçekleştirilmiş 3 retroperitoneoskopik adrenalektomi olgusu sunulmaktadır. Ameliyatlarda kullanılan teknik malzemeler ameliyat sonuçları ve teknik zorlukların gözden geçirilmesi amaçlandı.Yöntem: Adnan Menderes Üniversitesi Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Kliniğini tarafından 2000-2001 yıllarında benign ön tamlarla 3 ila 6 cm çaplı kitleler için uygulanan cerrahi girişim 3 trokarla ve lateral pozisyonda gerçekleştirildi.. Bulgular: Olguların tümü bayan ve ortalama yaş 50.1 (46-52) olarak bulundu. Kitleler ikisi sol biri sağ taraf yerleşimliydi. Vücut kitle indeksi (VKİ) iki olguda < 30 birinde ise > 35 olarak saptandı. Ameliyat sürelerimiz 200-220 dk arasında değişirken hastalar postoperatif ilk 2 günde taburcu edildi. Komplikasyon görülmedi. Patolojik incelemede malign tanı saptanmadı. Sonuç: Lateral retroperitoneoskopik adrenalektomi lateral transperitoneoskopik adrenalektomi yöntemi ile aynı güvenilirlikte olup küçük adrenal kitlelerinde (< 6 cm) ilk cerrahi tercih olabilir. Yüzükoyun yerine lateral yaklaşım uygulaması acil açığa geçmeyi gerektiren olası komplikasyonlara karşı müdahale için avantajlıdır..Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler retroperitoneoskopik-adrenalektomide-lateral-yaklasim-ilk-deneyimlerimiz-_H264.html Fri, 16-08-2013 11:31 CEST CO2 PNÖMOPERİTONUNUN AZOKSİMETAN İLE İNDÜKLENMİŞ İN VİVO KOLON KANSERİ GELİŞİMİNE ETKİSİ (DENEYSEL ÇALIŞMA) Amaç: Laparoskopik cerrahinin günümüzde yaygın kullanımı sonucu CO2 pnömoperitonunun tümör gelişimi üzerine olan etkisi de araştırma konusu haline gelmiştir. Bu deneysel çalışmada CO2 pnömoperitonunun azoksimetan ile indüklenmiş in vivo kolon kanseri gelişimi üzerine etkisi araştırılmıştır. Yöntem: Çalışmada 40 VVistar-Albino erkek sıçan 3 gruba ayrılmıştır. Tüm sıçanlara 6 hafta boyunca haftada bir kez olmak üzere 15 mg/kg dozunda subkutan azoksimetan enjeksiyonu yapılmış 1. gruba (n=15) 6. haftada 8 mmHg basınçlı 20 dk süreli CO2 pnömoperitemu uygulanmıştır. 2. gruba (n-15) ö.haftada ksifoidden pubise uzanan orta hat laparotomisi yapılmış ve 20 dk. beklenerek kapatılmıştır. 3. gruba (n=10) herhangi bir girişimde bulunulmamıştır. Doz başlangıcından 30 hafta sonra tüm gruplar sakrifiye edilerek sol kolon ve sigmoid kolon materyalleri hızla patolojik olarak incelenmiştir. Bulgular: Grup l de Astler-Coller sınıflamasına göre sıçanların 6sı (%50) A 4ü (%33.3) Bl 2si (%16.7) B2 olarak tespit edildi. Grup 2 de Astler Goller sınıflamasına göre tümör saptanan sıçanların 4ü (%36.3) A 5i (%45.6) Bl 2si (%18.1) B2 olarak tespit edildi. Kontrol grubunda Astler-Coller sınıflamasına göre sıçanların 5i (%71) A 2si (%29) Bl olarak tespit edildi . Sıçanlardaki kolon kanser gelişiminin 1. ve 2. grupta kontrol grubuna göre daha ileri evrede olduğu görülmüştür. Pnömoperiton ve laparotomi grubu arasında ise istatistiksel olarak anlamlı fark bulunmamıştır. Sonuç: Elde edilen sonuçlara göre CO2 pnömoperitonunun gelişmekte olan serozayı aşmamış in vivo kolon kanseri gelişimine etkisi laparotomiden farklı değildir.Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler co2-pnomoperitonunun-azoksimetan-ile-induklenmis-in-vivo-kolon-kanseri-gelisimine-etkisi-deneysel-calisma-_H263.html Fri, 16-08-2013 11:30 CEST LAPAROSKOPİK KOLESİSTEKTOMİ ANESTEZİSİNDE AZOT PROTOKSİT KULLANIMI VE OKSİDATİF STRESS (KLİNİK ÇALIŞMA) Amaç: Laparoskopik kolesistektomi yapılan olguların anestezisinde azot protoksit kullanımının organizmada oksidatif strese yol açıp açmadığının saptanması.Yöntem: 1 Eylül-30 Kasım 1999 tarihleri arasında ASA I-II sınıfına giren 20 hasta çalışma kapsamına alındı. Rastgele seçilen 10 olgunun anestezisinde isofloran+azot protoksit/oksijen (Grup 1) diğer 10 olguda ise isofloran+oksijen/kuru hava (Grup 2) kullanıldı. Her iki gruptaki hastalarda preoperatif preinsuflasyon insuflasyonun 30. dakikası postoperatif 1. ve 2. Saatlerde kan pHsı p50 A-V PO2 farkı aspartat aminotransferaz (AST) alanin aminotrans-feraz (ALT) ve thiobarbituric acid reducing substance (TBARS) değerleri çalışıldı. Bulgular: Her iki grubun kan pHsı ve A-V PO2 farklarında istatistiksel olarak önemli farklılık saptanmadı. P50 AST ALT ve TBARS değerleri Grup l de istatistiksel olarak anlamlı olacak şekilde yüksek bulundu. Sonuç: Laparoskopik cerrahide CO2 insuflasyonu ve azot protoksit kullanımının serbest O2 radikallerinin daha fazla oluşması ve daha fazla doku yıkımına neden olabileceği kanısına varıldı. Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler laparoskopik-kolesistektomi-anestezisinde-azot-protoksit-kullanimi-ve-oksidatif-stress-klinik-calisma-_H262.html Fri, 16-08-2013 11:29 CEST NEDENİ BİLİNMEYEN AKUT KARIN OLGULARINDA TANISAL LAPAROSKOPİ Amaç: Nedeni bilinmeyen akut karın olgularında tanısal laparoskopinin etkinliğini ve değerim araştırmakYöntem: Aralık 1996 - Haziran 2000 tarihleri arasında İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Acil Cerrahi Ünitesine akut karın tablosuyla başvuran ve tanısal laparoskopi uygulanan 98 hastanın özellikleri ameliyat bulguları ve uygulanan girişimler hasta dosyaları ve ameliyat raporları incelenerek retrospektif olarak araştırıldı. Bulgular: Hastaların 46sı erkek ( %47) 52si kadındı. Hastaların yaş ortalaması 35.4 (15-76) idi. Hastaların tamamında laparoskopik eksplorasyon tanıyı koymak için yeterli oldu. Sekiz hastada herhangi bir patoloji saptanmadı. 71 hastada (%72) ameliyata laparoskopiyle devam edilirken 27 hastada (%28) açık cerrahi girişim uygulandı. Ameliyatları laparoskopik olarak sonlandırılan hastaların beşinde (dördüne laparoskopik appendektomi birine de laparoskopik kolesistektomi uygulandı) trokar yerlerinde yara enfeksiyonu gelişti. Açığa geçilen olgulardan sigmoid rezeksiyon + Hartman kolostomi uygulanan hastada yara enfeksiyonu açık kolesistektomi uygulanan akut pankreatit olgusunda ise ameliyat sonrası 14. ayda insizyonel fıtık gelişti. Yara enfeksiyonları medikal tedavi ile başarıyla tedavi edildi. İnsizyonel fıtık ise prolen mesh ile onarıldı. Sonuç: Akut karın tanısı düşünülen hastalarda tanısal laparoskopinin tanı koymada etkili ve güvenilir bir yöntem olduğu görülmektedir. Tanısal laparoskopi negatif laparotomiyi de önlemekte ve cerrahi tedavi hastaların birçoğunda laparoskopik olarak gerçekleştirilebilmektedir.Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler nedeni-bilinmeyen-akut-karin-olgularinda-tanisal-laparoskopi_H261.html Fri, 16-08-2013 11:28 CEST LAPAROSKOPİK KOLESİSTEKTOMİ SONUÇLARIMIZ Amaç: Bu çalışmada 1992-1999 yıllan arasında gerçekleştirdiğimiz 1014 laparoskopik kolesistektominin retrospektif değerlendirmesi amaçlanmıştıMateryal-Metod: Kayıtlarımızdan laparaskopik kolesistektomi operasyonlarının 3 grupta 5 uzman cerrah tarafından veya bu cerrahların gözetiminde yapıldığı belirlendi. Hastaların laparoskopik kolesistektomi sırasındaki peroperatif komplikasyonlan postoperatif komplikasyonlan ve postoperatif hastanede kalış süreleri tespit edildi. Ayrıca operasyona laparoskopik olarak başlanan ancak açığa dönülen yakalardaki endikasyonlarımız değerlendirildi. Sonuç: Toplam laparoskopik kolesistektomi sayımız 1014 bulunurken 68 hastada laparoskopiden açık operasyona geçildiği tespit edildi. Kadın / erkek oranı 3/5 olarak belirlendi. Hastaların %57.4ü postoperatif l. günde taburcu olmuştu. 3 günden fazla hastanede kalan hasta oranı %4.6 olarak bulundu. Hastanede kalış süresinin uzamasında operasyona ait sebeplerden çok hastaların mevcut kardiak ve pulmoner hastalıklarının etkili olduğu tespit edildi. Peroperatif komplikasyonlar arasında ilk sırayı karaciğer yatağından kanamaların aldığı gözlendi. Basit kese perforasyonu hastaların %9unda meydana gelmişti. Postoperatif komplikasyonlar arasında en sık ortaya çıkan yara enfeksiyonu iken bunu pulmoner komplikasyonlar izlemekteydi. Laparoskopiden açık kolesistektomiye dönüş nedenlerinin başında anatominin ayırt edilemediği intraabdominal yapışıklıklar gelmekteydi. 22 hastada intraoperatif olarak koledok taşı belirlenmesi 3 hastada malignensi şüphesi açığa dönme endikasyonunu oluşturmaktaydı.Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler laparoskopik-kolesistektomi-sonuclarimiz-_H260.html Fri, 16-08-2013 11:27 CEST UZAMIŞ PNÖMOPERİTONEUMUN BÖBREK FONKSİYONLARINA ETKİLERİ Amaç: Laparoskopik cerrahi girişimler sırasında uygulanan yüksek intraabdominal basınç oligüri ve anüriye neden olur. Bu çalışmada uzamış pnömoperitoneumun ve dolayısı ile armış karın içi basıncın böbrek fonksiyonları üzerine olan etkisi böbrek fonksiyon testleri ve direkt olarak görüntülenerek değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Yöntem: Çalışmada 100 adet genç-erişkin erkek kobay kullanıldı. Kobaylar kontrol grubu ve farklı sürelerde (60 120 240 360) uygulanan sabit karın içi basınç (ISmmHg) değerine göre her grupta 20 denek olacak şekilde 5 gruba ayrıldı. Juguler ven ve karotid arter kateteri takılmasını ve mesane sondası konulmasını takiben her grup için çalışma süresi sonunda idrar outputu serum BUN ve kreatinin düzeyleri ve kreatin klerensleri ayrı ayrı ölçüldü. Gereç ve Yöntem: Bu çalışma 1996-1998 yılları arasında Haseki Hastanesi 2. Cerrahi Kliniğinde duodenal ülsere bağlı pilor stenozu tanısı ile öpere edilen 30 hastada prospektif olarak yapıldı. Hastalar iki eşit gruba ayrıldı. Birinci gruba (n=15) laparoskopik bilateral trunkal vagotomi ( BTV) + yarı açık gastroenterostomi veya piloroplasti uygulandı. İkinci gruba (n=15) açık ameliyat tekniği ile BTV + gastroenteres-tomi veya piloroplasti uygulandı. Her iki grupta da hastalar toplam 34 ay takip edildi. Bulgular: Uzamış pömoperitoneumun serum BUN kreatinin değerlerinde anlamlı olarak yükselmeye buna karşın kreatinin klirensinin bir göstergesi olan renal uptake değerlerinde ise anlamlı düşüşe neden olduğu saptandı.Yine idrar out­putu pnömoperitoneum süresi ile orantılı olarak anlamlı olarak düştü. Sonuç: Uzamış pnömoperitoneum (240 dakika ve üzeri) böbrek fonksiyonlarında belirgin olarak bozulma idrar outputunda düşmeye neden olur.Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler uzamis-pnomoperitoneumun-bobrek-fonksiyonlarina-etkileri-_H259.html Fri, 16-08-2013 11:26 CEST LAPAROSKOPİK VE AÇIK KOLESİSTEKTOMİLERDE VÜCUT ISI DEĞİŞİKLİKLERİNİN KARŞILAŞTIRILMASI Amaç: Laparoskopik ve açık kolesistektomilerde vücud ısı değişikliklerinin karşılaştırılması.Yöntem: Kolesistektomi olacak 40 hasta 20 kişilik laparoskopi ve laparatomi olmak üzere 2 gruba ayrıldı. Her iki gruba da aynı anestezi tekniği uygulandı. Hastalar 0.5 FiO2 ile ventile edildiler.Her iki grupta "core" ısısı özofagus probu ile sürekli ölçüldü ve sonuçlar preoperatif intraoperatif ve postoperatif olmak üzere 3 kez kaydedildi. Bulgular: Her iki grupta "core" ısısı düşüşüne bağlı hafif hipotermi gelişti."Core" ısısındaki düşüş laparoskopi grubunda laparotomi grubuna göre daha büyüktü. Bu fark istatistiksel olarak anlamlı bulundu. Sonuç: Laparoskopik kolesistektomi grubunda batın boşluğu havaya açık olmadığı halde ısı kaybı açık kolesistektomi grubuna göre daha büyük bulundu.Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler laparoskopik-ve-acik-kolesistektomilerde-vucut-isi-degisikliklerinin-karsilastirilmasi-_H258.html Fri, 16-08-2013 11:25 CEST LAPAROSKOPİK VE AÇIK PREPERİTONEAL FITIK TAMİRİ SONRASINDA AĞRININ KARŞILAŞTIRILMASI Amaç: Açık ve laparoskopik preperitoneal fıtık tamiri sonrasında ilk 24 saatteki analjezik ihtiyacını karşılaştırmak.Yöntem: Nisan 1997- Ocak 2000 tarihleri arasında Selçuk Üniversitesi Tıp Fakültesi Genel Cerrahi kliniğinde preperitoneal alanı kullanarak 33 laparoskopik(TEP) ve açık 27(Stoppa) yöntemi ile toplam 60 kasık fıtığı olan hastada randomize olarak fıtık onarımı uygulandı. Bilateral ve nüks fıtığı olanlar çalışma harici tutuldu. TEP tekniği Mc Kernanın açık teknik Stoppanın tarif ettiği şekilde uygulandı. Bütün hastalarda PCA kullanılarak ameliyat sonrası 24 saatteki analjezi ihtiyacı saptandı. Bulgular: Her iki grup arasında ameliyat süresi bakımından fark yoktu. Deri insizyonu dışında kullanılan mesh boyutları ve disseke edilen alan birbirine benzerdi. Preperitoneal alanda gerilimsiz teknikler kullanılmasına rağmen Stoppa grubundaki olgularda postoperatif dönemde 374.62±187.13 mg Meperidine kulanılmışken laparoskopik grupta 195 95 ± 150.03 mg of Meperidine kullanıldığı belirlendi (p<0.005). Çalışmada ameliyat sonrasında ilk 24 saatte TEP grubundaki hastalarda daha az analjezik ihtiyacı olduğu ve postoperatif dönemde daha az ağrı hissedildiği saptandı. Sonuç: Laparoskopik total ekstraabdominal fıtık tamiri(TEP) ameliyat sonrası ağrı yönünden açık preperitoneal fıtık tamirine göre belirgin bir biçimde üstünlük göstermektedir.Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler laparoskopik-ve-acik-preperitoneal-fitik-tamiri-sonrasinda-agrinin-karsilastirilmasi-_H257.html Fri, 16-08-2013 11:24 CEST ENDOSKOPİK EKSTROPERİTONEAL İLE KONVANSİYONEL FITIK ONARIMININ KARŞILAŞTIRILMASI Amaç: Endoskopik ve açık fıtık onarımı ameliyat­larının cerrahi stres ve postoperatif ağrı açısından karşılaştırılması. Yöntem: ASA sınıflamasına göre I-II gruplarına dahil 40 hasta çalışma kapsamına alındı. Hastalar endoskopik ekstraperitoneal fıtık onarımı uygulanan grup (Grup l n=20) ve açık fıtık onarımı uygulanan grup (Grup 2 n=20) olmak üzere iki gruba ayrıldı. Her iki grupta intraoperatif ve postoperatif dönemde analjezik tüketimleri karşılaştırıldı. Bulgular: Ameliyatta analjezik olarak kullanılan remifentanilin miktarı mgr/dk/kg olarak Grup lde 0.43±0.09 Grup 2de 0.46±0.12 olarak tespit edildi (p<0.05). Ameliyat sonrası 1. ve 2. günlerdeki kul­lanılan analjezik olan tramadolün tüketimi karşılaştırıldığında sırasıyla Grup l için 205±45.95 mg 27.5±49.93 mg Grup 2 için 265±46.66 mg 85±103.9 mg olarak saptandı. (p<0.05) Sonuç: Yeni bir teknik olan ekstraperitoneal fıtık tamiri konvansiyonel cerrahiye göre per ve postoper­atif dönemlerde daha az strese sebep olarak kullanılan analjezik miktarını azaltmaktadır.Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler endoskopik-ekstroperitoneal-ile-konvansiyonel-fitik-onariminin-karsilastirilmasi-_H256.html Fri, 16-08-2013 11:19 CEST ERCPDE HEMŞİRENİN ROLÜ Amaç: ERCP (Endoskopik Retrograd Kolanjio Pankreatografi) papilla vaterİ safra yolları ve pankreas hastalıklarının tanı ve tedavisinde sıklıkla kullanılan en önemli girişimler arasında yer almaktadır. Endoskopik yöntemlerle gerçekleştirilen bu girişimin günümüzde son derece yararlı olduğu belirtilmekte ve hasta açısından avantajlarına dikkat çekilmektedir.Endoskopik girişimlerde kullanılan araç gerecin yanı sıra fluoroskopinin de gerekli olduğu ERCPde; endoskopik papillotomi taş ekstraksiyonu nazobiliyer drenaj ve endoprotez (stent) yerleştirilmesinin gerçekleştiği vurgulanmaktadır.Literatürde diagnostik ve terapötik ERCP uygulamalarının başarısında öncesi sırası ve sonrasında endoskopi hemşiresinin büyük görevler üstlendiğine işaret edilmektedir. ERCPnin genellikle güvenilir bir yöntem olmasına karşın morbidite ve nadiren mortalitenin de söz konusu olabileceği belirtilmektedir. Bu nedenle işlem öncesi hastanın bilgilendirilmesi ve bilgilendirilmiş onam alınması ve genel sağlık du­rum değerlendirilmesinin işleme hazırlığın temelim oluşturacağı açıktır.ERCPde kullanılacak araç-gerecin temizlik ve dezenfeksiyonunun yapılarak hazırlanması hastanın işlem öncesi sırası ve sonrasında izlemi ile hasta ve ailesinin bilgilendirilmesi ve işlem sırasında hekime asiste edilmesinin hemşirenin sorumlulukları arasın­da yer aldığı bilinmektedir.Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler ercpde-hemsirenin-rolu-_H255.html Fri, 16-08-2013 11:18 CEST LAPAROSKOPİK KOLESİSTEKTOMİDE ANESTEZİ Amaç: : Laparoskopik kolesistektomi per ve postoperatif dönemde sağladığı üstünlükleri ile geleneksel açık cerrahinin yerini almıştır. Karbondioksit insuflasyonu ile oluşturulan pnömoperitonyumun neden olduğu birçok değişiklikler vardır. Laparoskopik kolesistektomi anestezisinde amaç; oluşabilecek değişiklikler göz önünde tutularak solunumsal ve hemodinamik stabilitenin sağlanmasıdır. Postoperatif dönemde bulantı ve kusma sıklıkla görülür. Per ve postoperatif ağrının önlenmesinde lokal anestezikler non-steroid antiinflamatuar ilaçlar veya opioidler kullanılabilir.Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler laparoskopik-kolesistektomide-anestezi-_H254.html Fri, 16-08-2013 11:16 CEST LAPAROSKOPİK FITIK ONARIMI HASTALARIN İŞLERİNE ERKEN DÖNMELERİNİ SAĞLIYOR MU? Amaç: Laparoskopik kasık fıtığı onarımı yapılan olguların günlük aktiviteleri ile işlerine başlama istek ve sürelerini araştırmak.Yöntem: Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Genel Cerrrahi ABDda Eylül 1997-Eylül 1999 tarihleri arasında laparoskopik transabdominal preperitoneal patch (TAPP) tekniği ile herniorafi yapılan 29 olgu (25 erkek 4 kadın yaş ortalaması 41.7) günlük normal fiziksel aktiviteye ve işe dönüş süreleri açısından değerlendirildi. Bulgular: Olguların 26sı (%89.6) primer 3ü (10.4) nüks idi. Ortalama hastanede yatış süresi: 0.9 gün (3 olguda 6 saat 25 olguda l gün l olguda 2 gün) idi.Tüm olgular (hematom gelişen bir olgu dışında) post operatif (p.o) l.gün günlük aktivitelerine döndüklerini ifade ettiler. İki öğrenci 2. ve 3. gün okuluna başladı. Serbest meslek sahibi veya özel sektörde çalışan 13 olgunun tamamı 2-4 gün arasında değişen sürelerde işlerine başladılar (bu olgulardan birisinde paraumblikal 5mm lik port yerinde analjezik kullanımını gerektiren ağrısı olmasına karşın 2. gün işine başladı). Kamu kesiminde çalışan olgulardan sadece birisi p.o 2. gün işine başlarken diğer olgular hiçbir yakınmaları olmamasına karşın işlerine erken dönmek istemediler. Sonuç: Son yıllarda laparoskopik cerrahi maliyetlerinin düşürülebilmiş olmasına karşın açık cerrahiye oranla ek bir maliyet söz konusu olduğundan ekonomik yönden geri kalmış ülkelerde ameliyat öncesi hastalarla görüşüp işlerine kısa sürede dönme arzusunda olmayan hastalara fıtık onarımının laparoskopik yapılmaması gerektiği kanaatine varıldı.Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler laparoskopik-fitik-onarimi-hastalarin-islerine-erken-donmelerini-sagliyor-mu-_H252.html Fri, 16-08-2013 11:15 CEST 22 YAŞINDA ERKEK HASTADA SOL İNGUİNAL HERNİ VE SOL İNTRAABDOMİNAL TESTİSİN LAPAROSKOPİK TEDAVİSİ Amaç: 22 yaşındaki erkek hastamızda sol inguinal herni ve sol intraabdominal testis mevcuttu. Diagnostik laparoskopi laparoskopik orşiektomi ve laparoskopik herni tamiri yapıldı. Çıkarılan testiste herhangi bir malinite bulgusuna Tatlanılmadı. Operasyon sonrası herhangi bir komplikasyon gelişmeyen hasta şifa ile taburcu edildi.Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler 22-yasinda-erkek-hastada-sol-inguinal-herni-ve-sol-intraabdominal-testisin-laparoskopik-tedavisi-_H251.html Fri, 16-08-2013 11:14 CEST PEPTİK ÜLSERE BAĞLI PİLOR STENOZUNA LAPAROSKOPİK CERRAHİ YAKLAŞIM Amaç: Peptik ülsere bağlı pilor stenozu tanısı ile opere edilen hastalarda laparoskopik yöntem ile açık ameliyat yöntemini birbirleriyle karşılaştırmak ve her iki yöntemde de ameliyat sonrası ağrı analjezik ilaç kullanımı ameliyat süresi komplikasyon hastanede kalış aktif yaşantıya dönüş süreleri ve nüks oluşumunu araştırmaktır. Gereç ve Yöntem: Bu çalışma 1996-1998 yılları arasında Haseki Hastanesi 2. Cerrahi Kliniğinde duodenal ülsere bağlı pilor stenozu tanısı ile öpere edilen 30 hastada prospektif olarak yapıldı. Hastalar iki eşit gruba ayrıldı. Birinci gruba (n=15) laparoskopik bilateral trunkal vagotomi ( BTV) + yarı açık gastroenterostomi veya piloroplasti uygulandı. İkinci gruba (n=15) açık ameliyat tekniği ile BTV + gastroenteres-tomi veya piloroplasti uygulandı. Her iki grupta da hastalar toplam 34 ay takip edildi. Bulgular: Ameliyat süresi çalışma grubunda ortalama 90 dk kontrol grubunda ortalama 85dk olup p>0.05 anlamsız bulundu. Hastanede yatış 1. grupta 4.2gün 2. grupta 6.l gün olup p<0.05 laparoskopik grup lehine idi. Analjezi kullanımında 1. grupta orta­lama 320mgr 2. grupta ise ortalama 485mgr diclofe-nac sodyum kullanılmıştır. Gruplar karşılaştırıldığında p<0.05 1. grup lehine bulunmuştur. Aktif yaşantıya dönüşte ise laparoskopik grupta ört. 16gün açık grupta ise ört. 28gün olup p<0.05 l. grup lehine idi. Her iki gruptada herhangi bir mortalite görülmemiş olup birer hastada nüks görülmüştür Sonuç: Laparoskopik ve yarı açık cerrahi girişimin peptik ülser hastalığına bağlı pilor stenozunda açık prosedüre göre daha az analjezi ve ağrı duyumu sağladığı hastanede kalış süresini kısalttığı aktif yaşantıya dönüşü kolaylaştırdığı daha az komplikasyona yol açtığı ve hasta açısından daha konforlu olduğu görüldü.Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler peptik-ulsere-bagli-pilor-stenozuna-laparoskopik-cerrahi-yaklasim-_H250.html Fri, 16-08-2013 11:14 CEST VENTRAL FITIKLARDA LAPAROSKOPİK ONARIM DENEYİMİMİZ Amaç: : Laparoskopik ventral fıtık onarımının teknik özelliklerini ve sonuçlarını incelemek.Yöntem: Ocak 1998 ve Ocak 2000 yılları arasında İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı Gürkan C servisinde toplam 22 ventral fıtık olgusuna laparoskopik onarım uygulandı. Bulgular: Olguların 3ü nüks olmak üzere 11i umblikal 10u insizyonel li epigastrik fıtık idi. İnsizyonel fıtık olgularının 6sı Phannenstiel li göbek üstü median insizyon distalinden li göbek altı median insizyonun proksimalinden 2si sağ transrektal insiz­yon yerlerinden gelişmişti. Olguların 19u kadın 3ü erkekti. Serinin en genci 37 en yaşlısı 70 ortalama yaş 53.95 ± 2.03 idi. Olguların 2sine uygun boyutlarda politetrafloroetilen mesh diğerlerine polipropilen mesh ile fıtık onarımı yapıldı. Olguların 6sı ameliyat sonrası birinci gün diğerleri ameliyat sonrası 2. gün taburcu edildiler. Nüks umblikal fıtığı olan bir olgu­da ameliyat sonrası erken dönemde göbek bölgesinde seroma tesbit edildi. Olgular en az 6 en çok 12 ay ortalama 9.14 ± 0.54 ay olmak üzere ameliyat sonrası l 3 6 ve 12. aylarda rutin kontrollere çağrıldılar. Takip süresince nüks tesbit edilmedi. Sonuç: Laparoskopik teknikle ventral fıtıklarda mesh uygulanması %0 mortalite (1/22) % 4.54 morbidite oranlan kısalmış hastanede kalış süresi kozmetik olarak daha tatminkar sonuçlar vermesi ve hastanın günlük aktiviteye dönüş zamanının daha kısa sürede gerçekleşmesi nedeniyle seçilmiş vakalarda tercih edilebilecek güvenilir bir yöntemdir.Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler ventral-fitiklarda-laparoskopik-onarim-deneyimimiz-_H249.html Fri, 16-08-2013 11:13 CEST SAFRA KESESİ KANSERİ TANISI LAPAROSKOPİK KOLESİSTEKTOMİ SONRASI KONULAN HASTALARDA SAĞKALIM Amaç: : Safra kesesi kanseri tanısı laparoskopik kole-sistektomiden sonra konulan hastalarda trokar yeri metastazı ve sağkalımı araştırmakYöntem: Laparoskopik kolesistektomi uygulanan 4391 hasta içinde ameliyat sonrası histopatolojik inceleme ile safra kesesinde kanser saptanan hastalar trokar yerinde metastaz oluşumu ve sağkalım açısından analiz edilmiştir. Bulgular: Laparoskopik kolesistektomi yapılan hastaların sekiz (%0 18)inde ameliyat öncesi veya sırasında tanınamayan safra kesesi kanseri saptandı. Takip edilebilen yedi hastanın patolojik evreleri dört hastada pT2 ve üç hastada pT3 şeklindedir. Bir hastada (%14 2) laparoskopik kolesistektomiden iki ay sonra trokar yerinde metastaz gelişti. Ortalama sağkalım 30 ay olarak bulundu Sonuç: Safra kesesi kanseri tanısı laparoskopik kolesistektomi sonrası konulan hastalardaki tedavi yaklaşımı cerrahın tercihine bağlı olarak değişmekte­dir. Bu konunun tamamen aydınlanması için varolan literatürden daha fazla sayıda çalışmaya ihtiyaç vardır.Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler safra-kesesi-kanseri-tanisi-laparoskopik-kolesistektomi-sonrasi-konulan-hastalarda-sagkalim-_H248.html Fri, 16-08-2013 11:12 CEST HABİS OLDUĞU DÜŞÜNÜLEN ADNEKSİYAL KİTLELERE LAPAROSKOPİK GİRİŞİM YAPILABİLİR Mİ? OLGU SUNUMU Amaç: : Laparoskopik cerrahi girişim selim adneksiyal kitlelerin tanısı ve tedavisinde güvenle kullanılabilecek bir yöntemdir. Postoperatif dönemi hastanın daha iyi tolere etmesi ve hastanede kalış süresini kısaltması adneksiyal kitlelerin tedavisinde laparoskopik cerrahinin giderek daha fazla tercih edilmesine sebep olmaktadır. Jinekolojik habis tümörlerde de laparoskopik cerrahi kullanım alam bulmasına rağmen klasik yaklaşım şekli sadece selim ovarian kitlelerin laparoskopi ile tedavisi şeklindedir. Bu durum hastanın preoperatif değerlendirilmesini son derece önemli kılmaktadır. Bu makalede CA-125 seviyesi yüksek Transvaginal Ultrasonografide heterojen eko veren adneksiyal kitlesi olan bir hastaya yaklaşımımızı sunmayı ve literatürün ışığı altında bu olgularda izlenmesi gereken algoritmayı tartışmayı amaçladık. Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler habis-oldugu-dusunulen-adneksiyal-kitlelere-laparoskopik-girisim-yapilabilir-mi-olgu-sunumu-_H247.html Fri, 16-08-2013 11:11 CEST TEK TARAFLI FITIKLARDA DİAGNOSTİK LAPAROSKOPİ İLE KONTRALATERAL PATENT PROSESUS VAGİNALİSİN DEĞERLENDİRİLMESİ Amaç: : Literatürde rutin bilateral inguinal eksploras-yon sırasında %40-60 oranında kontralateral patent prosesus vaginalis (KPPV) saptandığı bildirilmekte­dir. Rutin eksplorasyon yapılmayan olguların %10-40ı karşı tarafta fıtık çıkması şikayeti ile tekrar başvurmaktadır. Çocuk yaş grubuna uygun çap ve boyuttaki aletlerin geliştirilmesi sonucunda pediatrik laparoskopik girişimler popülarite kazanmıştır. Çalışmamızda tek taraflı kasık fıtıklarında tanısal amaçlı laparoskopi ile KPPV nin değerlendirilmesi amaçlanmıştır.Yöntem: : Gerçekleştirmiş olduğumuz prospektif çalışmamızda kasık fıtığı tanısıyla başvuran 36 olgu KPPV açısından değerlendirilmiştir. Olguların dördü teknik nedenler dördü ise bilateralite nedeniyle çalışma dışı bırakılmıştır. Laparoskopi için fıtık kesesi­nin kanulasyonunu takiben batın 10 mmHg basınç ile şişirilmiştir. Karşı taraf inguinal bölge palpasyonla KPPV bulgusu açısından değerlendirilmiştir. Eksplorasyon 5-mm çapında 45 derece açılı bir kamera kullanılarak gerçekleştirilmiş KPPV saptanan olgularda onarım yapılmıştır. Bulgular: 28 olgunun sekizinde (%29) KPPV saptan­mış olup bir yaşın altında bu oran %40 bir yaş üstünde %22 olarak bulunmuştur. Sağ tarafta kasık fıtığı olan olguların % 25inde sol tarafta olanların ise % 33ünde KPPV veya fıtık olduğu saptanmıştır. Batı­nın şişirilmesini takiben yapılan manuel muayenenin güvenilir olmadığı sonucuna varılmıştır. Sonuç: Tek taraflı kasık fıtıklarında uygulanacak tanısal amaçlı laparoskopinin kolay ucuz ilerde yapılabilecek ikinci bir cerrahi girişimin maliyeti ile rutin eksplorasyon sırasında kord yaralanması riskini ortadan kaldıracak bir yöntem olduğuna inanıyoruz.Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler tek-tarafli-fitiklarda-diagnostik-laparoskopi-ile-kontralateral-patent-prosesus-vaginalisin-degerlendirilmesi-_H246.html Fri, 16-08-2013 11:10 CEST VİDEO-YARDIMLI TORAKOSKOPİ İLE BRONKOJENİK KİST EKSİZYONU OLGU BİLDİRİSİ Amaç: Akciğer içi ve mediastende görülen kistik lezyonlarm çoğu edinsel daha az bir bölümü ise konjenital olarak meydana gelir. Konjenital akciğer kist­lerinden biri olan bronkojenik kistler sıklıkla çocuk ve genç yaş döneminde görülür. Primer mediastinal kitlelerin %10-15ini oluşturur ve çoğunlukla asemp-tomatiktir. Mediastinal kistik lezyonlu uygun olgu­larda video-yardımlı torakoskopi (VATS) ile kist eksizyonu komplet rezeksiyon yapılabildiği sürece torakotomiye tercih edilmelidir. VATS ile bronko­jenik kist eksizyonu uyguladığımız bir olgu da liter­atürü gözden geçirerek yöntemin etkinliğim tartışmak istedik.Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler video-yardimli-torakoskopi-ile-bronkojenik-kist-eksizyonu-olgu-bildirisi-_H245.html Fri, 16-08-2013 11:09 CEST MENİSKÜS YIRTIKLARININ TANISINDA BİLGİSAYARLI TOMOGRAFİNİN VE MANYETİK REZONANS GÖRÜNTÜLEMENİN YERİ VE ARTROSKOPİ İLE DEĞERLENDİRİLMESİ Amaç: Bu çalışmanın amacı menisküs yırtıklalrında MR ve BT sonuçlarını artroskopik bulgularla kıyaslamaktır.Yöntem: Sağlık Bakanlığı Taksim Devlet Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Kliniğinde Haziran 1993 ile Mart 1997 tarihleri arasında 106sı erkek 64ü kadın olmak üzere 170 hastaya tanısal ve cerrahi artroskopi uygulandı. Artroskopi öncesi bilgisayarlı tomografi incelemesi yapılan 40 hasta ile manyetik rezonans incelemesi yapılan 40 hastanın bulguları artroskopik bulgularla karşılaştırıldı. bilgisayarlı tomografi ve manyetik rezonans incelemeler çeşitli özel merkezlerde gerçekleştirildi. Manyetik rezonans görüntülemede 0.5 tesla gücünde cihazlar kullanıldı.. Bulgular: MR görüntülemenin medyal menisküs yırtıklarında duyarlılığı % 87 özgüllüğü % 65 doğruluğu % 77 lateral menisküs yırtıklarında duyarlılığı % 64 özgüllüğü % 88 doğruluğu % 80 olarak bulundu. BTnin medyal menisküs yırtıklarında duyarlılığı % 57 özgüllüğü % 2 doğruluğu % 50 lateral menisküs yırtıklarında duyarlılığı % 47 özgüllüğü % 60 doğruluğu % 52.5 olarak bulundu. Sonuç: Menisküs yırtıklarının tanısında noninvaziv yöntemlerden olan MR görüntüleme ve BTnin tanı değerlerini karşılaştırdığımız bu çalışmada manyetik rezonans görüntülemenin meniisküs yırtıklarının tanısında BTye göre belirgin üstünlüğü olmasına karşın içerdiği yalancı pozitif ve yalancı negatif sonuçların fazlalığı nedeniyle artroskopik bulgularla karşılaştırıldığında tanı değerlerinin azaldığı; pahalılığın bir engel teşkil etmediği hastalarda aktif sporcularda atroskopi öncesi tanıda MRın yeri olduğu kanısına varıldı.Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler meniskus-yirtiklarinin-tanisinda-bilgisayarli-tomografinin-ve-manyetik-rezonans-goruntulemenin-yeri-ve-artroskopi-ile-degerlendirilmesi-_H244.html Fri, 16-08-2013 11:08 CEST PARİETEX® MESHLERİ KULLANILARAK YAPILAN LAPAROSKOPİK VE AÇIK KARIN DUVARI YAPILANDIRILMASI: 2700 HERNİDE KLİNİK NETİCELER Yazarla 1993 ile 1997 arasında Parietex® mesh yerleştirerek gerek laparoskopik (1595 işlem) gerek ise açık yöntem ile (578 işlem) tedavi ettikleri 2445 inguinal herni ve 272 inzisyonel herni rapor etmişlerdir. Ağrı oranı ve normal aktivitelere dönüş süreci laparoskopik grupta açık cerrahi gruba oranla daha düşük olmuştur (p<0.001). Tüm gruplarda rapor edilen vakalar (komplikasyonlar) istatistiksel fark olmaksızın takribi % 10 olmuştur. bu oran daha önce yayınlanan raporlara uygun bir karşılaştırmadır. Özellikle inguinal hernilerde kronik ağrı oldukça nadir görülmüştür (% 0.6 laparoskopik grupta ve % 0.8 açık cerrahi grubunda). Yöntem ne olur ise olsun sepsis (Vücudun pyojenik mikro organizmalarla meydana gelen enfeksiyonu) çok nadir görülmüştür (laparoskopik işlemler 1/1526 açık cerrahi ameliyatları 2/380). Bu bulgular meshin lokal dayanıklılığını örneklemektedirler. Yineleme oranları gruplar arasında istatistiksel fark olmaksızın % 1den düşük olmuştur. bu retrospektif araştırma bu tip bir meshin kliniksel olarak göze çarpan lokal dayanıklılığının kanıtlamaktadır: Parietex® meshin kısa vadeli dayanıklılığın uzun vadedeki fonksiyonel neticelerini etkileyip etkilemediğini belirlemek için uzun vadeli ve prospektif klinik neticelere gerek duyulmaktadır.Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler parietex-meshleri-kullanilarak-yapilan-laparoskopik-ve-acik-karin-duvari-yapilandirilmasi-2700-hernide-klinik-neticeler-_H243.html Fri, 16-08-2013 11:06 CEST ASEMPTOMATİK NONPARAZİTER KARACİĞER KİSTLERİNE KOLESİSTEKTOMİ İLE EŞ ZAMANLI LAPAROSKOPİK YAKLAŞIM: 2 OLGU NEDENİYLE Amaç: Safra kesesi taşı ile beraber bulunan asemptomatik nonparaziter karaciğer kistlerine olan laparoskopik yaklaşımın iki olguda irdelenmesi ve literatür verileri ile birlikte tartışılması.Yöntem: Karın ağrısı ve bulantı yakınması ile polikliniğimize başvuran iki kadın hastanın (yaşları 48 ve 54) abdominal ultrasonografik incelemelerinde safra kesesi taşı ve safra kesesine yakın yerleşimli karaciğerde kistik kitle saptandı. Karaciğerde saptanan kistik yapıdaki kitlelerin yapılan tetkikler (tomografi ve serolojik inceleme) sonucunda nonparaziter karaciğer kisti ile uyumlu olduğu düşünüldü. Her iki hastaya aynı seansta laparoskopik kolesistektomi ve kistlere yönelik deroofing işlemi uygulandı. Bulgular: Postoperatif 1. gün hastaneden taburcu edilen her iki hastanın takibinde önemli bir sorunla karşılaşılmadı. Kist duvarından alınan doku örneklerinin histopatolojik inceleme sonuçları ise basit karaciğer kisti ile uyumlu olarak yorumlandı. Sonuç: Safra kesesi taşı ile birlikte insidental bulunan asemptomatik nonparaziter karaiğer kistlerine literatürde tanımlanmış bir algoritm olmamasına rağmen kolesistektomi ile birlikte aynı seansta laparoskopik cerrahi girişim yapılması düşünülmelidir.Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler asemptomatik-nonparaziter-karaciger-kistlerine-kolesistektomi-ile-es-zamanli-laparoskopik-yaklasim-2-olgu-nedeniyle-_H242.html Fri, 16-08-2013 11:05 CEST KASIK FITIĞI ONARIMINDA LAPAROSKOPİK YAKLAŞIM: ERKEN DÖNEM SONUÇLARIMIZ (PROSPEKTİF KLİNİK ÇALIŞMA) Amaç: Yeni bir cerrahi teknik olan laparoskopik kasık fıtığı onarımını açık cerrahi tekniklerinden arka duvar ağ örgüsü ile analjezi kullanımı aktif hayata dönüş ağrı duyumu hastanede kalış ameliyat süresi ve nüks açısından karşılaştırmaktır.Yöntem: Bu çalışma 1996-1998 yılları arasında cerrahi polikliniğine başvuran ve kasık fıtığı tanısı koyulan 50 hastada prospektif olarak yapıldı. Hastalalr iki eşit gruba ayrıldı. Birinci gruba (n-25) laparoskopik olarak Total Eştraperitoneal Onarım (TEP) ikinci gruba (n-25) arka duvar ağ örgüsü yapıldı. Bulgular: Sonuçları incelediğimizde hastanede kalma 1. grupta ortalama 1.6 gün 2. grupta 2.3 gün (p<0.05) analjezik 1.grupta ortalama 124 mg. 2. grupta 204 mg diclofenac sodyum IM (p<0.05) aktif yaşantıya dönüş 1. grupta ortalama 16 gün 2. grupta 19 gün (pj0.05) laparoskopik grup lehine anlamlı bulundu. Ameliyat süresi ise 1. grup lehine anlamlı bulundu. Ameliyat süresi ise 1. grupta ortalama 58 dak 2. grupta 52 dak. olup istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunmadı (p<0.05). Her iki gruptada hastalar ortalama 24 ay takip edildi her iki gruptan birer hastada (% 4) nüks görüldü. Sonuç: Laparoskopik teknik hasta açısından daha az analjezi kullanımı erken aktif hayata dönüş sağlaması daha az ağrı duyumu ve hastanede kalış süresi gerektirmesi yönleriyle arka duvar ağ örme tekniğinden konforlu bulundu.Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler kasik-fitigi-onariminda-laparoskopik-yaklasim-erken-donem-sonuclarimiz-prospektif-klinik-calisma-_H241.html Fri, 16-08-2013 11:03 CEST LAPAROSKOPİK APPENDEKTOMİ DÜŞÜK MALİYET İLE YAPILABİLİR Mİ? Amaç: Laparoskopik appendektomi sonuçlarına bakıldığında açık cerrahiye üstün gözükmektedir. Ancak toplam hastane maliyeti laparoskopik cerrahide daha yüksektir. Bu çalışmada laparoskopik apendektominin düşük maliyet ile yapılabilirliği gösterilmiştir.Yöntem: Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesinde Haziran 1998-Ocak 2000 tarihleri arasında laparoskopik apendektomi yapılan 3 olgu toplam hastane maliyeti açısından açık cerrahi ile karşılaştırılarak değerlendirildi. Bulgular: Açık apendektomi yapılan 3 hasta ile laparoskopik apendektomi yapılan 3 hastanın kayıtlarından laparoskopik apendektominin bir olgu için toplam hastane maliyetinin 367 USD olduğu saptandı. Bu hastalarda GIA stapler endoklip loop krome katgüt spesmen torbası gibi pahalı laparoskopik malzemeler kullanılmamıştı. Aynı dönemde açık apendekotmi yapılan olgularda ise ortalama toplam hastane maliyeti bir olgu için 342 USD idi. Ortalama toplam hastane maliyeti laparoskopik cerrahide sadece % 7.3 daha fazla bulundu. Laparoskopik apendektomiden sonra yaşam kalitesi ise oldukça iyi idi. Sonuç: Az sayıdaki deneyimimizin sonuçları laparoskopik apendektominin düşük maliyeti ile güvenli bir şekilde yapılabileceğini göstermektedir.Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler laparoskopik-appendektomi-dusuk-maliyet-ile-yapilabilir-mi-_H240.html Fri, 16-08-2013 11:02 CEST SİTÜS İNVERSUSDA LAPAROSKOPİK KOLESİSTEKTOMİ (İKİ OLGU) Amaç: Sitüs inversus otozomal resesif karaktere sahip ender görülen bir durum olup kolelitiyazisle birlikte görülmesi daha da nadirdir. Semptomatik kolelityazis tespit edilen ve laparoskopik kolesistektomi uygulanan iki olguyu sunarak bu nadir konuyu gündeme getirmeyi amaçladık.Yöntem: Klasik laparoskopide olduğu gibi 10 mm.lik iki trokar normal yerlerinden girilip 5 mm.lik iki trokar batın sol tarafta düz ayna simetrisine uygun olarak yerleştirildi. Bulgular: Her iki olguda da safra kesesi içinde mültipl kalküler olduğu tespit edildi. Komplikasyon gelişmeden başarılı bir şekilde kolesistektomi uygulandı. Sonuç: Situs inversuslu semptomatik kolelitiyazisli hastalarda laparoskopik teknikle uyum güçlüğü olmadan kolesistektomi uygulanabilir.Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler situs-inversusda-laparoskopik-kolesistektomi-iki-olgu-_H239.html Fri, 16-08-2013 10:59 CEST LAPAROSKOPİK KOLESİSTEKTOMİNİN KOMPLİKASYONLARI: OLUŞ MEKANİZMASI VE ÖNLEME YOLLARI Amaç: Laparoskopik kolesistektomi (LK) semptomatik safra kesesi taşlarında tercih edilen metod olmuştur. Prosedür birçok üstünlüğe sahip olmasına rağmen beraberinde açık girişimlerde karşılaşılmayan bazı teknik komplikasyonları da getirmiştir. Bu çalışma LKye bağlı olarak gelişen komplikasyonları değerlendirmek ve tartışmak amacıyla planlandı.Yöntem: İlimizdeki Üniversite ve SSK Hastanelerinde 1996-1999 yılları arasında gerçekleştirilen 310 LK olgusu incelendi. Operasyon sırasında gelişen komplikasyonlar hastaların dosyalarına işlendi. Bulgular: Olgularımızda 5 major komplikasyon gelişti (% 1.61). Bunlardan 3ü ana safra yolu yaralanması biri sistik kanal açılması ve biri de vana porta trombozu udi. Açık girişime 11 olguda geçildi (% 3.54). Olgulardan ikisi postoperatif erken dönemde kaybedildi (% 0.65). Sonuç: Sonuç olarak başlangıç döneminde kompilasyon oranları göreceli olarak yüksek olmasına rağmen LKnin morbiditesi düşük ve effekti bir işlem olduğu söylenebilir.Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler laparoskopik-kolesistektominin-komplikasyonlari-olus-mekanizmasi-ve-onleme-yollari-_H238.html Fri, 16-08-2013 10:58 CEST AKUT KOLESİSTİTİN CERRAHİ TEDAVİSİNDE AÇIK VE LAPAROSKOPİK KOLESİSTEKTOMİ Amaç: Bu çalışmada akut kolesistitin cerrahi tedavisinde açık kolesistektomi (AK) ile laparoskopik kolesistektomi (LK) yöntemlerinin karşılaştırılması amaçlanmıştır.Yöntem: Ocak 1994-KAsım 1999 tarihleri arasında akut taşlı lokesistik nedeniyle ameliyat edilen 190 olgunun kayıtları retrospektif olarak değerlendirildi. Laparoskopiden açığa geçiş oranı yanında Ak ve LK uygulaması; ameliyat süresi dren konulması oral beslenmeye geçiş süresi komplikasyonlar ve hastanede kalış süresi yönünden karşılaştırılması. Bulgular: Olguların 95ine açık 81i laparoskopik yöntem uygulandı. Hastaların 14ünde (% 14.7) ameliyatla laparoskopik başlanıp açığa dönüldü. Ortalama ameliyat süresi AK grubu için 96.68±42.17 daikka LK grubu için ise 85.06±42.18 dakika oldu (p<0.05). ortalama oral beslenmeye geçiş süresi AK grubu için 36.27±18.8 saat LK grubu için ise 14.69±13.18 saat oldu (p<0.05). ortalama hospitalizasyon süresi AK uygulananlarda 9.44±4.85 gün LK uygulananlarda ise 4.46±2.41 gün idi (p<0.05). Dren AK grubunda 67 (% 70.5) LK grubunda ise 37 (% 45.6) hastada konuldu (p<0.05). Komplikasyon AK grubunda 25 (% 26.3) LK grubunda ise 5 (% 6.1) hastada gelişti (p<0.05). Sonuç: Akut kolesistitli hastaların çoğunluğunda laparoskopik girişimin güvenle yapılabileceği ve bu yöntemin açık kolesistektomiye birçok yönü ile üstün olduğu kanısındayız.Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler akut-kolesistitin-cerrahi-tedavisinde-acik-ve-laparoskopik-kolesistektomi-_H237.html Fri, 16-08-2013 10:55 CEST LAPAROSKOPİK KOLESİSTEKTOMİDE CO2, İNSUFLASYONU İLE TROKAR YERİ HÜCRE İMPLANTASYONU İLİŞKİSİNİN İNCELENMESİ Amaç: Laparoskopik cerrahide CO2 insuflasyonu ile oluşturulan pnömoperiton ile trokar iç yüzlerine hücre implantasyonu olup almadığını araştırmak amaçlandı.Yöntem: Bu prospektif çalışmada 1999 Şubat-19999 Ağustos tarihleri arasında SSK Göztepe Eğitim Hastanesi 4. Cerrahi Kliniğinde laparoskopik kolesistektomi uygulanan 35 hastada fundus trokarı içi yüzlerinde hücre implantasyonu histopatolojik ve mikrobiyolojik lorak araştırıldı ve sonuçlar değerlendirildi. Bulgular: Histopatolojik incelemede preparatların % 74ünde hücre varlığı saptandı. Preparatlarda eritrosit squamöz hücreler mezotel hücreleri yassı epiteller fibroadipoz doku parçaları görüldü. Kültürler steril kaldı 3 hastada PNL görüldü. Sonuç: Çalışmamızda trokar içlerinde yüksek oranda hücre görülmesi CO2 pneumoperiton ile hücre taşınması olasılığını düşündürmektedir. Bu nedenle laparoskopik malignite cerrahisinde çalışmaların deneyimli kişilerce kontaminasyonu önlemek için gerekli önlemler alınarak yapılmasının gerekliliğini göstermektedir. Bu alanda ileri çalışmalar gereklidir.Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler laparoskopik-kolesistektomide-co2-insuflasyonu-ile-trokar-yeri-hucre-implantasyonu-iliskisinin-incelenmesi-_H236.html Fri, 16-08-2013 10:51 CEST LAPAROSKOPİK OPERASYONLARDA ESER ELEMENT DEĞİŞİKLİĞİ Amaç: Bu çalışma laparoskopik ve açık abdominal girişimlerde gözlenen eser element değişikliklerini değerlendirmek amacı ile planlandı.Yöntem: 38 laparoskopik ve açık yöntemle abdominal operasyon geçiren toplam 73 olgu çalışmaya alındı. Olgulardan preoperatif (preop) dönemde peroperatif (perop) 45. dakikada postoperatif (postop) 2. ve 24. saatlerde kan alınarak hematokrit (Htc) plazma ve idrar Se CU Zn ve Fe konsantrasyonları ile plazma CRP albumin ve seruloplazmin seviyeleri ölçüldü. Bulgular: Plazma Zn konsantrasyonu her iki gruptada postop 2. ve 24. saatlerde preop değerlere göre anlamlı olarak azalırken Fe ve albumin seviyeleri sadece postop 24. saatte anlamlı olarak azalmış bulundu. Zn ve Fe konsantrasyonlarında postop 24 saatte gözlenen azalmalar açık abdominal operasyon grubunda laparoskopi grubuna göre daha anlamlı idi. Plazma CRP düzeylerinde her iki grupta da postoperatif 2. ve 24. saatte preop değerlere göre anlamlı artış gözlendi. Postop 24. saatte gözlenen artış açık operasyon grubunda daha anlamlı idi. Plazma Se Cu ve serulaplazmin ve idrar eser element konsantrasyonlarında gözlenen değişiklikler anlamlı bulunmadı. Her iki grubun preop ve postop Htc düzeylerinde gözlenen değişiklikler anlamlı bulunmadı. Her iki grubun plazma CRP seviyeleri ile Zn ve Fe konsantrasyonları arasında nefatif anlamlı ilişki saptandı. Sonuç: Gerek laparoskopik gerekse açık abdominal operasyohlarda Zn ve Fe konsantrasyonlarında postop dönemde anlamlı düşme gözlenirken bu azalma açık operasyon grubunda laparoskopik gruba göre daha anlamlı bulundu. İdrar eser element konsantrasyonlarında bir değişiklik gözlenmemesi ve hemodilüsyonun saptanmaması eser elementlerdeki değişikliğin operasyona bağlı akut faz reaksiyonunun bir sonucu olabileceği kanaatine varıldı.Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler laparoskopik-operasyonlarda-eser-element-degisikligi-_H235.html Fri, 16-08-2013 10:49 CEST DİSPOSABLE ENDOBAG İÇİN UCUZ VE PRATİK BİR ALTERNATİF: CERRAHİ ELDİVENDEN TORBA HAZIRLANMASI Amaç: Hazırlanması kolay ve ucuz bir alternatif endoskopik torba sınılması amaçlanmıştır.Teknik: Cerrahi steril eldivenin parmaklarının bağlanarak kesilmesinden sonra elde kalan kısımdan torba hazırlanır. Bu torbanın ağzına kese ağzı dikişi konulur. Dikiş materyalinin bir ucu daha sonra torba batın batın içine göbekteki rokardan yerleştirildiğinde batın dışına kadar uzanabilecek şekilde uzun tutulur. Diğer (kısa) uç ise uzun uç üzerinden kayabilecek şekilde ilmek tarzında bağlanır. Torba serum fizyolojik ile yıkandıktan sonra kullanıma hazırdır. Sonuç: Kolay hazırlanabilmesi ve ekonomik olması nedeniyle burada taktim edilen torbanın tercih edilebilir bir alternatif olabileceği kanısındayız.Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler disposable-endobag-icin-ucuz-ve-pratik-bir-alternatif-cerrahi-eldivenden-torba-hazirlanmasi-_H234.html Fri, 16-08-2013 10:24 CEST Number 1 Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler number-1_H233.html Fri, 16-08-2013 10:23 CEST LAPAROSKOPİK KOLESİSTEKTOMİDE AKSESUAR SAFRA KANALLARININ ÖNEMİ Laparoskopik Kolesistektomide Aksesuar Safra Kanallarının Önemi. End-Lap. ve Minimal İnvaziv Cerrahi Derg. Amaç: Laparoskopik kolesistektomi esnasında farkedilmeyen aksesuar safra kanallarının önemim incelemek.Yöntem: 1991-1999 yılları arasında iki ayrı merkezde safra kesesi hastalığı nedeniyle 4052 hastaya laparoskopik girişimde bulunuldu. 3991 hastaya laparoskopik kolesistektomi uygulandı. Laparoskopik kolesistektomi sonrası gelişen biliomanın tanı ve tedavisi incelendi. Bulgular: 2918i kadın 1134u erkek olan hastaların yaş ortalaması 44.7 olarak (14-95) idi. 4052 hastanın 3991inde LK başarıyla tamamlandı 63 hastada (% 1.6) ise açık yönteme geçildi. Postoperatif dönemde 4 hastada ( % 0.1) sistik kanal sızıntısı 7 hastada (% 0.17) operasyon esnasında farkedilmeyen safra yolu yaralanması ve 3 hastada ( % 0.08) ise aksesuar kanal sızıntısına bağlı olmak kaydıyla toplam 14 hastada (%0.4) bilioma görüldü. Aksesuar kanal sızıntısı olan üç olgudan birine laparotomi ve T-tüp drenajı yapıldı. Diğer iki olguya ise ERCP yapıldı. Endoskopik sfinkterotomiyi takiben koleksiyon perkutan olarak drene edildi. Sonuç: Laparoskopik kolesistektomi esnasında farkedilmeyen aksesuar safra kanallarına bağlı olarak gelişen biliomalarda laparotomiye gerek olmadan ERCP ve girişimsel radyoloji ile uygun tedavi gerçekleştirilebilir.Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler laparoskopik-kolesistektomide-aksesuar-safra-kanallarinin-onemi-_H232.html Fri, 16-08-2013 10:22 CEST LAPAROSKOPİK VE AÇIK APENDEKTOMİNİN KARŞILAŞTIRILMASI Laparoskopik ve Açık Apendektominin Karşılaştırılması. End-Lap. ve Minimal İnvaziv Cerrahi Derg. Amaç: Laparoskopik apendektominin yararlan hâlâ tartışmalıdır. Bu çalışmanın amacı laparoskopik ve açık apendektominin avantaj ve dezavantajlarını karşılaştırmaktır.Yöntem: Ocak 1996 ile Haziran 1999 tarihleri arasında akut apandisit şüphesi ile gelen hastalara randomize olarak laparoskopik apendektomi ve açık apendektomi uygulandı. Bulgular: Bu süre içerisinde 267 hasta akut apandisit şüphesi nedeniyle ameliyat edildi. Hastaların demografik karakteristikleri semptomların süresi apandisitin durumu ateş lökositoz açısından ve ayrıca gereksiz appendektomi bakımından gruplar arasında anlamlı bir fark yoktu. Dört hastada açık apendektomiye geçildi (%5.5). Ortalama 2.5 gün ile hastanede kalış süresi ortalama 10.9 gün ile normal aktiviteye dönüş süresi laparoskopik apendektomi lehine iken (p<0.05) ortalama 32 dakika ile ameliyat süresi açık apendektomi lehine bulundu (p<0.05). Ortalama analjezik kullanımı laparoskopik apendektomi grubunda belirgin olarak daha az idi (p<0.05). Komplikasyonlar açısından gruplar arasında belirgin bir fark yoktu. Sonuç: Laparoskopik apendektomi açık apendektomi kadar güvenlidir. Laparoskopik apendektomi postoperatif ağrıyı hastanede kalış süresini ve normal aktiviteye dönüş süresini belirgin olarak azaltır.Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler laparoskopik-ve-acik-apendektominin-karsilastirilmasi-_H231.html Fri, 16-08-2013 10:21 CEST DUAL PORT LAPAROSKOPİK KOLOSTOMİ Dual Port Laparoskopik Kolostomi. End-Lap. ve Minimal İnvaziv Cerrahi Derg. Amaç: Diversiyon kolostomi oluşturmanın en yaygın yolu bu işlemi laparatomi ile yapmaktır. Bununla birlikte laparoskopik kolostomi laparatomi ile yapılan kolostomilere bir alternatif oluşturabilir.Yöntem: Bu çalışmada iki porttan yapılan bir laparoskopik kolostomi tekniği tariflenmiştir. İnkontinans unrezektable rektum kanseri ve komplike perianal fistül nedeniyle laparoskopik .dual port kolostomi prosedürü uygulanan üç hasta incelenmiştir. Bulgular: Hastaların hiçbirinde konversiyon olmamış postoperatif komplikasyon olmamış postoperatif dönemleri sorumsuz ve konforlu seyretmiştir. Sonuç: Bu metot laparotomi ve mini laparotomi (Trephine Stoma) ile yapılan kolostomilere göre daha avantajlı görünmektedir. Sonuç olarak laparoskopik kolostomi güvenli basit ve etkin bir prosedür olarak fekal diversiyonda laparatominin yerine kullanılabilir.Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler dual-port-laparoskopik-kolostomi-_H230.html Fri, 16-08-2013 10:20 CEST 167 OLGULUK LAPAROSKOPİK KOLESİSTEKTOMİ DENEYİMİMİZ 167 Olguluk Laparoskopik Kolesistektomi Deneyimimiz. End.-Lap. ve Minimal İnvaziv Cerrahi Derg. Amaç: Laparoskopik kolesistektomi yaptığımız olguların değerlendirmesi.Yöntem: Kliniğimizde Eylül 1994-Aralık 1999 tarihleri arasında laparoskopik kolesistektomi uygulanan 167 olgu ameliyat endikasyonları yaş cinsiyet başvuru yakınmaları yandaş hastalıklar eski geçirilmiş operasyonlar açık yönteme geçiş nedenleri dren konma oranı komplikasyonlar mortalite hastanede kalış süreleri açısından değerlendirildi. Bulgular: Olgularımızın 132si kadın 35i erkek yaş ortalaması ise 51 idi. 151 olguda kronik 14 olguda ise akut taşlı kolesistit 2 olguda ise safra kesesi polibi mevcuttu. 5 olguda açık ameliyata geçildi. Geçiş nedenleri ise 4 olguda anatomik diseksiyon zorluğu l olguda ise kesenin ampiyemli olmasıydı. Ortalama 100 dak. süren operasyonlardan sonra majör komplikasyon olarak tek koledok kesişi gelişti. Mortalitemizin %0 ve postoperatif hastanede kalış süresi ortalama 2.23 gün olarak gerçekleşti. Sonuç: Laparoskopik kolesistektomi pek çok vakada kolaylıkla uygulanabilecek ve üstün özellikleri olan bir yöntemdir.Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler 167-olguluk-laparoskopik-kolesistektomi-deneyimimiz-_H229.html Fri, 16-08-2013 10:20 CEST ENDOSKOPİK TOTAL EKSTRAPERİTONEAL FITIK ONARIMI ERKEN SONUÇLARIMIZ (103 OLGU) Endoskopik Total Ekstraperitoneal Fıtık Onarımı Erken Sonuçlarımız (103 Olgu). End-Lap. ve Minimal İnvaziv Cerrahi Derg. Amaç: Endoskopik total ekstraperitoneal (TEP) fıtık onarımında klinik deneyimlerimizin değerlendirilmesi.Yöntem: Selçuk Üniversitesi Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Kliniğinde Mart 1996- Eylül 1999 tarihleri arasında 103 olguda 119 fıtık alanında uygulanan TEP meş hernioplasti olguları değerlendirildi. Bulgular: Olguların 93ü erkek (%90.3) 10u kadın (% 9.7) olup yaş ortalaması 43.8 (15-82) idi. Fıtıkların % 66sı indirekt % 21 direkt inguinal ve % 9.2 femoral fıtık idi. İlk 55 olguda myopektineal orifisi desteklemek için 5x7 cm(lik sonraki olgularda kese ve kordonun daha iyi diseksiyonu sonrasında 12x6 cmlik polipropilen meşler kullanıldı. Toplam %29.1 olguda çeşitli komplikasyonlar gelişti. Ortalama 12 aylık (2-40 ay) takip süresinde 5i küçük meş kullanılan hasta grubunda olmak üzere 6 olguda (%5.8) nüks görüldü. Sonuç: TEP meş hernioplastide tecrübenin artması yanında büyük meş kullanılması kese ve kordonun iyi diseksiyonu ve meşin kordonunun altına iyi tespit edilmesi nüks oranlarını azaltacaktır.Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler endoskopik-total-ekstraperitoneal-fitik-onarimi-erken-sonuclarimiz-103-olgu-_H228.html Fri, 16-08-2013 10:18 CEST LAPAROSKOPİK KOLESİSTEKTOMİ: 250 OLGUNUN İNCELENMESİ-KAHRAMANMARAŞ DEVLET HASTANESİ DENEYİMİ Laparoskopik Kolesistektomi: 250 Olgunun İncelenmesi-Kahramanmaraş Devlet Hastanesi Deneyimi. End-Lap. ve Minimal İnvaziv Cerrahi Derg. Amaç: Kahramanmaraş devlet hastanesinde Uzmanlık sonrası laparoskopik cerrahi eğitimi almış cerrahlar tarafından Aralık 1997-Mayıs 1999 tarihleri arasında yapılan 250 laparoskopik kolesistektomi (LK) olgusunun retrospektif olarak incelenmesi ve literatürdeki bulgular ile karşılaştırılmasıdır.Yöntem: Aralık 1997-Mayıs 1999 yılları arasında (17 ay) Kahramanmaraş Devlet Hastanesinde arka arkaya gerçekleştirilen 250 LK ameliyatı çalışma kapsamına alındı. Tüm olgular daha önceden hazırlanmış takip formlarına kaydedildiler.. Bulgular: Hastaların 216sı (% 86.4) kadın 34ü (% 13.6) erkektir. Ortalama yaş 49.6 (19-80)dır. Preoperatif olarak 204 (% 81.6) hastada kronik taşlı kolesistit 46 (%18.4) hastada da akut kolesistit tespit edildi. Tanı tüm hastalarda ultrasonografi ile konulmuştur. Hastaların % 5.6 (n=14)sında daha önceden geçirilmiş operasyonlara ait skar mevcuttu. 49(% 19.6) hastada Diyabet Hipertansiyon KOAH göbek fıtığı gibi yandaş hastalık ve hastalıklar mevcuttu. Sadece 4 (% 1.6) hastada açık kolesistektomiye geçildi. Ortalama ameliyatta kalma süresi 55.9 (20-120) dakika ve ortalama hastanede kalma süresi 1.6 (1-5) gün olmuştur. Tüm hastalara preoperatif proflaktik antibiyotik tedavisi uygulanmıştır. Majör komplikasyon 7 (%2.8) olguda minör komplikasyon ise 25 (%10.0) olguda görülmüştür. Mortalite oranı %0.4 (n=l)dür. Sonuç: Bu bulgulardan da görüldüğü gibi sonuçlar dünya literatürü ile uyumludur. Mortalite görülen olguda portal ve yaralanması olmuştur. Bu serideki olguların hemen hemen tamamı 2 genel cerrahtan oluşan bir ekip tarafından ameliyat edilmiştir. Çok nadiren tek uzman tarafından ameliyat yapılmıştır. Uyumlu bir ekip ile laparoskopik cerrahi taşra devlet hastanelerinde de başarı ile uygulanabilir ve hastalar bu girişim için başka bir merkeze gönderilmek zorunda kalmaz.Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler laparoskopik-kolesistektomi-250-olgunun-incelenmesi-kahramanmaras-devlet-hastanesi-deneyimi-_H227.html Fri, 16-08-2013 10:17 CEST TORAKOSKOPİK TROKAL SEMPATEKTOMİ-OLGU SUNUMU Torakoskopik Trokal Sempatektomi-Olgu Sunumu. End-Lap. ve Minimal İnvaziv Cerrahi Derg. Amaç: Pamukkale Üniversitesi Tıp Fakültesinde palmoplantar hiperhidrozis nedeni ile uygulanan torakoskopik torasik sempatektomi olgusu sunulmuştur.Yöntem: Ülkemizde yaygın olarak kullanılmayan torakoskopik torakal sempatektomi dünyada standart bir yöntem haline gelmektedir.. Bulgular: Palmoplantar hiperhidrosis tanısı ile 23 yaşındaki erkek hastaya bilateral torakoskopik torakal sempatektomi uyguladık. Semptomları kaybolan hasta komplikasyon görülmeden postoperatif 2. gün taburcu edildi. Birinci hafta sonundaki kontrolünde hastamızın sırt bölgesinde kompensatuar terleme görüldü.. Sonuç: Torakoskopinin torakol sempatektomide daha iyi görüntü vermesi daha az kanamaya yol açması ve daha kolay akciğer ekspansiyonu sağlaması nedeni ile tercih edilir bir yöntem olacağı inancındayız.Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler torakoskopik-trokal-sempatektomi-olgu-sunumu-_H226.html Fri, 16-08-2013 10:15 CEST ENDOSCOPİC INTERVENTION TO THE RARE INTRASELLAR PROCESSES Endoscopic Intervention to the Rare Intrasellar Processes. (Nadir Rastlanan Sella İçi Patolojilerde Endoskopik Cerrahi). End-Lap. ve Minimal İnvaziv Cerrahi Derg. Amaç: Sella içinde hipofiz adenomundan başka yer işgal eden lezyonlar oldukça nadir görülmektedir. Klinikolarak hipofiz adenomları ile benzerlik gösterseler de bu lezyonlar radyolojik olarak ya da tedavi de farklı özellikler taşımaktadırlar. Sella içi patolojilere endoskopik yaklaşım yeni olmayan bir teknik olmasına rağmen sella içi nadir rastlanan patolojilerde kullanımı sık değildir.Yöntem: Bu yazıda endoskopik olarak yaklaşım uygulanan sella içi yerleşimli iki atipik vaka tartışıldı. Bulgular: Vakalardan ilki neurobrucelloz sonrası gelişen pituiter yerleşimli aktif kronik granulomatöz enfeksiyon absesi ikincisi ise rathke kleft kisti olarak rapor edildi. Sonuç: Endoskopik transsfenoidal cerrahi sella içi nadir rastlanan patolojilerde de güvenli ve etkin bir tedavi yöntemidir.Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler endoscopic-intervention-to-the-rare-intrasellar-processes-_H225.html Thu, 15-08-2013 18:48 CEST LAPAROSKOPİK BİLATERAL TRUNKAL VAGOTOMİ VE GASTROENTEROSTOMİ (OLGU SUNUMU) Laparosokpik bilateral trunkal vagotomi ve gastroenterostomi (olgu sunumu). End-Lap. ve Minimal İnvaziv Cerrahi Derg. Amaç: Laparoskopik cerrahi tedavi uygulanan Duodenal ülsere sekonder pilor stenozu olgusuna ait deneyim ve bulguların tartışılması amaçlanmıştır.Yöntem: PTT Hastanesi Genel Cerrahi Kliniğinde pilor stenozu tanısı ile interne edilen bir olguya yapılan laparoskopik bilateral trunkal vagotomi+gastroenterostomi ameliyatı tekniği karşılaşılan teknik zorluklar ve postoperatif seyir; ilk 6 aylık takip sonuçları değerlendirilmiştir. 5 trokar girişi ile çalışıldı. bilateral trunkal vagotomiyi takiben endo-GIA stapler ile gastroenterostomi yapıldı. Bulgular: Operasyon süresi 240 dakika idi. Postop 12. saatte nasogastrik dreni alınan olgu mobilize edildi. 24. saatten itibaren oral sıvı gıda verildi. 3.günden itibaren normal oral beslenmeye geçildi. Post-op 7. gün eksterne edildi. 1. ay ve 6. ay sonunda yapılan kontrolde de hasta semptomlarının kaybolduğu saptandı. (Visick II) Sonuç: Bu olguya ait bulgular literatürü desteklemektedir. Bunun yanısıra laparoskopik yöntemin fonksiyonel ve fizyolojik etkinliğin kesinleşmesi geniş serilere ve uzun dönem takip sonuçlarına gereksinim duymaktadır.Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler laparoskopik-bilateral-trunkal-vagotomi-ve-gastroenterostomi-olgu-sunumu-_H224.html Thu, 15-08-2013 18:47 CEST LAPAROSKOPİK KOLESİSTEKTOMİ DENEYİMİMİZ: İLK 100 OLGUMUZUN ANALİZİ Laparoskopik kolesistektomi deneyimimiz: ilk 100 olgumuzun analizi. End.-Lap. ve Minimal İnvaziv Cerrahi Derg. Amaç: Laparoskopik kolesistektomi yaptığımız ilk 100 olgunun retrospektif olarak irdelenmesi ve sonuçlarının literatür bilgileri ile karşılaştırılması.Yöntem: Nisan 1996 Haziran 1999 tarihleri arasında laparoskopik yöntemle kolesistektomi yaptığımız olguların dosyaları retrospektif olarak incelendi. Preoperatif operatif postoperatif bulgular ortaya konularak literatür eşliğinde tartışıldı. Bulgular: Hastaların 78i (% 78) kadın 22si (% 22) erkekti. Ortalama yaş 44.2 olarak bulundu. 39 hasta (% 39) daha önce bir veya iki defa operasyon geçirmişti. Bütün hastaların tanıları ultrasonografi ile konuldu major komplikasyon % 2 minör komplikasyon % 16 konversiyon oranı % 6 olarak bulundu. Ortalama operasyon süresi 49 (15-240) dakika klinikte kalış süresi ise 27 (16-36 saat) olarak hesaplandı. Postoperatif komplikasyon oranı % 2 olarak izlendi. Sonuç: Laparoskopik kolesistektomi semptomatik safra kesesi hastalıklarında ülkemizde de tercih edilen bir yöntem olmaya başlamıştır.Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler laparoskopik-kolesistektomi-deneyimimiz-ilk-100-olgumuzun-analizi-_H223.html Thu, 15-08-2013 18:47 CEST LAPAROSKOPİK NISSEN FUNDOPLİKASYONU: TEKNİK VE İLK UYGULAMALARIMIZ Teknik ve ilk uygulamalarımız. End-Lap. ve Minimal İnvaziv Cerrahi Derg. Amaç: Son birkaç yılda laparoskopik fundoplikasyon işlemindeki ilerlemeler gastroözofageal reflü hastalığının (GERD) cerrahi tedavisine yeni bakış açısı kazandırmıştır.Yöntem: Ağustos ile Şubat 1999 tarihleri arasında laparosokpik Nissen fundoplikasyon uygulanan 65 hastaya preoperatif ve postoperatif 24 saatlik pH monitorizasyonu özofageal manometri üst gastrointestinal sistem video-baryum incelemeleri ve üst endoskopi uygulandı. Cerrahi indikasyon olarak % 76.9 hastada medikal tedaviye direnç % 9.3 hastada medikal tedaviye intolerans ve % 13.8 hastada çok uzun süreli medikal tedavi uygulaması kriter alındı. Bulgular: Laparoskopik Nissen fundoplikasyon ameliyat süresi ortalama 103.3 dakika (65 dakika- 200 dakika) olarak tespit edildi. Açığa geçme hiçbir hastaya uygulanmadı. Anestezi uygulaması komplikasyonu nedeniyle bir hastada mortalite oluştu. Ortala yatış süresi 3.13 gün (ilk 10 hastada 5.0 gün son 10 hastada 2.3 gün) olarak tespit edildi. Geçici postoperatif disfaji görüldü ise de hiçbir hastada kalıcı disfaji oluşmadı. Sonuç: Laparosokpik Nissen fundoplikasyon işlemi ile tipik semptomları olan gastroözofageal reflü hastalarında mükemmel semptomatik iyileşme ve fizyolojik sonuç elde edilir. Bu işlem gastroözofageal reflü hastalığında güvenli ve etkili alternatif tedavi yöntemi olabilir. Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler laparoskopik-nissen-fundoplikasyonu-teknik-ve-ilk-uygulamalarimiz-_H222.html Thu, 15-08-2013 18:46 CEST LAPAROSKOPİK SPLENEKTOMİ DENEYİMİMİZ LAparoskopik splenektomi deneyimimiz. End-Lap. ve Minimal İnvaziv Cerrahi Derg. Amaç: Laparoskopik splenektominin teknik özelliklerini ve ameliyat sonuçlarını incelemek.Yöntem: Şubat 1998 ve Şubat 1999 tarihleri arasında kliniğimizde toplam 26 splenektomi vakası yapılmış olup bu girişimlerin 9u (% 34.6). Laparoskopik 17si (% 65.4) açık gerçekleştirilmiştir. Perioperatif özellikler klinik seyir retrospektif olarak incelendi. Bulgular: Tüm olguların 9u (% 34.6) erkek 17si (% 65.4) kadın ve ortalama yaş 38.2 idi (18-68). Laparoskopik uygulananların ise 3ü (% 33) erkek 6sı (% 67) kadın ve ortalama yaş 36.3 idi (21-68). Olguların 13üne (% 50) laparoskopik splenektomi 13üne (% 50) ise açık splenektomi planlandı. Laparoskopi ile başlanan 4 (% 30) olguda açık işleme geçildi. İki hastada durduralamayan kanama bir hastada ultrasonik makas arızalanması ve bir hastada da hilus anatomisinin uygun olmayışı işlemin laparoskopik sürüdürülmesine olanak vermedi. Ameliyat süresi laparoskopik girişimler için ortalama 129 dakika (72-215) açık girişimler için ise ortalama 68 dakika (46-120) olarak gerçekleşti. Laparoskopi ve açık splenektomi uygulanan olgulardan birer hastada yara enfeksiyonu görülmesi dışında peroperatif veya ameliyat sonrası komplikasyon görülmedi. Ameliyat sonrası hastanede yatış süreleri laparoskopik olgular için ortalama 1.8 gün (1.3) açık splenektomiler için ise 3.1 (2 5) gündür. Sonuç: Laparoskopik splenektomi güvenli ve etkili bir yöntem olup açık splenektominin endike olduğu her koşulda uygulanabilir.Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler laparoskopik-splenektomi-deneyimimiz-_H221.html Thu, 15-08-2013 18:44 CEST AKALAZYA TEDAVİSİNDE TORAKOSKOPİK ÖZOFAGOKARDİYOMİYOTOMİ (OLGU SUNUMU) Akalazya tedavisinde torakoskopik özofagokardiyomiyotomi (olgu sunumu). End-Lap. ve Minimal İnvaziv Cerrahi Derg. Amaç: Akalazyanın cerrahi tedavisinde yer alan torakoskopik özefagokardiyomiyotominin teknik ve klinik özelliklerini incelemek.Yöntem: Akalazya tanısı konmuş ve torakoskopik özefagokardiyomiyotomi ameliyatı sırasında gerekse de ameliyat sonrası erken ve geç dönemde herhangi bir komplikasyon görülmedi. Semptomları tamamiyle düzelen hasta ameliyatının 16. ayında yapılan kontrolünde sorunsuz bulundu. Bulgular: Hastada gerek torakoskopik özefagokardiyomiyotomi ameliyatı sırasında gerekse de ameliyat sonrası erken ve geç dönemde gerekse de ameliyat sonarsı erken ve geç dönemde herhangi bir komplikasyon görülmedi. Semptomları tamamiyle düzelen hasta ameliyatının 16. üyında yapılan kontrolünde sorunsuz bulundu. Sonuç: Torakoskopik özefagokardiyomiyotomi akalazyanın cerrahi tedavisinde diğer ameliyat şekillerine alternatif oluşturabilecek etkili ve güvenli bir girişimdir.Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler akalazya-tedavisinde-torakoskopik-ozofagokardiyomiyotomi-olgu-sunumu_H220.html Thu, 15-08-2013 18:44 CEST BİLATERAL ENDOSKOPİK RETROPERİTONEAL LOMBER SEMPATEKTOMİ (OLGU SUNUMU) Bilateral endoskopik retroperitoneal lomber sempatektomi (olgu sunumu). End.-Lap. ve Minimal İnvaziv Cerrahi Derg. Amaç: Lomber sempatektominin endoskopik retroperitoneal yolla yapılmasının teknik özelliklerini incelemek.Yöntem: Bilateral palmar ve aksiller hiperhidrozis nedeniyle bilateral video-assisted trokal sempatektomi uygulanmış olan bir bilateral planter hiperhidrozis olgusuna bilateral endoskopik retroperitoneal lomber sempatektomi uygulandı. Lomber sempatektomiler birer hafta arayla yapıldı. Elde edilen sonuç değerlendirildi. Bulgular: Olgumuz 19 yaşında bir kadın hasta idi. Operasyon 30 dakika sürdü. erken postoperatif dönemde her iki ayakta mevcut aşırı terleme ortadan kalktı. Sonuç: Sonuç olarak bu teknik daha az postoperatif ağrı daha kısa süreli hospitalizasyon aktif yaşama daha erken dönme küçük insizyon ve daha az skar gibi laparosokpik cerrahinin tüm avantajlarını taşımaktadır.Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler bilateral-endoskopik-retroperitoneal-lomber-sempatektomi-olgu-sunumu-_H219.html Thu, 15-08-2013 18:43 CEST BASİT BÖBREK KİSTLERİNİN ASPİRASYON VE SKLEROTERAPİSİ: ETİL ALKOL VE TETRASİKLİN HCL İNSTİLLASYONU SONUÇLARININ KARŞILAŞTIRILMASI Basit böbrek kistlerinin aspirasyon ve skleroterapisi: etil alkol ve tetrasiklin HCL instillasyonu sonuçlarının karşılaştırılması. End-Lap. ve Minimal İnvaziv Cerrahi Derg. Renal kist aspirasyon sklerozan ajan tetraksiklin HCI Etanol Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler basit-bobrek-kistlerinin-aspirasyon-ve-skleroterapisi-etil-alkol-ve-tetrasiklin-hcl-instillasyonu-sonuclarinin-karsilastirilmasi-_H218.html Thu, 15-08-2013 18:42 CEST POSTOPERATİF BİLİER HASARLARDA ENDOSKOPİK TEDAVİ Postoperatif bilier hasarlarda endoskopik tedavi. End-Lap. ve Minimal İnvaziv Cerrahi Derg. Amaç: Endoskopik retrograt kolanjiopankreatografi (ERCP)nin bilier sistemde postoperatif gelişmiş olan hasarların tanı ve tedavisindeki rolünün değerlendirilmesi.Yöntem: 1993-1998 yılları arasında hepatobilier cerrahi sonrası bilier hasar gelişen 15 olgunun sonuçları değerlendirildi. Sekiz olguda bilio-kutane fistül üç olguda biloma iki olguda bilier sızıntı bir olguda bronkobilier fistül ve bir olguda benign darlık mevcuttu. Bulgular: Bilier hasar beş olguda konvansiyonel kolesistektomi beş olguda laparoskopik kolesistektomi beş olguda kist hidatik operasyonu sonrasında gelişmişti. Ondört (% 93.3) olguda bilier sistem floroskopik olarak görüntülendi. On iki (% 80) olgu endoskopik (EST+NBD ve/veya stent) tekniklerle düşük morbidite ve mortalite oranları ile tedavi edildi. Üç olguda endoskopik tedaviye ek olarak bilomalar perkütan olarak drene edildi. Sonuç: Postoperatif bilier hasarlar güvenli ve effektif olarak olguların çoğunda endoskopik metodlarla (büyük biliomlarda perkütan drenaj kombinasyonu ile) tedavi edilebilir.Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler postoperatif-bilier-hasarlarda-endoskopik-tedavi-_H217.html Thu, 15-08-2013 18:41 CEST LAPAROSKOPİK KOLESİSTEKTOMİ PLANLANAN HASTALARDA PREOPERATİF GASTRODUODENOSKOPİNİN ÖNEMİ Laparoskopik kolesistektomi planlanan hastalarda preoperatif gastroduodenoskopinin önemi. End-Lap. ve Minimal İnvaziv Cerrahi Derg. Amaç: Laparoskopik kolesistektomi planlanan hastalarda preoperatif gastroduodenoskopinin önemi tanıya katkısı ve tedavi planına etkisinin araştırılmasıdır.Yöntem: 1996-1998 yılları arasında semptomatik kolelityazis tanısıyla laparoskopik kolesistektomi planlanan 100 hastaya rutin tetkiklerini takiben gastroduodenoskopi yapıldı. Elde edilen endoskopik sonuçların tedavi planını ne ölçüde etkilediği araştırıldı. Bulgular: 76 hastada gastroduodenoskopide patolojik bulgu saptanmadı. 15 hastada gastrit 2 hastada gastrik polip 4 hastada aktif duodenal ulcus 2 hastada hiatal herni ve reflü özafajit 1 hastada mide karsinomu saptandı. Tüm olguların % 7sinde tedavi planı değiştirildi. Sonuç: Laparoskopik kolesistektomi planlanan hastalarda preoperatif gastroduodenoskopi yapılmasıyla koletilyazise eşlik edebilecek yandaş hastalıkların ve özellikle üst gastrointestinal malignitelerin saptanabileceği ve erken tedavilerinin sağlanabileceği sonucuna varıldı.Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler laparoskopik-kolesistektomi-planlanan-hastalarda-preoperatif-gastroduodenoskopinin-onemi-_H216.html Thu, 15-08-2013 18:39 CEST PERKÜTAN ENDOSKOPİK GASTROSTOMİ (PEG): 12 OLGU Perkütan endoskopik gastrostomi (PEG): 12 olgu. End-Lap. ve Minimal İnvaziv Cerrahi Derg. Amaç: Perkütan endoskopik gastrostomi uyguladığımız hastaların analizi.Yöntem: PEG uyguladığımız 12 hasta PEG endikasyonları işlemin süresi komplikasyonlar ve sonuçlar yönünden retrospektif olarak incelenmiştir. Bulgular: Hastalarımızın altısı (% 50) erkek altısı (% 50) kadındır. Sekiz hastamıza (% 67) kafa travmasına bağlı nörolojik sorunlar nedeniyle PEG uygulanmıştır. Dokuz hastada (% 75) "pull-tekniği" (Ponsky Gauderer) 3 hastada da (% 25) "push-tekniği" (Sachs-Vine) uygulanmıştır. Medyan işlem süresi 23 dakikadır (13-35 dakika). Medyan PEG beslenme süresi 48 gündür (10-175 gün). İşleme bağlı motalite yoktur. Bir hastada (% 8) stoma çevresinden pansumanlarla kontrol altına alınabilen sızıntı olmuştur. Sonuç: PEGin enteral beslenme uygulamasında gastrointestinal sistemleri faal olan ve gastroözofageal reflü sorunu olmayan hastalarda tercih edilmesi gereken yöntem olduğu kanaatine varılmıştır.Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler perkutan-endoskopik-gastrostomi-peg-12-olgu-_H215.html Thu, 15-08-2013 18:37 CEST SİTUS İNVERSUS TOTALİSLİ BİR HASTADA TAŞLI KOLESİSTİT NEDENİYLE LAPAROSKOPİK KOLESİSTEKTOMİ Situs inversus totalisli bir hastada taşlı kolesistit nedeniyle laparoskopik kolesistektomi. End-Lap. ve Minimal İnvaziv Cerrahi Derg. Amaç: Bir olgu nedeni ile situs inversuslu hastalarda laparoskopik kolesistektomi tekniğinin değerlendirilmesi.Yöntem: Hastanemizde laparoskopik olarak tedavi ettiğimiz beraberinde taşlı kolesisti bulunan situs inversus totalisli bir hasta sunulmaktadır. Bulgular: Sol üst kadran ağrısı ile başvuran hastada yapılan batın ultrasonografisinde kolelithiasis ve situs inversus totalis saptandı ve laparoskopik girişim trokarlar simetrik olarak yerleştirilerek aynı şekilde uygulandı. Teknik olarak herhangi bir zorluk veya komplikasyonla karşılaşılmadı. Sonuç: Taşlı kolesistiti olan situs inversus totalisli hastalarda laparoskopik kolesistektomi güvenle uygulanabilen bir tedavi yöntemidir. Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler situs-inversus-totalisli-bir-hastada-tasli-kolesistit-nedeniyle-laparoskopik-kolesistektomi-_H214.html Thu, 15-08-2013 18:36 CEST LAPAROSKOPİK KOLESİSTEKTOMİLERDE ARTERİYEL KAN GAZI DEĞİŞİKLİKLERİ Laparoskopik kolesistektomilerde arteriyel kan gazı değişiklikleri. End.-Lap. ve Minimal İnvaziv Cerrahi Derg. Amaç: Laparoskopik kolesistektomilerde uygulanan intraabdominal CO2 insuflasonunun arteriyel kan gazları üzerinde meydana getirdiği değişikliklerin incelenmesi.Yöntem: Laparoskopik kolesistektomi yapılması planlanan ASA I ve II grubunda 75 hastaya radyal arter kanülasyonu yapılarak kan gazı örnekleri alındı. Bulgular: Hastaların CO2 insuflasyonu öncesi insuflasyonun 30. dakikasında ve postoperatif 1. saatte alınan arteriyel kan gazı örneklerinde pH ve HCO3 değerlerindeki fark anlamlı bulunmazken PaCO2 ve baz açığında arta ile PaO2 ve SaO2 değerlerinde azalma kaydedildi. Sonuç: Laparoskopik girişimlerde oluşabilecek hiperkapni ve asidozun önlenmesi için end-tital CO2(ETCO2) takibinin yapılması özellikle yaşlı ve riskli hastaların arter kan gazlarının incelenmesi ve komplikasyonların en aza indirilmesi için intraabdominal basıncın çok yüksek tutulmaması (12-14 mmHg) gerekmektedir.Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler laparoskopik-kolesistektomilerde-arteriyel-kan-gazi-degisiklikleri_H213.html Thu, 15-08-2013 18:35 CEST LAPAROSKOPİK KOLESİSTEKTOMİ SONRASI DEĞİŞİKLİKLERİN ULTRASONOGRAFİK DEĞERLENDİRİLMESİ Laparoskopik kolesistektomi sonrası değişikliklerin ultrasonografik değerlendirilmesi. End-Lap. ve Minimal İnvaziv Cerrahi Derg. Amaç: Bu çalışma laparoskopik kolesistektomi sonrası oluşan sıvı koleksiyonlarını ve ana safra yollarını değerlendirmek amacıyla planlandı.Yöntem: Laparoskopik kolesistektomi operasyonu geçiren 54 olgu çalışmaya alındı. Tüm olgular preoperatif ultrasonografi ile değerlendirildi. Postoperatif birinci gün ultrasonografi incelemeleri tekrarlandı. Karın içi sıvı ve ana safra yollarında patoloji tesbit edilen olgular klinik laboratuar ve ultrasonografi ile takibe alındı. Bulgular: Postoperatif ultrasonografik incelemelerde olguların 12sinde safra kesesi yatağında koleksiyon 5 olguda koledokta genişleme 2 olguda karında serbest sıvı 1 olguda plevral sıvı ve 1 olguda kese yatağında hematom izlendi. Bir hafta aralarla yapılan ultrasonografi kontrollerinde üç hafta sonra tüm olgularda sıvıların resorbe olduğu gözlendi. Koledokta genişleme gözlenen 5 olgunun 4ünde 4 haftanın sonunda koledoğun normal genişliğine döndüğü gözlendi. Sonuç: Laparoskopik kolesistektomi sonrası gözlenen karın içi sıvı kolleksiyonları hiçbir müdahale gerektirmeden resorbe olduğu ve postoperatif dönemde zor kolesistektomiler dışında rutin ultrasonografi takibinin gereksiz olduğu sonucuna varıldı.Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler laparoskopik-kolesistektomi-sonrasi-degisikliklerin-ultrasonografik-degerlendirilmesi-_H212.html Thu, 15-08-2013 18:34 CEST İNGUİNAL FITIKLARDA LAPAROSKOPİK VE AÇIK ONARIM TEKNİKLERİNİN KAN KORTİZOL DÜZEYLERİNE ETKİSİ İnguinal fıtıklarda laparoskopik ve açık onarım tekniklerinin kan kortizol düzeylerine etkisi. End-Lap. ve Minimal İnvaziv Cerrahi Derg. Amaç: Laparoskopik ve açık teknikler ile kasık fıtıklarının onarımında kan kortizol düzeylerinin bilinmesi cerrahi stresi belirlemede önem taşır. Çalışmamızda laparoskopik ve açık fıtık onarımı yapılan hastalarda belirli zamanlarda ölçülen kortizol miktarları karşılaştırılarak bu konuda elde edilen sonuçların aktarılması amaçlanmıştır.Yöntem: 1 Ocak-31 Aralık 1997 tarihleri arasında fıtık onarımı planlanan 29 hasta prospektif ve randomize olarak iki gruba ayrıldı. 1. gruba (n=10) laparoskopik transabdominal preperitoneal (TAPP) 2. gruba (n=19) ise açık preperitoneal (PP) fıtık onarımı uygulandı. Hastaların demografik bulguları operasyon süreleri ayağa kalkma süreleri preoperatif intübasyon anı peroperatif postoperatif 1. 6. ve 12. saat kan kortizol düzeyleri ölçülerek hem saatler arası hem de gruplar arası karşılaştırıldı. Bulgular: 1. grupta operasyon süresi anlamlı uzun (107.5±4.9 dk ve 38.6±5.4 dk) ve kortizol düzeyleri 2. gruba göre peroperatif anlamlı yüksek (28.4±2.6 µg/dl ve 21.5±1.6 µg/dl) idi. Ayrıca her iki grubun peroperatif ve postoperatif 1. saatte yüksek olan kortizol düzeyleri 6. saatte normale gelmiş ve 12. saatte aynı düzeylerde kalmıştır. Sonuç: Laparoskopik TAPP onarım açık PP onarıma göre peroperatif kan kortizol düzeylerini daha fazla yükseltmektedir. Gerek kapalı gerekse açık fıtık onarımında yükselen kan kortizol düzeyleri postoperatif 6. saat ve sonrasında peroperatif değerlerde seyretmektedir.Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler inguinal-fitiklarda-laparoskopik-ve-acik-onarim-tekniklerinin-kan-kortizol-duzeylerine-etkisi-_H211.html Thu, 15-08-2013 18:33 CEST OTOİMMÜN HEMOLİTİK ANEMİ NEDENİ İLE LAPAROSKOPİK SPLENEKTOMİ:OLGU SUNUMU Otoimmün hemolitik anemi nedeni ile laparoskopik splenektomi: olgu sunumu. End-Lap. ve Minimal İnvaziv Cerrahi Derg. Amaç: Elektif splenektomi değişik nedenlerle sıkça yapılmaktadır ancak açık yöntem tercih edilmektedir. Seçilmiş hastaların uygun koşullarda laparoskopik olarak ameliyat edilmesi güvenlidir ve bu konuda deneyim arttıkça daha çok hastanın laparoskopinin avantajlarından faydalanması sağlanabilir.Yöntem: 43 yaşında erkek hasta otoimmün hemolitik anemi nedeni ile 2 yıldır takip edilmekteymiş. Kullandığı yüksek doz kortizona bağlı osteoporoz bulguları gelişmesi üzerine splenektomiye karar verilmiş. Florence Nightingale Metropolitan Hastanesinde Şubat 1998 tarihinde laparoskopik olarak splenektomi yapıldı. Bulgular: Hasta postop. 2. gün şifa ile taburcu edildi. Taburcu olduktan 15 gün sonra yapılan tetkiklerde hemoglobin değeri ve trombosit sayısı normal sınırlara yükseldi. Sonuç: Laparoskopik splenektomi ileri laparoskopi teknikleri konusunda deneyimli ekipler tarafından gerekli önlemler alındıktan sonra güvenle uygulanabilir.Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler otoimmun-hemolitik-anemi-nedeni-ile-laparoskopik-splenektomi-olgu-sunumu-_H210.html Thu, 15-08-2013 18:32 CEST LAPAROSKOPİK KOLESİSTOKOLANJİOGRAFİ Laparoskopik kolesistokolanjiografi. End.-Lap. ve Minimal İnvaziv Cerrahi Derg. Amaç: Laparoskopik kolanjiografi tekniği ile ilgili olarak pekçok yöntem mevcuttur ve tanımlanan yöntemlerin hemen hemen hepsinde sistik kanalın kanülasyonu gerekir. Özel kateter ve aletlere geresinim gösteren bir işlem zor zaman alıcı ve özel bir eğitim gerektirir. Bu çalışmanın amacı safra kesesi yoluyla yapılacak laparoskopik kolesistokalonjiyografinin uygulama ve görüntülemedeki başarı oranı yaratacağı problemleri değerlendirmektir.Yöntem: Kronik taşlı kolesistitli 5 hastaya (4 kadın 1 erkek) santral ven kateteri kullanılarak laparoskopik kolesistektomi öncesi kolesistokolanjiyografi uygulandı. Safra yollarının radyografik görüntülenmesi tatmin edici ise laparoskopik kolesistokolanjiyografi başarılı olarak kabul edildi. Bulgular: Bilier sistem anatomisi 4 hastada başarılı olarak görüntülendi. İşlemle ilgili bir komplikasyon gözlenmedi. Sonuç: Bu teknikle ilgili ön çalışmamızdaki ilk sonuçlarımız laparoskopik kolesistokolanjiyografinin eğitim gerektirmeyen basit hızlı ve güvenilir bir yöntem olduğu göstermiştir.Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler laparoskopik-kolesistokolanjiografi-_H209.html Thu, 15-08-2013 18:31 CEST LAPAROSKOPİK KOLESİSTEKTOMİ ÖNCESİ VE SONRASI SAFRA DİNAMİĞİNİN KANTİTATİF SİNTİGRAFİ İLE DEĞERLENDİRİLMESİ Laparoskopik kolesistektomi öncesi ve sonrası safra dinamiğinini kantitatif sintigrafi ile değerlendirilmesi. End-Lap. ve Minimal İnvaziv Cerrahi Derg. Amaç: Kantitatif hepatobiliyer dinamik sintigrafi kullanarak laparoskopik kolesistektomi (LK) öncesi ve sonrası safra akış dinamiğinin saptanması.Yöntem: Çalışmaya 18 erkek 38 kadın toplam 56 hasta alındı. İntravenöz 99mTc-BromHIDA verilerek dinamik sintigrafi çekildi ve safra akım dinamiğiyle ilgili altı parametre hesaplanarak skorlama yapıldı. LK öncesi ve sonrası elde edilen skorlar istatistiksel olarak karşılaştırıldı. Bulgular: LK sonrası karaciğer pik zamanı karaciğer içi biliyer kanalların belirginliği ve toplam sintigrafi skoru LK öncesine göre istatistiksel olarak anlamlı derecede düşüktü. Barsak görülme zamanı koledok boşalma oranı koledok-karaciğer oranında da LK sonrası düşüklükler saptanmasına rağmen istatistiksel olarak anlamlı bulunmadı. Sonuç: Kantitatif hepatobiliyer sintigrafisinin LK öncesi ve sonrası safra dinamiğinin karşılaştırılması ve LK sonrası oluşabilen sifinkter Oddi disfonksiyonunun gösterilmesinde yararlı noninvaziv bir yöntem olarak kullanılabileceğini düşünmekteyiz.Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler laparoskopik-kolesistektomi-oncesi-ve-sonrasi-safra-dinamiginin-kantitatif-sintigrafi-ile-degerlendirilmesi-_H208.html Thu, 15-08-2013 18:30 CEST RİJİD ÜRETEROSKOPİK GİRİŞİMLERDE BAŞARISIZLIK NEDENLERİ, KOMPLİKASYONLAR VE ÇÖZÜM YOLLARI Rijid üreteroskopik girişimlerde başarısızlık nedenleri komplikasyonlar ve çözüm yolları. End-Lap. ve Minimal İnvaziv Cerrahi Derg. Amaç: Tanı ve tedavi amacıyla uygulanan rijid üreteroskopik (URS) girişimlerde başarısızlık nedenlerini ve meydana gelen komplikasyonları araştırmaktadır.Yöntem: Yüzyetmişaltı hastada toplam 184 üreteroskopik girişim yapıldı. Hastaların 116sı erkek 60ı kadındı. Yaş ortalaması 39.8 yılı (2-69) idi. URS endikasyonlarını 175 girişimde üreter taşı 9 girişimde ise üreter darlığı Double J (DJ) kateter migrasyonu ve üreterde dolma defekti gibi patolojiler oluşturmuştur. Bulgular: Girişimlerin % 82.44ünde (152/184) başarılı olunurken % 17.56sında (32/184) başarısız kalınmıştır. En sık başarısızlık nedenleri taşın böbreğe kaçması ödem kanama üreterde kinkleşme ve elektrohidrolik litotripsi (EHL) ile taşın kırılmaması şeklinde idi. Minör komplikasyon olarak % 24.4 mukozal laserasyon % 7.6 infeksiyon ve % 2.17 kanama görülürken majör komplikasyonlardan üreter perforasyonu yalnızca 1 vakada (% 0.54) görüldü. Uzun dönemde hiçbir vakada üreter darlığı gözlenmedi. Sonuç: Sonuç olarak rijid URS özellikle üreter alt kısım patolojilerinin tanısında ve tedavisinde en kullanışlı yöntemdir. Ancak başarısız kaldığı durumların olduğu ve üreter perforasyonu gibi ciddi komplikasyonlara da yol açabileceği akıldan çıkarılmamalıdır.Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler rijid-ureteroskopik-girisimlerde-basarisizlik-nedenleri-komplikasyonlar-ve-cozum-yollari-_H207.html Thu, 15-08-2013 18:27 CEST LAPAROSKOPİK TUBAL STERİLİZASYON VAKALARININ DEĞERLENDİRİLMESİ Laparoskopik tubal sterilizasyon vakalarının değerlendirilmesi. End-Lap. ve Minimal İnvaziv Cerrahi Derg. Amaç: Kliniğimizde laparoskopik yöntemle gerçekleştirilen tubal ligasyon vakalarını incelemek.Yöntem: 1996-1998 yılları arasında Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalında yapılan 38 laparoskopik tubal ligasyon vakası değerlendirilmiştir. Bulgular: 98 tubal ligasyon vakasından 38 (% 38.78)i laparoskopik yolla yapılmıştır. Laparoskopik tubal sterilizasyon yapılan 38 vakanın yaş ortalaması 36.7±4.65 idi. Hastanemize laparoskopik tubal sterilizasyon için başvuran kadınların % 34.21inde en az bir tane D&C öyküsü vardı ve bunların çoğunluğu etkili bir kontraseptif metod kullanmamaktaydı. Laparoskopik tubal sterilizasyon için bipolar elektrokoterizasyon (% 60.53) unipolar elektrokoterizasyon (% 34.21) ve endoklip (% 5.26) yöntemleri kullanmıştı. Sonuç: Laparoskopik tubal sterilizasyon insizyonun küçük olması kısa operasyon ve hastanede kalma süresi aynı zamanda pelvik organların gözlenebilmesi ve eğitimli kişiler tarafından yapıldığında komplikasyonların az olması sebebiyle diğer cerrahi sterilizasyon metodlarına göre daha avantajlıdır.Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler laparoskopik-tubal-sterilizasyon-vakalarinin-degerlendirilmesi-_H206.html Thu, 15-08-2013 18:22 CEST JİNEKOLOJİK HASTALIKLARDA TANISAL LAPAROSKOPİ SONUÇLARI Jinekolojik hastalıklarda tanısal laparoskopi sonuçları. End-Lap. ve Minimal İnvaziv Cerrahi Derg. Amaç: Kliniğimizde yapılan diagnostik laparoskopilerin sonuçlarını değerlendirmek.Yöntem: Bu çalışmada 9.7.1997-17.8.1998 tarihleri arasında kliniğimizde yapılan 72 diagnostik laparoskopi vakası incelenmiştir. Bulgular: İnfertilite (% 76.39) ve kronik pelvik ağrı (% 12.5) ile başvuran hastaların diagnostik laparoskopi endikasyonlarının büyük çoğunluğunu oluşturduğu saptandı. 46 primer infertil vakanın 28inde ve 9 sekonder infertil vakanın 7sinde pelvik patoloji tesbit edildi. İnfertil vakaların % 38.1inde tubal faktör saptandı. Kronik pelvik ağrı vakalarının ise 4ünde endometriosis ve 3ünde adezyon bulundu. Diagnostik laparoskopi yapılan tüm vakaları inceledeiğmizde; % 25 (n=18)inde adezyon ve % 12.5 (n=9)unda ise endometriozis saptandı. Sonuç: Tanısal laparoskopi infertilite ve kronik pelvik ağrı gibi jinekolojik hastalıkların etyolojilerinin tesbitinde standart bir yöntemdir. Endometriozis ve adezyon tanısında ise kullanılan en kesin yöntemdir.Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler jinekolojik-hastaliklarda-tanisal-laparoskopi-sonuclari-_H205.html Thu, 15-08-2013 18:21 CEST SİTUS İNVERSUSLU BİR HASTADA LAPAROSKOPİK KOLESİSTEKTOMİ Situs inversuslu bir hastada laparoskopik kolesistektomi. End.-Lap. ve Minimal İnvaziv Cerrahi Derg. Amaç: Situs inversus otozomal resesif genetik predispozisyona sahip nadir bir durumdur. Burada laparoskopik kolesistektomiyle başarılı olarak tedavi edilmiş situs inversuslu ve semptomatik kolelitiazisli bir hastayı sunduk.Yöntem: Klasik laparoskopik teknikte olduğu gibi 10luk iki trokar normal yerlerinden konuldu. Fakat 5lik iki trokar ise normal yerlerinin düz ayna görüntüsü olarak batın sol tarafından yerleştirildi. Bulgular: İç taşlarla dolu bir safra kesesi çıkarıldı. Sonuç: Laparoskopik teknik semptomatik kolelitiazisli situs inversus varlığında güvenle uygulanabilir.Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler situs-inversuslu-bir-hastada-laparoskopik-kolesistektomi-_H204.html Thu, 15-08-2013 18:20 CEST LAPAROSKOPİK KOLESİSTEKTOMİ YAPILAN HASTALARDA İNTRAPERİTONEAL BUPİVAKAİN KULLANIMININ POSTOPERATİF AĞRIYA ETKİSİ Laparosokpik kolesistekotmi yapılan hastalarda intraperitoneal bupivakain kullanımının postoperatif ağrıya etkisi. End-Lap. ve Minimal İnvaziv Cerrahi Derg. Amaç: Laparoskopik kolesistektomi yapılan hastalarda intraperitoneal bupivakain uygulamasının postoperatif ağrıya olan etkilerini araştırmaktadır.Yöntem: Randomize olarak seçilmiş 20şer hasta içeren iki çalışma grubuna standart laparoskopik kolesistektomi ameliyatı uygulanmıştır. Kontrol gurubunu oluşturan 20 hastaya 22 cc serum fizyolojik (SF) çalışma gurubundaki 20 hastaya ise 10 cc bupivakain+10 cc SF karışımı hastaların subdiafragmatik ve safra kesesi lojlarına eşit miktarda olacak şekilde intraperitoneal olarak ve operasyonun bitimini takiben enjekte edilmiştir. Postoperatif ağrı ameliyat ekibi dışındaki bir hekim tarafından hastalarla yüzyüze konuşularak verbal scala ile değerlendirilmiştir. Ağrı hafif yada yok ise analjezik verilmemiş orta şiddette ağrılı metamizol şiddetli ağrılara ise pethidine Hcl verilmiştir. Bulgular: Kontrol grubunda postoperatif dönemde analjezik olarak hastaların % 25 (n=5)de metamizol % 75de (n=15) pethidine Hcl kullanılırken intraperitoneal bupivakain uygulanan hata grubunun % 35 (n=7)de metamizol % 25 (n=5)de pethidine Hcl kullanılmış bu gruptaki hastaların % 40 (n=8)da analjezik gereksinimi olmamıştır. İstatistiksel değerlendirmeler Mann Whitney U testi ile yapılmıştır. Sonuç: Laparoskopik kolesistektomi yapılan hastalarda intraperitoneal bupivakain kullanımı postoperatif dönemde ağrıyı ve buna bağlı olarak analjezik kullanımını azaltacak hastanın konforunu artıracaktır.Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler laparoskopik-kolesistektomi-yapilan-hastalarda-intraperitoneal-bupivakain-kullaniminin-postoperatif-agriya-etkisi-_H203.html Thu, 15-08-2013 18:19 CEST LAPAROSKOPİK VE AÇIK ABDOMİNAL OPERASYONLARDA TRAVMAYA METABOLİK VE ENDOKRİN YANIT Laparoskopik ve açık abdominal operasyonlarda travmaya metabolik ve endokrin yanıt. End.-Lap. ve Minimal İnvaziv Cerrahi Derg. Amaç: Bu çalışma laparoskopik ve açık abdominal operasyonlarda travmaya karşı oluşan metabolik ve endokrin yanıtı değerlendirmek ve karşılaştırmak amacı ile planlandı.Yöntem: 44ü laparoskopik (1. grup) 28i açık yöntemle (2. grup) opere edilen 72 olgu çalışmaya alındı. Olgulardan preoperatif dönemde peroperatif 45. dakika postoperatif 2. ve 24. saatlerde venöz kan alınarak kan şekeri kortizol CRP malonyldialdehit (MDA) LDH SGOT SGPT CPK total bilirubin direkt bilirübin üre ve kreatinin çalışıldı. Bulgular: Her iki grupta da kortizol ve kan şekeri operasyonun 45. dakikasında postoperatif 2. ve 24. saatlerde anlamlı derecede yüksekti (p<0.05). Yükselme 2. grupta 1. gruba göre daha anlamlı idi (pj0.05). CRP her iki grupta da postoperatif 24. saatte anlamlı olarak yüksek bulundu (pj0.05). Yükseklik 2. grupta 1. gruba göre daha anlamlı idi (p<0.05). Oksidatif travmanın bir göstergesi olan MDA 1. grupta postoperatif 2. saatte 2. grupta postoperatif 2. ve 24. saattlerde anlamlı olarak yüksek bulundu. Yükseklikler 2. grupta 1. gruba göre daha anlamlı idi (p<0.05) Sonuç: Metabolik ve endokrin yanıtın birer göstergesi olan kortizol kan şekeri CRP ve MDA değerlerinde gözlenen değişikliklerin laparoskopik girişimlerde açık girişimlere göre daha az olması bu operasyonların daha az travmatik olduğunu düşündürmektedir.Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler laparoskopik-ve-acik-abdominal-operasyonlarda-travmaya-metabolik-ve-endokrin-yanit-_H202.html Thu, 15-08-2013 18:18 CEST LAPAROSKOPİK VE AÇIK KOLESİSTEKTOMİNİN METABOLİK VE İNFLAMATUAR CEVAPLAR AÇISINDAN KARŞILAŞTIRILMASI Laparoskopik ve açık kolesistektominin metabolik ve inflamatuar cevaplar açısından karşılaştırılması. End-Lap. ve Minimal İnvaziv Cerrahi Derg. Amaç: Cerrahi travma yaralanmanın derecesine göre vücutta metabolik ve inflamatuar cevaba yol açar. Bu çalışmanın amacı laparosokpik kolesistekotmi (16 hasta) ve açık kolesistektomiyi (12 hasta) bu cevaplar açısından karşılaştırmaktır.Yöntem: İki grupta ameliyat öncesi ve ameliyattan sonra 1. 6. 24. ve 48. saatlerde ACTH kortizol glukoz CRP seviyelerine bakıldı lökositleri sayıldı. İki grubun sonucu istatistiksel olarak karşılaştırıldı. Bulgular: Her ne kadar iki grupta kortizol glukoz seviyeleri lökositoz açısından anlamlı fark yoksa da açık kolesistektomi yapılan gruptaki CRP artışı laparoskopik kolesistektomi geçiren hastalara oranla belirgin olarak fazladır (p<0.05). Gruplar arasında ACTH farklılığı da sadece ameliyat sonrası 24ncü saatte anlamlıdır. Sonuç: Endokrin ve metabolik cevaplar açısından bakıldığında laparoskopik kolesistektominin açık kolesistektomiye bir üstünlüğü görülmemekle birlikte vücutta daha az şiddetle inflamatuar cevap oluşturmaktadır.Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler laparoskopik-ve-acik-kolesistektominin-metabolik-ve-inflamatuar-cevaplar-acisindan-karsilastirilmasi-_H201.html Thu, 15-08-2013 18:18 CEST GASTROÖZOFAGEAL REFLÜ HASTALIĞINDA LAPAROSKOPİK POSTERİOR PARSİYEL FUNDOPLİKASYON: (TOUPET İŞLEMİ) Gastroözofageal reflü hastalığında laparoskopik posterior parsiyel fundoplikasyon: (Toupet işlemi). End-Lap. ve Minimal İnvaziv Cerrahi Derg. Amaç: Gastroözofageal reflü hastalığının (GERD) cerrahi tedavisinde laparoskopik parsiyel fundoplikasyon (Toupet) yönteminin etkisini ve teknik özelliklerini incelemek.Yöntem: Gastroözofageal reflü hastalığına yol açmış üç hiatal herni olgusu çalışma kapsamına alındı. Preoperatif değerlendirmede bir olguya endoskopi bir olguya endoskopi+baryumlu grafi bir olguya ise endoskopi+baryumlu grafi+manometrik inceleme yapılmıştı.Bu değerlendirmeler sonucunda üç olguda da sliding tipte hiatal herni ve iki olguda ikinci bir olguda birinci dereced özofajit saptanmıştı. Olgulara laparoskopik Toupet işlemi uygulandı. Yöntemin teknik özelliklerine değinilerek elde edilen sonuçlar değerlendirildi. Bulgular: Olguların ikisi erkek birisi kadın olup yaşları sırasıyla 43 64 ve 29 idi. Operasyon süresi ortalama 100 (90-120) dakikadır. Hastanede kalıs süresi ortalama 2.3(2-3) gündür. Olguların hiçbirinde komplikasyon görülmedi. Hastaların izlem süresi ortalama 12 (10-16) aydır. Bu süre içinde hastaların semptomlarında tekrarlama olmadı. Sonuç: Toupet işlemi gastroözofageal reflü hastalığının kontrolünde total fundoplikasyon (Nissen) kadar etkili olup postoperatif komplikasyonlar (disfaji Gas Bloat sendromu) daha az görülmektedir. Laparoskopik fundoplikasyon işlemlerinin konvansiyonel cerrahi yöntemlere göre; hiatal bölge anatomisinin daha iyi görülmesi yeterli diseksiyon yapılması tam onarım sağlanması postoperatif ağrının daha az olması hastanede kalış süresinin kısalması ve daha erken günlük normal aktiviteye dönülmesi şeklinde belirgin üstünlükleri vardır.Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler gastroozofageal-reflu-hastaliginda-laparoskopik-posterior-parsiyel-fundoplikasyon-toupet-islemi-_H200.html Thu, 15-08-2013 18:15 CEST İNSİZYONEL VE VENTRAL HERNİLERDE LAPAROSKOPİK ONARIM İnsizyonel ve ventral hernilerde laparoskopik onarım. End-Lap. ve Minimal İnvaziv Cerrahi Derg. Amaç: İnsizyonel ve ventral fıtıkların tamirinde laparoskopik yöntemin teknik özelliklerini anlatmak ve elde ettiğimiz sonuçları göstermek.Yöntem: Ocak 1998-Aralık 1998 tarihleri arasında 12 insizyonel ve ventral fıtık olgusuna laparoskopik tamiri uyguladık. Olguların 8inde umblikal 4ünde insizyonel fıtık mevcuttu. 9 olguda polypropilen mesh SPPM 3 olguda ise PTFE (Gore-tex) dual mesh kullanıldı. Bulgular: Hastaların 11i kadın 1i erkekti Yaş ortalaması 38 (25-60) idi. Takip süreleri 2 ile 14 ay arasında değişti. Umblikal fıtıklı bir hastada göbekte seroma insizyonel fıtıklı bir hastada da insizyon altında hematom gelişti. Her ikisi de ponksiyonla boşaltıldı. Takip süresi içinde nüks görülmedi. Sonuç: İnsizyonel ve ventral fıtıkların laparoskopik yöntemle tamiri laparoskopinin avantajlarına ilaveten uygulanması kolay güvenilir bir yöntemdir. Yalnız yöntemin standardizasyonu için uzak ve açık teknikle randomize karşılaştırmalı sonuçların beklenmesi kanısındayız.Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler insizyonel-ve-ventral-hernilerde-laparoskopik-onarim-_H199.html Thu, 15-08-2013 18:15 CEST LAPAROSKOPİK İNGUİNOFEMORAL HERNİORAFİLERDEKİ ERKEN SONUÇLARIMIZ Laparoskopik inguinofemoral herniorafilerdeki erken sonuçlarımız. End.-Lap. ve Minimal İnvaziv Cerrahi Derg. Amaç: Kliniğimizde uygulanan ilk 41 laparoskopik inguinofemoral herniorafi olgusunun retrospektif olarak değerlendirilmesi ve sonuçların literatür ile karşılaştırılması.Yöntem: Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Anabilim Dalında Aralık 1996-Aralık 1997 tarihleri arasında 35 hastaya toplam 41 laparoskopik inguinofemoral herni onarımı yapıldı. Transabdominal preperitoneal herniorafi grubunda hastaların 3ü kadın (% 16.6) 15i erkek (% 83.4) idi ortalama yaş 50.1 idi (genişlik 18-66). total ekstraperitoneal herniorafi grubundaki hastaların tamamı erkekti ve ortalama yaş 47.5 idi (genişlik 20-60). 18 hastadaki 22 herniye transabdominal preperitoneal laparoskopik inguinofemoral herniorafi gerçekleştirildi. Bulgular: Hastaların ortalama takip süreleri 10 ay idi. Transabdominal preperitoneal iguinofemoral herniorafi grubunda 1 üriner retansiyon (% 4.5) 1 seroma (% 4.5) 1 pnömoskrotum (% 4.5) görülürken total ekstraperitoneal inguinofemoral herniorafi grubunda 1 üriner retansiyon (% 5.25) 1 seroma (% 5.25) 1 parestezi (% 5.25) tespit edildi. Transabdominal preperitoneal inguinofemoral herniorafi grubunda 2 adet nüks (% 9) total ekstraperitoneal inguinofemoral herniorafi grubunda 2 (% 10.5) nüks görüldü. Sonuç: Nüks oranlarımızın literatürden yüksek olması öğrenme eğrisi içinde bulunmamızdan kaynaklandığını düşünüyoruz. Laparoskopik inguinofemoral herniorafilerin özellikle bilateral ve nüks hernilerde daha etkili olduğu inancındayız.Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler laparoskopik-inguinofemoral-herniorafilerdeki-erken-sonuclarimiz-_H198.html Thu, 15-08-2013 18:14 CEST PENETRAN ABDOMİNAL YARALANMALARDA DİAGNOSTİK LAPAROSKOPİ Penetran abdominal yaralanmalarda diagnostik laparoskopi. End-Lap. ve Minimal İnvaziv Cerrahi Derg. Amaç: Penetran abdominal yaralanmalarda diagnostik laparoskopinin yeri ve önemini incelemek.Yöntem: Ocak 1998-1999 döneminde altı (beş kesici delici alet bir ateşli silah yaralanması) penetran abdominal yaralanma olgusuna diagnostik laparoskopi uygulandı. Elde edilen tanı ve tedavi sonuçları incelendi. Bulgular: Olguların hepsi erkek olup ortalama yaş 23 (16-33) idi. Penetran yaralanmaların beşinde delici kesici alet yaralanması (DKAY) birinde ise ateşli silah yaralanması (ASY) söz konusu idi. Yaralanmalar üç olguda abdomende üç olguda ise toraksta idi. Tüm olgulara diagnostik laparoskopi uygulandı. Üç olguda karaciğer bir olguda diafragma bir olguda kolon ve mide yaralanması saptandı. Bir olguda ise hiçbir patoloji saptanmadı. İki olguda laparoskopik tedavi (hepatorafi ve frenorafi) bir olguda sadece diagnostik laparoskopi iki olguda laparotomi (hepatorafi kolorafi+gastrorafi+tüp çekostomi) ve bir olguda da torakotomi (pulmerorafi) uygulandı. Postoperatif dönemde komplikasyon görülmedi. Sonuç: Hemodinamik olarak stabil olan penetran abdominal travmalı hastalarda laparoskopi tanı koymada önemli bir rol oynar. Gereksiz laparotomilerin sayısını azaltarak bunlara bağlı olarak oluşacak morbidite ve mortalite oranlarını düşürür. Seçilmiş olgularda terapötik laparoskopi minimal invaziv cerrahinin avantajlarının yanısıra pratik ve uygun bir yöntem olarak kabul edilebilir.Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler penetran-abdominal-yaralanmalarda-diagnostik-laparoskopi-_H197.html Thu, 15-08-2013 18:13 CEST AKUT KARIN TANISI DÜŞÜNÜLEN HASTALARDA RUTİN ACİL LAPAROSKOPİNİN ROLÜ VE ETKİNLİĞİ: 33 HASTAYA AİT SONUÇLAR VE LİTERATÜR İNCELEMESİ Akut karın tanısı düşünülen hastalarda rutin acil laparoskopinin rolü ve etkinliği: 33 hastaya ait sonuçlar ve literatür incelemesi. End-Lap. ve Minimal İnvaziv Cerrahi Derg. Amaç: Akut karın tanısı düşünülen hasta grubunda rutin acil laparoskopinin yeri ve etkinliğinin araştırılması.Yöntem: Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Acil Servisine Ocak 1997-Şubat 1998 tarihleri arasında akut karın ağrısı şikayeti ile başvuran klinik fizik muayene ve laboratuar bulguları ile akut karın tanısı düşünülen toplam 33 hasta çalışmaya dahil edildi. Hastalara rutin acil tanısal laparoskopi yapılarak akut karın bulgularına yolaçan patoloji mevcudiyeti araştırıldı. Tanısı konulan vakalarda laparoskopik olarak tedavi tamamlanmaya çalışıldı. Laparoskopik yöntemle tamamlanamayan vakalarda tedavi için laparotomiye geçildi. Bulgular: Hikaye fizik muayene ve laboratuar bulguları doğrultusunda "akut karın" tanısı düşünülen 13 kadın (% 29.4) ve 20 erkek (% 60.6) toplam 33 hastaya "acil laparoskopi" uygulandı. Yirmibir (% 63.4) hastada akut karın nedeni olarak akut apandisit 6 (% 18.4) hastada duodenal ülser perforasyonu 3 (% 9.2) hastada jinekolojik patoloji ve 1 (% 3) hastada brid ileus saptandı. İki (% 6) künt karın travması olan hastaya da acil laparoskopi uygulandı. Otuzüç hastanın tümünde akut karın nedeni doğru olarak saptanabildi. Yirmiyedi (% 81.8) hastada tedavi laparoskopik olarak tamamlandı. Laparotomiye dönme oranı % 18.2 postoperatif dönemde laparoskopiye başlanabilecek komplikasyon oranı % 11.1 olarak gerçekleşti. Ayrıca ortalama ameliyat süreleri ve hastanede kalış süreleri açısından da incelendi. Sonuç: Akut karın düşünülen hastalarda laparoskopinin sağladığı yüksek doğru tanı oranı negatif laparotomiyi önlemesi ve birçok akut karın nedeni olan hastalıkta tedavinin laparoskopik olarak tamamlanabilmesi nedeniyle rutin tanısal ve /veya tedavi amaçlı "acil laparoskopi" güvenilir ve etkin bir yöntemdir.Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler akut-karin-tanisi-dusunulen-hastalarda-rutin-acil-laparoskopinin-rolu-ve-etkinligi-33-hastaya-ait-sonuclar-ve-literatur-incelemesi-_H196.html Thu, 15-08-2013 18:12 CEST ANTİSPERM ANTİKOR OLUŞUMU ÜZERİNE İNGUİNAL HERNİORAFİLERİN ETKİSİ Antisperm antikor oluşumu üzerine inguinal herniorafilerin etkisi. End-Lap. ve Minimal İnvaziv Cerrahi Derg. Amaç: Bu çalışmada herniorafi türü ile antisperm antikor (ASA) oluşumu arasındaki etkileşimini araştırdık.Yöntem: Çalışmayı unilateral inguinal hernisi olan 45 erişkin hastada yaptık. Hastaların 20sine Bassini 13üne laparoskopik ekstraperitoneal herniorafi (TEP) ve 12sine laparoskopik transabdominal herniorafi (TAPP) uygulandı. ASA tespitinde immünofluoresein testi kullanıldı. Bulgular: Postoperatif dönemde Bassini yapılan hastalarda % 30 TEP uygulananlarda % 23.1 TAPP uygulananlarda % 8.3 oranında ASA pozitifliği tespit edildi. Sonuç: Herniorafi türlerinin ASA üretimi üzerine değişik etkileri olduğu saptandı. TAPP tekniğinin spermatik kord üzerine en az travmatik etkiye neden olduğu sonucuna varıldı.Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler antisperm-antikor-olusumu-uzerine-inguinal-herniorafilerin-etkisi-_H195.html Thu, 15-08-2013 18:09 CEST HSG VE LAPAROSKOPİDE TUBAL DEĞERLENDİRME HSG ve laparoskopide tubal değerlendirme. End-Lap. ve Minimal İnvaziv Cerrahi Derg. Amaç: İnfertilite nedenlerinin araştırılmasında laparoskopinin ve histerosalpingografinin (HSG) yerinin değerlendirilmesi.Yöntem: 1995-1997 yılları arasında infertilite nedeniyle operatif laparaskopik yapılan ve değerlendirmeleri içinde yapılmış HSGleri olan 151 olgu karşılaştırıldı. Bulgular: Olguların 128inde tubal geçirgenlik her iki yöntemle uyumlu (% 84.7) iken 23 olguda (% 15.3) uyumsuzluk saptandı. HSGnin tubal geçirgenliği göstermede sensitivitesi % 95.6 spesifitesi % 50.0 PPD % 85.9 NPD % 78.2 olarak belirlendi. İntraluminal değerlendirmede HSGnin peritubal değerlendirmede laparoskopik önemi gözlendi. Sonuç: HSG ve laparoskopik değerlendirmenin her ikisi de tubaları inceliyorsa da bunlar birbirine alternatif değil birbirini tamamlayan yöntemlerdir.Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler hsg-ve-laparoskopide-tubal-degerlendirme-_H194.html Thu, 15-08-2013 18:08 CEST AKCİĞER KİST HİDATİĞİNDE VİDEOTORAKOSKOPİK CERRAHİ Akciğer kist hidatiğinde videotorakoskopik cerrahi. End.-Lap. ve Minimal İnvaziv Cerrahi Derg. Amaç: 1996-1997 yılları arasında Prof.Dr. Siyami Ersek Göğüs Kalp ve Damar Cerrahisi Merkezinde normalde torakotomiyle yapılan canlı akciğer kist hidatiği ameliyatıın videotorakoskopiyle yapılmasının mümkün olup olmadığı yöntemin torakotomiye dezavanjı olup olmadığı araştırıldı.Yöntem: Bu amaçla toplam 5 vakada videoskopik cerrahiyle kistektomi yapılıp yine videotorakoskopiyle başlayıp peroperatif fazla miktarda hava kaçağı olduğu için torakotomiyle kistektomi yapılan iki hastanın bulguları karşılaştırıldı. Bulgular: Her iki grupta da drenaj ve yara infeksiyonu açısından bir fark bulunamadı. Torakoskopla opere edilen hastaların tamamı iki günde ayağa kalkarak kendi işlerini görür hale geldiler dört hasta kısa sürede taburcu oldu 1i uzayan hava kaçağı ve ateş nedeniyle 11.gün taburcu oldu. Videoskopik grupta analjezik ihtiyacı minimal seviyede oldu. Hastalar belirgin şekilde erken taburcu oldular. Torakotomi grubunda analjezi epidural kateterle sağlandı. hastalar 8. gün taburcu oldular. Her iki grupta da ciddi bir komplikasyon gelişmedi nüks izlenmedi. Sonuç: Özellikle seçilmiş vakalarda videotorakoskopi canlı akciğer kist hidatiğin cerrahi tedavisinde kullanılaliecek bir yöntem olarak bulundu. Yine de yöntemin araştırılması gerektiği sonucuna varıldı.Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler akciger-kist-hidatiginde-videotorakoskopik-cerrahi-_H193.html Thu, 15-08-2013 18:07 CEST İNFERTİLİTE LAPAROSKOPİSİNDE BULGULAR VE LAPAROSKOPİK YAKLAŞIM İnfertilite laparoskopisinde bulgular ve laparoskopik yaklaşım. End-Lap. ve Minimal İnvaziv Cerrahi Derg. Amaç: İnfertilite olgularında laparoskopik yaklaşım dağılımını incelemek.Yöntem: Reprodüktif Endokrinoloji ve İnfertilite Bilim Dalımız kayıtlarından 12 Ocak 1995-25 Mart 1997 tarihleri arasında yapılmış olan 154 infertil olgunun retrospektif olarak değerlendirilmesi yapıldı. Bulgular: Primer infertil grupta tubal patoloji % 9 sekonder infertil grupta ise % 15 olarak bulundu. Distal tubal patolojili 9 olguda fimbrioplasti sonrası saptandı. Primer infertil grupta endometriosis % 51 sekonder infertil grupta da % 42 bulundu. Endometriotikodakların eksizyonu ve/veya elektrokoter ile harabiyeti endometrioma varsa ya ekstirpasyonu veya boşaltılarak kist cidarı çıkarılması ile endometriosis nedenli bozulmuş anatominin restorasyonu gerçekleştirildi. Polikistik over (PCO) laparoskopik bulgusu primer infertil grupta % 69.5ine sekonder infertil grubun % 80.0ine elektrokoter ile overyen "drilling" uygulandı.Sonuçlar: Laparoskopik olarak infertilite değerlendirilmesi hem intraabdominal pelvik organların gözlemi sağlamakta hem de aynı seansta tedavi şansını kazandırmaktadır. Fertilitenin korunmasında yeni adezyon oluşmamasında infertilite inceleme ve tedavisinde laparoskopik cerrahi yeri doldurulamayan bir tekniktir.Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler infertilite-laparoskopisinde-bulgular-ve-laparoskopik-yaklasim-_H192.html Thu, 15-08-2013 18:06 CEST PELVİK KİTLELERDE LAPAROSKOPİK YAKLAŞIM Pelvik kitlelerde laparoskopik yaklaşım. End-Lap. ve Minimal İnvaziv Cerrahi Derg. Amaç: Pelvik yerleşimli jinekolojiyi ilgilendiren kitlelerde laparosokpinin önemini incelemek.Yöntem: 1995-1997 yılları arasında operatif laparoskopi yapılmış 88 olgunun dosya kayıtlarından retrospektif olarak değerlendirme yapıldı. Preoperatif ve intraoperatif bulgular karşılaştırıldı laparoskopinin önemi araştırıldı. Bulgular: Adneksiyal kitlelerde kitlenin görünümüne bakarak dermoid paraovaryen kist ve myom dışında tanı koymanın yanmış olacağı endometriomaların korpus luteum hemorajikum ve hemorajik folikül kistleri ile karıştığı görülmektedir. Laparoskopide asit over kisti tanısı alan olguların % 32.5inin histopatolojik tanısı basit over kisti olarak saptanmış % 20.9u seröz kistadenom % 23.2si müsinöz kistadenom % 20.9u korpus luteum % 2.3ü de borderline endometrioid tümör olarak saptanmıştır. Endometrioma tanısı alan olgularda % 40 endometrioma % 60 korpus luteum olarak saptanmıştır. Korpus luteum olduğu düşünülen odlguların ise % 77.7si endometrioma % 22.2si korpus luteum idi. Laparoskopik gözlemde malign olduğu düşünülen 3 olgunun histopatolojik tanısı benign olarak saptanmıştır. Sonuç: Benign kitlelerin reprodüktif çağda yoğunlaştığı tanıyı izleyen bir operasyonun ancak laparoskopik girişle olabileceği görülmektedir. Ancak bunun için öykü ve klinik muayenelerin tam yapılması gerektiği Doppler ultrasonografi (USG) tümör belirleyiciler ve diğer preoperatif incelemelerin girişim öncesi iyice değerlendirilmesi gerekmektedir. Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler pelvik-kitlelerde-laparoskopik-yaklasim-_H191.html Thu, 15-08-2013 18:05 CEST LAPAROSKOPİK KOLESİSTEKTOMİ YAPILAN HASTALARDA KUSMANIN ÖNLENMESİNDE ONDANSETRONUN (ZOFRAN) ETKİNLİĞİ Laparoskopik kolesistektomi yapılan hastalarda kusmanın önlenmesinde ondansetronun (Zofran) etkinliği. End-Lap. ve Minimal İnvaziv Cerrahi Derg. Amaç: Kapalı safra kesesi ameliyatı yapılan hastalarda ameliyat sonrası görülebilen kusmanın önlenmesinde 5HT3 reseptör antagonisti ondansetronun (Zofran) etkisini gözlemek.Yöntem: Dörtyol Devlet Hastanesi Genel Cerrahi Servisinde kapalı safra kesesi ameliyatı yapılan 90 hastaya tek kör rastgele ileriye dönük çalışma yapıldı. Hasta uyutulmadan hemen önce 4 mg ondansetronun damardan verildiği 39 hasta ondansetronun damardan verildiği 39 hasta ondansetron grubunu ilaç verilmeden önce takibe alının 51 hasta kontrol grubunu oluşturdu. Ameliyat sonarsı hatalar 24 saat süreyle kusma açısından takip edildiler. Sonuçlar X2 testiyle değerlendirildi. Bulgular: Ameliyat sonrası 8. saatten sonra kusan hastamız olmadı. şondansetron grubunda 6 hasta (% 15.4) kontrol grubunda 12 hasta (% 23.5) kustu (p>0.05). Sonuç: Bu bulgulara göre laparoskopik kolesistektomi yapılacak hastalarda kusmanın önlenmesinde ondansetronun rutin kullanılması gereksizdir.Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler laparoskopik-kolesistektomi-yapilan-hastalarda-kusmanin-onlenmesinde-ondansetronun-zofran-etkinligi-_H190.html Thu, 15-08-2013 18:04 CEST LAPAROSKOPİK TOTAL EKSTRAPERİTONEAL İNGUİNAL HERNİORAFİ İLE LİCHTENSTEIN AÇIK MESH TEKNİĞİNİN KARŞILAŞTIRILMASI Laparoskopik total ekstraperitoneal inguinal herniorafi ile Lichtenstain açık mesh tekniğinin karşılaştırılması. End.-Lap. ve Minimal İnvaziv Cerrahi Derg. Amaç: Laparoskopik total inguinal herniorafi ile Lichtenstein açık mesh tekniği postoperatuar bulgularla karşılaştırılması.Yöntem: Bu çalışmada laparoskopik total ekstraperitoneal inguinal herniorafi ile Lichtenstein açık mesh tekniği postoperatif analjezi gereksinimi günlük aktiviteye dönüş ameliyat süresi komplikasyonlar ve ekonomik maliyetler kriter alınarak karşılaştırılmıştır. Bulgular: 44 herni laparoskopik 53 herni ise açık yöntemle onarıldı. Günlük aktiviteye dönüş postoperatif amaljezi kullanma süresi laparoskopik yöntemde daha kısadır (p<0.001). Laparoskopik gruptaki hastalar açık gruptakine kıyasla 3.1 gün daha erken günlük aktiviteye döndüler. Ameliyat süresi açık yöntemde belirgin olarak daha kısadır (p<0.001). Komplikasyonlar arasındaki farklılık istatistiksel olarak anlamlı bulunmadı (p=359). Maliyet laparoskopik operasyonda daha yüksek bulundu. Sonuç: Laparoskopik herniorafi daha az postoperatif analjezi gereksinimi ve daha erken günlük aktiviteye dönüş nedeniyle açık yönteme kıyasla daha az invazivdir. Komplikasyon oranı her iki grupta benzer olup ameliyat süresi ve maliyet açık yöntem lehinedir. Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler laparoskopik-total-ekstraperitoneal-inguinal-herniorafi-ile-lichtenstein-acik-mesh-tekniginin-karsilastirilmasi-_H189.html Thu, 15-08-2013 18:03 CEST LAPAROSKOPİK ABDOMİNAL CERRAHİNİN ALT VE ÜST EKSTREMİTE TRANSKUTAN OKSİJEN SATURASYONLARI ÜZERİNE ETKİSİ Laparoskopik abdominal cerrahinin alt ve üst ekstremite transkutan oksijen saturasyonları üzerine etkisi. End-Lap. ve Minimal İnvaziv Cerrahi Derg. Amaç: Laparoskopik cerrahi sırasında abdominal basıncın artmasıyla hastada kısa süreli kontrollü ve geçici bir abdominal kompartman sendromu oluşur. KİB artışı direkt olarak abdominal kompartmandaki organlara yansır. İnferior vena cavanın kompresyonuyla venöz dönüş bozulur. Diğer abdominal damarların baskılanmasıyla da sistemik rezistans artar. Böylece dolaşım daha çok vücudun üst yarısında yoğunlaşır. Özellikle alt ekstremite mikrosirkülesyonunun bu olaylardan daha çok etkilenmesi kaçınılmazdır. Laparosokpik cerrahi sırasında oluşan karın içi basınç artışının (KİB) alt ve üst ekstremite transkutan oksijen saturasyonlarını ne şekilde etkilediğini inceleme için bu çalışma yapıldı.Yöntem: Laparoskopik abdominal operasyon uygulanan 26 olgu bu çalışmanın kapsamına alındı. Üst ekstremite transkutan oksijin saturasyonunu (Tc-SaO2) da içeren rutin monitörizasyona ilave olarak alt ekstremite Tc-SaO2yi ölçmek için ikinci bir monitör kullanıldı. Karın içi basıncının 15 mmHgya çıkarıldığı an başlangıç anı kabul edilerek her 5 dakikada bir hem üst hem de alt ekstremite Tc-SaO2 değerleri eş zamanlı olarak kaydedildi. Elde edilen sonuçların değerlendirilmesinde Tc-SaO2 ile süre arasında ilikki SPSS programında "bivariate corelation" bağıntı analiz yöntemiyle alt ve üst ekstremite Tc-SaO2 değerleri arasındaki farkın değerlendirilmesinde ise t testi kullanıldı. p<0.01 olması anlamlı olarak değerlendirildi. Bulgular: Karın içi basınç artışı ile alt ekstremite transkutan oksijen saturasyonu arasında operasyon süresinin artmasıyla daha da belirginleşen ve istatistiksel olarak anlamlı bir negagit korelasyon saptandı. Sonuç: Bu çalışmanın sonucunda laparoskopik cerrahi sırasında oluşan KİB artışının alt ekstremite oksijen satürasyonunu önemli ölçüde engellediği operasyon süresi uzadıkça bu engellemenin arttığı ve bunun pulse oksimetri ile ölçülebildiği görülmektedir.Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler laparoskopik-abdominal-cerrahinin-alt-ve-ust-ekstremite-transkutan-oksijen-saturasyonlari-uzerine-etkisi-_H188.html Thu, 15-08-2013 18:02 CEST LAPAROSKOPİK KOLESİSTEKTOMİNİN NE KADAR ZOR OLACAĞI AMELİYAT ÖNCESİ ULTRASONOGRAFİ İLE BELİRLENEBİLİR Mİ? Laparoskopik kolesistektominin ne kadar zor olacağı ameliyat öncesi ultrasonografi ile belirlenebilir mi? End-Lap. ve Minimal İnvaziv Cerrahi Derg. Amaç: Safra kesesi taşlarının tedavisinde günümüzde tercih edilen yöntem olan laparoskopik kolesistektominin ne kadar zor olacağının bu hastalağın tanısında ilk tercih edilen yöntem olan ultrasonografi (US) ile değerlendirilen bazı parametrelerle belirlenip belirlenemeyeceğini araştırmayı amaçlayan prospektif klinik çalışmadır.Yöntem: Kronik taşlı kolesistit tanısıyla kliniğe yatırılan 25 hastaya ameliyattan bir gün önce tekrar US yapıldı. Kesenin morfolojisi fonksiyonel yapısı hacmi kolesterolozis varlığı kese duvar kalınlığı taş boyutu ve sayısı koledok çapı ve karaciğerin durumu değerlendirildi. Laparoskopik kolesistektomi uygulanan bu hastalarda abdominal boşluğa giriş kese çevresinde yapışıklık a.cystica ve ductus cysticus diseksiyonu kesenin yataktan ayrılması ve karın dışına alınmasının zorluğu değerlendirilerek visual analogue (VAS) ile skorlandı. Perforasyon varlığı ameliyat süresi ve kanama miktarı kaydedildi. USdeki parametrelerle ameliyat bulgularının hepsi birbirleriyle karşılaştırıldı. Bulgular: Sadece kesenin hacmi ile genel ameliyat zorluğu arasında ve kese duvar kalınlığı ile Calot üçgeninde c.cystica diseksiyonunun güçlüğü arasındaki ilişkiler anlamlı bulundu (p<0.05). Diğer bulgular için anlamlı bir ilişki belirlenemedi. Sonuç: Ameliyat öncesi US laparoskopik kolesistektominin güçlüğü ve planlamasında beli oranda yardımcı olabilir. Fakat ameliyatın ne kadar zor olacağını belirlemek ve açık kolesistektomi kararı verebilmk için yeterli bir yöntem değildir.Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler laparoskopik-kolesistektominin-ne-kadar-zor-olacagi-ameliyat-oncesi-ultrasonografi-ile-belirlenebilir-mi-_H187.html Thu, 15-08-2013 18:01 CEST GEBELİKTE LAPAROSKOPİK KOLESİSTEKTOMİ Laparoskopik kolesistektomi sonrası karın duvarında kitle oluşumu. End-Lap. ve Minimal İnvaziv Cerrahi Derg. Amaç: Akut kolesistitli gebe hastalarda laparoskopik kolesistektominin teknik ve güvenirlik açısından yerini değerlendirmek.Yöntem: İ.Ü. İstanbul Tıp Fakültesi Acil Cerrahi ve Travmatoloji bölümünde Mayıs 1996-Mayıs 1998 tarihleri arasında akut taşlı kolesistit (n=2) akut bilier pankreatit (n=1) ve akut akalkülöz kolesistit (n=1) tanısıyla yatırılmış 4 gebe hastaya laparosokpik kolesistektomi uygulanmıştır. Gebeliğin birinci veya ikinci trimesterindeki hastalarda açık kanülasyonla 4 port kullanılarak ve 8-10 mmHg CO2 basıncı pnömoperitonda laparoskopik kolesistektomi başarıyla gerçekleştiriliştir. Bulgular: Postoperatif maternal veya fetal morbidite veya mortalite görülmemiş ve hastalar postoperatif 1. ve 2. gün taburcu edilmiştir. Sonuç: Son yıllarda literatürde sayısı gittikçe artan yayınlar da gözönünde bulundurularak; birtakım teknik modifikasyonlarla özellikle ikinci trimester gebelikte laparoskopik cerrahinin güvenilir bir şekilde uygulanabileceği belirtilmiştir.Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler gebelikte-laparoskopik-kolesistektomi-_H186.html Thu, 15-08-2013 18:00 CEST VİDEOSKOPİK ABDOMİNOPERİNEAL REZEKSİYON: OLGU SUNUMU Videoskopik abdominoperineal rezeksiyon: olgu sunumu. End-Lap. ve Minimal İnvaziv Cerrahi Derg. Amaç: Türkiyede ilk kez yapılan laparoskopik abdominoperineall rezeksiyon olgusunun sunulmasıdır.Yöntem: Rektum kanseri tanısıyla laparoskopik yöntemle abdominoperineal rezeksiyon yapılmış bir olgu operasyon tekniği ve erken postoperatif dönemdeki seyri bakımından değerlendirilmiştir. Bulgular: Abdominoperineal rezeksiyon laparoskopik olarak uygulanabilir bulunmuş ve olguda erken postoperatif seyiry umut verici olmuştur. Sonuç: Olgu literatür bilgileri ile değerlendirildiğinde laparoskopik abdominoperineal rezeksiyon teknik açıdan ve postoperatif seyri bakımından konvansiyonel açık teknikle kıyaslanabilir olarak görünmektedir.Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler videoskopik-abdominoperineal-rezeksiyon-olgu-sunumu-_H185.html Thu, 15-08-2013 17:59 CEST KRONİK PELVİK AĞRIDA TANI VE OPERATİF LAPAROSKOPİ İLE TEDAVİ Kronik pelvik ağrıda tanı ve operatif laparoskopi ile tedavi. End.-Lap. ve Minimal İnvaziv Cerrahi Derg. Amaç: Kronik pelvik ağrı (KPA) olgularının laparoskopik değerlendirme ve cerrahi girişimlerinin değerlendirmesiYöntem: Kliniğimizde 12 Ocak 1995-25 Mart 1997 tarihleri arasında KPA nedeniyle yapılan 50 operatif laparoskopi olgusu retrospektif olarak değerlendirilmiştir. Olguların preoperatif değerlendirmeleri laparoskopik bulguları ve yapılan girişimler arasındaki ilişki incelenmiştir. Bulgular: Laparoskopi olgularımızın da % 16lık kısmını KPA endikasyonu oluşturmuştur. Olguların % 12sinde adezyon saptanmıştır. Pelvik muayene ile laparoskopi bulguları karşılaştırıldığında pelvik muayenenin spesifitesi % 42.22 sensitivitesi % 80 PPD % 12.9 NPD % 95.0 olarak saptanmıştır. Laparoskopi ve pelvik muayene arasında endometriosisin önemli olduğu gözlendi (% 18). Endometriosis saptanın olgulardan 7sine (% 70.0) koterizasyon 2 (% 20.0) olguya endometrioma eksizyonu 1 (% 10.0) olguya Luna uygulanmıştır. Sonuç: KPA olgularının tanı ve tedavisinde operatif laparoskopi altın standart denebilecek önemini korumaktadır.Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler kronik-pelvik-agrida-tani-ve-operatif-laparoskopi-ile-tedavi-_H184.html Thu, 15-08-2013 17:58 CEST İLK ERCP SONUÇLARIMIZ İlk ERCP sonuçlarımız. End-Lap. ve Minimal İnvaziv Cerrahi Derg. Vakıf Gureba Hastanesi 1. Genel Cerrahi Kliniği Endoskopi Ünitesinde Ağustos 1994 ve Haziran 1997 tarihleri arasında 57 hastaya ERCP uyguladık. Hastaların 33ü kadın 24ü erkek en gençi 25 en yaşlısı 87 yaşında yaş ortalaması 55.87 idi. En sık ERCP endikasyonu 26 vaka (% 46) ile mekanik ikterdi. 34 hastaya (% 59.6) sfinkterotomi yapıldı. Koledok taş tesbit edilen 21 vakanın 15inde (% 71) taş ekstraksiyonu yapıldı. İşlem sonunda 3 hastada medikal tedavi ile düzelen pankreatit gelişti. Kanama perforasyon gibi ciddi komplikasyonlarımız olmadı. Serimizde mortalite % 0 olarak tesbit edildi.Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler ilk-ercp-sonuclarimiz-_H183.html Thu, 15-08-2013 17:57 CEST TRANSABDOMİNAL LAPAROSKOPİK İNGUİNAL HERNİ ONARIMI Transabdominal laparoskopik inguinal herni onarımı. End.-Lap. ve Minimal İnvaziv Cerrahi Derg. Amaç: İnguinal herni onarımında uyguladığımız transabdominal properitoneal mesh (TAPP) yönteminin sonuçlarını değerlendirmek.Yöntem: 1995-1997 yılları arasında Nyhus III-IV 30 inguinal herni olgusuna 38 TAPP yöntemi uygulanmıştır. 3-18 ay takip edilen olgularda erken ve geç komplikasyonlar araştırıldı. Bulgular: Olgularda 3 (% 7.9) majör komplikasyon (mesane yaralanması omentum majus yaralanmasına bağlı kanama ve periferik sinir yaralanması) meydana gelmiştir. Takiplerde erken nükse rastlanılmamıştır. Sonuç: Laparoskopik herni onarımı nüks ve bilateral olgularda tercih edilebilir bir metod olabilir. Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler transabdominal-laparoskopik-inguinal-herni-onarimi-_H182.html Thu, 15-08-2013 17:56 CEST LAPAROSKOPİK KOLESİSTEKTOMİDE DENEYİMİN ÖNEMİ: 120 OLGUNUN SONUÇLARI Laparoskopik kolesistektomide deneyimin önemi: 120 olgunun sonuçları. End-Lap. ve Minimal İnvaziv Cerrahi Derg. Amaç: Laparoskopik kolesistektomide komplikasyon ve açık cerrahiye geçme oranı ile ameliyat süresi açısından deneyimin önemini ortaya koymak.Yöntem: 1993-1997 yılları arasında laparoskopik kolesistektomi yapılmış 120 olgunun retrospektif olarak kayıtları gözden geçirildi. Ardışık olarak iki gruba ayrılan olguların ortalama operasyon süreleri komplikasyon ve açık cerrahiye geçme oranları oransal ve istatistiksel olarak hesaplanarak deneyimin önemi araştırıldı. Bulgular: Serimizde 112 olguda kronik 5 olguda akut taşlı kolesistit ve 3 olguda ise safra kesesi polipi nedeniyle laparoskopik kolesistektomi endikasyonu konuldu. 50 olguluk 1. grupta % 2 oranında majör komplikasyon (koledok kesisi) görülürken daha sonraki zaman diliminde yapılan 2. grupta hiç majör komplikasyon görülmemiştir. Ortalama ameliyat süresi 1. grupta 55dk 2. grupta 38 dk; açık cerrahiye geçme oranı ise sırasıyla % 6 ve % 4.2 olarak saptanmıştır. 1. grupta koledok kesisi meydana gelen olgu ikinci kez ameliyat edildi. Açık cerrahiye dönülme nedenleri 5 olguda aşırı yapışıklıklar 12 olguda ise kardiyolojik sorunlardı.Sonuçlar: Laparoskopik kolesistektomi belirli eğitimi alan genel cerrahlar tarafından yapılmakla birlikte olgu sayısının artmasıyla artan deneyim sayesinde ameliyat süresi kısalmakta majör komplikasyon ve açık cerahiye dönüş oranlarında azalma görülmektedir. Bu konuda çok az çalışma olmakla birlikte benzer sonuçların alındığı görülmektedir.Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler laparoskopik-kolesistektomide-deneyimin-onemi-120-olgunun-sonuclari-_H181.html Thu, 15-08-2013 17:55 CEST LAPAROSKOPİK APENDEKTOMİ: YÜZÜNCÜ YIL ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİNDEN İLK SONUÇLAR Laparoskopik apendektomi: Yüzüncü Yıl Üniversitesi Tıp Fakültesinden ilk sonuçlar. End-Lap. ve Minimal İnvaziv Cerrahi Derg. Amaç: Laparoskopik apendektomide ilk tecrübelerimizin sonuçlarını literatür bilgileri ışığında irdelemek.Yöntem: Akut apandisit tanısı ile 23 hastaya laparosokpik apendektomi yapıldı. Hastaların 9u erkek (% 39.1) 14ü kadın (% 60.9) olup ortalama yaş 32 (18-46) idi. Bulgular: Tüm olgularda operasyon laparoskopik olarak tamamlandı. Ortalama operasyon süresi 55 dk (20-80) idi. Ancak son olgularda bu sürenin azaldığı saptandı. Postoperatif hastanede kalış süresi ortalama 36 saat (24-48) oldu. Herhangi bir komplikasyon ve ölüm olmadı. Sonuç: Bu ilk sonuçlarımızın literatür bulguları ile uyumlu olduğunu saptadık. Bu yüzden laparoskopik apendektominin tecrübeli ellerde hasta için faydalı bir teknik olabileceğine inanıyoruz.Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler laparoskopik-apendektomi-yuzuncu-yil-universitesi-tip-fakultesinden-ilk-sonuclar-_H180.html Thu, 15-08-2013 17:54 CEST LAPAROSKOPİK KOLESİSTEKTOMİ SIRASINDA OLUŞAN İNTRAOPERATİF MİNÖR KOMPLİKASYONLARIN TEDAVİSİ Laparoskopik kolesistektomi sırasında oluşan intraoperatif minör komplikasyonların tedavisi. End-Lap. ve Minimal İnvaziv Cerrahi Derg. Bu çalışmada laparoskopik kolesistektomi (LK) sırasında oluşan intraoperatif minör komplikasyonların sebepleri ile tedavilerinin değerlendirilmesi amaçlanmaktadır. Çalışmaya 1994-1997 yılları arasında LK uygulanan 186 hasta dahil edildi. Açık kolesistektomi (AK)ye dönme oranı % 8.1 idi. İntaoperatif majör komplikasyon oranı % 1.6 idi ve buhların çoğunluğunu ana safra yolu yaralanmaları oluşturuyordu. İntaoperatif minör komplikasyonlar (% 15.6); 19 (% 10.2) olguda safra ve/veya safra taşı dökülmesi ile birlikte oluşan safra kesesi perforasyonu 8 (% 4.3) olguda karaciğer yatağından kanama 7 (% 3.8) olguda trokar yerinden kanama 2 (% 1.1) olguda sistik arter klibi dislokasyonu ve 1 (% 0.5) olguda ise sistik kanal klibi dislokasyonu idi. Sistik arter kanaması ile sistik kanaldan safra sızması yeterli görüntünün sağlanarak bu oluşumlara tekrar endoklip uygulanmasıyla kontrol altına alındı. Trokar yerinde oluşan kanama sütürle ligasyon veya elektrokoterizasyonla ve bazı olgularda da balon tamponadı ile kontrol edildi. Karaciğer yatağındaki kanama elektrokoterizasyonla ve bir olguda sentetik emilebilir hemostat ile kontrol altına alındı.Safra kesesi perforasyonlarında karına dökülen safra irrigasyon-aspirasyon ile tamamen temizlendi dökülen taşlar mümkün olduğunca tek tek toplanarak çıkartıldı ve bulunamayan taşlar yerinde bırakıldı. Hiçbir hastada dren kullanılmadı. Hastalar ortalama 21 ay takip edildi. Erken veya geç postoperatif komplikasyon saptanmadı. Ortalama hastanede kalış süresi 1.4 gün idi ve komplike olmayan olgularla minör komplikasyon gelişen olgular arasında fark yoktu. LK sırasında oluşan intraoperatif minör komplikasyonların AKye dönmeyi gerektirmeksizin basit girişimlerle kontrol edilebileeği kanısına varıldı.Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler laparoskopik-kolesistektomi-sirasinda-olusan-intraoperatif-minor-komplikasyonlarin-tedavisi-_H179.html Thu, 15-08-2013 17:54 CEST DUODENAL ÜLSER PERFORASYONUNDA LAPAROSKOPİK SÜTÜR VE OMENTOPLASTİ Duodenal ülser perforasyonunda laparoskopik sütür ve omentoplasti End.-Lap. ve Minimal İnvaziv Cerrahi Derg. Amaç: Duodenal ülser perforasyonlarında laparoskopik sütür ve omentoplasti işleminin teknik özellikleri ve elde ettiğimiz sonuçları incelemek.Yöntem: Acil ünitemizde Aralık 1996-Ocak 1998 tarihleri arasında duodenal ülser perforasyonu nedeniyle laparoskopik sütür ve omeptoplasti uygulanan 9 olgu çalışma kapsamına alındı. Hasta formlarındaki kayıtlar değerlendirilerek sonuçlar incelendi. Bulgular: Olguların 7si erkek 2si kadın olup ort. yaş 33( 18-53) idi. Olguların hiçbirinin kronik ülser anamnezi yoktu. Perforasyon ile operasyona alınma arasında süre ort. 22 (6.72) saattir. Perforasyonlar tüm olgularda duodenum brinci bölümün ön yüzünde yer alıp büyükleri ort. 0.7 (0.5-1.5) cm. idi. Laparoskopik onarım intrakorporal 1-3 adet sütür ve buna ilaveten omentoplasti yapılarak gerçekleştirildi. Operasyon süresi ort. 75 (30-150) dakikadır. İki olguda 3 altı olguda 2 ve bir olguda 1 adet dren uygulandı. Tüm olgulara profilaktik antibiyotik (ikinci kuşak sefalosporin uygulandı. Postoperatif dönemde basit analjezikler (metamizol) ve H2 reseptör antagonistleri (famotidin) verildi. Olguların hiçbirinde postoperatif komplikasyon görülmedi. Hastanede kalış süresi ortalama 4 (3-5) gündür. Olguların takip süresi ortalama 4 (1-12) aydır. Sonuç: Laparoskopik sütür ve omentoplasti duodenal ülser perforasyonlarının tedavisinde uygulanabilen emin ve güvenilir bir yöntemdir. Bu konvansiyonel cerrahiye altlernatif olarak uygulanabilir.Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler duodenal-ulser-perforasyonunda-laparoskopik-sutur-ve-omentoplasti-_H178.html Thu, 15-08-2013 17:53 CEST GÜÇLÜK DERECELERİNE GÖRE GRUPLARA AYRILMIŞ AÇIK VE LAPAROSKOPİK KOLESİSTEKTOMİLERİN KOMPLİKASYONLARININ KARŞILAŞTIRILMASI Güçlük derecelerine göre gruplara ayrılmış açık ve laparoskopik kolesistektomilerin komplikasyonlarının karşılaştırılması. End-Lap. ve Minimal İnvaziv Cerrahi Derg. Amaç: Retrospektif olarak 249 laparoskopik kolesistektomi ve 176 açık kolesistektominin komplikasyon oranları karşılaştırmaktır..Yöntem: 1994-1996 yılları arasında Genel Cerrahi ABDnda opere edilmiş ve güçlük derecelerine göre dört gruba ayrılmış 249 laparoskopik kolesistektomi (LK) ve 176 açık kolesistektomi (AK) vakasında benzer güçlükteki komplikasyonlar karşılaştırılmıştır. Bulgular: Grade Ide 138 LK vakasının 2 (% 1.4)sinde komplikasyon görülürken AK yapılan 31 vakada komplikasyon görülmemiştir. Grade II vakalarda 81 LKnin 6 (% 7.4)sında komplikasyonlar görülürken AK yapılan 82 vakanın 6 (% 7.3)sında komplikasyon görülmüştür. Grade III vakalarda 22 LK vakasının 2 (% 9)sinde komplikasyon varken AK yapılan 47 vakanın 4 (% 8.5)de komplikasyon görülmüştür. Grade IVde 8 LK vakasının hiçbirinde komplikasyon görülmemiş yine aynı grup 16 vakasının 2 (% 12.5)sinde komplikasyon olmuştur. Gruplar arasındaki farkların istatistiksel olarak bir anlamı yoktur. Sonuç: Laparoskopik ve açık kolesistektomi vakalarının komplikasyonları gözönüne alınırsa aralarında anlamlı bir farkın olmadığı söylenebilir ve LK kolesistektomi işlemlerinde "altın standart" olma özelliği sürdürmektedir.Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler gucluk-derecelerine-gore-gruplara-ayrilmis-acik-ve-laparoskopik-kolesistektomilerin-komplikasyonlarinin-karsilastirilmasi-_H177.html Thu, 15-08-2013 17:52 CEST LAPAROSKOPİK KOLESİSTEKTOMİNİN ZORLUK DERECESİNİN PREOPERATİF ULTRASONOGRAFİ İLE TAHMİNİ Laparoskopik kolesistektominin zorluk derecesinin preoperatif ultrasonografi ile tahmini. End-Lap. ve Minimal İnvaziv Cerrahi Derg. Amaç: Laparoskopik kolesistektomi esnasında karşılaşılabilecek teknik zorlukları önceden tahmin etmekte ultrasonografinin değerini araştırmak.Yöntem: Kliniğimizde taşlı kolesistit nedeni ile laparoskopik kolesistektomi operasyonu geçiren 90 olguya preoperatif ultrasonografik inceleme yapıldı. Ultrasonografik incelemede; safra kesesinin hacmi duvar kalınlığı taş sayısı taşın impakt ve mobil olması en büyük taşın çapı safra kesesinin karaciğere olan konumu ve adezyon olup olmadığı değerlendirildi. Sonuçlara bakılarak operasyonun kolay normal veya zor olacağı tahmin edildi. Operasyonlar; kolay normal ve zor olarak değerlendirildi ve preoperatif dönemde ultrasonografi sonuçlarına göre yapılan tahminle karşılaştırıldı. Bulgular: Ultrasonografik inceleme operatif zorluk 20 (% 22.2) olguda kolay 49 (% 54.5) olguda normal ve 21 (% 23.3) olguda zor olarak öngörüldü. Operasyon 23 (% 25.5) oldukça kolay 48 (% 53.4) olguda normal ve 19 olguda (% 21.1) zor olarak değerlendirildi. Operatif zorluk; 66 (% 77.7) olguda doğru olarak tahmin edildi. Preoperatif ultrasonografide zor olarak yapılan tahminde sensitivite % 61.9 spesifite % 8.05 kolay olarak yapılan tahminde sensitivite % 65 spesifite % 85.7 ve normal tahminde ise sensivite % 81.6 spesifite % 80.5 olarak bulundu. Sonuç: Preoperatif ultrasonografik değerlendirmenin ameliyatta karşılaşılabilecek zorlukları tahminde faydalı olduğu sonucuna varıldı.Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler laparoskopik-kolesistektominin-zorluk-derecesinin-preoperatif-ultrasonografi-ile-tahmini-_H176.html Thu, 15-08-2013 17:51 CEST LAPAROSKOPİK KOLESİSTEKTOMİLERDE ANA SAFRA YOLU YARALANMALARI Laparoskopik kolesistektomilerde ana safra yolu yaralanmaları. End-Lap. ve Minimal İnvaziv Cerrahi Derg. Amaç: Bu yeni yöntemin en ciddi komplikasyonu safra yollarının yaralanmasıdır. Laparoskopik kolesistektomi uygulanan olgularında iatrojenik ekstrahepatik safra yolları yaralanmalarına etkili risk faktörleri incelenmiştir.Yöntem: 1991-1996 yılları arasında laparoskopik kolesistektomi uygulanan 418 hastada majör komplikasyonlar ve iatrojenik ekstrahepatik safra yolları yaralanmaları retrospektif olarak değerlendirildi. Bulgular: Tüm olguların 12sinde (% 2.6) majör komplikasyon meydana gelmiştir. Dört (% 0.9) olguda anasafra yolları yaralanması tespit edilmiştir. Bir olguda koledok tam kesisi 3 olguda ise termik yaralanmaya bağlı laserasyon görülmüştür. Sonuç: Ana safra yolları yaralanmasında elektrokoter kullanımı görüntünün yetersiz olması ve anatominin yanlış değerlendirilmesinin önemli risk faktörleri olduğu gösterilmiştir.Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler laparoskopik-kolesistektomilerde-ana-safra-yolu-yaralanmalari-_H175.html Thu, 15-08-2013 17:49 CEST LAPAROSKOPİK KOLESİSTEKTOMİDE KOTER NEKROZLARINA BAĞLI GEÇ SAFRA PERİTONİTLERİ: 3 OLGU SUNUMU Laparoskopik kolesistektomide koter nekrozlarına bağlı geç safra peritonitleri: 3 olgu sunumu. End-Lap. ve Minimal İnvaziv Cerrahi Derg. Amaç: Laparoskopik koleistektomi (LK) sırasında koter yanıklarına bağlı safra yolları komplikasyonlarının belirlenmesi.Yöntem: 1992-1996 arasında uygulanan 1200 LK olgusunda karşılaşılan 72 komplikasyon içerisinden koter yanığına bağlı nekroz sonucu bilier peritonit ve safra yolu striktürü gelişen 3 olgu (2 bilier peritonit 1 safra yolu striktürü) irdelendi. Bulgular: 1200 LK olgusunda komplikasyon gelişen 72 olgu içerisinden 3 olgudaki safra yolu yaralanması koter yanığına bağlı nekroz sonucu geliştiği saptandı. 2 olguda LKden 7-10 gün sonra bilier peritonit gelişti ve laparotomi+koledokotomi+T tüp uygulandı. Bir olguda ise koter nekrozuna bağlı striktür sonucu altıncı ayda tıkanma ikteri gelişti ve reeksplore edilerek segmenter koledok rezeksiyonu+T tüp işlemi uygulandı. Her olgudaki postop dönem sorunsuz seyretti. Sonuç: LK sırasında özellikle Calot üçgeni içerisinde koter kullanımı koledokta ve safra yollarında yanık nekrozlarına ve buna bağlı olarak bilier peritonit ve striktürler gelişebilir. Bu nedenle Calot üçgeni içerisinde koter kullanımından kaçınılması gerekmektedir.Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler laparoskopik-kolesistektomide-koter-nekrozlarina-bagli-gec-safra-peritonitleri-3-olgu-sunumu-_H174.html Thu, 15-08-2013 17:47 CEST BENİGN PROSTAT HİPERPLAZİSİNİN TEDAVİSİNDE TRANSÜRETRAL VAPORİZASYON SONUÇLARIMIZ Benign prostat hiperplazisinin tedavisinde transüretral vaporizasyon sonuçlarımız. End.-Lap. ve Minimal İnvaziv Cerrahi Derg. Amaç: Benign prostat hiperplazisinin (BPH) tedavisinde minimal invaziv cerrahi bir yöntem olan transüretral vaporizasyonun (TUVAP) etkinliğini ve güvenirliğini araştırmaktır.Yöntem: Çalışmaya yaşları 50-86 (ortalama 65.3) arasında olan 46 hasta dahil edilmiştir. Postoperatif 1. ve 3. ayda 42 hasta 12. ayda ise 22 hasta kontrole gelmiştir. Hastaların operasyon öncesi ve sonrası takiplerinde uluslararası prostat semptom skoru (IPSS) postovoiding rezidü idrar (PVR) miktarları maksimum akım hızları (MAH) ölçülüp rutin biyokimyasal ve radyolojik tetkikleri yapılmıştır. Bulgular: Operasyon öncesi ve postoperatif 12. ay itibariyle hastalarda IPSS 22.57±6.62den 8.00±2.16ya PVR 118.69±85.56 mden 50.45±17.72 mlye geriledi. MAH 8.57±2.29 ml/snden 18.22±1.74 ml/snye kadar yükseldi. Bu iyileşmeler istatistiksel olarak çok önemli bulundu (p<0.001). Sonuç: TUVAPın BPH tedavisinde etkili ve güvenilir bir tedavi yöntemi olduğunu ancak uzun süreli sonuçlarını tesbit edebilmek için daha uzun vadeli çalışmalara ihtiyaç olduğunu düşünüyoruz.Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler benign-prostat-hiperplazisinin-tedavisinde-transuretral-vaporizasyon-sonuclarimiz-_H173.html Thu, 15-08-2013 17:45 CEST İYİ DEĞERLENDİRİLMİŞ AKUT KARIN OLGULARINDA OPERATİF LAPAROSKOPİ İYİ BİR UYGULAMA MIDIR? İyi değerlendirilmiş "akit karın" olgularında operatif laparoskopi iyi bir uygulama mıdır? End.-Lap. ve Minimal İnvaziv Cerrahi Derg. Amaç: Klinik olarak akut karın bulguları olan preoperatif tetkikleri tamamlanabilen ve operatif laparoskopi ile değerlendirilip aynı seansta gerekli cerrahi girişim laparoskopik olarak yapılmış 20 olgu retrospektif olarak değerlendirilmiştir.Yöntem: Klinik olarak akut karın bulguları olan peroperatif tetkikleri tamamlanabilen ve operatif laparoskopi ile değerlendirilip aynı seansta gerekli cerrahi girişim laparoskopik olarak yapılmış 20 olgu retrospektif olarak değerlendirilmiştir. Bulgular: Preoperatif ön tanı ile postoperatif tanı arasındaki uyumu en fazla olan ektopik gebelik olguları idi (% 66). PID olgularında tanının laparoskopi ile doğrulanması % 16.6 olguda gerçekleşti. Ektopik gebelik olgularının % 66.6sına lineer salpingostomi yapılarak rezeksiyon yapmadan konservatif tedavi yapılabildi. Ektopik gebelik saptanan 9 olgunun 3üne (% 33.3) konservatif girişimin mümkün olmaması nedeniyle salpenjektomi ve segmental rezeksiyon yapıldı. Sonuç: Laparoskopik cerrahi akut karın tablosunda tanı ile tedaiyi aynı zamanda ve hastaya en az zararın verilerek yapıldığı bir uygulamadır.Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler iyi-degerlendirilmis-akut-karin-olgularinda-operatif-laparoskopi-iyi-bir-uygulama-midir-_H172.html Thu, 15-08-2013 17:44 CEST İLK 210 LAPAROSKOPİK KOLESİSTEKTOMİNİN RETROSPEKTİF DEĞERLENDİRİLMESİ İlk 210 laparoskopik kolesistektominin retrospektif değerlendirilmesi. End.-Lap. ve Minimal İnvaziv Cerrahi Derg. Amaç: Kliniğimizde uygulanan ilk 210 laparoskopik kolesistektomi olgusunun retrospektif değerlendirmesi ve sonuçların literatür bilgileri ile karşılaştırılması.Yöntem: Mayıs 1996-Aralık 1997 tarihleri arasında laparoskopik yöntemle kolesistektomi yapılmış olan olguların dosya kayıtlarından retrospektif olarak değerlendirme yapıldı. Preoperatif operatif ve postoperatif bulgular ortaya kondu. Bulgular: Hastaların 179u kadın (% 85.2) 31i erkekti (% 14.8). Ortalama yaş 52.2 idi. 40 hasta (% 19) daha önce başka bir abdominal operasyon geçirmişti. Bütün hastalarda tanı ultrasonografi ile kondu. Majör komplikasyonlar için bu oran % 8.5 idi. Laparotomiye dönüş oranı % 3.8 ortalama operasyon süresi ilk 50 olguda 110 dk sonraki olgularlda 50 dk bulundu. Ortalama hastanede yatış süresi 2.1 gün normal aktiviteye dönüş süresi ise 8 gündü. Sonuç: Semptomatik safra kesesi taşlarının cerrahi tedavisinde laparoskopik kolesistekotminin hasta ve hekim açısından pratik ve etkin bir yöntem olduğu düşünüldü.Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler ilk-210-laparoskopik-kolesistektominin-retrospektif-degerlendirilmesi-_H171.html Thu, 15-08-2013 17:43 CEST AÇIK VE LAPAROSKOPİK TOTAL EKSTRAPERİTONEAL (TEP) FITIK TAMİRİNDE KAN GAZI VE STRES HORMON CEVABI Açık ve laparoskopik total ekstraperitoneal (TEP) fıtık tamirinde kan gazı ve stres hormon cevabı. End-Lap. ve Minimal İnvaziv Cerrahi Derg. Amaç: Laparoskopik total ekstraperitoneal fıtık tamirindeki stres hormonu ve kan gazı seviyesindeki değişimler ile konvansiyonel fıtık tamiri şleminin sonuçlarını karşılaştırmak.Yöntem: 30 inguinal fıtık hastasını içeren bu prospektif çalışmada hastaların 15ine (TEP) (grup I) ve geri kalan 15ine ise açık fıtık tamiri (grup 2) uygulandı. Hastaların peroperatif kan gazı ve preoperatif-postoperatif stres hormon düzeyleri ölçüldü. Bulgular: Her iki grup arasında kan gazı ve stres hormon değerleri açısından fark saptanmadı (p>0.05). Grup 1de kortizol düzeylerinde artma ve büyüme hormon (GH) insülin düzeylerinde azalma eğilimi vardı (p>0.05). Grup 2de GH kortizol ve insülin düzeyleri ameliyat sonrası dönemde belirgin olarak arttı (p<0.05). Sonuç: Laparoskopik total ekstraperitoneal tamir işlemi fiziksel minimal travma oluşturan fizyolojik bir yöntemdir.Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler acik-ve-laparoskopik-total-ekstraperitoneal-tep-fitik-tamirinde-kan-gazi-ve-stres-hormon-cevabi-_H170.html Thu, 15-08-2013 17:42 CEST LAPAROSKOPİK APENDEKTOMİ DENEYİMİMİZ Laparoskopik apendektomi deneyimimiz. End.-Lap. ve Minimal İnvaziv Cerrahi Derg. Amaç: Acil cerrahi hastalıkların tanı ve tedavisinde laparoskopinin yeri ve önemini incelemek.Yöntem: Aralık 1996-1997 döneminde klinik olarak akut apandisit tanısı konularak laparoskopik apendektomi girişiminde bulunulan 83 olgu çalışma kapsamına alındı. Önceden hazırlanmış olan hasta formlardaki kayıtlar değerlendirilerek sonuçlar incelendi. Bulgular: Olguların 76 (% 92)sında başarılı olunmasına karşın yedi olguda (% 8) açığa geçildi. Olguların 38i kadın (% 50) 38i erkek (% 50) olup ortalama yaş 25 (10-74)dir. Mezo diseksiyonu 70 (% 92) olguda endo klip 6 (% 8) olguda bipolar koter ile yapıldı. Apendiks stumpunun kapatılmasından 64 olguda endo GIA 30 ve 7 (% 9) olguda ekstrakorporal düğüm kullanıldı. Ameliyat süresi ortalama 50 (20-120) dakikadır. Dört olguda (% 5) trokar giriş yerlerinde enfeksiyon gelişti. Hastanede kalış süresi ortalama 1.3 (1-3) gündür. Sonuç: Laparoskopik apendektomi sahip olduğu minimal invaziv cerrahinin genel avantajlarının yanısıra kolay uygulanabilir güvenilir bir yöntemdir.Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler laparoskopik-apendektomi-deneyimimiz-_H169.html Thu, 15-08-2013 17:42 CEST LAPAROSKOPİK KOLESİSTEKTOMİDE DREN KULLANIMI Laparoskopik kolesistektomide dren kullanımı. End-Lap. ve Minimal İnvaziv Cerrahi Derg. Amaç: Laparoskopik kolesistektomilerde dren kullanım sıklığı ve sonuçlarını gözden geçirdik.Yöntem: 1994-1996 yılları arasında Genel Cerrahi Anabilim Dalında opere edilen 249 laparoskopik kolesistektomi vakası dren kullanım sıklığı ve sonuçları itibariyle gözden geçirildi. Bulgular: Güçlük derecelerine göre tüm LKler (laparoskopik kolesistektomi) dört gruba ayrıldı. Grade I 138 LK vakasında hiç dren kullanılmadı ve komplikasyon ile karşılaşılmadı. Grade II 81 vakanın 2sine (% 8.6) dren konuldu. Bu hastalardan birinin drenin taze kan gelmesi üzerine reopere edildi ve sistik arterden kanama olduğu tespit edildi. Bir drenajı oldu ve 7 gün içerisinde bu drenaj kesildi. Grade III 22 vakanın 4ünde (% 18.1) ve grade IV 8 vakanın 3ünde (% 37.5) dren kullanıldı ve bu drenler postoperatif 24. saatte çekildiler. Tüm gruplarda drenlere bağlı bir komplikasyon olmadı.Sonuçlar: Drenler laparoskopik kolesistektomilerde sık olarak kullanılmazlar fakat cerrahlar gerekli gördükleri kullanmaktan kaçınmalıdır.Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler laparoskopik-kolesistektomide-dren-kullanimi-_H168.html Thu, 15-08-2013 17:41 CEST LAPAROSKOPİK KOLESİSTEKTOMİDE 2 mm TROKAR VE EL ALETLERİ İLE İLK DENEYİMİMİZ Laparoskopik kolesistektomide 2 mm trokar ve el aletleri ile ilk deneyimimiz. End-Lap. ve Minimal İnvaziv Cerrahi Derg. Amaç: Laparoskopik kolesistektomide yeni geliştirilen 2 mmlik trokar ve el aletlerinin kullanılabilirliğini ve sonuçlarını değerlendirmek.Yöntem: Kasım 1997de kronik kolelitiazisli bir olgumuza 2 mmlik trokar ve el aletlerini kullanarak laparoskopik kolesistektomi yaptık. Bulgular: Laparoskopik kolesistemi de amaç daha düşük komplikasyon oranları ile birlikte hastaya minimal invaziv cerrahi girişim uygulayarak daha iyi tıbbi sosyal ve kozmetik sonuçlar elde etmektir. Dolayısıyla laparoskopik kolesistektomide kullanılan aletler teknolojik olarak hızla gelişmektedir. Bu teknolojik gelişimden faydalanarak yeni geliştirilen 2 mmlik trokarları ve el aletlerini kullanarak yaptığımız ilk laparoskopik kolesistektomi olgumuzu burada sunduk. Bu trokarların ve el aletlerinin kullanımı ameliyat tekniği açısından bir güçlük yaratmadığı gibi operasyon süresini de etkilemedi. Olgumuz da postoperatif dönemde analjezik ihtiyacı gösterecek ağrı olmadı. 5 ve 10 mmlik trokarlara göre daha iyi kozmetik sonuç elde ettik ve trokar giriş yerlerine ait komplikasyon oranlarını attıran 10 mmlik trokarların birisini ve 5 mmlik trokarları bu olguda kullanımdan çıkarmış olduk. Sonuç: Laparoskopik kolesistektomide 5 ve 10 mmlik trokarlar yerine 2 mmlik trokar ve el aletlerinin kullanılması ile laparoskopik kolesistektominin amacına paralel olarak hastaların daha iyi bir postoperatif dönem geçirmesi ve cerrahi yönden de daha iyi sonuçların elde edilmesi sağlanabilir.Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler laparoskopik-kolesistektomide-2-mm-trokar-ve-el-aletleri-ile-ilk-deneyimimiz-_H167.html Thu, 15-08-2013 17:40 CEST LAPAROSKOPİK KOLESİSTEKTOMİDE DREN KULLANIMI: ULTRASONOGRAFİK BİR ÇALIŞMA Laparoskopik kolesistektomide dren kullanımı: ultrasonografik bir çalışma. End-Lap. ve Minimal İnvaziv Cerrahi Derg. Amaç: Laparoskopik kolesistektomi ameliyatlarında dren kullanımının gerekliliğini incelemek.Yöntem: Kliniğimizde arka arkaya yapılan 78 laparoskopik kolesistektomi (LK) ameliyatı çalışma kapsamına alındı. Dren konan ve konmayan tüm olgular postop dönemde gerek klinik olarak ve gerekse de batın ultrasonografisi (USG) ile izlendiler. USG tüm olgularda postop 2. gün ve koleksiyon olan olgularda ilaveten 5. gün yapıldı. Bulgular: 78 LKnın 6sında (% 7.7) açığa geçildi. Başlangıçta kalan 72 olgunun zor olan 6sında dren kullanıldı. Bu olgularda drenaj minimaldi ve en geç 48 saatte kesildi. Ayrıca bu olgularda USG ile herhangi bir koleksiyon saptanmadı ve klinik takip çok iyi seyretti. Bundan dolayı geri kalan 66 olguda dren kullanmadık. Bu 66 olgunun 26sı zordu. Olguların 9unda (% 35) ve geri kalan 40 olgunun 11inde (% 27.5) USG ile boyutları 0.8x1 cm ile 3x4 cm arasında değişen koleksiyon saptandı. Tüm hastalar erken dönemde taburcu edildiler ve ayaktan takip edildiler. Koleksiyonun bir hafta içinde kaybolduğu USG ile gözlendi. Tüm hastalar tamamen düzeldi ve bir ay sonraki kontrolleri de gayet iyi idi. Sonuç: Dikkatli bir diseksiyon ve hemostaz uygulandığı takdirde LK ameliyatlarında dren kullanmanın gerekli olmadığını ve endikasyon yoksa postop erken dönemde USG ile rutin takibin de gerekli olmadığını klinik takibin daha önemli olduğunu söyleyebiliriz.Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler laparoskopik-kolesistektomide-dren-kullanimi-ultrasonografik-bir-calisma-_H166.html Thu, 15-08-2013 17:39 CEST GEÇİRİLMİŞ ABDOMİNAL CERRAHİ LAPAROSKOPİK CERRAHİ İÇİN KONTRENDİKASYON MUDUR? Geçirilmiş abdominal cerrahi laparoskopik cerrahi için kontrendikasyon mudur? End.-Lap. ve Minimal İnvaziv Cerrahi Derg. Amaç: Geçirilmiş abdominal cerrahimin laparoskopik cerrahi için bir olumsuzluk oluşturup oluşturmadığını araştırmak.Yöntem: Temmuz 1993-Kasım 1997 tarihleri arasında laparoskopik kolesistektomi uygulanan olgular çalışmaya alındı. Bu olgular geçirilmiş abdominal cerraihsi olan ve olmayanlar olarak ayrıldı. Her iki grup operasyon süresi peroperatif minör komplikasyonlar postoperatef yatış süresi ve konversiyon oranları açısından retrospektif olarak incelendi. Bulgular: Laparoskopik kolesistektomi uygulanan 481 olgunun 118inde geçirilmiş laparotomi vardı. Her iki grubun operasyon süreleri peroperatif minör cerrahi komplikasyonlar ve postoperatif hastanede yatış süreleri açısından anlamlı farklılık lsaptanamadı (p>0.05). Geçirilmiş laparotomisi olan grupta kanversiyon oranı % 9.3 diğer grupta % 6.6 olarak hesaplandı. Yalnızca iki olguda konversiyon nedeni geçirilmiş abdominal cerrahiydi. Sonuç: Bu sonuçlara göre geçirilmiş abdominal cerrahisi olanlarda da açık laparoskopi yöntemi kullanıldığı sürece laparoskopik cerrahinin güvenle kullanılabileceği kanısındayız.Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler gecirilmis-abdominal-cerrahi-laparoskopik-cerrahi-icin-kontrendikasyon-mudur-_H165.html Thu, 15-08-2013 17:38 CEST 60 YAŞ ÜSTÜNDEKİ KOLELİTİAZİSLİ HASTALARDA LAPAROSKOPİK KOLESİSTEKTOMİNİN YERİ 60 yaş üstündeki kolelitiazisli hastalarda laparoskopik kolesistektominin yeri. End-Lap. ve Minimal İnvaziv Cerrahi Derg. Amaç: Yaşlı hastalarda semptomatik kolelitiazisin tedavisi laparoskopik kolesistektominin yeri.Yöntem: Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Anabilim Dalında 1992-1996 yılları arasında semptomatik kolelitiazis nedeniyle laparoskopik kolesistektomi yapılan 60 yaşın altındaki 445 hasta ile 60 yaşın üstündeki 140 hastanın preoperatif ve postoperatif klinik laboratuar bulguları araştırıldı. Bulgular: Her iki grubun ameliyat süresi ağızdan beslenmeye geçiş süresi ameliyat sonrası hastanede kalış süresi ameliyat sırasında veya ameliyat sonrası gelişen komplikasyonlar açısından değerlendirilmesinde gruplar arasında fark bulunmamıştır. Sonuç: Semptomatik kolelitiazisi olan yaşlılarda hastanın sistemik hastalıkları medikal tedavi altına alındıktan sonra laparoskopik yöntem tercih edilmelidir.Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler 60-yas-ustundeki-kolelitiazisli-hastalarda-laparoskopik-kolesistektominin-yeri-_H164.html Thu, 15-08-2013 17:37 CEST LAPAROSKOPİK KOLESİSTEKTOMİNİN KARACİĞER TRAVMASINA ETKİSİ Laparoskopik kolesistektominin karaciğer travmasına etkisi. End-Lap. ve Minimal İnvaziv Cerrahi Derg. Amaç: Pekçok açıdan üstünlüğü kanıtlanmış olan laparoskopik kolesistektominin olası yan etkileri veya olumsuz yönlerini araştıran çalışmalar süregelmektedir. Bu prospektif çalışmada laparosokpik kolesistektomi esnasında oluşan barotravma CO2 ve diaterminin karaciğer işlevi üzerine etkisi araştırıldı.Yöntem: Bu çalışmaya elektif olarak kolesistektomiyi kabul eden 32 hasta alındı. Onaltı hastaya laparoskopik yöntemle (LK) onaltı hastaya da açık yöntemle (AK) kolesistektomi yapıldı. Tüm hastalardan preoperatif ve postoperatif 24. satte alınan venöz kandan SGOT SGPT ALP GGT total bilirubin ölçüldü. Bulgular: AK grubunun yaş ortalaması 54.8 (30-72) erkek/kadın oranı 7/9 iken LK grubunda sırasıyla 47.2 (23-65) ve 2/14 bulundu. Her iki grubun da ameliyat öncesi ve sonrası kan değerleri normal sınırlarda olduğundan gruplar arası istatistiksel incelemede AK ile LK arasında fark olmadığı saptandı. Sonuç: Çalışmamızın sonuçlarına göre laparoskopik kolesistektomide barotravma oluşması CO2 kullanılması yada kesenin diatermi ile disseke edilmesinin karaciğerde kan enzim düzeylerine yansıyacak düzeyde bir travma oluşturmadığı kanısına varıldı.Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler laparoskopik-kolesistektominin-karaciger-travmasina-etkisi-_H163.html Thu, 15-08-2013 17:35 CEST LAPAROSKOPİK KOLESİSTEKTOMİ SONRASI KARIN DUVARINDA KİTLE OLUŞUMU Laparoskopik kolesistektomi sonrası karın duvarında kitle oluşumu. End-Lap. ve Minimal İnvaziv Cerrahi Derg. Amaç: Laparoskopik kolesistektomi sonrası karın içerisine dökülen safra taşlarının neden olduğu komplikasyonları incelemek.Yöntem: Kolelitiyazis tanısıyla laparoskopik kolesistektomi yapılan ve üç ay sonra karın duvarında kitle şikayeti ile başvuran bir hasta vaka takdimi ile sunuldu ve karın içerisinde kalan safra taşlarının yol açtığı komplikasyonlar tartışıldı. Bulgular: Laparoskopik kolesistektomi sonrası karın duvarında kitle şikayeti ile başvuran hastanın çekilen bilgisayarlı tomografisinde karın ön duvarında komşu yumuşak doku ve kas yapılarından net olarak ayrılamayan malign görünümde solit kitle rapor edildi. Hasta karın duvarında kitle tanısıyla ameliyata alındı. Eksplorasyonda kitlenin daha önceki laparoskopik kolesistektomi sırasında karın duvarında kalan safra taşlarına bağlı geliştiği görüldü. Debritman ve drenaj sonrası ameliyat sonlandırıldı. Sonuç: Laparoskopik kolesistektomi sırasında karın içerisine dökülen taşlar önceleri zararsız olarak kabul edilmişse de son yıllarda safra taşlarının yol açtığı değişik komplikasyonlar bildirilmekte karın içerisine dökülmüş taşların çıkarılması için elden gelen gayretin gösterilmesi önerilmektedir.Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler laparoskopik-kolesistektomi-sonrasi-karin-duvarinda-kitle-olusumu-_H162.html Thu, 15-08-2013 17:25 CEST LAPAROSKOPİK VE MİNİLAPAROTOMİ İLE KOLESİSTEKTOMİLERİN KAN GAZLARINA VE SOLUNUM FONKSİYONLARINA ETKİLERİ Laparoskopik ve minilaparotomi ile kolesistektomilerin kan gazlarına ve solunum fonksiyonlarına etkileri. End-Lap. ve Minimal İnvaziv Cerrahi Derg. Amaç: Laparoskopik koleistektomi ve açık minilaparotomi ile kolesistektominin hastalarda solunum fonksiyonları ve kan gazları üzerine postoperatif erken dönemdeki etkilerini araştırdık.Yöntem: Kolelitiasis tanısıyla laparosokpik kolesistektomi yapılan 14 olgu ve minilaparotomi ile kolesistektomi yapılan 11 olgu preoperatif ve postoeparatif 24 saatte ölçülen solunum fonksiyon testleri ve kan gazları yönünden karşılaştırıldı. Bulgular: Her iki grubun preoperatf solunum fonksiyonları ve kan gazı değerleri normal sınırlarda idi. Laparoskopik kolesistektomi grubunda postoperatif solunum fonksiyonları daha az etkilendi ancak pCO2 anlamlı olark yükseldi O2 satürasyonları anlamlı derecede düşük ybulundu. Minilaparotomi ile kolesistektomi yapılan grupta ise solunum fonksiyonları daha fazla etkilenirken kan gazlarında anlamlı etkilenme olmadı. Sonuç: Laparoskopik kolesistektomili hiperkarbiye meyil olmaktadır. Laparoskopik kolesistektomi yapılacak pulmoner risk grubundaki hastaların iyi monitörize edilmesi karın içindeki CO2nin ameliyat sonrası iyi boşaltılması gereklidir. Bu hastalar minilaparotomi ile yapılan kolesistektominin kan gazlarının daha az etkilediği de gözönüne alınmalıdır.Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler laparoskopik-ve-minilaparotomi-ile-kolesistektomilerin-kan-gazlarina-ve-solunum-fonksiyonlarina-etkileri-_H161.html Thu, 15-08-2013 17:24 CEST LAPAROSKOPİK İNGUİNAL HERNİ TAMİRİ Laparoskopik inguinal herni tamiri. End-Lap. ve Minimal İnvaziv Cerrahi Derg. Bu çalışmanın amacı transabdominal preperitoneal teknikle yaptığımız laparoskopik inguinal herniorafi sonuçlarını değerlendirmektir. Haziran 1996-Temmuz 1997 tarihleri arasında 27 hastada 34 inguinal herni laparoskopik olarak onarıldı. 7 olgu (% 25.9) bilateral idi. Hastaların 19unda (% 55.9) indirekt 12sinde (% 35.2) direkt 3ünde (% 8.9) ise skrotal tipte fıtık mevcuttu. Olguların 2si (% 7.4) skrotal tipte fıtık mevcuttu. Olguların 2si (% 7.4) kadın 25i (% 62.6) erkek olup ortalama yaş 47 idi (20-68). Hem preopetatif herni teşhisi hem de postoperatif operasyonun başarısını kontrol için herniografi kullanıldı. İntraoperatif komplikasyon olmadı. Postoperatif erken dönemde 3 hastada (% 11.1) subkutan amfizem 4 hastada (% 14.8) testiküler ağrı ve 2 hastada (% 7.4) parestezi saptandı. Bunların tümü konservatif tedavi ile düzeldi. Bir hastada (% 3.7) ponksiyon ile gerileyen skrotal hematom görüldü. Bir hastada (% 3.7) laparotomiye gerek kalmaksızın düzeltilen inkomplet barsak obstrüksiyonu gözlendi. Ortalama hastanede kalış süresi 2.3 gün (1-4) normal günlük aktiviteye dönüş süresi ise 8 gün (7-14) idi. Takip süresi ortalama 8 ay olup bu süre içinde nüks gözlenmedi. İlk sonuçlarımız bize laparoskopik herniorafinin inguinal herni tamirinde faydalı güvenli ve etkili bir teknik olduğunu göstermiştir.Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler laparoskopik-inguinal-herni-tamiri-_H160.html Thu, 15-08-2013 17:23 CEST LAPAROSKOPİK KOLESİSTEKTOMİ SONRASI AĞRI KONTROLÜNDE BUPİVACAİN İNJEKSİYON VE LAVAJININ ETKİSİ Laparoskopik kolesistektomi sonrası ağrı kontrolünde bupivacain injeksiyon ve lavajının etkisi. End-Lap. ve Minimal İnvaziv Cerrahi Derg. Laparoskopik kolesistektomi açık cerrahiye göre postoperatif ağrıda önemli bir azalma sağlamıştır. Fakat bu yöntemde de postoperatuar 24 ile 48 saat devam edebilen orta derecede bir ağrı mevcutiyeti sık olarak gözlenir. Bu çalışmada laparoskopik kolesistektomide peroperatuar bupivacain uygulamanın postoperatuar etkilerini arıştırmaya amaçladık. Prospektif randomize planlanan çalışmada hastalar iki gruba ayrıldı. I. grupta 35 hastaya bupivacain uygulandı. Uygulama trokar giriş yerlerine supraperitoneal injeksiyon kese loji ile subdiafragmatik sahaya lavaj şeklinde gerçekleştirildi. II. grupta 35 hastaya uygulama yapılmadı ve kontrol grubu olarak değerlendirildi. Hastalar postoperatuar 36 saat izlendi ağrı düzeyi görsel analog ağrı ölçeği ve uygulanan ağrı kesici dozu ile değerlendirildi. Sonuçların istatistiki değerlendirmesi umpaired t testi ile yapıldı. İki grubun ağrı seviyelerinin kıyaslanması I. grubun anlamlı bir şekilde daha az ağrı ifade ettiği gözlendi (p<0.05). Analjezik miktarının kantitatif tesbiti (mg olarak metamizol) sonucu I. grubun II. gruptan anlamlı bir farklılıkla az analjezik gereksinimi olduğu bulundu (p<0.001). Uygulanan total doz açısından II. grubun gereksinimi I. gruptan 5. kat daha fazla idi. Sonuç olarak bupivacain uygulamanın postoperatuar ağrı kontrolünde etkili olduğuna karar verildi.Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler laparoskopik-kolesistektomi-sonrasi-agri-kontrolunde-bupivacain-injeksiyon-ve-lavajinin-etkisi-_H159.html Thu, 15-08-2013 17:22 CEST LAPAROSKOPİK CERRAHİDE ÖĞRENME SÜRESİNİN KOMPLİKASYONLARLA İLİŞKİSİ Laparoskopik cerrahide öğrenme süresinin komplikasyonlarla ilişkisi. End-Lap. ve Minimal İnvaziv Cerrahi Derg. Laparoskopik işlemler bugün birçok merkezde açık cerrahinin yerini almıştır. Ancak bu sistem birçok avantajın yanısıra bazı dezavantajlara da sahiptir. Bu olumsuzlukların büyük bir kısmı ise öğrenme aşamasında görülmektedir. Bu çalışmada öğrenme aşamasındaki ilk 50 olgu ile ikinci 50 olgu iki gruba ayrılarak operasyon süreleri operatif komplikasyonlar ve sistemde gelişen teknik problemler açısından karşılaştırıldı. Bütün olgularımızdan sadece birinde majör komplikasyon olarak ana hepatik kanal yaralanması gelişti ki bu da I. gruptaydı. Minör komplikasyonlar ve teknik problemler de birinci gruptaki hastalarda daha fazlaydı. Ortalama operasyon süresi I. gruptaki hastalarda 134. dk iken II. gruptaki hastalarda 62. dk düştü. Sonuç olarak başlangıçta nisbeten yüksel olan komplikasyon oranlarının dneyim kazandıkça giderek azaldığı ve laparoskopik işlemlerin aslında düşük morbidite ve mortalite oranlarına sahip emniyetli girişimler olduğu kanaatindeyiz.Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler laparoskopik-cerrahide-ogrenme-suresinin-komplikasyonlarla-iliskisi-_H158.html Thu, 15-08-2013 17:22 CEST LAPAROSKOPİK CERRAHİNİN KOLESİSTEKTOMİ SIKLIĞI VE HARCAMALARINA ETKİSİ Laparoskopik cerrahinin kolesistektomi sıklığı ve harcamalarına etkisi. End.-Lap. ve Minimal İnvaziv Cerrahi Derg. Laparoskopik cerrahinin kolesistektomi sayısı ve kolesistektomi için yapılan harcama miktarına etkisini belirlemek için 1 Ocak 1994 tarihinden itibaren rutin laparoskopik kolesistektomi yapılan Selçuk Üniversitesi Tıp Fakültesinde 1 Ocak 1989 ile 1 Ocak 1996 tarihleri arasında kolesistektomi geçiren olguların yaşı cinsi yıllara göre dağılımı yapılan ameliyatın tekniği hastaların geliş yeri ve laparoskopik cerrahi başlamadan önce ve sonra hastaların yada bağlı oldukları sosyal güvenlik kuruluşlarının yapılan girişim için hastaneye ödedikleri ücret incelendi. Karşılaştırmak için aynı şehir merkezinde hizmet veren ve 1996 yılı başına kadar laparoskopik cerrahi yapılmayan Konya Devlet Hastanesindeki genel cerrahi ameliyatların ve kolesistektomilerin yıllara göre dağılımı değerlendirildi. Selçuk Üniversitesi Tıp Fakültesinde laparoskopik cerrahiye başladıktan sonra bütün genel cerrahi ameliyatlarının artış oranı % 27.4 iken kolesistektomilerin artış oranı % 93.4 olmuştur (p=0.0056).Yine bu kurumda daha önce 50.3 olan yaş ortalamasının laparoskopik kolesistektomi başladıktan sonra 58.2 çıktığı görülmüştür (p<0.001). Tedavi edilen hastaların yaşadıkları yerlere göre dağılımında ise anlamlı bir fark bulunmamıştır. incelenen dönemde laparoskopik cerrahi yapılmayan Konya Devlet Hastanesinde genel cerrahi ameliyatlarının artış oranı % 5.7 iken kolesistektomi artış oranı % 4.0 de kalmıştır. Açık kolesistektomi için hastaların veya kurumların hastaneye ödediği ücret ortalama 486.9 $ iken bu rakam laparoskopik cerrahi kolesistektomi sayısını ve maliyetini arttırarak sağlık bütçesinden bu alana ayrılan payı yükseltmiştir. Bu artışlardaki gerekçelerin objektif bir şekilde gözden geçirilmesi yararlı olacaktır.Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler laparoskopik-cerrahinin-kolesistektomi-sikligi-ve-harcamalarina-etkisi-_H157.html Thu, 15-08-2013 17:21 CEST LAPAROSKOPİK KOLESİSTEKTOMİDE GÜÇLÜKLER Laparoskopik kolesistektomide güçlükler. End-Lap. ve Minimal İnvaziv Cerrahi Derg. Laparoskopik kolesistektomide karşılaşılan güçlükleri belirlemek amacıyla Ocak 1994-1997 tarihleri arasında kliniğimizde opere edilen 800 hasta gözden geçirildi. Hastaların 768inde (% 96) LK başarıyla tamamlanırken 32sinde (% 4) açığa geçildi. 7 hasltada koledok yaralanması 14 hastada kanama 2 hastada duodenum yaralanması 1 hastada kolon yaralanması gemiştiği belirlendi. Ayrıca 17 hasta yara enfeksiyonu 6 hastada ise insizyonel herni gelişti. Hastanede kalış süresi 1.9 gün olarak hesaplandı. Sonuç olarak LKnin çok önemli üstünlüklere sahip olması yanısıra beraberinde komplikasyonları da getirdiği kanaatine varıldı.Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler laparoskopik-kolesistektomide-guclukler-_H156.html Thu, 15-08-2013 17:20 CEST LAPAROSKOPİK KOLESİSTEKTOMİDE KONVERSİYON OLGULARIMIZ VE RİSK FAKTÖRLERİ Laparoskopik kolesistektomide konversiyon olgularımız ve risk faktörleri. End-Lap. ve Minimal İnvaziv Cerrahi Derg. Çalışmanın amacı laparoskopik kolesistektomide açığa geçme (konversiyon) açısından risk faktörlerini belirlemektir. Bu amaçla Eylül 1994-Aralık 1996 tarihleri arasında laparoskopik kolesistektomi yapılan 442 hasta retrospektif olarak değerlendirildi. Konversiyon açısından risk faktörleri belirlendi ve bunların odds ratio değerleri saptandı. Serimizde konversiyon oranı % 2.94dür. Çalışmamızda akut kolesistit ilerlemiş yaş erkek cinsiyet obezite ve daha önce geçirilmiş abdominal cerrahi girişim konversiyon faktörleri olarak ortaya çıkmışsa da hiçbirin tek başına laparoskopinin endikasyonlarını sınırlayıcı özellikte olmadığı sonucuna varılmıştır.Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler laparoskopik-kolesistektomide-konversiyon-olgularimiz-ve-risk-faktorleri-_H155.html Thu, 15-08-2013 17:19 CEST KOLAY VE ZOR LAPAROSKOPİK KOLESİSTEKTOMİDE ULTRASONOGRAFİK VE HEMATOLOJİK DEĞİŞİKLİKLER Kolay ve zor laparoskopik kolesistektomide ultrasonografik ve hematolojik değişiklikler. End-Lap. ve Minimal İnvaziv Cerrahi Derg. Bu çalışmada laparoskopik kolesistektomi geçiren hastalarda meydana gelen ultrasonografik ve hematolojik değişiklikler girişimin zorluk derecesine göre incelendi. Ultrasonografik ve hematolojik ölçümler ameliyat öncesi ile ameliyat sonrası 72. saat ve 8. haftada yapıldı. Ameliyat öncesi ve sırasında belirlenen on parametreye dayanılarak yapılan skorlama ile laparoskopik kolesistektomi girişimi "kolay" ve "zor" olgu olarak ikiye ayrıldı. Semptomatik kolelityaz nedeniyle ameliyat edilen 27 olgunun 21i kolay 6sı zor idi. Tüm seride ultrasonografik olarak 72. saatte safra kesesi lojunda % 26 oranında sıv ı koleksiyonu görüldü. Bu oran kolay olgularda % 0.9 iken zor olgularda % 83 idi (p=0.001). 8. haftada ise hiçbir olguda sıvı koleksiyonu yoktu. 72. saat ve 8. hafta hematokrit değerleri zor grupta kolay gruba kıyasla anlamı olarak yüksek idi (sırasıyla p=0.03 p=0.004). 72. saatte beyaz küre sayısı ameliyat öncesine kıyasla zor olgularda anlamlı olarak artmışken (p=0.014); ameliyat travmasının daha az olduğu kolay olgularda anlamlı bir fark yoktu. Laparoskopik kolesistektomi sonrası safra kesesi lojunda sıvı koleksiyonu zor olgularda daha fazla meydana gelmekte ancak herhangi bir klinik belirtiye yol açmadan rezorbe olmaktadır. Kan tablosunda da kolay ve zor kolesistektomilerde önemli bir değişiklik oluşmamaktadır.Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler kolay-ve-zor-laparoskopik-kolesistektomide-ultrasonografik-ve-hematolojik-degisiklikler-_H154.html Thu, 15-08-2013 17:17 CEST UTERİN ARTER VE UMBİLİKAL ARTER DOPPLER VELOSİMETRESİNİN RİSKLİ GEBELİKLERDE DEĞERİ Uterin arter ve umbilikal arter Doppler velosimetresinin riskli gebeliklerde değeri. End-Lap. ve Minimal İnvaziv Cerrahi Derg. Bu çalışmanın amacı uterin arter ve umbilikal arter Doppler çalışmalarının perianal sonuçlarla ilişkisinin araştırılmasıdır. 27-40 gebelik haftalarında olan 74 riskli ve 60 normal gebenin uterin arter ve umbilikal arter Doppler bulguları araştırılmış bu bulgular getal kayıp fetal distres nedeni ile sezaryen oranları 1. dk apgar skoru bebek doğum tartıları ile karşılaştırılmıştır. Gerek uterin arterdeki gerek umbilikal arterdeki S/D oranı riskli gebelik grubunda kontrol grubuna göre yüksek bulunmuştur. Uterin ve umbilikal arter Dopller ultrasonografisinde S/D oranları patolojik olan gebelerde fetal kayıp ve fetal distres istatistiki olarak anlamlı derecede daha fazla görülmüştür. Çalışmamızdan edindiğimiz sonuçlara göre uterin arter ve umbilikal arterdeki patolojik Doppler bulguların riskli gebeliklerin değerlendirilmesinde kullanılabileceği kanaatine varılmıştır.Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler uterin-arter-ve-umbilikal-arter-doppler-velosimetresinin-riskli-gebeliklerde-degeri-_H153.html Thu, 15-08-2013 17:16 CEST KISA PERFORASYONLARI LAPAROSKOPİK KOLESİSTEKTOMİDE MORBİDİTEYİ ARTTIRIR MI? Kısa perforasyonları laparoskopik kolesistektomide morbiditeyi arttırır mı? End-Lap. ve Minimal İnvaziv Cerrahi Derg. Laparoskopik kolesistektomi (LK) kanser hariç safra kesesi hastalıklarının tedavisinde açık kolesistektominin yerini büyük ölçüde almıştır. Bu yöntemin yararları ağır basmakla birlikte seriler ortaya çıktıkça kendine özgü komplikasyonlar da ortaya çıkmaktadır. Bu komplikasyonlardan biri de kese perforasyonudur. Bu prospektif çalışmanın amacı LK sırasında kese perforasyonunun insidansını ve perforasyonunun morbiditeyi arttırıp arttırmadığını belirlemektedir. Kliniğimizde ardarda uygulanan 82 LKnin 20sinde (% 24) intraoperatif kese perforasyonu gelişti. Bu 20 vakanın 12sinde (% 60) zor anatomi aşırı omental yapışıklık hidropik kese ve/veya duvar kalınlaşması mevcuttu. Perforasyonu takiben batına dökülen yarım santimin üstündeki taşlar mümkün olduğunca toplandı loj bol serum fizyolojikle yıkandı ve yalnız bir vakada dren kullanılarak ameliyat sonlandırdı. Hastalar postop klinik ve ultrasonografik tetkik ile izlendi. Perforasyon olan vakalar diğer vakalar gibi seyretti ve yine aynı zamanda erken taburcu edildi. Bu hastalarda postop dönemde bir komplikasyon gelişmedi. Sonuç olarak bu çalışmada LK ameliyatlarında kese perforasyonlarının morbiditeyi arttırıcı herhangi bir etkisi olmadığı ve açık kolesistektomiye geçmek için bir neden oluşturmadığı gözlendi.Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler kisa-perforasyonlari-laparoskopik-kolesistektomide-morbiditeyi-arttirir-mi-_H152.html Thu, 15-08-2013 17:15 CEST İLK LAPAROSKOPİK KOLESİSTEKTOMİ DENEYİMLERİMİZ İlk laparoskopik kolesistektomi deneyimlerimiz. End.-Lap. ve Minimal İnvaziv Cerrahi Derg. Ağustos 1995-Mart 1997 tarihleri arasında Anabilim dalımızda yapılan 70 olguluk laparoskopik kolesistektomi (LK) serisinden 52si (yaklaşık % 75) kişisel LK deneyimlerimiz olarak sunulmuştur. Olgularımızın 42si kadın 10u erkekti. Yaş ortalaması 48.9 (18-69) idi. Preoperatif ultrasonografide (USG) 16 olguda değişik boyutlarda tek taş 35 olguda çeşitli ebatlarda multipl taşlar ve 1 olguda polip saptandı. Operasyon sonrası incelemelerde preoperatif USG bulgularının doğru olduğu anlaşıldı. Peroperatif 1 olguda kolelitiazis ile birlikte asemptomatik bridler saptandı ve laparoskopik bridektomi de uygulandı. Tüm olgulara preoperatif rutin laboratuar tetkikleri yanında solunum fonksiyon testleri (SFT) ve kan gazları (KG) incelemesi de yapıldı. Operasyonun 1 saatten fazla sürdüğü 2 olguda peroperatif KG tetkiki toplam 36 olguda postoperatif 1. günde SFT tekrarlandı (zaman zaman oluşan teknik aksaklıklar nedeniyle tüm olgulara postoperatif SFT ve KG incelemeleri uygulanamadı). Preoperatif ve postoperatif SFT ve KG incelemelerinde anlamlı farklılıklar saptanmadı. Operasyon süresi ortalama 32 dk (18-90 dk) idi. Olguların 1inde ileri derecede yapışıklık 1inde ise arter anomalisi nedeniyle toplam 2 olguda açık kolesistektomiye geçildi (% 38). Tüm olgulara peroperatif nazogastrik tüp uygulandı ve 4. 6. saatte çekildi (açığa geçilenlerinki ise postoperatif 1. gün çekildi). Olgulara profilaktik amaçla 3. kuşak sefalosporin uygulandı. Postoperatif analjezi için metamizol kullanıldı. LK yapılan olgular postoperatif 1. günden sonra analjiye ihtiyaç göstermedi. Olguların hiçbirinde postoperatif önemli komplikasyon görülmedi. Olguların ortalama hastanede yatış süresi 1.56 gün (1-5 gün) idi.Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler ilk-laparoskopik-kolesistektomi-deneyimlerimiz-_H151.html Thu, 15-08-2013 17:13 CEST LAPAROSKOPİK İNGUİNAL HERNİORAFİLERDEKİ İLK TECRÜBEMİZ Laparoskopik inguinal herniorafilerdeki ilk tecrübemiz. End-Lap. ve Minimal İnvaziv Cerrahi Derg. İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Anabilim Dalında Şubat 1993-Nisan 1996 tarihleri arasındaki 25 hastaya 27 laparoskopik inguinal herni onarımı yapılmıştır. opere edilen hastaların 20 tanesi erkek (% 80) 5 tanesi kadın (% 20) idi. Hastaların ortalama yaşı 41 ortalama operasyon süresi 150 dakika ortalama hastaneden taburcu süresi 1.6 gün ve ortalama takip süreleri 34 ay idi. Laparoskopik olarak 18 hastaya 20 transabdominal preperitoneal yaklaşım (% 7.4) 5 hastaya ekkstraabdominal perperitoneal yaklaşım (% 18.5) 2 hastaya da fıtık kesesi ligasyonu (% 7.4) yapılmıştır. Hastalarımızda % 24 minör % 16 majör komplikasyon görülmüştür. 1 hasta da transient 1 hastada da persistant sinir yaralanması 2 hastada da ise nüks (% 8) görülmüştür. Komplikasyon ve nüks oranlarımızın literatüre kıyasla daha yüksek olmasının sbebi her yeni girişimin bir öğrenme eğrisi olması ve vaka sayılarının kıyaslama yapmak için fazla olmamasıdır. Deneyimlerimize ve literatüre dayanarak laparoskopik inguinal herni tamirlerinin bilateral nüks ve geniş inguinal hernilerde yapılmasını önermekteyiz.Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler laparoskopik-inguinal-herniorafilerdeki-ilk-tecrubemiz-_H150.html Thu, 15-08-2013 17:12 CEST PERCUTANEOUS ENDOSCOPIC GASTROSTOMY Percutaneous endoscopic gastrostomy. End-Lap. ve Minimal İnvaziv Cerrahi Derg. Perkütan endoskopik gastrostomi (PEG) cerrahi gastrostominin basit güvenli ve daha ucuz bir alternatifidir. Ortalama yaşı 68 (51-89) olan 50 hastaya PEG uygulandı. Bütün uygulamalar intravenöz sedasyon ve lokal anestezi altında yapıldı. İşlem ortalama 17 (12-28) dakika sürdü ve bütün hastalar işlemden sonraki ilk günde bslenmeye başlandı. Bütün hastalar mortalite ve morbiditeyi değerlendirmek için takibe alındı. 1 hasta işlemden üç gün sonra aspirasyon pnömonisininden kaybedildi (% 2). Tüp çevresinde infeksiyon (% 8) (4/50) stoma kenarlarından kaçak (% 2)(1/50) tüpün değiştirilmesini gerektiren blokaj (% 6)(3/50) gastroözofageal reflü (% 2)(1/50) ve tüpün kıvrılması (% 2)(1/50) gibi komplikasyonlar görülmüştür. Tüpler ortalama 159 (4-426) gün takılı kaldılar. Sonuçta PEG operasyon süresini komplikasyon oranını ve genel anestezi gereksinimini azaltır ve enteral beslenmede mutlaka ilk seçenek olmalıdır.Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler percutaneous-endoscopic-gastrostomy-_H149.html Thu, 15-08-2013 17:11 CEST GASTROİNTESTİNAL FLEKSİBL ENDOSKOP DEZENFEKSİYONU Gastrointestinal fleksibl endoskop dezenfeksiyonu. End-Lap. ve Minimal İnvaziv Cerrahi Derg. Gastrointestinal fleksibl endoskopların dış yüzeyleri ve iç kanalları bazı patojen mikroorganizmalarla sürekli olarak kontamine olmaktadır. Bu mikroorganizmaların endoskopi işlemleri sırasında hastaya bulaşma olasılığı vardır. Bu nedenle endoskopi yapılacak her hastanın muayenesinin temiz ve dezenfekte edilmiş aletlerle yapılmasının büyük önem taşıdığı bilinmektedir. Gastrointestinal her endoskopi işleminden önce mekanik temizlik+dezenfeksiyon yöntemlerinin yerine getirilmesi endoskopi sonunda da kullanılan tüm endoskoplara mekanik temizlik+dezenfeksiyon+duralama ve kurutma işlemlerinin tekrarlanması gerekmektedir. Islak bırakılan her malzemenin mikroorganizmaların üremesi için uygun bir ortam oluşturduğu unutulmamalıdır. Endoskopların dezenfeksiyonunun çalışanlar ve hastalar için güvenli ve zararsız olmasını sağlamak endoskopi hemşirenin sorumluluğundadır. Bu nedenle konusunda eğitimli ve endoskopide karşılaşılabileceği tehlikelerden haberdar olmalı ve bu tehlikelerden sakınmak için gerekli önlemleri almalıdır. Bu bağlamda eğitimli endoskopi hemşiresi ile etken dezenfeksiyon sağlanabilir ve endoskoplarla bakteriyal infeksiyon aktarımı riski en aza indirilebilir. Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler gastrointestinal-fleksibl-endoskop-dezenfeksiyonu-_H148.html Thu, 15-08-2013 17:10 CEST LAPAROSKOPİK KOLESİSTEKTOMİDE ORTAYA ÇIKAN KOMPLİKASYONLARIN ÖNLENMESİ VE HEMŞİRENİN ROLÜ Laparoskopik kolesistektomide ortaya çıkan komplikasyonların önlenmesi ve hemşirenin rolü. End.-Lap. ve Minimal İnvaziv Cerrahi Derg. Abdominal bölgedeki laparoskopik girişimler günümüz modern cerrahisinde önemli bir yere gelmiş olmakla birlikte işlem sonrasında ortaya çıkan komplikasyonlar da azımsanmayacak kadar çoktur. Laparoskopik kolesistektomi sonrası tromboembolik hastalıklar işlem sırasında safra sızıntıları taşların kaybedilmesi yada periton içine düşmesi iyatrojenik perforasyonlar safra yolları yaralanmaları gibi komplikasyonlara sıklıkla rastlanmaktadır. Bu işlem sırasında ve sonrasında ortaya çıkabilecek komplikasyonları en aza indirmede ve başarı insidansını yükseltmede dikkatli bir girişim ve alınacak önlemlerin rolü büyüktür. Bu nedenle laparoskopik cerrahi ekibi üyelerinin ve ekip üyelerinden biri olan hemşirenin bu konuda eğitim deneyim ve beceri sahibi olması gerekmektedir.Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler laparoskopik-kolesistektomide-ortaya-cikan-komplikasyonlarin-onlenmesi-ve-hemsirenin-rolu-_H147.html Thu, 15-08-2013 17:09 CEST ÜRİNER SİSTEM OBSTRÜKSİYONLARINDA PERKÜTAN NEFROSTOMİ UYGULAMASI Üriner sistem obstrüksiyonlarında perkütan nefrostomi uygulaması. End-Lap. ve Minimal İnvaziv Cerrahi Derg. Üriner sistem obstrüksiyonlarında ultrasonografi kılavuzluğunda perkütan nefrostomi uygulamasının endikosyon teknik komplikasyon ve sonuçlar açısından değerlerdirilmesi yapılmıştır. Yaş oratlaması 51.4 (32-65) olan 20 erkek ve 5 bayan olmak üzere toplam 25 hastaya ultrasonik görüntüleme kılavuzluğunda 39 (11 unilateral 14 bilateral) perkütan nefrosotmi uygulandı. Benign veya malign sebeplere bağlı üriner sistem obstrüksiyonlu hastaları böbrek fonksiyonları ortalama 8 günde normal sınırlara inmiştir. Perkütan nefrostomi uygulmasına bağlı erken ve geç komplikasyonlar % 17.6 oranında görülmüştür. Radyologların ve ürologların yoğun bir işbirliği içinde olmasını zorunlu kılan girişimsel işlemler içinde olan perkütan nefrostomi uygulaması komplikasyonları az güvenilir bir yöntemdir.Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler uriner-sistem-obstruksiyonlarinda-perkutan-nefrostomi-uygulamasi-_H146.html Thu, 15-08-2013 17:08 CEST İNFERTİL OLGULARDA TUBAL PASAJIN ARAŞTIRILMASINDA HİSTERO SALPİNGO KONTRAST SONOGRAFİNİN TANISAL DEĞERİ İnfertil olgularda tubal pasajın araştırılmasında histero salpingo kontrast sonografinin tanısal değeri. End-Lap. ve Minimal İnvaziv Cerrahi Derg. Bu çalışmanın amacı infertil hastaların değerlendirilmesinde histero salpingo kontrast sonografinin (HKS) tanısal değerini araştırmaktır. 40 infertil olguda HKS uygulanmış sonuçlar histerosalpingografi (HGS) ve laparoskopi (LSK) bulguları ile karşılaştırılmıştır. HKS sonuçları LSK ile karşılaştırıldığında sensitivite % 87 spesifite % 78 pozitif prediktif değer % 43 negatif prediktif değer % 95 konkordans % 75 olarak bulunmuştur. Sonuç olarak infertil olguların değerlendirilmesinde yeni bir yöntem olan HKS tubaların uterinaların değerlendirilmesinde güvenilir bir yöntemdir. Bu yöntemle bir patoloji saptandığında HSG ve LSK indikasyonu vardır. Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler infertil-olgularda-tubal-pasajin-arastirilmasinda-histero-salpingo-kontrast-sonografinin-tanisal-degeri-_H145.html Thu, 15-08-2013 17:07 CEST LAPAROSKOPİK TÜBER STERİLİZASYON SONRASI UTERO OVARİAN KAN AKIMININ RENKLİ DOPPLER ULTRASONOGRAFİ İLE ARAŞTIRILMASI Laparoskopik tüber sterilizasyon sonrası utero ovarian kan akımının renkli Doppler ultrasonografi ile araştırılması. End-Lap. ve Minimal İnvaziv Cerrahi Derg. Bu çalışmamızda laparoskopik tüber sterilizasyon öncesi ve sonrasında utero ovarian arter kan akımı renkli Doppler ultrasonografi ile araştırılmıştır. Bipolar koagülasyon ile laparoskopik tüber sterilizasyon uygulanan 55 olguda operasyon öncesi ve sonrası dönemlerde pulsatilite indeksi ameliyat öncesi ve kontrol grubu ile karşılaştırıldığında istatistiki olarak anlamlı bir fark gözlenmemiştir (p>0.05). Sonuç olarak bulgularımıza göre bipolar koagülasyon ile yapılan laparoskopik tüber sterilizasyon menstrüasyon kanamalarına ve tubo ovarian kan akımına olumsuz etki yapmaktadır. Çeşitli tüber sterilizasyon yöntemlerini karşılaştıran daha ileri Doppler ultrasonografi çalışmalarına gereklidir.Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler laparoskopik-tuber-sterilizasyon-sonrasi-utero-ovarian-kan-akiminin-renkli-doppler-ultrasonografi-ile-arastirilmasi_H144.html Thu, 15-08-2013 17:06 CEST LAPAROSKOPİK CERRAHİ ANESTEZİSİNDE AZOT PROTOKSİT KULLANIMININ KAN GAZLARI ÜZERİNE ETKİSİ Laparoskopik cerrahi anestezisinde azot proksit kullanımının kan gazları üzerine etkisi. End-Lap. ve Minimal İnvaziv Cerrahi Derg. Videoendoskopik cerrahi en yaygın olarak karbondioksit (CO2) pnömoperitoneumu ile yapılmaktadır CO2 pnömoperitoneumun bilinen metabolik etkilerine anestezi tekniğinin etkisi tartışmalıdır. Prospektif olarak yapılan bu çalışmada laparoskopik kolesistektomi yapılan 37 olgu 2 gruba ayrıldı. 17 olgudan oluşan 1. grubun anestezisi devamında isofluran/azot protoksit (N20)/oksijen (O2) 20 olguluk 2. gruba ise isofluran/O2/kuru hava verildi. Her iki grupta pH PCO2 O2 sat H2CO3 ve P50 değerleri çalışıldı. N2O verilen grupta daha fazla asidoz gelişti ve P50 değeri büyüdü. Çalışmamız laparoskopik cerrahi anestezisinde N2O kullanıldığında asidozun daha derin olduğunu ve P50 değerenini büyüttüğünü göstererek buna bağlı doku düzeyinde oksidatif bir stres oluşup oluşmadığının araştırılması gerektiğini ortaya koymuştur.Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler laparoskopik-cerrahi-anestezisinde-azot-protoksit-kullaniminin-kan-gazlari-uzerine-etkisi-_H143.html Thu, 15-08-2013 17:05 CEST LAPAROSKOPİK CERRAHİDE ENSTRÜMANTER KOMPLİKASYONLAR Laparoskopik cerrahide enstümanter kompliklasyonlar. End-Lap. ve Minimal İnvaziv Cerrahi Derg. Son 10 yılda laparoskopik cerrahide çok hızlı bir ilerleme olmuştur. Hızlı ilerlemenin getirdiği bilgi ve tecrübe eksikliğine bağlı olarak çeşitli komplikasyonlar da görülmektedir. Kliniğimizde Şubat 1996-Şubat 1997 tarihleri arasında 51 hastaya 58 laparoskopik işlem yapıldı. Bu işlemler sırasında 18 enstrümanter veya teknik komplikasyon gelişti. Bu komplikasyonlardan 4 tanesi açık cerrahiye geçiş nedeni oldu. Laparoskopik cerrahinin teknik vey enstrümanter komplikasyonları net olarak ortaya konulmamıştır. Bu komplikasyonların önlenmesinde tecrübenin aletlerin çalışma prensiplerini bilen elemanların ve tek kullanımlık aletlerin buna uygun kullanımının önemi açıktır.Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler laparoskopik-cerrahide-enstrumanter-komplikasyonlar-_H142.html Thu, 15-08-2013 17:04 CEST KARIN İÇİNDE BIRAKILMIŞ SAFRA TAŞLARINA BAĞLI KOMPLİKASYONLAR: OLGU BİLDİRİSİ Karın içinde bırakılmış safra taşlarına bağlı komplikasyonlar:. End-Lap. ve Minimal İnvaziv Cerrahi Derg. Laparoskopik kolesistektomi esnasında karın içine taş düşmesi sık karşılaşılan bir durumdur ve genellikle % 8-32 arası bir sıklıkla meydana gelmesine karşın karın içinde bırakılmış safra taşlarına bağlı az sayıda komplikasyon bildirilmiştir. 1057 vakayı içeren laparoskopik kolesistektomi serimizde karın içinde bırakılmış safra taşlarına bağlı biri mekanik ince barsak obstrüksiyonu diğeri ise karın duvarında lateral trokar giriş yerinde abse olmak üzere iki majör komplikasyonla karşılaştık. Her iki komplikasyonda cerrahi girişim yapılarak tedavi edildi. Karın içinde bırakılmış safra taşlarının potansiyel bir tehlike oluşturduğuna ve laparoskopik kolesistektomi esnasında karın içine düşen safra taşlarının çıkarılması için her türlü çabanın sarfedilmesi gerektiğine inanmaktayız.Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler karin-icinde-birakilmis-safra-taslarina-bagli-komplikasyonlar-olgu-bildirisi-_H141.html Thu, 15-08-2013 17:03 CEST AKUT KOLESİSTİTTE LAPAROSKOPİK KOLESİSTEKTOMİ Akut kolesistitte laparoskopik kolesistektomi. End.-Lap. ve Minimal İnvaziv Cerrahi Derg. Ekim 1991-Ekim 1996 tarihleri arası tek bir cerrah tarafından yapılan 1018 laparoskopik kolesistektomi (LK) vakası retrospektif olarak değerlendirildi ve 124 hastanın (% 12.2) akut kolesistit nedeniyle opere edildiği tesbit edildi. Laparoskopik girişim yapılan 124 hastanın 116sında prosedür tamamlandı 8 hastada (% 6.9) rigid adhezyon kanama ve bilier komplikasyonlar nedeniyle açık ameliyata geçildi. Ortalama ameliyat süresi 42.3 dk olarak belirlendi. İki hastada koledok kesisi ve bir hastada sistik kanal sızıntısı olmak üzere 3 hastada (% 2.4) bilier komplikasyon görüldü. Morbidite oranı % 12.2 ve ortalama yatış süresi 1.3 gün olarak belirlendi. Bir hastada LK ile ilgili olmayan kalp yetmezliği nedeniyle postoperatif 2.gün eksitus oldu. Minimal ağrı erken postoperatif mobilizasyon kısa hastane yatış süresi ve erken günlük aktiviteye dönüş akut kolesistitte LK lehinedir fakat yüksek bilier komplikasyon oranı hala aleyhinedir.Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler akut-kolesistitte-laparoskopik-kolesistektomi-_H140.html Thu, 15-08-2013 17:02 CEST LAPAROSKOPİK KOLESİSTEKTOMİ: 142 OLGUNUN ANALİZİ Laparoskopik kolesistektomi: 142 olgunun analizi. End-Lap. ve Minimal İnvaziv Cerrahi Derg. Laparoskopik kolesistektomi son yıllarda ülkemizin her köşesinde daha çok tercih edilen ve uygulanan bir yöntemdi. Yüzüncü Yıl Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi bölgesinde laparoskopik kolesistektomiyi başlatan ilk ve tek hastanedir. Nisan 1995-Ekim 1996 tarihleri arasında Genel Cerrahi Kliniğinde toplam 142 laparoskopik kolesistektomi yapılmıştır. Hastaların 120si kadın (% 84.5) 22si erkekti (% 15.5). Ortalama yaş 47 idi (20-82). 9 hasta (% 6.3) daha önce başka bir abdominal operasyon geçirmişti. 46 olgu (% 32.4) Fransız tekniği 96 olgu (% 67.6) Amerikan tekniği ile opere edilmiştir. Majör komplikasyon oranı % 1.4 minör komplikasyon oranı % 5.6 laparotomiye dönüş oranı % 3.5dir. Ortalama operasyon süresi (beyaz ışık süresi olarak) ilk 20 olguda 105 dakika iken sonraki olgularda 43 dakikadır. Bu bulgular ışığında laparoskopik kolesistektomi pekçok merkezde olduğu gibi ülkemizin bu uzak köşesinde de rutin uygulamaya konulmuş güvenilir bir tedavi metodudur.Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler laparoskopik-kolesistektomi-142-olgunun-analizi-_H139.html Thu, 15-08-2013 17:01 CEST ELEKTİF LAPAROSKOPİK KOLESİSTEKTOMİ SONRASI SAFRA KAÇAKLARININ BELİRLENMESİNDE HEPATOBİLYER SİNTİGRAFİNİN ROLÜ Elektif laparoskopik kolesistektomi sonrası safra kaçaklarının belirlenmesinde hepatobilyer sintigrafinin rolü. End.-Lap. ve Minimal İnvaziv Cerrahi Derg. Laparoskopik kolesistektomi (LK) safra kesesi taşlarının tedavisinde günümüzde altın standart ameliyat olarak kabul edilmektedir. Ancak olası bir safra kaçağının yolaçacağı morbidite engellenemez ise LK riskli bir ameliyat gibi görünebilir. Bu çalışmamızda kliniğimizde 1995-1996 yılları arasında LK yapılan 40 hasta safra kaçağı yönünden izlenerek değerlendirilmiş olup 12 hastaya Tc-99m HIDA hepatobiliyer sintigrafi uygulanmıştır. Safra kaçağı klinik olarak periton irritasyon bulgularının olması belirgin bilyer fistül yada koleksiyon saptanması veya sintigrafide ekstravazasyon saptanması ile belirlenmiştir. Hiçbir hastada safra kaçağına rastlanmamıştır. Çalışmamızda kullandığımız radyosintigrafik yöntem literatür ışığında irdelenerek klinik olarak yararlı sonuçlar elde edilmeye çalışılmıştır. Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler elektif-laparoskopik-kolesistektomi-sonrasi-safra-kacaklarinin-belirlenmesinde-hepatobilyer-sintigrafinin-rolu_H138.html Thu, 15-08-2013 17:00 CEST LAPAROSKOPİK VE AÇIK KOLESİSTEKTOMİNİN CERRAHİ TRAVMA AÇISINDAN KARŞILAŞTIRILMASI Laparoskopik ve açık kolesistektominin cerrahi travma açısından karşılaştırılması. End-Lap. ve Minimal İnvaziv Cerrahi Derg. Bu çalışmada laparoskopik ve açık kolesistektomi uygulanan 60 hastada cerrahi travmaya oluşan yanıt kan kortizol ve glukoz düzeyleri bakılarak irdelendi. Elde edilen istatistiksel sonuçlar Student-t testi ile değerlendirildi. Laparoskopik kolesistektomi uygulanan grupta postoperatif 14. saat (24 saat) değerinde kortizolün diürnal ritminin kaybolduğu 22. saatte normale döndüğü görüldü. Açık kolesistektomi uygulanan grupta ise kortizol düzeyi belirgin olarak arttı ve postoperatif 70. saatte normale döndü. Glukoz düzeylerindeki değişimler her iki grupta da kortizol değişimi ile paralellik gösterdi. İki grup sonuçları arasındaki farklılık istatistiksel olarak anlamlı olup laparoskopik kolesistektominin daha az travmatik yanıt oluşturduğu gözlendi.Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler laparoskopik-ve-acik-kolesistektominin-cerrahi-travma-acisindan-karsilastirilmasi-_H137.html Thu, 15-08-2013 16:56 CEST ENDOSKOPİK RETROPERİTONEAL ADRENALEKTOMİ Endoskopik retroperitoneal ardenalektomi. End-Lap. ve Minimal İnvaziv Cerrahi Derg. Endoskopik retroperitoneal adrenalektomi (ERA) yeni bir minimal invaziv cerrahi yöntemidir. Bu konvansiyonel (açık) yöntemlere ve transabdominal laparoskopik tekniklere alternatif olarak gösterilmektedir. 1996 yılında İ.Ü. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Kliniğinde Conn sendromlu iki olguya endoskopik retroperitoneal adrenalektomi uyguladık. Olgaların biri kadın (34 yaş) diğeri erkek (36 yaş) idi. Her iki olguda da sol adrenal glandda 1 cm çapında adenom mevcuttu. Operasyon süresi ortalama 2 saat idi. Postoperatif dönemde analjezi ihtiyacı basit analjeziklerle (metamizol) sağlandı. Postoperatif drönemde herhangi bir komplikasyon görülmedi. Olgular 1. gün mobilize 2. gün de taburcu edildiler. ERA hastanın postoperatif daha az ağrı duyması erken mobilizasyonu hastanede kalma süresinin kısalması açısından oldukça iyi ve güvenilir bir yöntemdir.Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler endoskopik-retroperitoneal-adrenalektomi-_H136.html Thu, 15-08-2013 16:52 CEST LAPAROSKOPİK CERRAHİ EĞİTİM -GENEL GÖRÜŞLER- GELİŞMEKTE OLAN ÜLKELERİN GEREKSİNİMLERİ Laparoskopik cerraih eğitim -genel görüşler- gelişmekte olan ülkelerin gereksinimleri. End-Lap. ve Minimal İnvaziv Cerrahi Derg. Laparoskopik cerrahi girişimler ile ilgili eğitim ve öğretim ilkeleri konusunda tıp dünyasında bir standardizasyona gitme çabası dikkati çekmektedir. Bu konu ile ilgili olarak kriterler geliştirilmekte ve bu kriterler doğrultusunda davranılması önerilmektedir. Bazı gelişmiş ve sağlık politikası oturmuş ülkelerde bu öneriler sadece öneri olarak kalmamış ve yasal bir zorunluluk haline getirilmiştir. Ancak ülkemizde ve daha pekçok ülkede bunlar sadece öneri şeklindedir. Bu derlemede dünyada ve ülkemizde laparoskopik cerrahi eğitim varolan kriterler ve Halstedian tipi cerrahi eğitim ölçütleri içinde incelenmiştir. Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler laparoskopik-cerrahi-egitim-genel-gorusler-gelismekte-olan-ulkelerin-gereksinimleri-_H135.html Thu, 15-08-2013 16:51 CEST SAFRA YOLU ANOMALİLERİ: BİR VAKA NEDENİYLE Safra yolu anomalileri: bir vaka nedeniyle. End-Lap. ve Minimal İnvaziv Cerrahi Derg. Kolelithiasiste standart tedavi kolesistektomidir ve kolesistektomiden sonra görülen en sık majör komplikasyon safra yolu yaralanmalarıdır. Açık kolesistektomi ile karşılaştırıldığında laparoskopik kolesistektominin öğrenme döneminde safra yolu yaralanma sıklığının arttığı görülür. Safra yolu yaralanmaları safra yollarının normal anatomiden farklılık gösterdiği hastalarda daha sık karşımıza çıkar. Bu çalışmada safra yolu anomalisi takdim edilmiş safra yollarının normal anatomisi ve anomalileri gözden geçirilmiştir.Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler safra-yolu-anomalileri-bir-vaka-nedeniyle-_H134.html Thu, 15-08-2013 16:50 CEST LAPAROSKOPİK GASTROSTOMİ: OLGU BİLDİRİSİ Laparoskopik gastrostomi: olgu bildirisi. End.-Lap. ve Minimal İnvaziv Cerrahi Derg. Özofagusa ait patolojiler nedeni ile uygulanan gastrostomilerde açık gastrostomilere alternatif olarak perkütan endoskopik gastrostomi ve laparoskopik gastrostomi ortaya atılmıştır. Bu çalışmada SSK İstanbul Hastanesi 2. Cerrahi Kliniğinde obstrüksiyon oluşturan özofagus ca nedeni ile laparoskopik gastrostomi uygulanan bir olgu sunulmuştur. Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler laparoskopik-gastrostomi-olgu-bildirisi-_H133.html Thu, 15-08-2013 16:49 CEST 120 LAPAROSKOPİK KOLESİSTEKTOMİNİN PROSPEKTİF DEĞERLENDİRİLMESİ 120 laparoskopik kolesistektominin prospektif değerlendirilmesi. End-Lap. ve Minimal İnvaziv Cerrahi Derg. Anabilim dalımızda 24 ay içinde 100ü kadın 20si erkek ortalama yaşı 49.2±14.5 (19-58) olan toplam 120 olguda laparoskopik kolesistektomi (LK) uygulandı. Hastaların 108 (% 90)i kronik taşlı kolesistit 11(% 9.2)i akut taşlı kolesistit 1 (% 0.8)i safra kesesi polibi ön tanıları ile ameliyat edildiler. 28 (% 23.3) hasta daha önceden karın ameliyatı geçirmişti.13 (% 10.8) hastada eş hastalık vardı. 8 hastaya ERCP ve bunların 5ine sifinkterotomi yapıldı. Tüm hastalara nazogastrik ve idrar sondası 24 ( (% 20)üne de dren kondu. Ortalama ameliyat süresi 78.4±32.5 dk idi. LK 114 (% 95) hastada başarıyla uygulandı ve 6 (% 5) hastada çeşitli nedenlerle açık cerrahiye dönüldü. Ameliyat sonrası erken dönemde 1 (% 0.8) hastada safra fistülü 1 (% 0.8) hastada ileum yaralanması 5 (% 4.2) hastada yara enfeksiyonu görüldü. Kontrollerde geç komplikasyon görülmedi.Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler 120-laparoskopik-kolesistektominin-prospektif-degerlendirilmesi-_H132.html Thu, 15-08-2013 16:48 CEST LAPAROSKOPİK KOLESİSTEKTOMİDE SUBUMBLİKAL FASİA SÜTÜRASYONU SIRASINDA BARSAK YARALANMASI Laparosokpik kolesistektomide subumblikal fasia sütürasyonu sırasında barsak yaralanması. End-Lap. ve Minimal İnvaziv Cerrahi Derg. Laparoskopik uygulamaların genel cerrahide kullanımı son yıllarda çarpıcı şekilde artmıştır. Literatürde çok sayıda makalede bu uygulamalardan kaynaklanan ve açık işlemlerde görülmeyen birçok komplikasyon bildirilmiştir. Bu makalede literatürde daha önce rastlamadığımız laparoskopik kolesistektomi işleminde trokar yerleştirilen fasyanın sütürasyonu esnasında bir barsak yaralanması olgusu sunuldu. Bu komplikasyonun önlenmesi için de bir yöntem önerildi.Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler laparoskopik-kolesistektomide-subumblikal-fasia-suturasyonu-sirasinda-barsak-yaralanmasi-_H131.html Thu, 15-08-2013 16:47 CEST LAPAROSKOPİK KOLESİSTEKTOMİDE GÖZDEN KAÇAN MALİGN TÜMÖRLER Laparoskopik kolesistektomide gözden kaçan malign tümörler. End-Lap. ve Minimal İnvaziv Cerrahi Derg. Semptomatik safra kesesi taşlarının tedavisinde laparoskopik kolesistektominin (LK) güvenilirliği ve etkinliği geniş serilerde iyi bir şekilde dokümante edilmiştir. Önemli bir konuda LK sırasında gözden kaçan malign tümörlerdir. Araştırmamızda LK sırasında gözden kaçan 4 malign tümör olgusunu irdeledik. 1495 LK olgusu çalışma kapsamına alındı. 4 olguda (% 0.26) sonradan LK sırasında gözden kaçan malign tümör olduğu saptandı. 1 olguda mide CA 2 olguda pankreas Ca 1 olguda kolon Ca mevcuttu.LK öncesi şüpheli atipik ağrı dispeptik şikayetleri olan veya anemik olgularda ek tanı yöntemlerinin yapılması önemlidir. Ancak laparoskopi sırasında da çok dikkatli ve sistemik bir ekspolarasyonun da faydalı ve yol gösterici olacağı açıktır.Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler laparoskopik-kolesistektomide-gozden-kacan-malign-tumorler-_H130.html Thu, 15-08-2013 16:46 CEST LAPAROSKOPİK FITIK TAMİRİ TOTAL EKSTRAPERİTONEAL YAKLAŞIM Laparoskopik fıtık tamiri total ekstraperitoneal yaklaşım. End.-Lap. ve Minimal İnvaziv Cerrahi Derg. Laparoskopik inguinal fıtık tairi kendi içinde hızlı bir gelişim göstermiş ve günümüzde en ideal yöntem olarak görünen total ekstraperitoneal yaklaşım (TEP) noktasına ulaşmıştır. Laparoskopik total ekstraperitoneal yaklaşım ile 38 hastadaki 40 inguinofemoral fıtık tamir edildi. Hastaların 23ünde indirekt 11inde direkt ve 5inde nüks inguinal fıtık mevcuttu. Bir hasta femoral fıtık nedeniyle opere edildi. Bu seride intraoperatif komplikasyon saptanmamış olup ortalama ameliyat süresi unilateral tamirlerde 68 ve bilateral tamirlerde 108 dakikadır. Postoperatif komplikasyonlar seroma (% 10.5) ve uyluk ön yüzünde parestezidir (% 5.2). Bir hastada ameliyat sırasında farkedilmeyen indirekt herni nedeniyle tamir işlemi başarısız oldu. Takip süresi 2k-24 ay arasında değişmekte olup bu dönem zarfında nüks saptanmadı. Total ekstraperitoneal yaklaşım laparoskopik cerrahinin genel avantajlarının yanısıra güvenilirliği periton boşluğuna girilmemesi ve pnömoperitonuema ait risklerin olmaması gibi üstünlükleri dolayısıyla inguinal fıtıkların laparoskopik tamirinde ilk tercih edilecek yöntem olmalıdır.Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler laparoskopik-fitik-tamiri-total-ekstraperitoneal-yaklasim-_H129.html Thu, 15-08-2013 16:45 CEST ENDOSKOPİK FETAL CERRAHİNİN GÜNCELLİĞİ VE YARA İYİLEŞMESİ ÜZERİNDEKİ ETKİLERİ Endokopik fetal cerrahinin güncelliği ve yara iyileşmesi üzerindeki etkileri. End-Lap. ve Minimal İnvaziv Cerrahi Derg. Bazı malformasyonların intrauterin cerrahisi giderek yaygınlık kazanmaktadır. İntrauterin cerraihnin avantajları arasında fetal immün sistemin tam gelişmemesi nedeniyle allograft materyal kullanımının daha sorunsuz olması ve fetal yara iyileşmesinin özellikleri dolayısıyla iyileşmenin skarsız olması bulunmaktadır. Günümüzde hayatı tehdit eden malformasyonların çok az bir kısmı fetal cerrahi ile tedavi edilebilmektedir. Fetal cerrahi tekniklerinin gelişmesi ile birlikte fetusun mortalite ve morbiditesinin azaltılması ve anneye uygulanan işlemin minimal invaziv olması sağlanacaktır. Böylece hayati tehlike oluşturmayan ancak şekil ve fonksiyon bozukluklarına yolaçan anomalilerir de intrauterin onarımı mümkün olacaktır. Bu düşünceden yola çıkılarak videoendoskopik teknikler fetal cerrahiye uygulanmış ve başarılı sonuçlar alınmaya başlanmıştır. Fetal cerrahi çalışmaları sırasında farkedilen bir konu da fetal cilt yaralarının skar dokusu gemiştirmeden iyileşme özelliğidir. Öne sürülen tezler arasında fetal çevrenin ve fetal deri histolojisinin özelliklerinin farklı olması; fetusta enflamatuar cevabın olmaması vardır. Ayrıca ekstrasellüler matriks elemanlarının yerleşim ve ortaya çıkış zamanlarındaki değişiklikler ve büyüme faktörlerinin değişik bir profil göstermesinin de skarsız fetal yara iyileşmesinde etken olduğu ileri sürülmüştür. Ancak son çalışmalar skarsız yara iyileşmesinden fetal fibroblastların sorumlu olduğunu ortaya çıkarmıştır. Fetal yara iyileşmesi ile ilgili yapılacak araştırmalar yara iyileşmesinin mekanizmasını anlamak bakımından yeni ufuklar açacaktır. Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler endoskopik-fetal-cerrahinin-guncelligi-ve-yara-iyilesmesi-uzerindeki-etkileri_H128.html Thu, 15-08-2013 16:43 CEST EKTOPİK GEBELİK İLE KARIŞAN PARAOVARYEN KİSTADENOFİBROM:OLGU SUNUMU Ektopik gebelik ile karışan paraovaryen kistadenofibrom: olgu sunumu. End-Lap. ve Minimal İnvaziv Cerrahi Derg. Abdominopelvik hastalıkları yakın anatomik komşuluk ve başvuru şikayetlerinin benzerliği sebebi ile ektopik gebelikten ayırt etmek güç olabilir. Bu nedenle hikaye ve fizik muayenenin yanısıra daha objektif tanı metodlarına ihtiyaç vardır. Paraovaryen seröz papillar kistadenofibrom ve erken bir intrauterin gebeliği birlikte bulunan olgumuzda hikaye ve fizik muayenenin yanısıra daha objektif tanı metodları olan transvaginal USG ve Beta-hCG ölçümü ile de ektopik gebelik lehine düşünülmesine neden olmuştur.Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler ektopik-gebelik-ile-karisan-paraovaryen-kistadenofibrom-olgu-sunumu-_H127.html Thu, 15-08-2013 16:42 CEST KOLEDOK TAŞLARINDA ENDOSKOPİK YAKLAŞIM Koledok taşlarında endoskopik yaklaşım. End-Lap. ve Minimal İnvaziv Cerrahi Derg. Haydarpaşa Numune Hastanesi Gastroenteroloji Kliniğinde yapılan ilk 120 ERCP de koledok taşı saptanan ve endoskopik olarak tedavi edilen 44 hastadaki sonuçlar değerlendirildi. Hastaların 21i erkek 23ü kadın olup yaş ortalamaları 61.5 idi. Olguların % 64ü kolesistektomize idi safra keseleri insitu olanların da % 75inde kesede taş vardı. Perivateryen divertikül % 18 olguda saptandı. Papillası intakt olan 42 koledok taşlı olgunun % 67sine sfinkterotomi yapıldı ve bu hastaların % 89unda endoskopik olarak taşlar çıkartıldı. Tüm hastalar gözönüne alındığında endoskopik koledok taşı tedavi başarısı % 59dur. Olguların % 7sinde komplikasyon gelişti bunlar medikal olrak tedavi edildi. İşleme bağlı mortalite görülmedi.Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler koledok-taslarinda-endoskopik-yaklasim-_H126.html Thu, 15-08-2013 16:40 CEST LAPAROSKOPİ SONRASI TROKAR YARALARININ KAPATILMASINDA YENİ, GÜVENLİ VE UCUZ BİR TEKNİK Laparoskopi sonrası trokar yaralarının kapatılmasında yeni güvenli ve ucuz bir teknik. End-Lap. ve Minimal İnvaziv Cerrahi Derg. 10 mm ve daha büyük trokar giriş deliklerinde fasya dikişi konulmadığı zaman herni riski ortaya çıkmaktadır. Burada her ameliyathanede bulunabilen malzemelerin kullanılması ile geliştirilmiş basit ve ucuz bir teknik sunulmuştur. Tekniğin bir diğer avantajı teleskop için ayrı bir trokar gerektirmeden vizyon altında güvenli bir şekilde yara kapatılmasını sağlayabilmesidir.Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler laparoskopi-sonrasi-trokar-yaralarinin-kapatilmasinda-yeni-guvenli-ve-ucuz-bir-teknik-_H125.html Thu, 15-08-2013 16:38 CEST LAPAROSKOPİK GİRİŞİMLERDE BÜYÜK DAMAR YARALANMALARI Laparoskopik girişimlerde büyük damar yaralanmaları. End.-Lap. ve Minimal İnvaziv Cerrahi Derg. Laparoskopi minimal invaziv cerrahi tekniklerden biri olarak genel cerrahi jinekoloji ve ürolojide yaygın olarak kullanılmaktadır. tüm cerrahi girişimler gibi laparoskopinin de komplikasyonları vardır. Bunların arasında majör damar yaralanmaları nadir (% 0.05) ama yüksek laparotomi ve ölüm oranları (sırasıyla % 86 ve % 8.3) nedeniyle önemli bir gruptur. Bu yazıda laparoskopik kolesistektomi sırasında gemişen 4 majör damar yaralanması olgusu bildirilmiştir. Tüm olgularda yaralanma ilk 10 mm.lik trokarın göbekten girişi sırasında oluşmuş ve hemen laparotomiye geçilmiştir. İki hastada a. iliaca communis bir hastada a. iliaca ve v. iliaca communis bir hastada ise aorta yaralanmıştı. İliak arter yaralanmalarırın ikisine PTFE greft interpozisyonu birine dacron patch-plasti aorta ve iliak ven yaralanmalarına ise primer lateral tamir uygulandı. Hastalara ortalama 2.245 ünite tam kan transfüzyonu yapıldı. Ortalama hastanede kalış süreleri 7 gün idi. Laparoskopik girişim sırasında majör damar yaralanmasının bir komplikasyon olarak akılda tutulmasının bunu önlemede ve erken tanıda en önemli faktör olduğuna inanmaktayız.Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler laparoskopik-girisimlerde-buyuk-damar-yaralanmalari-_H124.html Thu, 15-08-2013 16:34 CEST BASİT BÖBREK KİSTLERİNİN TEDAVİSİNDE USG EŞLİĞİNDE ASPİRASYON VE ASPİRASYONLA BİRLİKTE SKLEROTERAPİ SONUÇLARININ KARŞILAŞTIRILMASI Basit böbrek kistlerinin tedavisinde USG eşliğinde aspirasyon ve aspirasyonla birlikte skleroterapi sonuçlarının karşılaştırılması. End-Lap. ve Minimal İnvaziv Cerrahi Derg. Basit böbrek kisti tespit edilen hastalarda ultrasonografi eşliğinde sadece kist aspirasyonu ile kist aspirasyonu ve skleroterapi uygulamalarının sonuçlar açısından karşılaştırılması yapılmıştır. 1993-1995 yılları arasında çeşitli amaçlar için çekilen ultrasonografi intravenöz pyelografi ve üst batın bilgisayarlı tomografilerinde basit böbrek kisti tespit edilen 163 hastadan 46sı çalışma grubuna alınmıştır. 1. gruba ultrasonografi eşliğinde sadece kist aspirasyonu 2. gruba ise kist aspirasyonu ile beraber kist içine % 95lik etanol enjeksiyonu yapılmıştır. Bir yıllı takipler sonucu 1. grupta % 47.8 2. grupta ise % 21.7 nüks oranları tespit edilmiştir. Basit böbrek kistlerinin ultrasonografi eşliğinde perkütan aspirasyonu ve ethanol enjeksiyonu etkinliği yüksek ve konplikasyon oranı düşük minimal invaziv bir tedavi yöntemidir.Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler basit-bobrek-kistlerinin-tedavisinde-usg-esliginde-aspirasyon-ve-aspirasyonla-birlikte-skleroterapi-sonuclarinin-karsilastirilmasi-_H123.html Thu, 15-08-2013 16:33 CEST OPERATİF LAPAROSKOPİ SONRASI AĞRININ ÖNLENMESİ Operatif laparoskopi sonrası ağrının önlenmesi. End-Lap. ve Minimal İnvaziv Cerrahi Derg. Çalışmanın amacı operatif laparoskopi sonrası ağrının azaltılmasında lokal bupivakain ve lidokain uygulamasının yerini araştırmaktı. Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Bölümünde operatif laparosokpi uygulanan 30 hasta çalışmaya dahil edildiler ve 3 gruba bölündüler. 1. grup kontrol grubu olarak kabul edildi. 2. gruba operasyon sonrası trokar giriş yerlerine intrainsizyonel bupivakain enjekte edildi. 3. gruba intrainsizyonel b upivakaine ek olarak operasyon sonrası batın içerisine lidokain verildi. Operasyon sonrası ağrı McGill skorlama sistemi kullanılarak değerlendirildi. Ayrılma dönemi ve postoperatif 2. saatte kontrol grubu McGill ağrı skoru 2. ve 3. gruptan istatistiksel anlamlı olarak yüksekti. 2. ve 3. grup arasında fark bulunamadı. Postoperatif 6. 12. ve 24. saatlerde 3 grup arasında istatistiksel olarak anlamlı fark saptanmadı. Sonuç olarak erken dönem postoperatif ağrının azaltılmasında intrainsizyonel bupivakainin etkili olarak kullanılabileceği ve intraabdominal lidokainin ağrının önlenmesinde intrainsizyonel bupivakaine katkısı olmadığı bulunmuştur.Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler operatif-laparoskopi-sonrasi-agrinin-onlenmesi-_H122.html Thu, 15-08-2013 16:31 CEST LAPAROSKOPİK UTERUS SUSPENSİYONU: OLGU BİLDİRİSİ Laparoskopik uterus suspensiyonu:olgu bildirisi. End-Lap. ve Minimal İnvaziv Cerrahi Derg. Uterus suspensiyonu günümüzde endikasyonları oldukça sınırlanmış bir operasyondur. Derin disparoni nedeni olarak retroversiyon varlığında endometriosis cerrahisinde postoperatif yapışıklıkların oluşmasını önlemek için ve genç ve fertilitesini korumak isteyen kadınlarda uterus prolapsusu varlığında uygulanabilir. Uterus suspensiyonunda laparoskopik yaklaşım avantajları nedeniyle konvarsiyonel laparotominin yerini almıştır. Uygun olguların seçimi ile işlemin başarı şansı oldukça yüksektir. Uyguladığımız bir laparoskopik uterus suspensiyonu dolayısı ile literatürü gözden geçirerek yöntemin etkinliğini tartışmak istedik.Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler laparoskopik-uterus-suspensiyonu-olgu-bildirisi-_H121.html Thu, 15-08-2013 16:30 CEST EKTOPİK GEBELİK OLGULARINDA CERRAHİ YAKLAŞIM Ektopik gebelik olgularında cerrahi yaklaşım. End-Lap. ve Minimal İnvaziv Cerrahi Derg. Son iki dekatta ektopik gebelik insidansı % 1.2-1.4 gibi farkedilebilir bir insidansa ulaşmıştır. Bu geçen sürede ektopik gebelik tanı ve tedavi metodlarında köklü değişiklikler meydana gelmiştir. Gebelik tanısında kullanıma giren sensitif ve spesifik serum belirteçleri yanısıra minimal invaziv teknik olarak laparoskopik cerrahinin yerleşmesi rüptüre ektopik gebelik insidansında azalmaya yolaçmıştır. Ektopik gebeliklerde laparosokpi ile laparotomi metodlarının karşılaştırıldığı son çalışmalarda laparoskopik cerrahinin tercih edilen metod olduğu bildirilmiştir. Olguların preoperatif ve postoperatif hastanede kalış süreleri operasyon süresi kan transfüzyon miktarı ve günlük aktivitelerine dönüş çabukluğu laparoskopik cerrahiyi kullanılır hale getirmiştir.Çalışmamızda klinik ve laboratuar olarak ektopik gebelik düşünülerek yatırılan 66 olgu irdelendi. 34 olgu laparosokpi 32 olgu ise laparotomi ile tedavi edildi; preoperatif ve postoperatif yönden karşılaştırıldı. Laparotomi ve laparoskopi yapılan olgulalrın preoperatif ve postoperatif yatış süreleri ile operasyon zamanı operasyon sonrası intrauterin gebelik oranı transfüzyon sayısı karşılaştırıldı. Ektopik gebeliklerde cerrahi yaklaşımda hastanede kalış süresinin kısalığı operatif komplikasyonların ve kan transfüzyon oranının az olması ve pelvik faktörün korunması laparoskopik tedaviyi ön plana çıkarmıştır.Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler ektopik-gebelik-olgularinda-cerrahi-yaklasim-_H120.html Thu, 15-08-2013 15:04 CEST VİDEOSKOPİK CERRAHİDE ANESTEZİ Videoskopik cerrahide anestezi. End.-Lap. ve Minimal İnvaziv Cerrahi Derg. Birçok cerrahi braşta uygulanmakta olan videoskopik cerrahi girişimler arasında özellikle batın ve toraks cerrahisindeki uygumalar çeşitllik ve sayısal açıdan hızla artmaktadır.Bu uygulamalarda anestezi seçimi anestezi öncesi hazırlık uygulama yöntemi ve monitörizasyon açısından anestezi prensipleri konvansiyonel cerrahiye göre önemli faklılıklar göstermektedir.Bu yazıda laparoskopi torakoskopik ve histeroskopik cerrahi girişimlerde anestezi uygulamaları özellikle videoskopik cerrahiningetirdiği yeni riskler ve avantajlar açısından incelenerek özetlenmiştir.Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler videoskopik-cerrahide-anestezi-_H119.html Thu, 15-08-2013 15:01 CEST GEBELİKTE LAPAROSKOPİK KOLESİSTEKTOMİ Gebelikte laparosokpik kolesistektomi. End-Lap. ve Minimal İnvaziv Cerrahi Derg. Laparoskopik kolesistektomi hızlı bir şekilde açık kolesistektominin yerini almıştır. Her iki prosedürde endikasyonların aynı olmasına rağmen bazı cerrahlar gebelikte laparosokpikkolesistektomiyi kontrendike olarak değerlendirmişlerdir. Yakın zamanda gebelikte laparosokpik kolesistektominin güvenli bir şekilde yapılabileceği bildirilmiştir. 1992-1996 yılları arası 800 laparoskopik kolesistektomi yapıldı. bu grup içinde 5 hasta (% 0.6) gebelik süresince opere edildi. 5 gebede laparoskopik kolesistektomi başarışla tamamlandı. Bir hasta ilk 3 hasta ikinci 1 hasta ise üçüncü trimesterdeydi. Gebeliğin ilk trimesterinde opere edilen bir hastada spontan abortus gelişti. fakat hastanın gebe olduğu bilinmiyordu. Diğer hastalar gebeliklerini devam ettirip sağlıklı bebek doğurdu. Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler gebelikte-laparoskopik-kolesistektomi-_H118.html Thu, 15-08-2013 15:00 CEST İSTANBUL POLİS HASTANESİ LAPAROSKOPİK APPENDEKTOMİ VAKALARI: İLK DENEYİMLERİMİZ İstanbul Polis Hastanesi laparoskopik appendektomi vakaları: ilk deneyimlerimiz. End.-Lap. ve Minimal İnvaziv Cerrahi Derg. Laparoskopik appendektomi son yıllarda giderek daha çok merkezde kullanılmaya başlamıştır.Yayınlanan değişik seriler farklı avantaj ve dezavantajların görülmesini sağlamaktadır. Bu amaçla İstanbul Polis Hastanesi Genel Cerrahi Kliniğinde yapılan 19 laparoskopik appendektomi ameliyatının literatür ile karşılaştırmalı dökümünü sunmaktayız. Laparoskopik appendektomi yapılan hastaların demografik özellikleri klinik per ve postoperatuar bulguları açığa geçme nedenleri incelenmiştir. Bulgularımızın literatür ile uyumlu olup laparoskopik appendektominini deneyimli ellerde hasta açısından yararlı bir teknik olduğu düşünülmüştür.Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler istanbul-polis-hastanesi-laparoskopik-appendektomi-vakalari-ilk-deneyimlerimiz-_H117.html Thu, 15-08-2013 14:59 CEST LAPAROSKOPİK KOLESİSTEKTOMİ: 1270 OLGUNUN ANALİZİ Laparoskopik kolesistektomi: 1270 olgunun analizi. End-Lap. ve Minimal İnvaziv Cerrahi Derg. Laparoskopik kolesistektominin artık birçok merkezde rutin bir uygulama şekline önüştüğü günümüzde biz de kliniğmizde uyguladığımız ilk 1270 olgunun analizini yaparak literatürle karşılaştırıp tecrübelerimizi aktarmak istedik. Hastaların 276sı (% 21.7) erkek 994üy (% 78.3) kadındır. Ortalama yaş 50.8 (17-82)dir. 33 olgu (% 2.5) daha önceden üst batın 91 olgu (% 7.1) ise alt batın operasyonu geçirmişti. Tanı tüm hastalarda ultrasonografi ile konulmuştur. 35 hastaya (% 2.7) preoperatif 4 hastaya ise (% 0.3) postoperatif dönemde endoskopik retrograd kolanjiyopankreatikografi (ERCP) uygulanmıştır. Olguların 150si (% 11.8) French 1120si (% 88.2) ise Dundee tekniği ile opere edilmiştir. Operasyon süresi ortalama 46 dkdir (11-120). Laparotomiye konverisyon oranı % 6.3dür (n=81). Majör komplikasyon 23 olguda (% 1.8) minör komplikasyon ise 159 olguda (% 12.5) görülmüştür. Mortalite oranı % 0.1 (n=2)dir. Ortalama postoperatif hastanede yatış süresi ise 7 gündür. bu bulgular ışığında elde edilen bulguların dünya literatürü ile uyumlu olmasının yanısıra laparoskopik kolesistektominin semptomatik safra kesesi taşlarının tedavisinde artık giderek artan oranda kabu gören ve uygulanan bir yöntem haline gelmesinin haklılığını bir kez daha vurgulayabildiğimizi düşünmekteyiz.Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler laparoskopik-kolesistektomi-1270-olgunun-analizi-_H116.html Thu, 15-08-2013 14:57 CEST KİSTİK OVARİAN TÜMÖRLERDE VİDEO LAPAROSKOPİK YAKLAŞIM Kistik ovarian tümörlerde video laparoskopik yaklaşım. End-Lap. ve Minimal İnvaziv Cerrahi Derg. Bu çalışmada video laparoskopik ovarian kistektomi yapılan ilk 16 vakamız sunulmuştur. Adneksiyal kitlesi olan hastalar öykü pelvik muayene ve ultrasonografi yapılarak değerlendirildi. Yeterli gözlemden sonra operasyon kararı alınan hastalarda Doppler akım karakterleri ve serum Ca-125 düzeyleri belirlendi. Tümü premenopozal dönemde olan hastaların operatif sonuçları literatür bilgileri ışığında tartışıldı.Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler kistik-ovarian-tumorlerde-video-laparoskopik-yaklasim-_H115.html Thu, 15-08-2013 14:56 CEST JİNEKOLOJİDE LAPAROSKOPİK APPENDEKTOMİNİN YERİ: 2 OLGU SUNUMU Jinekolojide laparoskopik appendektominin yeri: 2 olgu sunumu. End-Lap. ve Minimal İnvaziv Cerrahi Derg. Appendektomi genellikle genel cerrahların yaptığı bir operasyon olmasına karşılık pelvik problemi nedeni ile jinekologlar tarafından diagnostik laporoskopi yapılan olgularda appendikse ait patoloji saptanabilir ve appendektomi yapılması gerekebilir. Kronik pelvik ağrı ve tuboovarian abse düşünülen iki olguya diagnostik ve operatif amaçlı laparosokpi yapıldı. Birinci olgumuzda minimal endometriosis (rAFS skor: 3 puan) ile birlikte çekum appendiks çıkan kolon ve pelvis yan duvarının konglemerat oluşturduğu gözlendi. Postoperatif genel cerrahi konsultasyonunu takiben adezyolizis ve appendektomi yapıldı. İkinci olgumuz genel cerrah tarafından sevedilen ve jinekolojik patoloji düşünülen akut batın tablosu gösteren olgu idi. Tuboovarian abse ve PID öntanıları ile laparoskopi yapılan hastada perfore apandisit saptandı peroperatif genel cerrahi konsültasyonunu takiben hastaya laparoskopik appendektomi yapıldı. Akut veya kronik pelvik ağrı yakınmasıyla jinekologlar tarafından diagnostik laparoskopi yapılan olgularda appendikse ait patoloji saptanabilmektedir. Bu nedenle endoskopik cerrahi yapan jinekologlar gerekli olgularda appendektomi yapabilmelidirler. Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler jinekolojide-laparoskopik-appendektominin-yeri-2-olgu-sunumu-_H114.html Thu, 15-08-2013 14:55 CEST MR ARTROGRAFİNİN DİZ PATOLOJİLERİNİN TANISINDAKİ YERİ VE ARTROSKOPİYLE DEĞERLENDİRİLMESİ MR artrografinin diz patolojilerinin tanısındaki yeri ve artroskopiyle değerlendirilmesi. End.-Lap. ve Minimal İnvaziv Cerrahi Derg. Bu çalışmada MR artrografinin diz patolojilerinin tanısındaki yerini değerlendirdik. MR artrografiyle elde ettiğimiz görüntüleri standart MR inceleme ile kıyasladık ve hastalarımızın artroskopik muayene sonuçları ile beraber değerlendirdik. 0.5 Tesla MR cihazında 16 hastanın diz patolojisinin değerlendirilmesi için MR inceleme yapıldı. Her hasta için intraartiküler gadolinium DTPA enjeksiyonu öncesi ve sonrasında görüntüler alındı. Hyalen kıkırdak kalınlığı ve yüzeyi incelendi. Hastalara 1 hafta içinde artroskopi uygulandı. MR artrografinin invaziv bir yöntem olmakla birlikte gonartrozda kıkıkdak patolojilerinin tanınmasında standart MR görüntülemeye üstün olduğu kanısına varıldı.Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler mr-artrografinin-diz-patolojilerinin-tanisindaki-yeri-ve-artroskopiyle-degerlendirilmesi-_H113.html Thu, 15-08-2013 14:54 CEST ÜST EKSTREMİTE REVAKSÜLARİZASYONUNDA EŞ ZAMANLI VİDEO-ASİSTED TORAKAL SEMPATEKTOMİ Üst ekstremite revaksülrizasyonunda eş zamanlı video-asisted torakal sempatektomi. End-Lap. ve Minimal İnvaziv Cerrahi Derg. Üst ekstremite revakülarizasyonuna sempatektomi eklemek gerektiğinde video-asisted torakoskopik (VAT) yöntemi kullanmanın üstünlüğü iki olgu sunularak tartışıldı. Olguların birinde servikal kaburga basısına bağlı subklavian arter tıkanıklığı diğerinde arterioskleroza bağlı subklavian arter stenozu altta yatan temel lezyondu. Her iki hastada tromboemboliye bağlı multisegmenter tıkanıklık ve distalde nekroz ve Raynaud femonemi mevcuttu. Her iki hastaya arteriel revaskülarizasyon (karotikosubklavian transpozisyon ve subklaviabrakial safen bpass) ve aynı seansta VAT sempatektomi uygulandı. VAT işlemlerinin genel üstünlüklerine ek olarak revaksülarizasyon ve sempatektominin aynı pozisyonda yapılabilmesinin sağladığı avantajlar vurgulandı.Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler ust-ekstremite-revaksularizasyonunda-es-zamanli-video-asisted-torakal-sempatektomi-_H112.html Thu, 15-08-2013 14:53 CEST GASTROİNTESTİNAL POLİPLER VE ENDOSKOPİK POLİPEKTOMİ SONUÇLARIMIZ Gastrointestinal polipler ve endoskopik polipektomi sonuçlarımız. End-Lap. ve Minimal İnvaziv Cerrahi Derg. Gastrointestinal poliplerin değişen derecelerde malign potansiyele sahip oldukları ve makroskopik olarak histolojik nitelikleri belirlenemediği için çıkartılmaları gerekir. Endoskopik polipektomi poliplerin tedavisinde tüm dünyada standart olarak kullanılan bir metod haline gelmiştir. Bu çalışmada Erciyes ÜTF Gastroenteroloji Bölümünde gastrointestinal polip tedavisinde rutin olarak uygulanmakta olan endoskopik polipektomi yöntemi sonuçları ve çıkartılan poliplerin özellikleri analiz edildi. Fleksibl endoskoplarla elektrocerrahi ünite ve kement yöntemi kullanılarak gastrointestinal sistemden 23 polip çıkartıldı. Hastaların yaşları 23-79 arasında değişmekte olup ortalama 44.0±14.4 yılı idi. 23 polipten 18inin (% 78.3) kolonda yerleşmiş olduğu görüldü. 12 hastada (% 67) başvuru şikayeti rektal kanama idi Kololn poliplerinin % 77.7sinin rektosigmoid kolonda bulunduğu ve % 50sinin adenomatöz tipte olduğu tespit edildi. En sık adenom tipi tübüler adenomdu (% 85.7). Nonneoplastik tiplerden en çok inflamatuvar polip (% 42.8) görüldü. Poliplerin 21i (% 91.2) 0.5-2.0 cm çapında ve en iri polip 3.0 cm iriliğinde idi. Hiçbir polipte malign değişim bulunmadı. Kolon poliplerinin % 22.2sinde senkron polip % 4.4inde ise senkron kolon kanseri bulundu. Komplikasyon olarak 1 vakada (% 4.3) kanama gelişti. Sonuç olarak endoskopik polipektominin gastrointestinal poliplerin tedavisinde güvenilir bir yöntem olduğu gösterildi.. Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler gastrointestinal-polipler-ve-endoskopik-polipektomi-sonuclarimiz-_H111.html Thu, 15-08-2013 14:52 CEST LAPAROSKOPİK KOLESİSTEKTOMİ SIRASINDA KARIN İÇİNDE KALAN TAŞLAR: DENEYSEL BİR ÇALIŞMA SONUÇLARI Laparoskopik kolesistektomi sırasında karın içinde kalan taşlar: deneysel bir çalışma sonuçları. End-Lap. ve Minimal İnvaziv Cerrahi Derg. Laparoskopik kolesistektominin (LK) son yıllarda artan uygulamaları ile birlikte değişik komplikasyonlar görülmeye başlamıştır. Bunlardan bir tanesi cerrahi sırasında kesenin perforasyonu ile karına taş dökülmesidir. bu taşlar olanaklar elverdiği ölçüde toplanmakla beraber birçok defa karında küçük boyutlarda taşlar kalmaktadır. bu komplikasyonunun zaman içinde nasıl bir patoloji oluşturacağını gözleyebilmek için bir hayvanmodelinde çüalışma yapılmıştır. LK yapılan 20 hastadan alınan safra taşları 20 adet ratta karın içine ekilmiştir. Taşların biyokimyasal ve mikrobiyolojik incelemeleri yapılmıştır. Hayvanlar iki grup halinde üç ve altı aylık iki dönem yaşatılmıştır. Patolojik incelemelerinde her olguda farklı yoğunluklarda lenfositik hücre cevabı görülüp taş tipleri arasında lenfositik cevap dışında diğer histomorfolojik bulgular yönünden farklılık görülmemiştir. Sonuç olarak karın içinde kalan safra taşlarının uzun dönemde çok zararlı etkilerinin olmadığı görülmüştür.Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler laparoskopik-kolesistektomi-sirasinda-karin-icinde-kalan-taslar-deneysel-bir-calisma-sonuclari-_H110.html Thu, 15-08-2013 14:49 CEST GAZSIZ LAPAROSKOPİ Gazsız laparoskopi. End-Lap. ve Minimal İnvaziv Cerrahi Derg. Laparoskopik kolesistektomi yaygın olarak kullanılmasına rağmen standart operasyon sarısanda CO2 pnömoperitona bağlı hemodinamik ve metabolik yan etkiler oluşabilir. bu yan etkiler birçok sağlıklı insanda aşikar bir problem yaratmasa da özellikle obstrüktif pulmoner hastalığı ve kardiyak hastalığı olanların ameliyatında ciddi bir sakınca oluşur. Bu gibi problemleri bertaraf etmek için pnömoperitonsuz abdominal distansiyon yaratacak sistemler önerilmektedir. Biz gazsız sistemle laparoskopik kolesistektomiyi Ocak 1993den beri kullanıyoruz. Ocak 1995-Şubat 1996 arasında gerçekleştirdiğimiz 15 gazsız laparoskopik kolesistektomi olgusunun 11i kadın 4ü erkek ortalama yaş 48.7 (23-67) ortalama operasyon süresi 77 dk (45-150 dk) ve postoperatif komplikasyon hiçbir olguda gelişmedi. Geç komplikasyon olarak ameliyattan 6 ay sonra bir hasltada insizyonel subumblikal herni teşhis edilerek prolen mesh ile fıtık tamiri yapıldı.Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler gazsiz-laparoskopi-_H109.html Thu, 15-08-2013 14:48 CEST İSTANBUL POLİS HASTANESİ LAPAROSKOPİK KOLESİSTEKTOMİ AMELİYATLARININ ANALİZİ: İLK 50 VAKA İstanbul Polis Hastanesi laparoskopik kolesistektomi ameliyatlarının analizi: ilk 50 vaka. End-Lap. ve Minimal İnvaziv Cerrahi Derg. Laparoskopik kolesistektomi (LK) son yıllarda hızla gelişerek açık kolesistektominin yerini alan bir ameliyat olmuştur. Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler istanbul-polis-hastanesi-laparoskopik-kolesistektomi-ameliyatlarinin-analizi-ilk-50-vaka-_H108.html Thu, 15-08-2013 14:47 CEST LAPAROSKOPİK KOLESTEKTOMİDE LAPAROTOMİYE KONVERSİYON Laparoskopik kolestektomide laparotomiye konversiyon. End.-Lap. ve Minimal İnvaziv Cerrahi Derg. Laparoskopik kolesistektomide laparotomiye konversiyon çeşitli nedenlerle ortaya çıkabilir. Biz de kliniğimizde uyguladığımız ilk 1270 laparoskopik kolesistektomi olgusunda konversiyon neden ve sonuçlarını irdeledik. 1270 olguluk seride toplam konversiyon oranımız % 6.3 (n=81)dür. Otuziki olgu (% 39.5) akut kolesistit nedeni ile opere edilmiştir. Konversiyon oranları ilk 200 olguda % 7.5 (n=15) 200-500 arası % 7.3 (n=22) 500-1000 arası % 8 (n=40) ve 1000-1270 arası % 3.7 (n=10) olarak tespit edilmiştir. Konversiyonlar komplikasyon nedeni ile acil ve elektif uygulananlar olmak üzere iki başlıkta incelenmiştir. Batın içi yapışıklık 58 olguda (% 71.6) grade 4 olarak skorlandırılmıştır. en sık sebep aşırı inflamasyon ve belirlenemeyen anatomidir (% 59.2). Sonuç olarak artan deneyimle birlikte konverisyon oranında bir düşük değil elektif sebeplerde artış yani konversiyona yerinde ve erkenden karar verebilme oranında artış elde edilebilmektedir.Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler laparoskopik-kolestektomide-laparotomiye-konversiyon-_H107.html Thu, 15-08-2013 14:46 CEST LAPAROSKOPİK KOLESİSTEKTOMİ: 500 OLGUNUN İNCELENMESİ-HACETTEPE DENEYİMİ Laparoskopik kolesistektomi: 500 olgunun incelenmesi-Hacettepe deneyimi. End-Lap. ve Minimal İnvaziv Cerrahi Derg. Eylül 1991-Ağustos 1994 yılları arasında kliniğimizde gerçekleştirilen 500 laparoskopik kolesistektomi (LK) olgusu retrospektif olarak incelenmiştir. LK 469 (% 94) olguda başarı ile tamamlanırken 31 (% 6) olguda açık kolesistektomiye geçilmiştir. Açık kolesistektomiye geçilmesinin ana nedeninin aşırı adezyonlar ve kanama olduğu saptanmıştır. Dört (% 0.8) olguda iyatrojenik safra yolları yaralanması görülürken majör vasküler yaralanma içi boş organ yaralanması ve mortalite olmamıştır. Komplikasyon gelişmeyen olgulalrda ortalama hastanede kalış süresi 1.4 (1-5 gün) olarak saptanmıştır. Komplikasyon gelişmeyen olgularda LK öncesindeki aktiviteye dönüş 7 günde olmuştur. Ortalama LK süresi 78 (25-270) dakikadır. Olgaların % 3.8inde komplikasyon gelişmiştir. İntraoperatif kolanjiyografi rutin olarak uygulanmamıştır. Olguların 20sinde (% 4) kolanjiyografi denenmiş ve değerlendirmeye yetecek kalitede kolanjiyografi ancak 14 olguda elde edilmiş kolanjiyografi denenen olgularda girişim % 70 oranında başarılı olmuştur.Endoskopik retrograd kolanjiyo-pankreatografi (ERKP) koledokolitiyazis 7si geçirilmiş biliyer pankreatit nedeniyle 12 olguda gerçekleştirilmiştir. bu serideki olguların % 16sı (n=78) bu konuda deneyimli öğretim üyeleri gözetiminde 4. ve 5. sene araştırma görevlileri tarafından gerçekleştirilmiştir. Araştırma görevlileri tarafından yapılan laparoskopik kolesistektomiler öğretim üyeleri tarafından gerçekleştirilenlere göre daha uzun sürmektedir (p<0.001). Ancak araştırma görevlilerinin komplikasyonları ile öğretim üyelerinin komplikasyon oranları arasında fark olmadığı saptanmıştır (p=0.3). Laparoskopik kolesistektomi güvenilir bir yöntem olarak dikkat çekmiştir. Laparoskopik kolesistektomi eğitimi için koşul olarak öne sürülen hayvan çalışmaları ve kurslar bu pratiğin rutin olarak uygulayan uzmanlık eğitim programlarında gerekli olmayabilir.Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler laparoskopik-kolesistektomi-500-olgunun-incelenmesi-hacettepe-deneyimi-_H106.html Thu, 15-08-2013 14:44 CEST LAPAROSKOPİK KOLESİSTEKTOMİ: 192 OLGUNUN SUNUMU Laparoskopik kolesistektomi: 192 olgunun sunumu. End-Lap. ve Minimal İnvaziv Cerrahi Derg. Bu retrospektif çalışmada Eylül 1992 ile Mayıs 1995 tarihleri arasında Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Anabilim Dalında laparoskopik kolesistektomi uygulanan 192 hastanın sonuçları değerlendirilmiştir. Tüm hastalar öğretim üyeleri tarafından ameliyat edildi. Hastaların 148i kadın 44ü erkek olup yaşları 18 ile 72 yaşlar arasında idi. 171 hastada kronik taşlı kolesistit 19 akut taşlı kolesistit ve 2sinde safra kesesi polibi vardı. 21 hastada açık kolesistektomiye geçildi (% 11). Açık kolesistektomiye geçiş nedenleri anatomik zorluk mekanik problemler kanama ve kardiyak hastalıktı. Onbeş (% 7.5) majör ve sekiz (% 4) minör komplikasyon meydana geldi. Beş hastada safra yolu yaralanması veya fistülü mevcuttu. Mortalitemiz olmadı. Ortalama ameliyat süresi 75 dk (40-300) ve postoperatif hastanede kalma süresi 2 gün idi.Bu sonuçlar hasta seçimindeki titizliğin anatominin iyi ortaya konmasının tecrübeli ekibin ve mekanik problemlerin olmamasının laparoskopik kolesistektomide çok önemli faktörler olduğunu göstermektedir.Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler laparoskopik-kolesistektomi-192-olgunun-sunumu-_H105.html Thu, 15-08-2013 14:43 CEST OVER KİSTLERİNDE LAPAROSKOPİK YAKLAŞIM Over kistlerinde laparoskopik yaklaşım. End-Lap. ve Minimal İnvaziv Cerrahi Derg. Over kistlerinde cerrahi tedavi son yılllarda artan sıklıkla laparoskopik yöntemle gerçekleştirilmektedir. Servisimizde over kisti nedeniyle 9 hastaya laparoskopik girişim uygulandı. 4 hastamızda over kisti kolesistektomi ve prosksimal gastrik vagotomi ameliyatları sırasında insidental olarak bulundu. Hastaların 4üne ooferektomi sağ kistektomi yapıldı. Ameliyat süresi ortalama 47 dk hastanede kalış süresi ortalama 2 gün olarak belirlendi. Hastalar 6-24 ay takip edildi nüks saptanmadı. Hastanede yatış süresinin kısalması erken mobilizasyon normal aktiviteye dönüşün çabuklaşması batın içi adhezyon riskinin azalması ve kozmetik olması laparoskopik cerrahinin en önemli avantajları olarak kabul edilmektedir. Cerrahi kliniklerin de insidental olarak tespit edilen over kistlerinin laparoskopik yöntemle tedavisi ile bu hastaları laparoskopik cerrahinin avantajlarından faydalandırmak uygun olur düşüncesindeyiz. Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler over-kistlerinde-laparoskopik-yaklasim-_H104.html Thu, 15-08-2013 14:41 CEST DİSMONERE VE KRONİK NON-SİKLİK PELVİK AĞRILI OLGULARDA LAPAROSKOPİK UTERİN SİNİR ABLASYONU SONUÇLARI Dismonere ve kronik non-siklik pelvik ağrılı olgularda laparoskopik uterin sinir ablasyonu sonuçları. End.-Lap. ve Minimal İnvaziv Cerrahi Derg. Kronik non-siklik pelvik ağrı ve dismenore şikayetleri olan 14 olguya hook/dik açılı unipolar elektrod ile laparoskopik uterin sinir ablasyonu uygulanmıştır. Olguların laparoskopik incelemelerinde 5 olguda minimal endometriosis saptanırken 9 olguda patoloji saptanamamıştır. Dismonere ve pelvik ağrı şikayetleri preoperatif ve postoeparitf 4 ay sonra değerlendirilmiş ve lineer analog skala ile dismonere şikayetinde istatistiksel olarak azalma tespit edilirken aynı durum konik non-siklik pelvik ağrı için gözlenememiştir.Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler dismonere-ve-kronik-non-siklik-pelvik-agrili-olgularda-laparoskopik-uterin-sinir-ablasyonu-sonuclari-_H103.html Thu, 15-08-2013 14:40 CEST OVER KİSTLERİNDE LAPAROSKOPİK YAKLAŞIM Over kistlerinde laparoskopik yaklaşım. End-Lap. ve Minimal İnvaziv Cerrahi Derg. Endoskopik girişimler özellikle jinekolojide oldukça uzun süredir uygulanmaktadır. Mikrokamera sistemlerinin gelişmesi ile laparotomiye gereksinim duyulan birçok jinekolojik operasyonunun laparoskopik tedavisi hızla yaygınlaşmıştır. Fonksiyonel veya benign over kistleri laparoskopik olarak tedavi edilebilirler. Ancak laparoskopik olarak çıkarılıp daha sonra malign olduğu belirlenen over neoplazmları hakkında görüş farklılıkları vardır. Son yayınlar malignite saptanan olguların hemen tedavisinin prognozu etkilemediği ancak laparoskopik kist aspirasyonu veya biyopsi sonrası tedavi birkaç hafta geçiktirilirse prognozun kötüleşeceği yolundadır. Adneksiyal kitlelerin tedavisinde laparoskopiyi laparotomiye alternatif olarak seçebilmek için güvenilir preoperatif tanı yöntemlerine ihtiyaç vardır.Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler over-kistlerinde-laparoskopik-yaklasim-_H102.html Thu, 15-08-2013 14:39 CEST KRONİK PELVİK AĞRI YAKINMASI OLAN VAKALARDA PELVİK MUAYENE VE LAPAROSKOPİ BULGULARININ KARŞILAŞTIRILMASI Kronik pelvik ağrı yakınması olan vakalarda pelvik muayene ve laparoskopi bulgularının karşılaştırılması. End-Lap. ve Minimal İnvaziv Cerrahi Derg. Pelvik muayenenin kronik pelvik ağrıda (KPA) tanısal etkinliğini belirlemek için Osmangazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalında 66 hastada KPA nedeniyle yapılan pelvik muayene ve laparoskopi bulguları retrospektif olarak araştırıldı. Pelvik muayenenin pelvik yapılardaki patolojiyi göstermede sensitivitesi % 80.9 spesifitesi % 75 ve pelvik muayene ile laparoskopi bulguları arasında uyum % 75.8 olarak bulunsa da pelvik muayenenin spesifik pelvik problemleri göstermek için güvenilir bir yöntem olmadığı belirlendi. Yalın pelvik muayene ile hastaların % 30.8inde varolan pelvik patolojiler gösterilemediği bu nedenle hiçbir hastada laparoskopi yapılmadan psikojenik etkenlere bağlı pelvik ağrıdan söz edilmemesi gerektiği düşünüldü.Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler kronik-pelvik-agri-yakinmasi-olan-vakalarda-pelvik-muayene-ve-laparoskopi-bulgularinin-karsilastirilmasi-_H101.html Thu, 15-08-2013 14:38 CEST SIÇANLARDA OLUŞTURULAN PNÖMOPERİTON MODELİNDE KARACİĞER KAN AKIMI AZALMASINA BAĞLI MİKROSTRİKTÜREL DEĞİŞİKLİKLER Sıçanlarda oluşturulan pnömoperiton modelinde karaciğer kan akımı azalmasına bağlı mikrostriktürel değişiklikler. End-Lap. ve Minimal İnvaziv Cerrahi Derg. Laparoskopi için oluşturulan pnömoperiton ile intraabdominal basıncın yükselmesine bağlı sistemik ve visseral hemodinamik değişiklikler oluşmaktadır. Winstar-Albino erkek sıçanlarda otomatik ensuflatör ile batın içine CO2 ensufle edilerek pnömoperiton oluşturulmuştur. Herbiri ikişer kontrol hayvanı içeren ve altışar hayvandan oluşan üç grupta operatif laparoskopi için gerekli olan 15 mmHg basıncında pnömoperiton oluşturularak çalışılmıştır. I. grupta 1/2 saat II. grupta 1 1/2 saat III. grupta 3 saat sonra pnömoperiton sonlandırılarak hayvanlara median laparotomi yapılmış ve alınan biyopsilerde karaciğer dokusunun histopatolojik değerlendirilmesi yapılmıştır. Karaciğerde 1/2 saatlik grupta kontrol hayvanlarına benzer mikro yapısal özellikler görülürken III. grupta perilobüler venüllerin çapında küçülme ve santral ven lümenlerinde boşluklar ön plana çıkmıştır. Bütün gruplardaki hayvanlarda deney bitiminden 6 saat sonra tekrar biyopsi alınmış ve hipoperfüzyon bulgularının resersibl olduğu görülmüştür. Sonuç olarak CO2 ile 15 mmHg basınçta oluşturulan pnömoperitonun 1/2 saatten daha fazla devam etmesi ile karaciğerde hipoperfüzyon lehine histopatolojik bulgular saptanmıştır. Bu ön çalışma değişik karaciğer fonksiyonel bozukluğu olan deneklerde pnömoperitona bağlı hipoperfüzyonun etkilerinin hem fonksiyonel hem de mikro striktürel açıdan arıştırılmasının uygun olacağı düşündürmektedir.Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler sicanlarda-olusturulan-pnomoperiton-modelinde-karaciger-kan-akimi-azalmasina-bagli-mikrostrikturel-degisiklikler-_H100.html Thu, 15-08-2013 14:33 CEST LAPAROSKOPİK KOLESİSTEKTOMİDE SAFRA YOLU YARALANMALARINI AZALTMA TEKNİĞİ Laparoskopik kolesistektomide safra yolu yaralanmalarını azaltma tekniği. End-Lap. ve Minimal İnvaziv Cerrahi Derg. Laparoskopik kolesistektomi tekniğinin uygulanmaya başlaması ile birlikte operatif safra yolu yaralanmalarının da insidansında bir artma olmuştur. Uyguladığımız laparoskopik diseksiyonun safra kesesi korpusundan başlayarak sistik kanala doğru yapılması tekniği ile safra yolu yaralanmalarını minimuma indirilmesi amaçlanmıştır. Bu yazıda sunduğumuz prospektif çalışma kullandığımız tekniğin emniyetini saptamak amacı ile planlandı.Ocak 1993-Temmuz 1995 tarihleri arasında İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Anabilim Dalında 302 semptomatik kolelitiyazis olgusuna laparoskopik kolesistektomi uygulandı. Akut kolesistit olan bir olguda tam koledok transeksiyonu oldu ve aynı seansda açık yöntemle onarıldı. Mirizzi sendromu olan ve postoperatif 28. gün kaybedilen bir olguda safra fistülü ve sepsis gelişti. Koleyitiyasiz olan ve preoperatif ERCP uygulanan iki olguda postoperatif biliyoma oldu perkütan drenaj ve nazobiliyer dren uygulaması ile tedavi edildi. Sonuçlarımıza göre uygulamakta olduğumuz tekniğin laparoskopik kolesistektomi sırasında safra yolu yaralanmalarını önlemek yönünden emniyetli bir yöntem olduğu kanısına varıldı.Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler laparoskopik-kolesistektomide-safra-yolu-yaralanmalarini-azaltma-teknigi-_H99.html Thu, 15-08-2013 14:32 CEST LAPAROSKOPİK KOLESİSTEKTOMİ TRAKYA ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİNDEN İLK SONUÇLAR Laparoskopik kolesistektomi Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesinden ilk sonuçlar. End.-Lap. ve Minimal İnvaziv Cerrahi Derg. Çalışmamızda 11 Mart 1993 ile 17 Ocak 1995 tarihleri arasında merkezimizde yapılan 89 vakalık laparoskopik kolesistektomi serisi incelenmiştir. Genel morbidite oranımız % 3.3 olup literatürün biraz altındadır. Major komplikasyonlarından iki hastamızda (% 2.2) koledok yaralanması görülmüştür. Bu komplikasyon literatürde rastlananın yaklaşık yedi katıdır. Bunun nedeni tecrübelerimizin erken döneminde bu komplikasyonun görülmesi ve sistik kanal ve arter preparasyonunda klasik dissektör yerine Hook-Koter kullanılmasıdır. Tecrübelerimizin artması ile zaman içinde bu komplikasyonun azalacağı inancındayız. Mortalitemizin olmaması sevindirici bir olaydır. Literatürde % 0 ile 0.15 mortalite gözlenmektedir. Sonuç olarak kolelitiazis tedavisinde laparoskopik kolesistektomi birçok avantajının yanısıra kabul edilebilir komplikasyon oranı ile deneyimli bir cerrah tarafından uygulandığında seçkin ve güvenilir bir tedavi yöntemidir.Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler laparoskopik-kolesistektomi-trakya-universitesi-tip-fakultesinden-ilk-sonuclar-_H98.html Thu, 15-08-2013 14:30 CEST VİDEO LAPAROSKOPİNİN; DİAGNOSTİK AMAÇLI OLARAK AKUT BATIN, ASİT ETİYOLOJİSİ, KRONİK AKCİĞER HASTALIKLARI TANISI VE MALİGNİTE EVRELEMESİNDEKİ ETKİNLİĞİNİN ARAŞTIRILMASI Video laparoskopinin; diagnostik amaçlı olarak akut batın asit etiyolojisi kronik akciğer hastalıkları tanısı ve malignite evrelemesindeki etkinliğinin araştırılması. End.-Lap. ve Minimal İnvaziv Cerrahi Derg. İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Anabilim Dalında 1993-1995 tarihleri arasında 26 aylık sürede 63 olguya (22 olguya akut batın ön tanısı 17 olguya asit etiyolojisi 15 olguya kronik karaciğer hastalığı ve 9 olguya ise malingite evrelemesi ve operabilite değerlendirilmesi için) diagnostik video laparosokpi uygulandı. Diagnostik video laparoskopi akut batında % 95 asit etiyolojisinde % 100 kronik karaciğer hastalığında % 86 malignite evrelemesinde % 66 sensitif bulundu. Diagnostik video laparoskopiler ortalama 53 (20-150) dakikalık sürede tamamlandı. Majör komplikasyon % 1.5 minör komplikasyon ise % 6.3 gözlendi.Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler video-laparoskopinin-diagnostik-amacli-olarak-akut-batin-asit-etiyolojisi-kronik-akciger-hastaliklari-tanisi-ve-malignite-evrelemesindeki-etkinliginin-arastirilmasi-_H97.html Thu, 15-08-2013 14:29 CEST AKUT KOLESİSTİTİN CERRAHİ TEDAVİSİNDE LAPAROSKOPİK YAKLAŞIM Akut kolesistitin cerrahi tedavisinde laparoskopik yaklaşım. End-Lap. ve Minimal İnvaziv Cerrahi Derg. Bu çalışmada Haziran 1994 - Aralık 1995 tarihleri arasında akut kolesistit tanısıyla ameliyata alınan 90 hastaya ait sonuçlar bildirilmiştir.Olguların 60ını (% 66.7) kadın hastalar; 30unu (% 33.3) erkek hastalar oluşturmuş yaş ortalaması da 53.5 (24-81 yaş aralığında) olarak bulunmuştur. 52 olguda (% 57.8) laparoskopik 38 olguda (% 42.2) açık kolesistektomi uygulandı. Ameliyat yönteminin seçiminde girişimin uygulandığı saat etkili oldu. Ekipman ve yetişmiş personelin hazır bulunduğu mesai saatlerinde laparoskopik girişim bu saatler dışında gelen olgularda da açık girişim uygulandı. Ortalama ameliyat süresi morbidite ve mortalite oranları ortalama hastanede kalış süresi laparoskopik ve açık girişimlerde sırasıyla 94 dk/91 dk; % 13.4/% 21; % 0/% 2.1; 2.8 gün/6.2 gün olarak bulundu.Laparoskopik başlanan 5 olguda (3ün de anatomik belirsizlik ve disseksiyon güçlüğü nedeniyle oluşan ve durdurulamayan kanama 2sinde de koledok yaralanması) nedeniyle açık girişime dönüldü (% 9.6). Bu çalışma sonucunda ilk yıllarda laparoskopi için kontrendikasyon kabul edilen akut kolesistit olgularında erken mobilizasyon daha düşük mortalite ve morbidite oranları kanrın ön duvarının bütünlüğünün bozulmaması daha az bride neden olması ve daha az hastanede kalış süresi gibi avantajları nedeniyle laparoskopik kolesistektominin açık kolesistektomiye tercih edilmesi gerektiği söylenebilir. Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler akut-kolesistitin-cerrahi-tedavisinde-laparoskopik-yaklasim-_H96.html Thu, 15-08-2013 14:28 CEST EKSTRA-KORPORAL LAPAROSKOPİK APENDEKTOMİ Ekstra-korporal laparoskopik apendektomi. End.-Lap. ve Minimal İnvaziv Cerrahi Derg. Laparoskopik apendektomi başlangıçtaki tereddütlere rağmen apandisitli hastalarda tercih edilen yöntem olmuştur. Mayıs 1992-Kasım 1995 tarihleri arasında apandisit bulgu ve semptomları olan 142 hasltadan 135ine ekstra-korporal laparoskopik apendektomi yapıldı. 7 hastada (% 4.9) açık ameliyata geçildi. Bu teknikte apandiks sağ fossadaki trokardan batın dışına alınarak apendektomi gerçekleştirildi. Akut inflamasyon 117 hastada (% 82) histolojik olarak teyid edildi. 3 hastada (% 2.2) yara infeksiyonu 2 hastada (% 1.5) ise intraabdominal abse gelişti. Ortalama ameliyat süresi 34 (20-95 dk) olup hastanede yatış süresi 1.9 (1-5 gün) olarak belirlendi. Alınan sonuçlara göre laparoskopik teknik açık teknik kadar hızlı ve güvenlidir. Düşük yara infeksiyon oranı minimal ağrı ve erken postop. mobilizasyon laparoskopik apendektomi lehine ancak günümüzde intraabdominal abse insidensi aleyhinedir.Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler ekstra-korporal-laparoskopik-apendektomi-_H95.html Thu, 15-08-2013 14:26 CEST LAPAROSKOPİK VE AÇIK APENDEKTOMİNİN KARŞILAŞTIRILMASI: 80 OLGUNUN PROSPEKTİF RANDOMİZE BİR DEĞERLENDİRİLMESİ Laparoskopik ve açık apendektominin karşılaştırılması: 80 olgunun prospektif randomize bir değerlendirilmesi. End-Lap. ve Minimal İnvaziv Cerrahi Derg. İ.Ü. İstanbul Tıp Fakültesi Acil Cerrahi bölümünde açık ve laparoskopik apendektomiyi karşılaştırmak amacı ile prospektif randomize bir çalışma yapıldı. Seksen hasta rastgele olarak 40 kişilik açık (I. grup) ve 40 kişilik laparoskopik (II. grup) apendektomi gruplarına ayrıldı. Ameliyat süresi hastanede kalış süreleri paralitik ileus komplikasyonlar ve postoperatif analjezik gereksinimleri karşılaştırdı. Hipotez testi (0.05) kullanılarak yapılan değerlendirmede ameliyat süreleri arasında belirli bir fark bulunmazken postop hastanede kalış süryesinin II. grupta anlamlı derecede kısa olduğu saptandı (I. grup: 3.4 II. grup: 1.6 gün). Yine II. grupta postop paralitik ileus süresi daha kısa ameliyatın ertesi sabah parenteral analjezik gereken olgu sayısı daha az idi. Komplikasyon oranı da I. grupta yüksek idi (I. grup: % 20 II. grup: % 5). Bir olguda yapışıklıklar diğerinde ise apendiküler arterden kanama nedeni ile toplam 2 hastada açık ameliyata geçildi. Sonuç olarak hastanede kalış süresini kısaltması komplikasyon sayısının düşük olması paralitik ileusun kısa sürmesi daha az analjezik gereksinimi ve nihayet kosmetik nedenlerle laparoskopik apendektominin açık epindektomiye iyi bir alternatif oluşturabileceğini düşünüyoruz.Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler laparoskopik-ve-acik-apendektominin-karsilastirilmasi-80-olgunun-prospektif-randomize-bir-degerlendirilmesi-_H94.html Thu, 15-08-2013 14:25 CEST TOPİKAL ÜRETRAL ANESTEZİ İLE YAPILAN BEŞ YILLIK TANISAL ENDOSKOPİ SONUÇLARIMIZ Topikal üretral anestezi ile yapılan beş yıllık tanısal endoskopi sonuçlarımız. End-Lap. ve Minimal İnvaziv Cerrahi Derg.Mesane ve üretraya ait patolojilerin tanısında üretro-sistoskopi en önemli yöntemdir. Lokal anestezi ile mi yoksa genel anestezi altında mı yapılmasının daha doğru olduğu tartışmalıdır.Bu çalışmada 1990-1995 yılları arasında topikal üretral anestezi ile üretrosistoskopi yapılan 1104 hastanın retrospektif analizi sunulmuştur. Yaş ortalaması 43.9 (25-90) olan hastaların 850si erkek 254ü bayandı. Uygulama genital temizliği takiben üretral meadan % 2lik lidokainli jel enjekte edip penisi 5 dakika klempledikten sonra 17 F 21 F veya 23.5 F rijit sistoskoplardan biri ile yapılmıştır. Benign prostat hiperplazisi (BPH) mesane tümörü tanısı yada tedavi sonrası kontrol vezikovaginal fistül mesaneyle dıştan bası mesane boynu kontraktürü üriner inkontinans üretra darlığı üretra tümörü ve kronik prostatif tanılarıyla 625 hastaya üretrosistoskopi girişiminde bulunulmuştur.Ayrıca 41 hastada hemoraji sistoskopun mesaneye geçmemesi yada hastanın tolere edememesi nedeniyle işlem başarılı olmamıştır. Hastaların 371ine tanısal amaçlı üreteral kateterizasyon uygulanmış ve retrograt pyelografi (RGP) çekilmiş ve geri kalan 67 hastada ise double J (DJ) stent yerleştirilmesi alınması yada değiştirilmesi işlemi uygulanmıştır. Mesane tümörü olan 32 hastadan aynı anda biyopsi alınmıştır. Kontrol sistoskopisi yapılan 71 hastanın 26sında tümör nüksü gözlenmiştir. 42 hastada işlem esnasında insidental patolojiler tesbit edilmiştir.Operasyon hazırlığı ve hospitalizasyon gerektirmesi genel anestezi riski taşımaması gibi avantajları olmasına rağmen lokal anestezi ile üretrosistoskopi hastalar tarafından zor tolere edilen bir işlemdir.Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler topikal-uretral-anestezi-ile-yapilan-bes-yillik-tanisal-endoskopi-sonuclarimiz-_H93.html Thu, 15-08-2013 14:24 CEST LAPAROSKOPİK TÜBAL STERİLİZASYON Laparoskopik tübal sterilizasyon. End-Lap. ve Minimal İnvaziv Cerrahi Derg. Laparoskopik fallope ring sterilizasyonu yapılan olgular değerlendirilmiştir. Retrospektif olarak Osmangazi ÜTF Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalında yapılan 107 sterilizasyon olgusu yeralmıştır. En genç olgu 20 en yaşlı ise 45 yaşından idi. Olgluların % 87.9u 30 yaş ve üzerinde idi. Yaşayan çocuk sayısı 2 ve üzerinde olanlar ise olguların % 94.4ünü oluşturmakta idi. Sterilizasyonların % 32.7si rahim tahliyesi sırasında yapıldı. Bir olguda işlem sürecinde transseksiyon nedeniyle uygulama bölgesinde ikinci bir fallop halkası gerekli oldu. Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler laparoskopik-tubal-sterilizasyon-_H92.html Thu, 15-08-2013 14:22 CEST İKİ OLGUDA UTERUS PERFORASYONUNUN LAPAROSKOPİK ONARIMI İki olguda uterus perforasyonunun laparoskopik onarımı. End.-Lap. ve Minimal İnvaziv Cerrahi Derg. İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları Anabilim Dalında endometrial biyopsi alınan ve tanısal histeroskopi uygulanan iki farklı hastada uygulama sırasında meydana gelen uterus perforasyonu laparoskopik elektrokoterizasyon ile perforasyon yeri koterize edilerek onarıldı. Kolay uygulanabilen bu yöntemi takiben hastalarda komplikasyon gelişmedi.Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler iki-olguda-uterus-perforasyonunun-laparoskopik-onarimi-_H91.html Thu, 15-08-2013 14:21 CEST LAPAROSKOPİK GÖZLEMDE OVULASYON BULGUSUNUN DEĞERLENDİRİLMESİ GEÇERLİ BİR YÖNTEM MİDİR? Laparoskopik gözlemde ovulasyon bulgusunun değerlendirilmesi geçerli bir yöntem midir?. End-Lap. ve Minimal İnvaziv Cerrahi Derg. Laparoskopik gözlemde karar verilen ovulasyon bulgusunun geçerliliği araştırılmıştır. Osmangazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalında laparoskopi yapılan ve eş zamanlı endometrial biyopsi uygulanan 287 olgu retrospektif olarak değerlendirilmiştir. Endometrial biyopsi sonuçları esas alınmak üzere laparoskopik gözlemle yapılan ovulasyon değerlendirmelerinde % 37.2 yalancı pozitif % 23.5 yalancı negatiflik saptandı.Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler laparoskopik-gozlemde-ovulasyon-bulgusunun-degerlendirilmesi-gecerli-bir-yontem-midir-_H90.html Thu, 15-08-2013 14:20 CEST RİA TRANSLOKASYONU: SİSTOSKOPİ REHBERLİĞİNDE LAPAROSKOPİK CERRAHİ YÖNTEMLE ÇIKARILMASI Ria translokasyonu: sistoskopi rehberliğinde laparoskopik cerrahi yöntemle çıkarılması. End-Lap. ve Minimal İnvaziv Cerrahi Derg. 1000-2000 uygulamada bir görülen uterus perforasyonu ile intraabdominal yerleşimli rahim içi aracın (RİA) lokalizasyonu tanı ve tedavi güçlükleri gösterebilir. Vezikoservikal bölge yerleşimli bakırlı rahim içi araç sistoskopi rehberliğinde laparoskopik cerrahi yöntemle çıkarıldı.Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler ria-translokasyonu-sistoskopi-rehberliginde-laparoskopik-cerrahi-yontemle-cikarilmasi-_H89.html Thu, 15-08-2013 14:19 CEST CERRAHİDE TELEOPERASYON, TELEROBOTİKLER VE TELEVARLIK Cerrahide teleoperasyon telerobotikler ve televarlık. End-Lap. ve Minimal İnvaziv Cerrahi Derg. Teleoperasyon telerobotikler ve televarlık kavramları tanımlandı. Bu prensipleri gösterebilmek için kimi klinik pratikte kullanılan kimi ise prototip halinde mevcut cerrahi sistemlerden yararlanıldı. Geleceğin cerrahisine bir çerçeve oluşturmak amacı ile bu teknolojilerin önemi ve diğer ileri teknolojilerle ilişkisi gösterildi.Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler cerrahide-teleoperasyon-telerobotikler-ve-televarlik-_H88.html Thu, 15-08-2013 14:12 CEST LAPAROSKOPİK SAFRA YOLLARI GİRİŞİMLERİ (YABANCI YAYINLARDAN SEÇMELER) Laparoskopik safra yolları girişimleri (Yabancı Yayınlardan Seçmeler. End.-Lap. ve Minimal İnvaziv Cerrahi Derg.Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler laparoskopik-safra-yollari-girisimleri-yabanci-yayinlardan-secmeler-_H87.html Thu, 15-08-2013 14:11 CEST LAPAROSKOPİK KOLESİSTEKTOMİDE İLK DENEYİMLERİMİZ: (55 VAKANIN DEĞERLENDİRİLMESİ) Laparoskopik kolesistektomide ilk deneyimlerimiz: (55 vakanın değerlendirilmesi). End.-Lap. ve Minimal İnvaziv Cerrahi Derg. Bu çalışmada Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Anabilim Dalında Mart 1993 ile Haziran 1995 tarihleri arasında iki cerrah tarafından uygulanan 55 laparoskopik kolesistektomi vakası değerlendirildi. 45i kadın (% 80.18) 10u erkek (% 19.82) olan vakalarının yaşları 21 ile 73 arasındaydı. 55 vakanın 6sı akut kolesistitli diğerleri ise kolelityazisli hastalardı. 3 hastada açık kolesistektomiye dönüldü (% 5.4). Açığa dönme sebebi anatominin tam açıklığa kavuşturulamamasıydı. Peroperatuvar komplikasyon görülmedi. Akut kolesistitli hastaların tümünde kolesistektomi laparoskopik olarak tamamlandı. bir hastada görülen cilt altı amfizemi (% 1.8) dışında hiçbir komplikasyon ile karşılaşılmadı. Mortalite görülmedi (% 0). Ortalama operasyon süresi 126 dakika (75-200 dakika) olarak bulundu. Sonuç olarak deneyimli ellerde laparoskopik kolesistektominin açık yöntem kadar güvenle uygulanabileceği ve laparoskopik kolesistektomi uygulayan cerrahların deneyimi arttıkça operasyon süresinin azalacağı vurgulandı.Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler laparoskopik-kolesistektomide-ilk-deneyimlerimiz-55-vakanin-degerlendirilmesi-_H86.html Thu, 15-08-2013 14:10 CEST LAPAROSKOPİK KOLESİSTEKTOMİ KOMPLİKASYONLARI Laparoskopik kolesistektomi komplikasyonları. End.-Lap. ve Minimal İnvaziv Cerrahi Derg. Bu raporda Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Anabilim Dalında yapılan 203 laparoskopik kolesistektomi komplikasyonları sunulmaktadır. Amacımız laparoskopik kolesistektomi komplikasyoharını gözden geçirmektir. 3 hastamızda majör komplikasyon gelişmiştir. Mortalitemiz yoktur. 12 (% 5.9) hastada açık kolesistektomiye geçilmiştir. Sonuç olarak laparoskopik kolesistektomi deneyimli ellerde semptomatik safra kesesi taşlarında seçilecek operasyon olmalıdır.Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler laparoskopik-kolesistektomi-komplikasyonlari-_H85.html Thu, 15-08-2013 14:09 CEST LAPAROSKOPİK KOLESİSTEKTOMİ: 141 OLGUNUN ANALİZİ Laparoskopik kolesistektomi: 141 olgunun analizi. End.-Lap. ve Minimal İnvaziv Cerrahi Derg. Anabilim dalımızda Mayıs 1993 ile Haziran 1995 arasındaki 24 aylık sürede 141 hastaya laparoskopik kolesistektomi uygulandı. Hastaların yaş ortalaması 47.0±13.7 idi (16-84 yaş). 123 hasta (% 87.2) kadın 18i (% 12.8) erkekti. Ortalama hasta ağırlığı 68.7±11.3 kg idi (40-90 kg). 133 hasta (% 94.3) kronik taşlı kolesistit 6 hasta (% 4.3) akut taşlı kolesiktit ve 2 hasta (% 1.4) safra kesesi polibi ön tanıları ile ameliyat edildi. 29 hasta (% 20.6) önceden karın ameliyatı geçirmişti. 11 hastada (% 7.8) göbek fıtığı vardı. 13 hastada (% 9.2) eş hastalık vardı. 2 hastaya (% 1.4) perioperatuar kolanjiyogram çekildi. 67 hastaya (% 47.5) NGS 13 hastaya (% 9.2) dren uygulandı.Ortalama ameliyat süresi 93.4±26.2 dk. idi (60-210 oldu). 3 hastada (% 2.1) çeşitli nedenlerle açık cerrahiye dönüldü. Ameliyat sonrası erken dönemde 1 hastada (% 0.7) safra kaçağı 3 hasltada 5 (% 2.1) ciltaltı amfizemi 4 hastada (% 2.8) yara yeri enfeksiyonu görüldü. Ortalama yatış süresi 3.7±2.2 gün (1-23 gün) idi. Geç dönemde 98 hasta (% 69.5) kontrole geldi ve bunlarda önemli bir komplikasyon görülmedi.Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler laparoskopik-kolesistektomi-141-olgunun-analizi-_H84.html Thu, 15-08-2013 14:08 CEST LAPAROSKOPİK KOLESİSTEKTOMİ ESNASINA İNTRAOPERATİF ULTRASONOGRAFİK İNCELEME Laparoskopik kolesistektomi esnasında intraoperatif ultrasonografik inceleme. End-Lap. ve Minimal İnvaziv Cerrahi Derg. Laparoskopik kolesistektomi esnasında intraoperatif ultrasonografi uygulaması safra yollarını incelemede kullanılan yeni bir yöntemdir. bu amaçla kullanılan ultrasonic probe 7.5 Mhz gücünde 10 mm kanülden kolaylıkla geçebilecek şekilde dizayn edilmiştir. Laparoskopik ultrasonografi 15 hastada uygulandı. Koledokta taş tespit edilenlere intraoperatif kolanjiografi yapıldı. 11 olguda LaparoScan taş tespit etmedi. 3 olguda koledok taşı hem LaparoScan ile hem de kolanjiografi ile tespit edildi. 1 olguda taş sadece LaparoScan ile tespit edildi. Laparoskopik ultrasonografinin intraoperatif kolanjiografinin yerini alacağı inancındayız.Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler laparoskopik-kolesistektomi-esnasina-intraoperatif-ultrasonografik-inceleme-_H83.html Thu, 15-08-2013 14:07 CEST VİDEO YARDIMLI TORAKAL SEMPATEKTOMİ Video yardımlı torakal sempatektomi. End-Lap. ve Minimal İnvaziv Cerrahi Derg. Video yardımlı torakal sempatektominin en büyük avantajı gelişmiş ışık sistemi ile belirgin bir büyütme sağlamasıdır. Anatomik yapıların daha iyi görüntülenmesine ek olarak özellikle asistanlara olmak üzere ekibin diğer üyelerine mükemmel görüş olanağı sağlamaktadır. Tüm bunlara ek olarak hastada daha az ağrı olmakta ve kısa bir hospitalizasyon sağlamaktadır.Kliniğimizde bu yöntem ile 8 olguda 10 torakal sempatektomi uyguladık. Olgların 5i kadın 3ü erkek idi. İki kadın hastada bilateral torakal sempatektomi yapıldı. Ortalama hasta yaşı 22.75 idi (16-35 yaş arası). Olguların tümünde medikal tedaviye yanıt vermeyen vazospastik yakınmalar vardı. Tüm ameliyatlar çift lümenli endotrakeal tüp kullanılarak genel anestezi altında yapıldı. Hastaların ortalama dren alım süresi 2.8 gündü (1-4 gün arası). Ortalama hospitalizasyon süresi 4.2 gündü (3-6 gün arası). Hastalarımızın tamamında operasyon sonrasında ağrı yakınmalarının son derece az olduğu saptandı. Olgularımız postoperatif herhangi bir komplikasyon gelişmeden taburcu edildiler. Düşük morbidite ve mortaliteyle kısa hospitalizasyon ve erkenden üretkenliğe dönüş video yardımlı torakal sempatektomi için geçerli avantajlardır.Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler video-yardimli-torakal-sempatektomi-_H82.html Thu, 15-08-2013 14:05 CEST POLİKİSTİK OVER SENDROMUNDA LAPAROSKOPİK OVARİAN KOTERİZASYON-DİANE KOMBİNASYONUNUN ETKİSİ Polikistik over sendromunda laparoskopik ovarian koterizasyon-diane kombinasyonunun etkisi. End-Lap. ve Minimal İnvaziv Cerrahi Derg. Bu çalışmada polikistik over sendromu tanısı alan fertilitesini tamamlamış veya çocuk isteği olmayan 6 hastada laparoskopik ovarian koterizasyonla birlikte siproteron asetat (2 mg)-etinil östradiol (35 mcg) (Diane 35) kombinasyonunun rekürrens oranı üzerindeki etkisi araştırıldı. Bütün hastalarda cerrahi tedaviden 1 yıl Diane tedavisi kesildikten 6 ay sonra hormonal değerleri normal sınırlarda idi. Ayrıca bütün hastaların hirşutizm yakınmalarında azalma gözlendi. Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler polikistik-over-sendromunda-laparoskopik-ovarian-koterizasyon-diane-kombinasyonunun-etkisi-_H81.html Thu, 15-08-2013 14:04 CEST İNFERTİL OLGULARDA LAPAROSKOPİDE PELVİK ADEZYON GÖRÜLME İNSİDANSI, ETYOLOJİK NEDENLER VE YAKLAŞIM İnfertil olgularda laparoskopide pelvik adezyon görülme insidansı etyolojik nedenler ve yaklaşım. End.-Lap. ve Minimal İnvaziv Cerrahi Derg. Pelvik ağrı ve infertiliteye neden olan pelvik adezyonların insidansını belirlemek ve tedavi yöntemlerini irdelemek. 1.2.1995 ile 10.5.1995 tarihleri arasında laparoskopi uygulanan 56 infertil kadın retrospektif olalrak incelendi. Hastalarda adezyon görülme insidansı görülen olgular ile görülmeyen olguların özellikleri karşılaştırıldı ve uygulanan adezyolizis operasyonları irdelendi. İstatistiki analizde student-t test ki-kare korelasyon matriks testleri uygulandı. Olguların 21inde (% 37.5) pelvik adezyon mevcuttu. Pelvik adezyon saptanan 21 olgu ile saptanamayan 35 olgu karşılaştırıldığında her iki grup arasında ortalama yaş evlilik süresi infertilite süresi açısından anlamlı fark yoktu (p>0.05 p>0.05 p>0.05). Ancak infertilite süresi ile adezyon varlığı arasında pozitif korelasyon mevcuttu. Abdominopelvik cerrahi girişim anamnezi adezyon saptanan grupta diğer gruba oranla anlamlı ölçüde fazla idi. Adezyolizis uygulanan 14 olgudan 12sinde en azından unilateral tubal pasaj sağlandı. Pelvik adezyonlar tubal infertiliteye neden olan patolojiler olup operatif laparoskopinin güncelleşmesi tanı ve tedavilerine yeni bir yoyut getirmiştir.Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler infertil-olgularda-laparoskopide-pelvik-adezyon-gorulme-insidansi-etyolojik-nedenler-ve-yaklasim-_H80.html Thu, 15-08-2013 14:03 CEST İNFERTİL OLGULARDA HİSTEROSALPİNGOGRAFİ VE LAPAROSKOPİ BULGULARININ KARŞILAŞTIRILMASI İnfertil olgularda histerosalpingografi ve laparoskopi bulgularının karşılaştırılması. End-Lap. ve Minimal İnvaziv Cerrahi Derg. Osmangazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Hasatlıkları ve Doğum Anabilim Dalında infertilite nedeniyle 234 hastaya yapılan histerosalpingografi (HSG) ve Laparoskopi (L/S) bulguları retrospektif olarak değerlendirildi. Tubal açıklık ve uterin anomalileri yönünden HSG bulguları sırası ile hastaların % 76.1 ve % 92.3ünde L/S bulgularıyla uyumlu idi. Laparoskopi bulgularıyla karşılaştırıldığında HSG ile yalancı negatif ve yalancı pozitif tubal açıklık oranları sırası ile % 44.7 ve % 13.4 olarak bulundu. L/S ile saptanan peritoneal yada pelvik yapışıklıklar ve endometriozislerin hiçbiri HSG ile belirlenemezken HSG de görülen uterin kavite anormalliklerinin çoğu L/S ile tanınamadı. İnfertil hastalarda uterin anormalliklerinin değerlendirilmesinde değerli bir yöntem olan HSGnin tubal faktörün araştırılmasında yeterli olmadığı laparoskopinin ise tubal tubo-peritoneal ve tubo-ovarian ilişkilerin değerlendirilmesinde güvenilir yöntem olduğu sonucuna varıldı.Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler infertil-olgularda-histerosalpingografi-ve-laparoskopi-bulgularinin-karsilastirilmasi-_H79.html Thu, 15-08-2013 14:01 CEST OPERATİF LAPAROSKOPİ: 84 OLGU SUNUMU Operatif laparoskopi: 84 olgu sunumu. End-Lap. ve Minimal İnvaziv Cerrahi Derg. Operatif laparoskopi son yıllarda pekçok jinekolojik hastalığın cerrahi tedavisinde tercih edilen bir yöntemdir. Laparotomi ile kıyaslandığında hastanede yatış süresinin kısalması postoperatif komplikasyonların azalması kozmetik avantajları ve düşük maliyet bu yöntemi çok kullanılır hale getirmiştir. Zeynep Kamil Kadın ve Çocuk Hastalıkları Hastanesinde Ocak 1994 tarihinde başlayan videolaparoskopik cerrahi ile 84 olgu opere edilmiştir.Olguların tanıları: Ektopik gebelik: 10 Polikistik over: 1 Over kisti: 20 RIA translokasyonu: 2 Endometriosis: 18 Piyosalpenks: 1 Tubal sterilizasyon: 14 Pelvik adezyon: 15 Myoma uteri: 2 Adenomyosis:1.Olguların ortalama preoperatif yatış süresi 1.61 gün; postoperatif yatış süresi ise 1.69 gündür. Ortalama operasyon süresi 35.1 dakikadır. Hiçbir olguda operatif laparoskopiye bağlı komplikasyon görülmemiştir. Bu çalışmada kliniğimize yapılan laparoskopik cerrahi olguları irdelendi.Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler operatif-laparoskopi-84-olgu-sunumu_H78.html Thu, 15-08-2013 14:00 CEST MEKANİK KARIN DUVARI KALDIRICILARI İLE LAPAROSKOPİ Mekanik karın duvarı kaldırıcıları ile laparoskopi. End-Lap. ve Minimal İnvaziv Cerrahi Derg. Genel olarak laparoskopik işlemleri gerçekliştirmek amacı ile gerçekleştirilen pnömopriton bir takım dezavantaj ve potansiyel komplikasyonlara sahiptir. Ayrıca pnömoperiton ile yapılan işlemler bu işlem için geliştirilmiş özel enstrümanlara gereksinim gösterir. Bu problemleri gidermek amacı ile geliştirilen mekanik karın duvarı kaldırıcıları literatür verileri ışığında incelenerek avantaj ve dezavantajları değerlendirildi.Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler mekanik-karin-duvari-kaldiricilari-ile-laparoskopi_H77.html Thu, 15-08-2013 13:25 CEST LAPAROSKOPİK VE SAFRA YOLU GİRİŞİMLERİ KOLEDOK EKSPLORASYONU Laparoskopik ve safra yolu girişimleri koledok eksplorasyonu. End-Lap. ve Minimal İnvaziv Cerrahi Derg. Endoskopik cerrahideki deneyimle orantılı olarak laparosokpik safra yolu girişimleri de artmaktadır. Endoskopik cerrahların bir kısmı her laparoskopik kolesistektomi esnasında rutin olarak perop kolanjiyografi yapmakta ve bunun komplikasyon insidansını azalttığı savunmaktadır. Bir kısım cerrahlar ise laparoskopik perop. kolanjiyografiyi kese safra yolu anatomisinin belirsiz olduğu yada taş ihtimalinin yüksek olduğu vakalarda selektif olarak yapmayı benimsemektedirler. Çok kolay olmayan laparoskopik sistikotomi koledokotomi koledokolitotomi gibi safra yolu girişimlerinin ise endoskopik cerrahide deneyimi çok olan cerrahlar tarafından paylaşılmaktadır.Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler laparoskopik-ve-safra-yolu-girisimleri-koledok-eksplorasyonu-_H76.html Thu, 15-08-2013 12:58 CEST DİZ EKLEMİ HASTALIKLARINDA ARTROSKOPİNİN ÖNEMİ Diz eklemi hastalıklarında artroskopinin önemi. End.-Lap. ve Minimal İnvaziv Cerrahi Derg. Sağlık Bakanlığı Taksim Devlet Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Kliniğinde Haziran 1993 ile Ekim 1994 tarihleri arasında 34ü erkek 17si kadın olmak üzere 51 hastanın dizine tanısal amaçla artroskopi uygulandı. Hastaların klinik tanıları ile artroskopi bulguları karşılaştırılarak klinik tanıda % 30 oranında yanılma olduğu saptandı. Artroskopi sonrası elde edilen bulgulara göre 19 hastaya (% 37.2) artrotomi 22 hastaya (% 43.1) ise transartroskopik cerrahi girişim uygulandı. bu çalışmada elde ettiğimiz bulgularla literatürdeki veriler karşılaştırılarak artroskopinin diz eklemi hastalıklarının tanı ve tedavisindeki önemi vurgulanmıştır.Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler diz-eklemi-hastaliklarinda-artroskopinin-onemi-_H75.html Thu, 15-08-2013 12:57 CEST AMFİZEMATÖZ KOLESİSTİTDE PERKÜTAN KOLESİSTOSTOMİ DRENAJI Amfizematöz kolesistitde perkütan kolesistektomi drenajı. End-Lap. ve Minimal İnvaziv Cerrahi Derg. Cerrahi girişim için yüksek risk grubu olan akut kolesistit veya safra kesesi ampiyemi olgularında tanı ve tedavi için bugün perkütan kolesistostomi önerilmektedir.Burada ender rastlanan amfizematöz kolesistit olgusu ve perkütan kolesistostominin tedavideki rolü sunulmuştur.Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler amfizematoz-kolesistitde-perkutan-kolesistostomi-drenaji-_H74.html Thu, 15-08-2013 12:56 CEST LAPAROSKOPİK KOLESİSTEKTOMİ: KOMPLİKASYONLAR VE BUNLARIN HUKUKİ DURUMU, ASİSTAN EĞİTİMİ VE MALİYETİ Laparoskopik kolesistektomi: komplikasyonlar ve bunların hukuki durumu asistan eğitimi ve maliyeti. End-Lap. ve Minimal İnvaziv Cerrahi Derg. Dünyada son 5 yıldır kolesistektomi uygulamasında laparoskopik teknik önemli ilerlemeler kaydetti. Günümüzde olguların % 80-96sı bu yöntemle ameliyat edilmektedir. Yeni bir metod olmasına rağmen postoperatif komplikasyonları açık kolesistektomi düzeyine inmiştir. Sadece safra kanalı yaralanması ductus sistikus sızıntıları ve suphepatik koleksiyon komplikasyonu laparoskopik yöntemde bir parça yüksek görünmektedir. Batıda bu uygulamanın yaygınlaşmasından sonra safra kanalı yaralanmalarıyla ilgili davalarda önemli bir artış görülmüştür. Bu durum eğitimde standardizasyon arayışlarını gündeme getirmiştir. Bu eğitimden kastedilen uzman cerrahların ve asistanların eğitimidir..Nevar ki laparoskopik çağda nasıl olsa bu yöntemi öğrenecek olan asistanlar gerektiğinde daha zorlu olan açık kolesistektomiyi başarabilecekler mi? Bu sorunun cevabının olumlu olması için laparoskopik kolesistektomiyi tek çıkar yol olarak görmeyip gerektiğinde seçilmiş olgulara uygulanabilecek bir yöntem olarak değerlendirmek gerekir. Böylece açık kolesistektomi eğitimi de aksatılmamış olacaktır. Maliyet açısından bakıldığında batıda avantajlı görünen laparoskopik kolesistektomi uygulaması ülkemizde devavantaj gibi görünmektedir. Bu dezavantajın ortadan kaldırılması için özellikle sarf malzemesi bakımından ülkemizde yatırımlara ihtiyaç vardır. Seçilecek cerrahi yöntemin maliyet boyutunun da batıda olduğu gibi gözönüne alınmasının uygun olacağını düşünmekteyiz.Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler laparoskopik-kolesistektomi-komplikasyonlar-ve-bunlarin-hukuki-durumu-asistan-egitimi-ve-maliyeti-_H73.html Thu, 15-08-2013 12:54 CEST 240 LAPAROSKOPİK KOLESİSTEKTOMİ OLGUSUNUN DEĞERLENDİRİLMESİ 240 laparoskopik kolesistektomi olgusunun değerlendirilmesi. End-Lap. ve Minimal İnvaziv Cerrahi Derg. Bu çalışmada Haseki Hastanesi 1. Cerrahi Kliniğinde Ekim 1992 ile Aralık 1994 arasında toplam 26 aylık süre içerisinde yapılan 240 laparoskopik kolesistektomi olgusu değerlendirilmiştir. Olguların yaşları 24-73 arasında değişmekte idi (ortalama 45). 198i kadın 42si erkek olarak dağılım göstermişlerdir. 34 hasta çeşitli nedenlerle bir veya daha fazla batın ameliyatı geçirmişlerdi. Kolesistektomi endikasyonları 215 hastada kolelitiazis 23 hastada akut kolesistit 2 hastada safra kesesi polipi tanısı ile ameliyat edildi. Hastaların hastanede kalış süreleri 1-13 gün (ortalama 2.4 gün) olarak tespit edildi. Ameliyat süresi 30-180 dakika arasında değişti (ortalama 65 dakika). 24 hastada açık kolesistektomiye geçildi (% 10) Açık kolesistektomiye geçiş nedenleri olarak 3 hastada koledok yaralanması 2 hastada sistik arter civarında kanama 6 hastada anatomik variyasyonlar nedeniyle anatominin tam ortaya konulamaması 8 hastada akut inflamasyon nedeni ile Calot üçgeninin prepare edilememesi 6 hastada batın içi yaygın yapışıklık idi. 1 hastada safra peritonitine bağlı mortalite görüldü.Hastanemizde yapılan laparosokpik kolesistektomilerde vaka seçimi yapılmadığı için açığa dönme oranı literatüre göre yüksek olmakla beraber deneyimle birlikte açığa dönme oranı ameliyat süresi komplikasyon oranı azalmaktadır. Sonuç olarak laparoskopik kolesistektomi taşlı kolesistitte ilk tercih edilecek metod olmalıdır.Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler 240-laparoskopik-kolesistektomi-olgusunun-degerlendirilmesi-_H72.html Thu, 15-08-2013 12:53 CEST İNFERTİL KADINLARDA CHLAMYDIA TRACHOMATIS İNSİDENSİ VE TUBAL FAKTÖR İLE İLİŞKİSİ İnfertil kadınlarda Chlamydia trachomatis insidensi ve tubal faktör ile ilişkisi. End.-Lap. ve Minimal İnvaziv Cerrahi Derg. Çalışmamızda infertilite nedeni ile laparosokpik inceleme yapılan 52 kadında servikal mukusta Chlamydia trachomatis antijeni ve serumda IgG seropozitifliği araştırıldı. Direkt floresan antikor yöntemi ile yapılan C.trachomatis antijen tetkikinde 4 olguda (% 8) antijen pozitif bulundu. Laparoskopide tubalardan birinde veya ikisinde birden fertiliteyi etkileyebilecek değişiklik saptanan 21 olgudan 14ünde (% 67) C. trachomatis IgG pozitif bulundu. Tubaları normal olarak değerlendirilen 31 olgunun 4ünde (% 13) IgG pozitif bulundu. Bu iki grup arasındaki fark istatistiksel olarak anlamlı bulundu (p<0.001). Sonuçlara göre infertilite olgularımızda servikal Chlamydia trachomatis antijen prevalansı % 8 iken IgG seropozitifliği % 34.6 olarak bulundu. Buna göre C.trachomatis seropozivitesi açısından tubal faktöre bağlı infertilite olgularında tubaları normal olanlara göre istatistiksel anlamlı bir fark bulundu (p<0.001).Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler infertil-kadinlarda-chlamydia-trachomatis-insidensi-ve-tubal-faktor-ile-iliskisi-_H71.html Fri, 07-06-2013 12:29 CEST LAPAROSKOPİ İLE TANILARIN DOĞRULANAN PID OLGULARINDA DOPPLER ULTRASOUND ÇALIŞMALARI Laparoskopi ile tanıların doğrulanan PID olgularında Doppler ultrasound çalışmaları. End-Lap. ve Minimal İnvaziv Cerrahi Derg. PID tanısı konan 16 olgu transabdominal Doppler ultrasound kullanılarak enfeksiyonun akut fazında ve iyileşme fazında izlendi. Uterin arterin (UA) pulsatilite indeksi (PI) ölçülerek 14 sağlıklı kadından elde edilen değerler karşılaştırıldı. PID saptanan hastalarda PI değerleri kontrol grubundaki aynı siklus gününde ölçülen PI değerine nazaran belirgin olarak düşük bulundu. Hastalığın akut fazında PI değerleri en düşük seviyede ölçülürken enfeksiyon geriledikçe değerler normale yükseldi. Doppler ultrasound PID olgularının izlenmesinde yararlı yeni bir yöntem olarak kullanılabilir.Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler laparoskopi-ile-tanilarin-dogrulanan-pid-olgularinda-doppler-ultrasound-calismalari_H70.html Fri, 07-06-2013 12:29 CEST İNFERTİLİTEDE HİSTEROSKOPİNİN KULLANIMI İntertilitede histeroskopinin kullanımı. End-Lap. ve Minimal İnvaziv Cerrahi Derg. Son yıllarda soğuk ışık kaynaklarının optik sistemlerin ve uterus distansiyon yöntemlerinin gelişmesi ile histeroskopi tanı ve tedavide yaygın olarak kullanılmaya başlanmıştır. Daha önce invaziv yöntemler ve uzun süreli hospitalizasyon gerektiren pekçok işlem histeroskopi ile ayaktan uygulanır duruma gelmiştir. Bugün infertilite vakalarında uterus ve tubalar histeroskopi ile değerlendirilmekte; uterin septalar submüköz miyon ve polipler intrauterin sineşiler bu yöntemle kolaylıkla tedavi edilebilmektedir.Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler infertilitede-histeroskopinin-kullanimi_H69.html Fri, 07-06-2013 12:29 CEST PNEUMOPERİTONEUM Penumoperitoneum. End-Lap. ve Minimal İnvaziv Cerrahi Derg. Videolaparoskopide batın boşluğunda görüntü elde edilebilmesi ve çeşitli manipülasyonların gerçekleştirilebilmesi için peritoneal kavite bir gaz ile şişirilerek pneumoperitoneum oluşturulur. Normalde kollaps halinde olan peritoneal kavite belirli bir basınca kadar uygulanan pneumoperitoneum ile videoskopik cerrahiye hazır hale getirilir. Ancak pneumoperitoneumun gerek uygulanışı gerekse videoskopi süresince idame ettirilmesi hasta açısından ilave riskleri de beraberinde getirir. Bu risklerin en aza indirilebilmesi için pneumoperitoneumun her yönü ile öğrenilmesi ve belirli prensiplerine uyulması gerekmektedir.Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler pneumoperitoneum-_H68.html Fri, 07-06-2013 12:29 CEST PEPTİK ÜLSER CERRAHİ TEDAVİSİNDE VİDEO ENDOSKOPİK YÖNTEMLER Peptik ülser cerrahi tedavisinde video endoskopik yöntemler. End-Lap. ve Minimal İnvaziv Cerrahi Derg. Peptik ülser hastalığında son yıllarda yeni faktörlerin (Helicobacter pylori) ve etkili ilaçların (omeprazol vb.) ortaya çıkması medikal tedavinin cerrahi tedaviye karşı ağırlık kazanmasına yol açmıştır. Ancak medikal tedavinin etkisiz kaldığı yada sosyal endikasyonun söz konusu olduğu hastalarda cerrahi halen seçkin tedavi olarak önemini korumaktadır. Günümüzde peptik ülser için uygulanan açık cerrahi yöntemlerinin hemen hepsi endo-laparoskopik yolla da yapılabilmektedir.Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler peptik-ulser-cerrahi-tedavisinde-video-endoskopik-yontemler_H67.html Fri, 07-06-2013 12:29 CEST YABANCI YAYINLARDAN SEÇMELER Yabancı Yayınlardan Seçmeler. End.-Lap. ve Minimal İnvaziv Cerrahi Derg.Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler yabanci-yayinlardan-secmeler-_H66.html Fri, 07-06-2013 12:29 CEST PERKÜTAN ENDOSKOPİK GASTROSTOMİ Perkütan endoskopik gastrostomii. End-Lap. ve Minimal İnvaziv Cerrahi Derg. İlk olarak 1980 yılında tanımlanan perkütan endoskopik gastrostomi (PEG) enteral beslenme konusunda yeni bir yaklaşım getirmiştir. Nörolojik metabolik ve anatomik anomalileri olup oral yoldan beslenmeyen hastalara uzun süreli enteral beslenme gereklidir. Laparotomiye gerek kalmadan yüksek risk grubu hastalara çocuklara ve erişkinlere kolaylıkla uygulanabilir. Bu konuda son yıllarda yoğun çalışmalar sürmekte olup ülkemizde de yapılan PEG sayıları her geçen gün artmaktadır. Bu nedenle son yıllarda çıkan bu konudaki yayınları kapsayan bir derleme bu tekniği uyguladığımız bir olgu ışığında sunulmuştur.Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler perkutan-endoskopik-gastrostomi_H65.html Fri, 07-06-2013 12:29 CEST LAPAROSKOPİK VE AÇIK KOLESİSTEKTOMİ SONRASI METABOLİK VE ENDOKRİN DEĞİŞİKLİKLER Laparoskopik ve açık kolesistektomi sonrası metabolik ve endokrin değişiklikler. End-Lap. ve Minimal İnvaziv Cerrahi Derg. Laparoskopik kolesistektomi ilk defa 1987de Fransada uygulandıktan sonra çok popüler bir operasyon yöntemi oldu. Laparoskopik (n:20) ve açık kolesistektomi (n:20) sonrası metabolik ve endokrin değişiklikleri karşılaştırdık. Ameliyat öncesi ameliyat sonrası hemen ve 24 saat sonrası venöz kan alındı kan glukozu plazma kortizolü ardenokortikotropik hormon (ACTH) ve Beta endorfin analizi yapıldı. Ameliyat süresi cerrahi kanama ve hastanede kalma süresi laparoskopik kolesistektomide anlamlı olarak azdı (p<0.05). Ameliyat sonrası ağrı skoru ve analjezik kullanımı laparoskopik kolesistektomide anlamlı olarak azdı (p<0.05). Metabolik ve akut faz cevapları (hipertermi glukoz plazma kortizolü ve ACTH) açık kolesistektomide azdı fakat iki grup arasında anlamlı fark yoktu (p>0.05) ameliyat sonrası Beta endorfin konsantrasyonları açık kolesistektomi grubunda laparoskopik kolesistektomiye göre azdı.Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler laparoskopik-ve-acik-kolesistektomi-sonrasi-metabolik-ve-endokrin-degisiklikler-_H64.html Fri, 07-06-2013 12:29 CEST MEDİASTİNOSKOPİ KOMPLİKASYONLARI Mediastinoskopi komplikasyonları. End.-Lap. ve Minimal İnvaziv Cerrahi Derg. Bu makalede mediastinoskopi komplikasyonları üzerine günümüze dek yapılmış geniş çaplı çalışmalar ve toplu istatistiklere yer verilerek komplikasyonların görülme sıklığı oluşum şekilleri önlenmesinde alıncak tedbirler ve tedaviler tartışılmıştır.Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler mediastinoskopi-komplikasyonlari-_H63.html Fri, 07-06-2013 12:29 CEST NO-SCALPEL VAZEKTOMİ (NSV): 150 OLGUNUN ANALİZİ VE KOMPLİKASYONLARIN İRDELENMESİ "No-scalpel vazektomi" (NSV): 150 olgunun analizi ve komplikasyonların irdelenmesi. End-Lap. ve Minimal İnvaziv Cerrahi Derg. No-scalpel vazektomi (NSV) kalıcı sterilizasyon isteminin arttırabilmek amacıyla Çin Halk Cumhuriyetinde geliştirilmiş yeni bir noninvazif tekniktir. Teknik iki yeni enstrüman yardımıyla vasdeferensin insizyon yapmadan scrotum dışına çıkarılması esasına dayanmaktadır.Dünyada kullanılan aile planlaması yöntemlerinin % 7sini vazektomi yöntemi oluşturmakta ve her yıl yaklaşık 500.000 vazektomi gerçekleştirilmektedir. Biz çalışmamızda 01.06.1993-30.10.1993 tarihleri arasında SSK Bakırköy Doğumevi Kadın ve Çocuk Hastalıkları Hastanesi Aile Planlaması Servisinde uygulanan ilk 150 no-scalpel vazektomi olgusundaki komplikasyonları araştırdık. Total komplikasyon oranı % 9.3 bulduk. Major komplikasyon oluşmadı. Sonuç olarak yöntemi basit güvenli etkin ve düşük maliyetli bulduk.Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler no-scalpel-vazektomi-nsv-150-olgunun-analizi-ve-komplikasyonlarin-irdelenmesi-_H62.html Fri, 07-06-2013 12:29 CEST LAPAROSKOPİK HİSTEREKTOMİ (3 Olgu Nedeniyle:) Laparoskopik histerektomi (3 olgu nedeniyle:). End-Lap. ve Minimal İnvaziv Cerrahi Derg. Laparoskopik histerektominin endikasyonları abdominal histerektomiden farklı olmayıp erken mobilizasyon ve hastanın aktif hayata erken dönebilmesi yöntemin en önemli avantajlarını oluşturmaktadır. Daha az nekroza ve doku reaksiyonuna neden olması daha iyi hemostaz sağlaması ve operasyon süresini kısaltması dolayısıyla Endo GIA kullanılması koter ve lazer uygulanmasına göre daha üstün olarak kabul edilmektedir.Biz bu çalışmamızda Endo GIA 30 ile yaptığımız 3 laparoskopik histerektomi olgumuzu sunduk. Peroperatif yada postoperatif herhangi bir komplikasyon gözlemedik.Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler laparoskopik-histerektomi-3-olgu-nedeniyle-_H61.html Fri, 07-06-2013 12:29 CEST LAPAROSKOPİK CERRAHİDE LASER KULLANIMI Laparoskopik cerrahide laser kullanımı. End-Lap. ve Minimal İnvaziv Cerrahi Derg. Laparoskopik cerrahide gelişmelere paralel olarak bu işlemler sırasında uygulanan termokoagülasyon metodlarında da birçok ilerleme kaydedilmiştir. Eltromanyetik enerjinin ısı enerjisine dönüşmesi esasına dayalı olarak işlev gören laser uygulamaları da bu cerrahi içerisinde özel bir yere sahip olmuştur. Laserler (Light amplification by Stimulated Emission of Radiation) çeşitli cerrahi branşlarda dokuları kesme koagüle ve vaporize etmek amacı ile kullanılmaktadır. Elektrocerrahide kesme ve koagülasyon için elektronlar kullanılırken laserler kesmek koagülasyon ve vaporizasyonu fotonlar aracılığı ile gerçekleştirirler. Bu yazıda laser-doku etkileşimi ve değişik tip laserlerin özellikleri hakkında özet bilgi verilerek laparoskopik cerrahide laser kullanımına değinilecektir.Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler laparoskopik-cerrahide-laser-kullanimi-_H60.html Thu, 15-08-2013 12:18 CEST LAPAROSKOPİK APENDEKTOMİ (Yabancı Yayınlardan Seçmeler) Laparoskopik appendektomi (Yabancı Yayınlardan Seçmeler). End.-Lap. ve Minimal İnvaziv Cerrahi Derg.Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler laparoskopik-apendektomi-yabanci-yayinlardan-secmeler_H59.html Thu, 15-08-2013 12:17 CEST LAPAROSKOPİK KOLESİSTEKTOMİDE BİR YILLIK DENEYİMİMİZ Laparoskopik kolesistekotimde bir yıllık deneyimimiz. End.-Lap. ve Minimal İnvaziv Cerrahi Derg. Ocak 1993-Şubat 1994 tarihleri arasında 86 hastaya kolelitiazis 2 hastaya safra kesesi polipi nedeni ile laparoskopik kolesistektomi uygulandı. Hastaların yaş dağılımı 26-66 yaş (ortalama 48.4 yaş) kadın/erkek oranı 77/11 idi. Operasyon süresi 40-180 daikka (ortalama 87 dakika) hastanede kalış süresi 1-7 ortalama 1.8 gündü. 7 hastada açık kolesistektomiye geçildi (% 7.9). Morbidite olarak bir hastada medikal tedavi ile düzelen subhepatik kolleksiyon bir hastada da umblikal port giriş yerinden insizyonel herni görüldü. Morbidite oranı % 2.3 bulundu. Kliniğimizde laparoskopik cerrahi eğitimi asistan eğitim programı içine alınmıştır. Şimdiye kadar 11 olgu deneyimli bir cerrah gözetiminde asistanlara uygulatılmıştır ve bu olğularda herhangi bir komplikasyon görülmemiştir. Laparoskopik cerrahi eğitiminin günümüz koşullarında cerrahi asistanlık eğitimi içinde verilmesinin uygun olacağına inanıyoruz.Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler laparoskopik-kolesistektomide-bir-yillik-deneyimimiz-_H58.html Thu, 15-08-2013 12:16 CEST PaCO2NİN PNEUMOPERİTONEUM SÜRESİ İLE İLİŞKİSİ PaCO2nin pneumoperitoneum süresi ile ilişkisi. End-Lap. ve Minimal İnvaziv Cerrahi Derg. Bu prospektif klinik çalışmada laparoskopik kolesistektomi uygulanan ASA I ve II skorlu 30 kadın hastada pneumoperitoneum süresi ile PaCO2 arasındaki ilişki araştırılmıştır. Pneumoperitoneum süresine paralel olarak PaCO2 seviyelerinin anlamlı olarak yükseldiği saptanmıştır..Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler paco2nin-pneumoperitoneum-suresi-ile-iliskisi-_H57.html Thu, 15-08-2013 12:14 CEST LAPAROSKOPİK KASIK FITIĞI TAMİRİ Laparoskopik kasık fıtığı tamiri. End-Lap. ve Minimal İnvaziv Cerrahi Derg. Bu prospektif klinik çalışmada İ.Ü. İstanbul Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı B Servisinde Ekim 1993-Ocak 1994 tarihleri arasında ameliyat edilen 32 kasık fıtığı olgusuna uygulanan ameliyat türleri hastanede kalış ve normal günlük aktiviteye dönüş süreleri nüks oranı komplikasyon gelişme oranı ve maliyetleri yönünden karşılaştırılmıştır. On olguya laparoskopik yöntemle transabdominal preperitoneal greft takviye (1 olguda bilateral) uygulanırken toplam 22 olguya konvansiyonel fıtık tamiri girişimleri (Shouldice takviye 11 olgu modifiye Bassini takviye 6 olgu McVay takviye 3 olgu ağ örme takviye 2 olgu) yapılmıştır. Laparoskopik grupta olguların tümü erkek yaş ortalaması 38.6; konvansiyonel grupta olguların 20si erkek 2si kadın yaş ortalaması 51 olarak bulunmuştur. Olguların tümü aynı cerrahi ekip tarafından ameliyat edilmiştir. Hastanede kalış ve normal günlük aktiviteye dönüş süreleri laparosokpik grupta anlamlı derecede daha kısa iken (p<0.01 ve p<0.001) nüks oranı (p<0.01) ve operasyon maliyeti konvansiyonel gruptan daha yüksek bulunmuştur.Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler laparoskopik-kasik-fitigi-tamiri-_H56.html Thu, 15-08-2013 12:13 CEST LAPAROSKOPİK İNGUİNAL HERNİ ONARIMI Laparoskopik inguinal herni onarımı. End-Lap. ve Minimal İnvaziv Cerrahi Derg. Nisan 1993 ile Nisan 1994 tarihleri arasında İnguinal hernisi olan 10 hasta laparoskopik olarak ameliyat edildi. Hastaların 9u erkek 1i kadın olup ortalama yaş 52 idi (15 ile 71). Hastaların 6sında indirekt 3ünde ise direkt birinde ise nüks direkt inguinal herni mevcut idi.Bu çalışma laparosokpik herni tamirinin güvenli ve etkili bir metod olup olmadığını değerlendirmek için yapılmış olup genel anestezi yönünden yüksek risk taşıyan ve inkarsere veya strangüle hernisi olan hastalar çalışma dışı bırakılmışlardır. Ortalama operasyon süresi 70 dakika idi. Bir hastada komplikasyon meydana geldi. Ortalama 6 aylık (4-6 ay) takip süresi boyunca nüks görülmedi. Ortalama hastanede kalma süresi 2.5 gün ve normal aktiviteye dönme süresi 5 gün idi. Henüz uzun süreli takipler elde olmamasına rağmen laparoskopik herni tamiri düşük mortaliteye sahip etkili bir tekniktir. Bunun değerlendirilmesi için uzun süreli takiplere ihtiyaç vardır. Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler laparoskopik-inguinal-herni-onarimi_H55.html Thu, 15-08-2013 12:11 CEST KASIK FITIKLARININ LAPAROSKOPİK ONARIMLARININ KOMPLİKASYONLARI Kasık fıtıklarının laparoskopik onarımlarının komplikasyonları. End.-Lap. ve Minimal İnvaziv Cerrahi Derg. Kasık fıtıklarının laparoskopik onarımlarına bağlı komplikasyonların mekanizmalarını bilmek bunları önlemek için gereklidir. Bu bilgilere sahip olan cerrahlar; herninin tipine hastanın klinik kondüzyonuna ve hastanın iş ve evdeki fiziksel aktivite isteğine göre en uygun tekniği seçebilirler. Bu bölümde biz sadece laparoskopik herni onarımının nüks ve komplikasyonlarını değil açık onarım tekniklerini de analiz edeceğiz. Başarılı sonuçlar için cerrahlar hernileri doğru olarak tanımlayabilmenin yanısıra herni oluşumundaki predispozan faktörleri ve ilgili komplikasyonları da bilmelidir. Kasık kitlelerinin ayırıcı tanısında lenf nodu lipoma safen varisi veya psoas abseleri yer alır. Bu nedenle ayırdedici özellikler çok iyi bilinmelidir. Ultrasonografi; etyolojisi iyi bilinmeyen abdominal kitleleri değerlendirmede okült femoral hernilerden ayırmada yararlı olabilir. Herniografi aynı zamanda kasık ağrısı olan hastalarda nonpalpabl hernileri tanımlamak için de yapılabilir. Obstrüktif üropati kronik akciğer hastalığı siroz pankreas veya kolonun okült kanserleri herni ile birlikte yada predispozan faktör olabilir. Bunlar inguinal herniorafiden önce tedavi edilmelidir. İnguinal herni ile ilgili: intestinal obtrüksiyon inkarserasyon strangülasyon ve kasık bağına bağlı komplikasyonlar oluşabilir. İnguinal hernilerin onarılmaması morbidyite ve mortaliteyi artırır..Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler kasik-fitiklarinin-laparoskopik-onarimlarinin-komplikasyonlari-_H54.html Thu, 15-08-2013 12:09 CEST BÖBREK KİSTİNİN LAPAROSKOPİK RETROPERİTONEAL MARSUPİYALİZASYONU Böbrek kistinin laparoskopik retroperitoneal marsupilizasyonu. End-Lap. ve Minimal İnvaziv Cerrahi Derg. Retroperitoneal organların laparoskopik manipülasyonuna transperitoneal yoldan başlanmıştır. Ancak bu giriş yolu duodenum ince barsak kolon ve büyük damarlar ile çevrilidir ve bu organların mobilizasyonu gereklidir. Ayrıca hastada daha önce geçirilmiş intraabdominal operasyonlara bağlı yapışıklıklar olabilir. Bunun yanında bu bölgeye ürologlar aşina değildir. Tüm bu nedenlerden dolayı böbreğe retroperitoneal yaklaşım tercih edilmeye başlanmıştır. Bu yayında semptomatik sağ böbrek üst-orta zonda basit kist saptanan bir hastada ultrasonografi eşliğinde retroperitoneal laparoskopik renal kist marsupilizasyonu irdelenmiştir.Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler bobrek-kistinin-laparoskopik-retroperitoneal-marsupiyalizasyonu_H53.html Thu, 15-08-2013 12:08 CEST EKTOPİK GEBELİĞİN LİNEER SALPİNGOSTOMİ İLE TEDAVİSİNDE LAPAROTOMİ VE LAPAROSKOPİK YÖNTEMLERİN KARŞILAŞTIRILMASI Ektopik gebeliğin lineer salpingostomi ile tedavisinde laparotomi ve laparoskopik yöntemlerin karşılaştırılması. End-Lap. ve Minimal İnvaziv Cerrahi Derg. Bu çalışmada prospektiv olarak ektopik gebeliğin tedavisinde laparoskopik ve laparotomi ile yapılan lineer salpingostomilerin etkinlik morbidite hastanede yatış süresi ve gebelik sonuçları gibi parametreler yönünden karşılaştırılması amacıyla planlanmıştır. Çalışmaya alınma kriterleri unrupture gestasyon kesesinin varlığı vital bulguların stabiliği ve gelecekte fertilitelerinin devamının istenmesiydi. Tüm hastalara diagnostik laparoskopi uygulandı. 28 vakaya laparoskopik yolla 36 vakaya ise laparotomi ile lineer salpingostomi uygulandı. Postoperativ takipte 3 günlük aralıklarla serum ß-HCG titrleri ölçüldü. 12. haftada HSG çekildi. Laparoskopi ve laparotomi grupları yaş gravida ektopik gebeliğin büyüklüğü hematokrit değerleri açısından benzerdirler. Laparoskopik yolla tedavi edilenlerin hastanede yatma süreleri laparotomi grubuna göre belirgin olarak kısaydı (p<0.001). Postoperativ HSG sonuçlarına göre ektopik gebeliğin olduğu tüpte laparoskopi grubunda 20 hastanın 14ünde (% 70) laparotomi grubunda 21 hastanın 17sinde (% 80) tubal geçiş mevcuttu. Gebelik oranları laparoskopi grubunda % 45 laparotomi grubunda % 46 idi. Bu verilrle iki konservatif metodunda benzer olarak güvenilir ve etkili olduğunu ancak laparoskopik yöntemin daha kısa iyileşme süresi gerektirdiği ve daha ekonomik olduğu sonucuna vardır.Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler ektopik-gebeligin-lineer-salpingostomi-ile-tedavisinde-laparotomi-ve-laparoskopik-yontemlerin-karsilastirilmasi_H52.html Thu, 15-08-2013 12:02 CEST VİDEOENDOSKOPİDE ELEKTROCERRAHİ İLKELERİ Videoendoskopide elektrocerrahi ilkeleri. End-Lap. ve Minimal İnvaziv Cerrahi Derg. Videoskopik cerrahide en yaygın kullanılan enerji türü elektrik akımıdır. Kapalı kavitede çalışılması elektrik enerjisi kullanımına daha fazla özen gösterilmesi gerekmektedir. Çünkü kapalı kavitede çok sayıda alete bağımlı çalışılması ve görünmeyen bölgelerde istenmeyen etki oluşabilmesi komplikasyon riskini yükseltmektedir.Bir elektrik akımı iletken bir gödede akan elektron kümeleri ile etkisini gösterir. Amerikalı bir nöroşirürjiyen olan Harvey Cushing beyin cerrahisinde hemostaz sağlamada elektrik akımı kullanımının avantajlarını 1928 yılında tanımlamıştır. O yıllarda William T. Bovie tarafından dizayn edilen bir ünite ile yüksek frekanslı akım üretilmiş ve Bovie ismi ameliyathanelerdeki elektrocerrahi üniteleri için konuşma dilinde kullanılan bir terim haline gelmiştir. Bu ilk üniteler fulgurasyon için kullanışlıdır (yoğun yüzeysel karbonizasyon ve doku büzüşmesi ile oluşan fulgurasyonda kanamaya karşı koagülümden fiziki bir bariyer oluşur). Bu tür üniteler artık ameliyathanelerde kullanılmaktadır ancak halen satılmakta ve doktor muayenehanelerinde olduğu gibi çeşitli minör koagülasyon işlerinde kullanılmaktadır.Modern elektrokoagülasyon jeneratörleri 50 Hzlik şehir şebekesindeki elektriği 300.000-4.000.000 Hze (HF=High frequency) çevirebilir. Bu yüksek frekanslı elektrik enerjisinin insan vücuduna çeşitli etkileri vardır.Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler videoendoskopide-elektrocerrahi-ilkeleri-_H51.html Thu, 15-08-2013 12:01 CEST VİDEO ENDOSKOPİK KASIK FITIĞI TAMİRİ Video endoskopik kasık fıtığı tamiri. End-Lap. ve Minimal İnvaziv Cerrahi Derg. Laparoskopik kolesistektominin 1987den itibaren ulaştığı başarısının yükselen grafiğine paralel olarak diğer video endoskopik cerrahi girişimlere hızlı bir yönelme başlamıştır. Kese ve apandisitten sonra üçüncü sırada ilgi duyulan endoskopik fıtık girişimleri 1990dan itibaren tanımlanmaya başlanmıştır. Ancak bu girişimlerin kabul görmesi kolesistektomiden çok daha zor ve sınırlı olmuştur. Birçok cerrah en azından başlangıç dönemlerinde örneğin Schouldice gibi nüksü çok düşük bir yöntem varken ayrıca lokal anestezi ile yapılıp hastanın bir günde hastaneden çıkarılması mümkünken videoendoskopi gibi daha komplike bir tekniğe yönelmenin lüzumsuzluğuna inanmışlardır. Halen bu şekilde düşünen cerrahların çoğunlukta olduğu bilenmektedir. Ancak bazı cerrahlar 1990dan beri geliştirdikleri tekniklerle kasık fıtığının da video endoskopik yöntemlerle yapılabileceğini göstermişlerdir. Zamanla bu yeni yönteme ilgi duyanların sayılarının artması birkaç yıl içinde kaydadeğer sayıda serilerin de yayınlanmasına yol açmıştır. Metodun kendi içerisinde de gelişmeler göstermesi ve video endoskopik cerrahinin bilinen genel avantajlarını taşıması nedeniyle bu yeni tür fıtık girişimleri her şeye rağmen modern cerrahi uygulamaları arasında kendine özel bir yer bulmaya başlamıştır.Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler video-endoskopik-kasik-fitigi-tamiri-_H50.html Thu, 15-08-2013 11:58 CEST LAPAROSKOPİK APENDEKTOMİ (Yabancı Yayınlardan Seçmeler) Laparoskopik appendektomi (Yabancı Yayınlardan Seçmeler). End.-Lap. ve Minimal İnvaziv Cerrahi Derg.Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler laparoskopik-apendektomi-yabanci-yayinlardan-secmeler-_H49.html Thu, 15-08-2013 11:56 CEST LAPAROSKOPİK KOLEDOKOLİTİAZİS TEDAVİSİ (OLGU SUNUMU) Laparoskopik koledokolitiazis tedavisi (Olgu Sunumu). End.-Lap. ve Minimal İnvaziv Cerrahi Derg. Kolelitiyazis olgularında laparoskopik cerrahinin seçkin tedavi yöntemi olduğu artık kabul edilmektedir. Laparoskopik cerrahinin açık cerrahi yöntemlerine bir alternatif yöntem olup olmayacağına dair çok sayıda çalışmalar yapılmıştır. Laparoskopik cerrahide deneyim kazanılması ile laparoskopik cerrahinin yelpazesi genişlemiştir koledokolitiyazisin laparoskopik tedavisi bu türden operasyonların bir örneğidir. Bu çalışmada Türkiyede yapılan ilk laparoskopik koledokolitiyazis olgusu sunulmuştur.Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler laparoskopik-koledokolitiazis-tedavisi-olgu-sunumu-_H48.html Thu, 15-08-2013 11:54 CEST LAPAROSKOPİK BİLATERAL TRUNKAL VAGOTOMİ VE GASTROJEJUNOSTOMİ Laparoskopik bilateral trunkal vagotomi ve gastrojejunostomi. End-Lap. ve Minimal İnvaziv Cerrahi Derg. Kronik duodenal ülserin cerrahi tedavisinde bilateral trunkal vagotomi&gastrojejunostomi (BTV&GJ) operasyonunun endikasyon alanı sınırlıdır. Biz kronik duodenal ülsere bağlı orta dereceli pilor stenozu gelişmiş bir hastamızda bu operasyonu laparoskopik olarak uyguladık. Amacamız bu operasyonun laparoskopik uygulanımındaki kritik noktaları vurgulamaktadır.Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler laparoskopik-bilateral-trunkal-vagotomi-ve-gastrojejunostomi_H47.html Thu, 15-08-2013 11:53 CEST KÜTAHYA DEVLET HASTANESİNDEN İLK SONUÇLAR Kütahya Devlet Hastanesinden ilk sonuçlar. End.-Lap. ve Minimal İnvaziv Cerrahi Derg. Semptomatik kolelithiasis vakalarında giderek en popüler tedavi yöntemi haline gelen laparoskopik kolesistektomi hastanemizde ilk kez Kasım 1993te gerçekleştirildi. 18.11.1993-22.06.1994 tarihleri arasında 39 hasta bu yöntemle tedavi edildi. Hastalarımızın 38i kadın 1i ise erkek olup ortalama yaşları 53 5 (28-75 arasında) idi. 9 hastada diabetes mellitus atrial fibrilasyon kalp yetmezliği hipertansiyon basit renal kortikal kist koroner iskemi nefrolithiasis ve kronik obstrüktif akciğer hastalığı gibi yandaş patolojiler mevcuttu. Operasyon süresi 29 ile 135 dakika arasında değişti. 3 hastada önceden tespit edilemeyen akut gangranöz kolesistit yoğun adezyonlar ve ductus cysticus içinde koledoka açılma yerine çok yakın multiple impacte taşlar nedenleri ile açık cerrahiye geçildi. Geri kalan 36 hastadan 30u operasyonu takiben ilk 24 saat 4ü 48 saat içinde taburcu edildiler. 1 vakada umblikal trocar yerinde sadece oral antibiotik tedavisiyle kolayca kontrol altına alınan yüzeyel yara yeri infeksiyonu gelişti.Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler kutahya-devlet-hastanesinden-ilk-sonuclar-_H46.html Thu, 15-08-2013 11:51 CEST LAPAROSKOPİK KOLESİSTEKTOMİ SONRASI SAFRA KAÇAĞININ HEPATOBİLİER SİNTİFRAFİ İLE TESPİTİ Laparoskopik kolesistektomi sonrası safra kaçağının hepatobilier sintigrafi ile tespiti. End-Lap. ve Minimal İnvaziv Cerrahi Derg. Laparoskopik kolesistektomiden sonra oluşabilecek safra kaçaklarını ve obstrüksiyonları tispit etmek amacıyla kliniğimizde hepatobilier sintigrafik çalışmalar yapıldı. Bu çalışmalar için Tc 99m-DEIDA kolesintigrafi yöntemi kullanıldı. İlk 15 hastamızda bu çalışma şikayetlere bakılmaksızın sıra ile uygulandı. Diğer 15 hastada ise işlem yakınmaları olanlara uygulandı. Başlıca yakınmalar abdominal ağrı sarılık ve periton irritasyonu bulguları idi. Çalışmalar sonunda ilk 15 hastada herhangi bir patoloji saptanmadı. Sadece şikayeti olan hastalardan bir tanesinde safra kaçağı saptandı. Kaçak nedeni koledok yaralanmasına bağlı idi. Bu çalışma gösterdi ki hepatobilier sintigrafi laparoskopik kolesistektomi sonrası safra kaçağını tespit etmekte hassas bir yöntemdir. Rutin uygulamaya gerek yoktur. Ancak noninvazif bir yöntem olduğu için yakınmaları olan hastalara güvenlikle uygulanabilir. ayrıca laparoskopik kolesistektomi sonrası safra kaçağı ciddi bir problem değildir.Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler laparoskopik-kolesistektomi-sonrasi-safra-kacaginin-hepatobilier-sintifrafi-ile-tespiti-_H45.html Thu, 15-08-2013 11:50 CEST LAPAROSKOPİK KOLESİSTEKTOMİ Laparoskopik kolesistektomi. End-Lap. ve Minimal İnvaziv Cerrahi Derg. Laparoskopik kolesistektomi (LK) semptomatik safra kesesi taşının tedavisinde en seçkin tedavi yöntemi haline gelmiştir. Ocak 1993 ile Kasım 1993 tarihleri arasında 60 hasltaya laparoskopik kolesistektomi girişiminde bulunuldu. 49 hasta bilier kolik ile seyreden safra kesesi taşı 10 hasta akut kolesistit ve bir hasta da semptomatik safra kesesi taşı ile birlikte karaciğerde amip absesi nedeni ile opere edildiler. Beş hasta daha önceden karın ameliyatları geçirmişlerdi. Laparoskopik kolesistektomi 8 hastada 3 trokardan başarılı şekilde yapılırken 5 hastada açık kolesistektomiye (AK) geçme zorunluluğu duyuldu. Sekiz hastaya bilier sistem anatomisini göstermek için intraoperatif kolanjiyografi çekildi. Ortalama ameliyat süresi 60 dakika hastanede kalma süresi 2 gün ve normal aktiviteye dönme süresi ise 7 gün olarak bulundu. Üç hastada ciddi komplikasyon görüldü. Açık kolesistektomiye geçilen bir hasta ise akut miyokard infarktüsü nedeni ile kaybedildi.Bu sonuçlar laparoskopik kolesistektominin emin ve pek çok avantajı olan bir yöntem olduğunu göstermektedir.Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler laparoskopik-kolesistektomi-_H44.html Thu, 15-08-2013 11:49 CEST LAPAROSKOPİK APANDEKTOMİ ARDISIRA YAPILAN 154 OLGUNUN İRDELENMESİ Laparoskopik Apandektomi Ardsıra yapılan 154 olgunun irdelenmesi. End-Lap. ve Minimal İnvaziv Cerrahi Derg. Mini-invaziv cerraihdeki son gelişmeler apandektomiyi de içermektedir. Bu tip girişime ait 4 yıllık deneyimimizin sonuçlarını bildiriyoruz. Apandist klinik bulguları olan 154 hastada (61 erkek 93 kadın ortalama yaş 26.7) bu operasyonu uyguladır. 13ü abse ve 8i peritonit olmak üzere 144 olguda operasyon tamamen laparoskopi ile gerçekleştirildi. Operasyon 10 olguda laparotomiye çevrildi. Bunlardan 4ünde neden apandiks disseksiyonundaki zorluktu. Olgulardan ölen olmadı. 4 olguda trokar yerinde enfeksiyon ki bunlardan biri yeniden hospitalize edildi 3 olguda ağrı ve ateş (bunlardan birisine apendiks güdüğünden kaçak şüphesi nedeni ile relaparoskopi uygulandı) ikinci bir laparoskopi gereken 1 rezidüel hematom olmak üzere 8 olguda (% 5.2) postoperatif komplikasyon görüldü. Ortalama hospitalizasyon 4.9 gündü (2-25 gün). Şu anda ortalama hospitalizasyon peritonit olmayan olgularda 2 olan olgularda 6 gündür. Sonuç olarak laparoskopik apendektomi olguların büyük bir çoğunluğunda uygulanabilmektedir. Elde edilen sonuçlar ektopik apandiks ve/veya peritoneal reaksiyon varlığında daha iyi olmaktadır. Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler laparoskopik-apandektomi-ardisira-yapilan-154-olgunun-irdelenmesi-_H43.html Thu, 15-08-2013 11:48 CEST VİDEOTORAKOSPİ İLE PERİKARDİYAL TAMPONADIN CERRAHİ TEDAVİSİ Videotorakospi ile perikardiyal tamponadın cerrahi tedavisi. End.-Lap. ve Minimal İnvaziv Cerrahi Derg. Kardiyovasküler alanda kullanımı sınırlı olan videotorakospi özellikle perikardiyal effüzyonlarda perikard rezeksiyonlarında geniş kullanım alanı bulmuştur. Kliniğimizde 1993 Şubat-1994 Ağustos arasında medikal tedavi ve tekrarlanan perikardiyosentezlere rağmen rezolüsyona uğramayan veya nükseden 5 perikardiyal effüzyonlu olguya videotorakoskopik perikard rezeksiyonu uygulandı. Bu 5 olgunun izlenmesi ve literatürün taranması sonucunda bu metodun subksifoid girişim ve anterolateral torakotomi gibi diğer metodlara kıyasla üstünlüklerinin bulunduğu saptandı.Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler videotorakospi-ile-perikardiyal-tamponadin-cerrahi-tedavisi-_H42.html Thu, 15-08-2013 11:45 CEST İATROJENİK ÜRETER DARLIKLARINDA ENDOSKOPİK TEDAVİ: ENDOÜRETEROTOMİ VE BALON DİLATASYON İatrojenik üreter darlıklarında endoskopik tedavi: endoüreterotomi ve balon dilatasyon. End-Lap. ve Minimal İnvaziv Cerrahi Derg. 1992-1994 yılları arasında iatrojenik üreter darlığı saptanan 3ü çocuk 11 olguya endoskopik olarak müdahale edildi. Çocuk hastaların hepsinde üreteroneosistomi erişkin hastalarda ise ürterolitotomi (n:4) üreteroneosistostomi (n:1) sonrası gelişen darlıklar 0.5-1 cm mesafeli olup 2si proksimal 3ü orta geriye kalan 6sı ise distal üreter yerleşimliydi. Çocuk hastaların tümünde bir guide wire üzerinden 3 Fr üreteral balon kullanılarak dilatasyon yapılmış ve tek seansta yeterli cevap alındı. Proksimal ve distal üreter darlığı olan iki hastada antegrad Terumo kateter yerleştirilerek bunun üzerinden 3 Fr balon dilatatör ile 17 bar atmosfer basıncı ile üreter 21 Chye kadar dilate edildi.Bu iki hastada dilatasyon sonrası 6 hafta süre ile 7 Fr pigtail kateter yerleştirilerek stentlendi. Aynı yöntem Mainz Pouch II ve TUR-T sonrası tek taraflı alt uç darlığı olan iki hastada başarısızlıkla sonuçlandı bu hastalara başka bir seansta üreteroneopouchostomi ve üreteroneosistostomi uygulandı. Darlığı orta üreterde saptanan üç hastada ise üreteroskopik olarak guide wire üzerinden Selikowitz bıçağı ile endoüreterotomi yapıldı ve hastalar 6 hafta süreyle 7 Fr pigtail stent ile karakterize edildi. Takipleri ortalama 10.3±1.1 ay (9-12 ay) olan dokuz olgunun hiçbirinde rezidüel striktür gözlenmedi ve böbrek fonksiyonlarında düzelme saptandı. Üreteral striktürlerin tedavisinde endoürolojik modaliteler başarı oranı açık operasyonlara göre daha düşük olmasına rağmen relatif noninvaziv lokal anestezi altında uygulanabilir olması ve kısa hospitalizasyon süresi gibi avantajları nedeniyle ilk planda tercih edilecek tedavi yaklaşımı olmalıdır.Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler iatrojenik-ureter-darliklarinda-endoskopik-tedavi-endoureterotomi-ve-balon-dilatasyon-_H41.html Thu, 15-08-2013 11:44 CEST EKTOPİK GEBELİK OLGULARININ TEDAVİSİNDE JİNEKOLOJİK ENDOSKOPİK CERRAHİ UYGULAMALARI Ektopik gebelik olgularının tedavisinde jinekolojik endoskopik cerrahi uygulamaları. End-Lap. ve Minimal İnvaziv Cerrahi Derg. Bu çalışmada tanı koyulduktan sonra endoloop (iki olgu) endo-GIA (altı olgu) bipoler koterizasyon+rezeksiyon (iki olgu) ve lineer salpingostomi ile tedavi edilmiş toplam oniki ektopik gebelik olgusu sunulmaktadır. Olguların hiçbirinde komplikasyon görülmedi ve tüm hastalar operasyondan birgün sonra şifa ile taburcu edildi. Çalışmamız ektopik gebelik olgularında endoskopik cerrahinin tercih edilmesi gereken güvenilir ve hasta için yararlı bir tedavi yöntemi olduğunu desteklemektedir.Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler ektopik-gebelik-olgularinin-tedavisinde-jinekolojik-endoskopik-cerrahi-uygulamalari-_H40.html Thu, 15-08-2013 11:42 CEST VİDEOSKOPİK CERRAHİDE GÖRÜNTÜLEME SİSTEMLERİ (2) Videoskopik cerrahide görüntüleme sistemleri (2). End-Lap. ve Minimal İnvaziv Cerrahi Derg. Videoskopik cerrahide görüntüyü sağlayan cihazlar kamera monitör ışık kaynağı ve teleskoptur. Geçen sayıda bu bölümde kamera ve monitör ile video kayıt cihazlarının temel prensiplerini tanıtıcı bir inçeleme yazısına yer verilmişti. Bu sayıda ise görüntü elde etmede mutlak bağımlı olduğumuz cihazlardan diğer ikisi; ışık kaynakları ve teleskoplar incelenecektir.Gelecek sayıda videoskopik cerrahide kullanılan enerji türlerinin ve ilgili cihazlarının tanıtımına başlanacaktır. Elektrik (HF elektrosurgery) ışık (laser) ısı (thermal coagulation) su (water-jet hidrodissection) ultrasound (cusa harmonic scalpel) gibi çeşitli enerji sistemleri kullanılarak cerrahinin temel manipülasyonlarından olan koagülasyon kesme diseksiyon işlemlerinin videoskopik olarak nasıl gerçekleştirildiği özellikleri komplikasyonları ve ilgili cihazları tanıtılacaktır.Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler videoskopik-cerrahide-goruntuleme-sistemleri-2-_H39.html Thu, 15-08-2013 11:38 CEST LAPAROSKOPİK KOLESİSTEKTOMİ KOMPLİKASYONLARI (Yabancı Yayınlardan Seçmeler) Laparoskopik kolesistektomi komplikasyonları. End-Lap. ve Minimal İnvaziv Cerrahi Derg.Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler laparoskopik-kolesistektomi-komplikasyonlari-yabanci-yayinlardan-secmeler-_H38.html Thu, 15-08-2013 11:37 CEST LAPAROSKOPİK KOLESİSTEKTOMİ KOMPLİKASYONLARI VE KORUNMA YÖNTEMLERİ Laparoskopik kolesistektomi komplikasyonları ve korunma yöntemleri. End-Lap. ve Minimal İnvaziv Cerrahi Derg.Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler laparoskopik-kolesistektomi-komplikasyonlari-ve-korunma-yontemleri-_H37.html Thu, 15-08-2013 11:36 CEST LAPAROSKOPİK TRANSABDOMİNAL PREPERİTONEAL (TAPP) İNGUİNAL HERNİ TAMİRİ Laparoskopik transabdominal preperitoneal (TAPP) inguinal herni tamiri. End-Lap ve Minimal İnvaziv Cerrahi Derg. Bu çalışmada laparoskopik inguinal herni tamiri ile ilgili erken deneyimlerimiz sunulmaktadır. Transabdominal preperitoneal mesh tatbikini içeren ilk 10 olgumuz takdim edilmekte ve laparoskopik teknikler tartışılmaktadır.Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler laparoskopik-transabdominal-preperitoneal-tapp-inguinal-herni-tamiri-_H36.html Thu, 15-08-2013 11:33 CEST LAPAROSKOPİK APENDEKTOMİ Laparoskopik apendektomi. End-Lap. ve Minimal İnvaziv Cerrahi Derg. Laparoskopik apendektomi ilk defa 1981 yılında yapılmış 1987 yılından sonra ise sıklıkla kullanılmaya başlamıştır. Nisan 1993 ile Aralık 1993 tarihleri arasında 20 hastaya laparoskopik apendektomi yaptık. Bu işlem 3 abdominal trokar vasıtası ile yapılmış olup ortalama ameliyat süresi ise 55 dakika ortalama hastanede kalış süresi ise 30 saat olarak bulunmuştur. Hastaların hiçbirinde operatif veya postoperatif dönemde bir komplikasyon görülmemiştir. Laparoskopik adepdektominin avantajları ve problemlerinin tartışıldığı bu çalışmanın sonucunda bu işlemin güvenilir hastanede kalma ve normal aktiveye dönme süresini kısaltan postoperatif daha az aneljezi gerektiren ve kozmetik sonuçları iyi olan bir metod olduğu görüşüne varılmıştır.Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler laparoskopik-apendektomi-_H35.html Thu, 15-08-2013 11:31 CEST LAPAROSKOPİK KOLESİSTEKTOMİ UYGULANAN 46 OLGUDAKİ DENEYİMİMİZ Laparoskopik kolesistektomi uygulanan 46 olguldaki deneyimimiz. End-Lap. ve Minimal İnvaziv Cerrahi Derg. Ağustos 1992-Ekim 1993 tarihleri arasında Yalova Devlet Hastanesi Genel Cerrahi Kliniğinde 46 olguya laparoskopik kolesistektomi uygulandı. Olglarımızda 4 adet komplikasyon oluştu. Laparoskopik olarak başladığımız 4 olguda ise açık cerrahiye geçilmek zorunda kalındı.Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler laparoskopik-kolesistektomi-uygulanan-46-olgudaki-deneyimimiz-_H34.html Thu, 15-08-2013 11:29 CEST LAPAROSKOPİK KOLESİSTEKTOMİ 137 OLGULUK ÇALIŞMA SONUÇLARI Laparoskopik kolesistektomi 137 olguluk çalışma sonuçları. End-Lap. ve Minimal İnvaziv Cerrahi Derg. İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı B-Servisinde Şubat 1992-Ekim 1993 tarihleri arasında laparoskopik kolesistektomi uygulanan 137 olguya ait sonuçlar sunulmuştur. Endikasyonlar 131 olguda kronik taşlı kolesistit 4 olguda ise akalkülöz kolesistittir. Olguların 112si (% 81.8) kadın 25i (% 18.2) erkektir yaş ortalaması 51.4 olarak bulunmuştur (19-77 arası). Beş olguda (% 3.6) ameliyat öncesi endoskopik retrograd kolanjio-pankreatikografi ve endoskopik sfinkterotomi yapılmış bu hastalardan 4ünde koledoktan taş çıkartılmış 1 hastanın safra yolları normal bulunmuştur. Onbir olguda (% 8) çeşitli nedenlerle açık kolesistektomiye dönülmüştür. Sekiz olguda (% 5.8) major komplikasyonlar (4 sistik arter yaralanması 1 koledok yaralanması 1 safra kesesi yatağından kanama 2 intra-abdominal kolleksiyon) ve 4 olguda (% 2.9) minor komplikasyonlar gelişmiştir. Toplam morbidite oranı % 8.7tir mortalitemiz yoktur. Postoperatif hastanede kalış süresi ortalama 2 gündür. Sonuçta laparoskopik kolesistektominin uygun endikasyonlu olgularda tercih edilmesi gereken cerrahi yöntem olduğu belirlenmiştir.Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler laparoskopik-kolesistektomi-137-olguluk-calisma-sonuclari_H33.html Thu, 15-08-2013 11:18 CEST LAPAROSKOPİK CERRAHİ İLE ÖZOFAGOGASTRİK REFLÜ TEDAVİSİNİN ERKEN SONUÇLARI C.BALLESTA, X.BASTIDA, A.ROMAGUERA, M.CATARCL, C.BETONICA Laparoskopik cerrahi ile özofagogastrik reflü tedavisinin erken sonuçları. End-Lap. ve Minimal İnvaziv Cerrahi Derg. Gastro-özofagien reflü şikayetleri olan otuzaltı hasta laparoskopik cerrahi ile ameliyat edildi. Metod olarak Nissen tekniği seçildi (% 94.5). Erken sonuçlar irdelendi (ameliyat süresi laparotomiye dönüş nedenleri per ve postop. komplikasyonlar ve semptomların kontrolü). Bunlar daha önceki çalışmalardaki verilerden anlamlı farklılığı olmayan değerli sonuçlar olarak kabul edildi.Yazarlar bu hastaların laparoskopik antireflü cerrahi ile tedavi edilebileceği ve hatta edilmesi gerektiği sonucuna varıyorlar. Yaş ameliyat riski daha önce geçirilmiş ameliyatlar ve morbid obesite bu girişime mani kriterler değildir. Alınan sonuçlar açık cerrahidekilerle aynı fakat hasta için postop. daha az yıpratıcıdır.Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler laparoskopik-cerrahi-ile-ozofagogastrik-reflu-tedavisinin-erken-sonuclari-c-ballesta-x-bastida-a-romaguera-m-catarcl-c-betonica-_H32.html Thu, 15-08-2013 11:15 CEST AÇIK GİRİŞ YÖNTEMİ İLE LAPAROSKOPİ Açık giriş yöntemi ile laparoskopi. End-Lap. ve Minimal İnvaziv Cerrahi Derg. Haydarpaşa Numune Hastanesi Cerahi kliniklerinde 12 aylık dönemde yapılan 82 laparoskopik girişim sırasında Hasson tarafından tanımlanmış olan açık giriş tekniği kullanıldı. 24 olgu (% 29.3) daha önce bir karın operasyonu geçirmişti. Giriş 85 saniye (1.4 dakika) ile 520 saniye (8.6 dakika) arasında bir sürede ortalama 263.5 saniyede (4.39 dakika) yapılabildi.Kolesistektomi olgularından (n=72) hiçbirinde kesenin umbilikal insizyon yerinden çıkartılmasında herhangi bir güçlükle karşılaşılmadı. 1 olguda umbilikal insizyon yerinde derialtında süpürasyon gelişti. Kesede iatrojenik perforasyon oluşan 7 olguda safra kesesinin karın dışına alınmasında piyasadaki laparoskopi keselerinin yerine çok daha ucuz olan cerrahi eldivenler kullanıldı. Yöntemin uygulanışı sırasında gerekli olduğu hallerde pönoperitonun sonlandırılıp tekrar laparoskopiye dönmenin saniyelerle ifade edilebelcek kadar kısa sürede mümkün olduğu gözlendi. Açık giriş yönteminin etkin ve güvenilir bir yöntem olarak rutin uygulama için kullanılmasının veya standart yöntem olarak kapalı giriş yönteminin kabul edildiği kliniklerde adhezyonlu karına giriş için killanılmasının bu nedenle laparoskopik cerrahi eğitimine bu yöntemin de dahil edilmesinin faydalı olacağına inanmaktayız.Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler acik-giris-yontemi-ile-laparoskopi-_H31.html Thu, 15-08-2013 11:13 CEST VİDEOTORAKOSKOPİ: 17 VAKANIN DEĞERLENDİRİLMESİ Videotorakoskopi: 17 vakanın değerlendirilmesi. End-Lap ve Minimal İnvaziv Cerrahi Derg. Son 3 yıldır yaygın olarak kullanıma giren ve kullanım alanı gün geçtikçe artan videotorakoskopi metodu kliniğimizde 17 hastaya başarıyla uygulandı. 6 olguya pnömotaraks nedeniyle bül rezeksiyonu ve plörodez 1 olguya pulmoner nodül nedeniyle Wedge rezeksiyon 1 olguya mediastinal kitle ekstirpasyonu 1 olguya kronik perikardiyal effüzyona bağlı tamponad nedeniyle perikarda pencere açılması 1 olguya Raynaud hastalığı nedeniyle torasik sempatektomi amacıyla terapötik 6 olguya tanı konulamayan plevral effüzyon veya kitle nedeniyle ve 1 olguya interstisyel akciğer hastalığı nedeniyle diagnostik torakoskopi yapıldı.Ortalama operasyon zamanı 2.1 saat ortalama dren atılım süresi 3.8 gün ve ortalama operasyon sonrası hastanede kalım süresi 5.3 gündür. Hastalarımızın tamamında operasyon sonrasında ağrı yakınmalarının son derece az olduğu narkotik analjeziklere hemen hemen hiç ihtiyaç duymadıkları metamizol türü analjeziklerle gerekli analjezinin kolaylıkla sağlandığı görüldü. Gerek hastanın konforu gerekse postoperatif komplikasyon önlenmesi açısından ağrının ordadan kaldırılmasının önemi gözönüne alındığında bu metodun gelecekte daha da yaygınlaşacağı ve toraks cerrahisinde postoperatif (atelektazi gibi) komplikasyonların azalacağı görülmektedir.Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler videotorakoskopi-17-vakanin-degerlendirilmesi-_H30.html Tue, 13-08-2013 16:42 CEST 11. Ulusal Endoskopik Laparoskopik Cerrahi Kongresi 2-6 Ekim 2013 Hilton Kongre Merkezi Türkbükü-Bodrum  Kongre programına aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz. 11. Ulusal Endoskopik Laparoskopik Cerrahi KongresiDevamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler 11-ulusal-endoskopik-laparoskopik-cerrahi-kongresi_H29.html Tue, 13-08-2013 16:41 CEST 10. Ulusal Endoskopik - Laparoskopik Cerrahi Kongresi 27-30 Nisan 2011 İstanbul Hilton Convention Center  Kongre programına aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz. 24 Ağustos 2010Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler 10-ulusal-endoskopik-laparoskopik-cerrahi-kongresi_H28.html Tue, 13-08-2013 16:33 CEST 9. Ulusal Endoskopik - Laparoskopik Cerrahi Kongresi 28-31 Ekim 2009 Kervansaray Otel / Lara - Antalya  Kongre programına aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz.17 Ocak 2009Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler 9-ulusal-endoskopik-laparoskopik-cerrahi-kongresi_H27.html Tue, 13-08-2013 16:14 CEST 8. Ulusal Endoskopik - Laparoskopik Cerrahi Kongresi 1-4 Temmuz 2007 WOW Kremlin Palace Oteli / Antalya  Kongre programı aşağıdaki linkten görüntülenebilmektedir.12 Temmuz 2007Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler 8-ulusal-endoskopik-laparoskopik-cerrahi-kongresi_H26.html Tue, 13-08-2013 16:12 CEST 7. Ulusal Endoskopik - Laparoskopik Cerrahi Kongresi 18-21 Eylül 2005 The Marmara Oteli / İstanbul  Kongre programı aşağıdaki linkten görüntülenebilmektedir. 27 Eylül 2005Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler 7-ulusal-endoskopik-laparoskopik-cerrahi-kongresi_H25.html Tue, 13-08-2013 16:10 CEST 6. Ulusal Endoskopik - Laparoskopik Cerrahi Kongresi 22-25 Ekim 2003 Hilton Convention Center / İstanbul  Kongre programı aşağıdaki linkten görüntülenebilmektedir.29 Ekim 2003Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler 6-ulusal-endoskopik-laparoskopik-cerrahi-kongresi_H24.html Tue, 13-08-2013 16:05 CEST 3. Akdeniz ve Ortadoğu Endoskopik Cerrahi Kongresi 22-25 Ekim 2003 Hilton Convention Center / İstanbul  Kongre programı aşağıdaki linkten görüntülenebilmektedir.29 Ekim 2003Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler 3-akdeniz-ve-ortadogu-endoskopik-cerrahi-kongresi_H23.html Tue, 13-08-2013 16:02 CEST 5. Ulusal Endoskopik - Laparoskopik Cerrahi Kongresi 22-25 Nisan 2002 Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Oditoryum Binası / İstanbul   Kongre programı aşağıdaki linkten görüntülenebilmektedir. 27 Nisan 2002Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler 5-ulusal-endoskopik-laparoskopik-cerrahi-kongresi_H22.html Tue, 13-08-2013 15:59 CEST 4. Ulusal Endoskopik - Laparoskopik Cerrahi Kongresi 4-6 Nisan 2000 İstanbul  Kongre programı aşağıdaki linkten görüntülenebilmektedir.15 Nisan 2000Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler 4-ulusal-endoskopik-laparoskopik-cerrahi-kongresi_H21.html Wed, 07-08-2013 15:50 CEST 4. Avrupa Video-Cerrahi Kongresi 5-8 Haziran 1994 İstanbul  Kongre programı aşağıdaki linkten görüntülenebilmektedir.15 Haziran 1994Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler 4-avrupa-video-cerrahi-kongresi_H20.html Tue, 13-08-2013 15:44 CEST 3. Ulusal Endoskopik - Laparoskopik Cerrahi Kongresi 14-16 Mayıs 1997 Eresin Topkapı Oteli / İstanbul  Kongre programı aşağıdaki linkten görüntülenebilmektedir.21 Mayıs 1997Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler 3-ulusal-endoskopik-laparoskopik-cerrahi-kongresi_H19.html Tue, 13-08-2013 15:31 CEST 2. Ulusal Endoskopik - Laparoskopik Cerrahi Kongresi 14-16 Eylül 1995 The Marmara Oteli / Taksim  Kongre programı aşağıdaki linkten görüntülenebilmektedir. 25 Eylül 1995Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler 2-ulusal-endoskopik-laparoskopik-cerrahi-kongresi_H18.html Tue, 06-08-2013 14:47 CEST 1. Ulusal Endoskopik - Laparoskopik Cerrahi Kongresi 10-13 Kasım 1993 The Marmara Oteli / Taksim  Kongre programı aşağıdaki linkten görüntülenebilmektedir. 20 Kasım 1993Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler 1-ulusal-endoskopik-laparoskopik-cerrahi-kongresi_H17.html Tue, 06-08-2013 11:10 CEST Kongre sayfası için tıklayınız http://www.elcd2013.org/Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler kongre-sayfasi-icin-tiklayiniz_H12.html Sat, 03-08-2013 14:07 CEST LAPAROSKOPİK KOLESİSTEKTOMİDE ALTERNATİF TEKNİKLER Laparoskopik kolesistektomi. End-Lap. ve Minimal İnvaziv Cerrahi Derg. Kolesistektomide laparoskopik yaklaşımın tartışmasız üstünlüğü kabul edildikten sonra (gold standard) çeşitli ekiplerin uygulamalardaki teknik farklılıkların önemi birçok açıdan vurgulanarak yayınlanmıştır. bu alternatif tekniklerden yaygın kabul görenler avantajları veya dezavantajları ile bu yazıda özetlenmiştir.Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler laparoskopik-kolesistektomide-alternatif-teknikler-_H11.html Sat, 03-08-2013 14:04 CEST VİDEO LAPAROSKOPİK HİATUS HERNİSİ CERRAHİSİ (ANTIREFLUX PROSEDÜRLERİ) Video laparoskopik hiatus hernisi cerrahisi (antireflux prosedürleri). End-Lap. ve Minimal İnvaziv Cerrahi Derg. Video laparoskopik cerrahinin başarı ile uygulandığı ameliyatlardan biri de gastro-özofageal reflüyü önlemeye yönelik cerrahi girişimlerdir. Deneyimli ekipler tarafından video-laparoskopik yöntemle ameliyat indikasyonu aynı kalmak şartıyla açık cerrahide uygulanan tüm antireflüx teknikleri aynı şekilde uygulanabilmekte olup aynı sonuçlar elde edebilmekte ve hasta minimal invaziv cerrahi avantajlarından yararlanabilmektedir. Bu yazıda konunun teknik özellikleri anlatılmıştır.Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler video-laparoskopik-hiatus-hernisi-cerrahisi-antireflux-prosedurleri_H10.html Sat, 03-08-2013 10:59 CEST Is Voiding Within One Hour After Ejaculation an Etiologic Factor in Prostatic Inflammation? Eur J Surg Sci 2010;1:1-4 Is Voiding Within One Hour After Ejaculation an Etiologic Factor in Prostatic Inflammation? Ali ATAN1 Altuğ TUNCEL1 Yılmaz ASLAN1 M. Murad BAŞAR2 1 Department of 3rd Urology Ankara Numune Teaching and Research Hospital Ankara Turkey 2 Department of Urology Faculty of Medicine Kirikkale University Kirikkale Turkey ABSTRACT Introduction: We evaluated in this study whether voiding within one hour after ejaculation has a role in prostatic inflammation. Materials and Methods: The study involved 136 male subjects. After taking a detailed medical history physical examination digital rectal examination microscopic prostatic secretion assessment and urine cultures were performed. Urine samples before and after prostatic massage were collected for culture and sensitivity testing. Group 1 included 96 patients who were suspected of having prostatitis and had more than 10 white cells per high power field based on microscopic examination of their prostatic secretions. Group 2 consisted of 40 healthy male volunteers who had normal microscopic examination of their prostatic secretion as a control group. Patients were asked to recall their first voiding times after ejaculation as either less than 60 minutes or more than 60 minutes after ejaculation. Results: The mean age was 38 and 36.6 years in Group 1 and Group 2 (controls) respectively (p= 0.175). In Groups 1 and 2 the number of patients with voiding in the first 60 minutes after ejaculation was 56 (58.3%) and 9 (22.5%) respectively (p= 0.001). In Group 1 lower urinary tract symptoms (47%) sexual dysfunction (84.4%) lumbar pain (35.4%) perineal fullness (52.1%) hemospermia (20.8%) and scrotal pain (44.8%) were observed. No bacterial growth was detected in the urine cultures. Patients in Group 2 did not have any of these symptoms. Conclusion: Voiding within 60 minutes after ejaculation is a possible etiologic factor in prostatic inflammation. Key words: Ejaculation Voiding time Prostate Inflammation Received: November 10 2009 - Accepted: November 20 2009 ÖZET Ejakülasyondan Sonraki Bir Saat İçerisinde Yapılan Miksiyon Prostatik İnflamasyonda Etyolojik Bir Faktör müdür? Giriş: Bu çalışmada ejakülasyondan sonraki bir saat içerisinde yapılan miksiyonun prostatik inflamasyonda bir rolü olup olmadığını değerlendirdik. Materyal ve Metod: Bu çalışmaya 136 erkek hasta dahil olmuştur. Detaylı bir tıbbi öykü alınmasından sonra fizik muayene parmakla rektal muayene mikroskobik prostatik sekresyon incelemesi ve idrar kültürü yapıldı. Prostat masajından önce ve sonra idrar örnekleri kültür ve duyarlılık testleri için toplandı. Grup 1 prostatit olduğundan şüphelenilen ve prostatik sekresyonlarının mikroskobik incelemelerinde her büyük büyütme sahasında 10dan fazla lökosit bulunan 96 hastadan oluşmuştur. Grup 2 ise kontrol grubu olarak prostatik sekresyonlarının mikroskobik incelemesi normal olan 40 sağlıklı gönüllüyü içermektedir. Hastalara ejakülasyondan sonraki ilk idrara çıkma zamanlarını (ejakülasyondan sonraki ilk 60 dakika içerisinde veya 60 dakikadan daha uzun sürede) belirtmeleri istenmiştir. Bulgular: Grup 1 ve 2de ortalama yaşlar 38 ve 36.6 yıldı (p= 0.175). Grup 1 ve 2de ejakülasyondan sonraki ilk 60 dakika içerisinde idrara çıkan hastaların sayısı 56 (%58.3) ve 9 (%22.5) idi (p= 0.001). Grup 1de alt üriner sistem yakınmaları (%47) cinsel fonksiyon bozukluğu (%84.4) lomber ağrı (%35.4) perineal dolgunluk (%52.1) hematospermi (%20.8) ve skrotal ağrı (%44.8) vardı. İdrar kültürlerinde herhangi bir bakteriyel üreme saptanmadı. Grup 2deki hastalarda bu yakınmalar yoktu. Sonuç: Ejakülasyondan sonraki ilk 60 dakika içerisinde yapılan miksiyon prostatik inflamasyonda muhtemel bir etyolojik faktördür. Anahtar kelimeler: Ejakülasyon Miksiyon zamanı Prostat İnflamasyon Geliş Tarihi: 10 Kasım 2009 - Kabul Ediliş Tarihi: 20 Kasım 2009 Address for Correspondence Ali ATAN MD 3rd Department of Urology Ankara Numune Teaching and Research Hospital 06120 Sihhiye Ankara-Turkey E-mail: aliatanpitt@hotmail.comDevamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler is-voiding-within-one-hour-after-ejaculation-an-etiologic-factor-in-prostatic-inflammation-_H9.html Sat, 03-08-2013 10:52 CEST VİDEO-LAPAROSKOPİK APPENDEKTOMİ Video-laparoskopik appendektomi. End-Lap. ve Minimal İnvaziv Cerrahi Derg. Appendektominin laparoskopik yöntemle yapılabilirliği 1980li yılların başında teknik olarak kanıtlanmış olmasına rağmen rutin uygulanması mikrokameraların laparoskoplara monte edilerek operatif laparoskopinin ufkunu genişletmesi ve videolaparoskopik kolesistektomi uygulamalarının yaygınlaşması ile birlikte olmuştur. Günümüzde videolaparoskopi ile gerçekleştirilen ameliyatlar arasında appendektomi kolesistektomiden sonra ikinci sırada yer almaktadır.1982 yılında Kurt Semmin laparoskopik appendektomiyi alternatif cerrahi teknik olarak sunduğu çalışmalarının yayınlanmasından bağımsız olarak Philips Mouret 1983de ilk laparoskopik appendektomi vakasını yaptığını bildirmiştir. Ayrıca H.J.M. de Kok laparoskopi eşliğinde appendektomiyi 1976 yılından beri uyguladıklarını bildirmektedir. Tüm bu uygulamalar 1986 yılına kadar belirli sınırlar içerisinde kalmış ve rutin uygulamaya girememiştir. Ancak videolaparoskopinin genel cerrahiye getirdiği motivasyondan sonra bu yöntemle appendektomi uygulamalarının bildirildiği geniş serileri içeren yayınlarda büyük bir artış olmuştur.Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler video-laparoskopik-appendektomi_H8.html Tue, 30-07-2013 16:47 CEST PROSTAT KANSERİ EVRELEMESİNDE LAPAROSKOPİK PELVİK LENFADENEKTOMİ Prostat kanseri evrelemesinde laparoskopik pelvik lenfadenektomi. End-Lap ve Minimal İnvaziv Cerrahi Derg. Lokalize prostat kanserli PSA > 20 ng/ml ve Gleason skorları >5 olan toplam altı olguya bilateral laparoskopik pelvik evreleyici lenfadenektomi yapılmıştır. Girişim ortalama iki saat sürmüş ve ortalama 8 adet nodül çıkarılmıştır. Altı hastanın ancak ikisinde aynı seansta radikal prostatektomi yapılabilmiş diğer olgularda hormon tedavisi yada radyoterapi planlanmıştır. Morbiditesi az etkin ve güvenli olan buy yöntem prostat kanseri cerrahisinin vazgeçilmez bir parçası olmaktadır.Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler prostat-kanseri-evrelemesinde-laparoskopik-pelvik-lenfadenektomi_H7.html Tue, 30-07-2013 16:45 CEST DOPPLER ULTRASONOGRAFİNİN TUBAL GEÇİRGENLİKTE ÖNEMİ Doppler ultrasonografinin tubal geçirgenlikte önemi. End-Lap. ve Minimal İnvaziv Cerrahi Derg. Yeni bir teknik olan Doppler ultrasonografi yöntemi ile 26 infertil hastada Fallop tüpü geçirgenliği araştırıldı. Transservikal olarak instile edilen serum fizyolojiliğin her iki tubada meydana getirdiği akım Doppler USG ile tespit edilerek tubal pasaj değerlendirildi. Elde edilen bulgular klasik Histerosalpingografi (HSG) ve laparoskopik kromopertübasyon bulguları ile karşılaştırıldı. Doppler USG bulguları % 81 klasik HSG bulguları % 61 oranında kromopertübasyon bulguları ile korele bulundu. Doppler USGnin infertil olgularda tubal oklüzyon tanısı koymada klasik HSG ve laparoskopik kromopertübasyon yöntemlerine bir alternatif olabileceği kanısına varıldı.Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler doppler-ultrasonografinin-tubal-gecirgenlikte-onemi-_H6.html Tue, 30-07-2013 16:34 CEST VİDEOSKOPİK CERRAHİDE GÖRÜNTÜLEME SİSTEMLERİ Videoskopik cerrahide görüntüleme sistemleri. End-Lap. ve Minimal İnvaziv Cerrahi Derg. 1:11-13 1994 Videoskopik Cerrahide operasyon sahasına ulaşmada kamera ve monitöre zorunlu bir bağımlılık söz konusudur. Bu nedenle daha profesyonel sistemlerin videoskopik cerrahide kullanılabilmesi için sürekli çalışılmaktadır. Bu sayıda günümüzde kullanılmakta olan kamera ve video sistemlerinin kapasiteleri verimlilikleri ve kusurları incelenmiş yüksek kalitedeki 3. chip kameraların ve 3 boyutlu görüntüleme sistemlerinin avantajları ve videoskopik cerrahideki yeri tartışılmıştır.Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler videoskopik-cerrahide-goruntuleme-sistemleri-_H5.html Tue, 30-07-2013 16:12 CEST VİDEO-LAPAROSKOPİK KOLESİSTEKTOMİ Video-laparoskopik kolesistektomi. End-Lap. ve Minimal İnvaziv Cerrahi Derg.Devamı okumak için tıklayınız...]]> Haberler video-laparoskopik-kolesistektomi_H4.html